Antalya Gezilecek Yerler ve Yolculuk Rehberi

1
1094

Dört Mevsim Güzel: Antalya

Masmavi denizi, güneşi, altın plajları ile bugün Türkiye’de turizmin ana vatanı haline gelen bir şehir Antalya.

Akdeniz’in incisi olarak anılması da boşa değil. Zira turizmin yanında tarım ve hayvancılıkta da rüşdünü ispatlamış. Bugün Türkiye’de seracılık dendiğinde akla ilk bu şehir geliyor. Antalya Türkiye’nin adeta muz ve turunçgiller bahçesi.

Her ne kadar Antalya’nın adı turizmle özdeşleşmiş olsa da tarihi güzellikleri de azımsanmayacak kadar çok.

Öte yandan Antalya’da halen yaşayan Yörüklerden dolayı el dokuması heybe, çadır, kilim ayrı bir değere ve öneme sahip.

Tarih ve turizm ile yoğrulmuş bu şehir yalnızca yazın değil tüm mevsimlerde gezilip görülmesi gereken mekanlardan.

Yaz tatilinizde size yol arkadaşı olması amacıyla en güzel yaz şarkılarını bir araya getirdik:

 

Antalya’da Gezilecek Yerler

Antalya’daki Doğal Güzellikler

Karain Mağarası

Türkiye’nin en büyük doğal oluşumlu mağaralarından olan Karain Mağarası Anadolu ve Yakın Doğu tarihi açısından oldukça önemli. 500.000 senedir varlığını devam ettirdiği tahmin edilen mağara size farklı bir dünyanın kapısını aralayabilecek olağanüstü bir atmosfere sahip.

Düden Şelalesi

Antalya dendiğinde akla gelen başlıca mekanlardan olan Düden Şelalesi olağanüstü güzelliğiyle cennetten kopmuş bir köşe gibi. Antalya’nın bunaltıcı sıcağı burada etkisini gösteremiyor. Şelalenin etrafında bulunan mesire alanlarında ihtiyacınız olan her şey mevcut.

Kurşunlu Şelalesi

7 ayrı şelaleciğin birleşmesiyle meydana gelen bu doğa harikası iki kilometre uzunluğunda bir kanyonun içinde yuvalanmış. Yemyeşil ormanların içinde yer alan bu şelale size tüm stres ve sıkıntınızı unutturacak kadar eşsiz. Bunun yanında şelalenin etrafında pikniğinizi yapabilir; restoran, kafe, çocuk parkı gibi alanlarda sevdiklerinizle hoş vakit geçirebilirsiniz. Yabancı turistlerin ve fotoğraf severlerin akınına uğrayan şelaleden kadraja yansıyan görüntüler ise tam anlamıyla kartpostallık.

Manavgat Şelalesi

Antalya’nın simgesi haline gelen ve Manavgat ilçesinde yer alan şelaleyi gördüğünüzde fotoğraflarının güzelliğini anlatmak için ne denli aciz kaldığını anlayacaksınız.

Aşağıdaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz.

Saklıkent Kayak Merkezi

Antalya dendiğinde ilk akla gelen deniz, kum, güneş olabilir fakat başta da dediğimiz gibi Antalya her mevsim ayrı güzel bir şehir. Kış aylarında Antalya’ya yolunuz düşerse Toros Dağları’nda kayma tecrübesini Saklıkent Kayak Merkezi ile yaşayabilirsiniz.

Antalya’daki Antik Kentler ve Tarihi Mekanlar

Aspendos

Tek parça halinde duran nadir antik tiyatrolardan birini barındıran bu tarihi kent, tarihin ve efsanelerin buluşma noktası. İçindeki bir taşa oturarak binlerce yıl öncesinin olaylarını hayal edebilirsiniz.

Termessos Antik Kenti

Antalya Müzesi’ndeki Köpek Lahdi’nin çıkarıldığı Termessos Antik Kenti, Güllük olarak da anılan Solymos Dağı yakınında ve Güllük Dağı Milli Parkı sınırları içerisinde bulunuyor. Bu kent, zamanında Büyük İskender’e bile direnebildiği için adını duyurmayı başarmış ve sonra Ptolemyler’in eline geçse de bağımsızlığını sürdürebilmiş. Kendi kanunlarını koyan Termessos, Roma İmparatorluğu döneminde de oldukça saygınlık kazanmış. Müzekart’ınız yoksa 6 TL karşılığında Termessos Antik Kenti’ne girebilmeniz mümkün.

Xanthos Antik Kenti

Enfes deniz manzarası ve ince işçiliklerle bezeli mozaiklerle diğerlerinden ayrılan bu antik kent 3000 yıllık geçmişiyle misafirlerini selamlıyor. Yaşının büyüklüğüne rağmen ülkemizdeki en sağlam yapılardan olmasıyla da kendine bir kez daha hayran bırakıyor. Giriş ücreti ise 12 TL.

Arykanda Ören Yeri

Giriş için hiçbir ücret ödemenizin gerekmediği Arykanda Ören Yeri’ne mutlaka uğramalısınız. Çünkü buradaki buluntular Milattan Önce 5. yüzyıla kadar uzanıyor. Charles Fellows adındaki bir araştırmacı tarafından keşfedilen kent, ormanlık bir alanda çok uzun bir süre saklı kalmış. Burada bir keşfe çıkmak isterseniz sabah saat 8’den itibaren giriş mümkün. 

Side Antik Tiyatrosu

Tam anlamıyla Helenistik olarak kabul edilemeyen bu yapı, Roma’nın mimari yapılarına göz kırpıyor. Üç katlı bir sahne binasına sahip olan Side Antik Tiyatrosu’nu gezerken çeşitli heykel ve süslemelere denk gelmek mümkün.

Dilerseniz Müzekart ile dilerseniz de 30 TL karşılığında mesai saatleri içerisinde bu antik yapıya girebilirsiniz.

Rhodiapolis Antik Kenti

Kumluca’da rastlayabileceğiniz Rhodiapolis Antik Kenti’ni Antalya’daki konumu itibariyle çevrede de etkisi görülen Rodosluların kurduğu kabul ediliyor. Kolonileşen Rodosluların sahip olduğu bu kentin adı ise ilk kez Hekataios tarafından anılmış.

Tiyatro, kilise, nekropol gibi pek çok yapının kalıntılarıyla karşılaşabileceğiniz Rhodiapolis’i ziyaret etmek isterseniz restorasyon süresince ücret ödemeyeceksiniz.

Selge Antik Kenti

Pisidya’nın göz bebeklerinden biri olan Selge Antik Kenti, Antalya’nın Manavgat ilçesinde konumlanıyor. Zamanında Aspendos ile de sıkı ilişkiler kuran Selge, bir dönem Persler tarafından istila edilmiş. Ancak Milattan Önce 330 ile Milattan Sonra 30 yılları arasındaki dönemde yeniden bağımsızlıklarını kazanmışlar.

Ücretsiz olarak gezebileceğiz Selge Antik Kenti’nde Milattan Sonra 3. yüzyılda bir restorasyon geçiren tiyatrosu dışında bazilika, stadyum gibi yapıların kalıntıları da bulunuyor.

Phaselis Antik Kenti

Surlar tarafından çevrelenen Phaselis Antik Kenti’nde liman, Liman Agorası, antik yol, tiyatro, nekropol, Domitian Agorası, tapınak, hamamlar, su kemeri ve Hadrian Kapısı gibi önemli yapılar bulunuyor. Antalya’nın Kemer ilçesindeki bu antik kentin Milattan Önce 7. yüzyılda kurulduğu düşünülüyor.

Tarihin hala yaşayan bu noktasını ziyaret etmek isterseniz Müzekart ile giriş yapabilirsiniz. Eğer kartınız yoksa Phaselis Antik Kenti’ne girerken 20 TL ödemeniz gerekiyor. Ayrıca 2012 yılında bu antik kentin araştırılması için başlatılan projenin süresi ise 2018 yılı sonunda doluyor.

Perge Antik Kenti

Müzekart ile gezebileceğiniz Perge Antik Kenti, sizi gösterişli tiyatrosuyla karşılayacak. İçeriye doğru ilerlediğinizde göreceğiniz stadyum ise yapıldığı zamandan bugüne özenle korunmuş. Plancia Magna’nın Lahdi, Helenistik yapıya sahip Perge’nin giriş kapısı ve surları da mutlaka görülmesi gereken tarihi yapılardan.

Müzekart’ı olmayanlar da üzülmesin, çünkü 35 TL ödeyerek bu antik kente girilebiliyor.

Kaleiçi

Milattan Önce 4. yüzyıldan beri farklı kültürel tatlara ulaşmış olan Kaleiçi, zaman içinde gerek suni gerekse doğal yollarla yıpranmış. Limanı, anıtları, denizi, sokakları ve o şirin evleriyle Antalya’nın göbeği olmuş Kaleiçi.

Surları da farklı amaçlarla kullanılmış zaman içinde. Kaleiçi’ne geldiğinizde hamamlar, eski tip dükkanlar ve hanlarla karşılaşacaksınız

Antalya Saat Kulesi

Kaleiçi burçlarından birinde yer alan Antalya Saat Kulesi, zamanın ne hızlı geçtiğinin göstergesi adeta. 1901 yılında Alman İmparatoru II. Wilhelm, bu kuleyi II. Abdülhamit’e hediye etmiş. Günümüzde daha çok karşısında çay, kahve içilse de aslında mimarisi bakımından özel bir yere sahip Antalya’da.

Hadrian Kapısı

Üçkapılar olarak da bilinen Hadrian Kapısı, surların üzerinde yer alıyor. Milattan Önce 130’da bu kenti ziyaret eden Roma İmparatoru olan Hadrianus için yaptırıldığından bu adı almıştır. Hala etkileyiciliğini koruyan bu kapıyı mutlaka görmelisiniz.

Alanya Kalesi

Konumu itibariyle cazibesini kaybetmeyen Alanya Kalesi, bugün açık hava müzesi olarak anılıyor. Zamanın yıpratıcılığına tüm gücüyle direnen bu kalenin surlarının uzunluğu 6 kilometreyi geçiyor. 140 burcu ve 400 sarnıcı bulunan Alanya Kalesi, Selçuklu mimarisinin nefis bir örneği.

Yılın her günü ziyaret edebileceğiniz bu kaleye Müzekartsız giriş 20 TL yapıyor.

Kesik Minare

Kaleiçi’nin adeta sembolü haline gele Kesik Minare, bir dönem müzeye dönüştürülmesi düşüncesiyle gündeme geldi. Aktif olarak kullanılmamasına rağmen epey ziyaretçisi bulunan bu minare, Şehzade Korkut tarafından camiye dönüştürüldüğünden zaman zaman Korkut Camii olarak da anılıyor. Gerçekleşen bir yangından dolayı 1974 yılında restore edilen bu minare, aslında ilk başta kilise olması için planlanmış ve inşa edilmiş.

Karaalioğlu Parkı 

antalya

Antalya’nın en popüler ve en güzel parkı olarak hem kentin sakinleri hem de misafirleri tarafından sıklıkla ziyaret edilen Karaalioğlu Parkı, Akdeniz manzarasıyla da büyülüyor. Mirador denilen bu seyir teraslarından Konyaaltı plajları ve Beydağları izlenebilir.

antalya

Şehir merkezinde bulunan Park, Antalya şehir merkezinde vakit verilmesi gereken yerlerden biri.

Murat Paşa Camii

Nadir görülen bir güzelliğe sahip olan minberiyle dikkat çeken Murat Paşa Camii 1500’lü yıllardan günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş. Eşsiz işçiliklerle bezeli bu camiyi mutlaka görmenizi tavsiye ediyoruz.

Yivli Minare

Sultan I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan yapıya sonradan eklenmiş bu minare şehirdeki ilk İslami eserlerden. Bu minare dünya genelinde türünün eşsiz örneklerinden olarak gösteriliyor.

Hıdırlık Kulesi

Görkemli bir duruşa sahip Hıdırlık Kulesi, denize nazır keyif yapan bir beyefendiyi andırıyor. Silindir bir yapısı bulunan kule, çok sağlam olduğu için iyi bir savunma alanı olduğu düşünülür. Keza deniz feneri olarak kullanılmış olması da gelecek gemileri gözetleme imkânı tanımış.

Likya Yolu

Gelidonya Feneri, Likya Yolu

Türkiye’nin en iyi manzarası ödülüne sahip olan Gelidonya Feneri’nin de yer aldığı bu yol trekking severlerin uğrak noktası.

Antalya’daki Müzeler

Antalya Müzesi: Dünya Savaşı sırasında Anadolu’dan yağmalanmak istenen tarihi eserlerin korunması için kurulan müze bugün Türkiye’nin en kapsamlı ve büyük müzelerinden. Müzekartı’nız yoksa giriş ücreti 30 TL.

Elmalı Müzesi: 2011 yılında açılan Elmalı Müzesi, 2 bin 400 metrekarelik alandaki üç katlı yapısıyla hizmet veriyor. Kalkolitik Dönem, Tunç Dönemi gibi dönemlere ait bölümler, içinde çeşitlik medeniyetlere ait sikkelerin de yer aldığı kazılardan çıkarılan buluntular ve tanrılarla tanrıçalara adanmış eşyaların yer aldığı müzeye giriş ücretsiz.

 

Antalya Atatürk Evi Müzesi: Mustafa Kemal Atatürk’ün bir Antalya ziyaretinden evvel Antalyalı bir grup insanın temizleyip Atatürk’e hediye ettiği iki katlı bina, 1986 yılından beri müze olarak kullanıyor. Bu müzeye giriş ücretsiz olarak gerçekleşiyor.

Antalya Oyuncak Müzesi: Muratpaşa ilçesinde yer alan Antalya Oyuncak Müzesi, 2011 yılındaki açılışı için 23 Nisan gibi anlamlı bir günü seçmiş. İstanbul’da bir oyuncak müzesi sahibi olan Sunay Akın’ın da bu müzenin çalışmalarına danışmanlık etmesi burayı daha da özel kılmış. Antalya’ya yapılan ve Türkiye’nin üçüncü oyuncak müzesi unvanına sahip bu müzeye giriş 6 TL. Çocuk olanlara ve ruhu çocuk kalanlara duyurulur.

Suna & İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi: Türk kültürünün yansıtıldığı Suna & İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi, Kaleiçi’nde mutlaka korunması gerektiği düşünülen binaların, müzeye adlarını veren Suna ve İnan Kıraç tarafından satın alınmasıyla 1996 yılında açılmış. Aya Yorgi Kilisesi ile Antalya Evi bu müzenin bünyesinde yer alıyor. Bu iki binayı da ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

Antalya İlçeleri

Şehir merkezinden bile denize girilebilen eşsiz Antalya’nın her bir ilçesi ayrı bir güzelliğe sahip. Uluslararası üne sahip pek çok değeri kucaklayan bu şehirde foto safariye çıkmaya bayılacaksınız. Çeşitli medeniyetleri ağırlayan ilçelerine doğanın da ne kadar bonkör davrandığınız görünce çok şaşıracaksınız. Sizler için tek tek özenle Antalya’nın en güzel ilçelerini, cennet köşelerini seçtik:

Alanya

Alanya,Üç ana bölümü bulunan Alanya Kalesi’ni ele geçirerek Alanya’yı fetheden Sultan Alaeddin Keykubat’a ithafen ilçeye verilen Alaiye ismi, Atatürk tarafından Alanya olarak değiştirilmiş.

Syedra Antik Kenti, Kızılkule ve Alanya Müzesi’ni gezerek tarihsel doyuma ulaştıktan sonra Kleopatra Plajı’nın altın kumlarında uzanıp masmavi denizinin tadını çıkarın. Dim Çayı üzerine kurulu piknik alanlarında, restoranlarda ayaklarınızın suyun verdiği serinlikle güzel bir ziyafet çekin.

Alara Han bölgesi, Sapadere Kanyonu, Dim ve Damlataş Mağaraları gibi güzelliklere sahip Alanya’yı bir de Alanya Seyir Terası’ndan seyrettikten sonra kıyıdan şöyle bir tekne turu için ayrılmayı unutmayın. Alanya Gezi Rehberi yazımızdan Alanya hakkında tüm detaylara ulaşabilirsiniz.

Finike

Finike, Portakallarıyla nam salmış Finike, antik dönemden izler taşıyor.

Uluslararası bir üne sahip Suluin Mağarası’nın da evi olan bu ilçe Rodosluların kurduğu Rhodiapolis Antik Kenti, Gaius Caesar’ın mezarının bulunduğu Limyra Antik Kenti ve Milattan Önce 5. yüzyıldan beri ayakta olan Arykanda Antik Kenti’nin barınağı.  Elmalı Müzesi’ni ziyaret ederseniz bu kentlerde yapılan kazı çalışmalarından çıkan buluntuları görebilirsiniz.

Nesli tükenmekte olan Caretta Caretta kaplumbağalarının ve Akdeniz foklarının da misafir olduğu yerde tatil yapmak isterseniz ilçe merkezinin 3.2 km uzağında bulunan ve servi ağaçlarının süslediği doğal bir alana sahip Andrea Doria Koyu veya diğer adıyla Radyofor Koyu sizin için doğru adres.

Finike Gezi Rehberi yazımızdan Finike hakkında tüm detaylara ulaşabilirsiniz.

Kemer

Kemer ve Olimpos, Yüce Toros Dağları’ndan aldığı görkemini İdyros ve Phaselis Antik Kentleri ile kazandığı tarihi dokunuşuyla harmanlayan Kemer ile Tahtalı Dağı’ndan hizmet veren teleferiği ile öne çıkan Olimpos el ele hizmet ediyor turizme.

Özel Turizm Belgesi’ne sahip Yörük Parkı’nı bünyesine katmış olan Kemer, misafirlerini yörenin yemekleriyle doyurup ruhlarını da yöre müzikleriyle besliyor.

Çıralı Köyü’ndeki macera severleri tatmin eden Yanartaş ile Olimpos’un ağaçlarıyla sarp sarmaladığı, farklı medeniyetlere yuva olmuş Olimpos Antik Kenti’ni ziyaret edebilirsiniz. Adrasan, Sazak ve Ceneviz koylarında bol bol yüzmeyi de sakın unutmayın.

Kaş – Kalkan

Kaş – Kalkan: Meis Adası’na göz kırpan Kaş, dağlarla bezeli yapısından alıyor ismini. Theimussa Antik Kenti’nin kalıntılarını bulabileceğiniz Üçağız Köyü’nün limanındaki Kale İskelesi’nden tekneyle mavinin bir tonuna ismini veren Kekova Bölgesi’ni tura çıktığınızda çevresinde adacıklarla muhteşem bir komşuluk ilişkisinde olan Kekova Adası’nı, Batıkkent’i ve Tersane Koyu’nu da görebilirsiniz.

Kaş ilçesine bağlı Kalkan Beldesi ise bünyesinde bulundurduğu Kalkan Halk Plajı ve Patara Plajı ile yerli ve yabancı turistin gözdesi olarak kayda değer bir öneme sahip.

Saklıkent Milli Parkı’nda yer alan Saklıkent Kanyonu enfes bir yürüyüş maratonuna kapı açarken otantik dinlenme yerleriyle de yorgunluğunuzu ayaklarınızdan alma niyetinde.

Kaş – Kalkan Seyahat Rehberi yazımızdan ilçeler hakkında tüm bilgilere ulaşabilirsiniz!

Konyaaltı

Konyaaltı: Özellikle plajlarıyla öne çıkan Konyaaltı, Antalya’daki yaz turizminin en büyük destekçisi.

Lara Plajı yolundaki meşhur Düden Şelalesi ile ilçeye her yıl binlerce turist toplayan Konyaaltı, Thermessos Antik Kenti’nde bulunan milli park, Güver Kanyonu ve Uçurumu, tabiat parkı ve Karain Mağarası gibi güzelliklerle buluşturacak sizleri. Perge ve Silyon gibi diğer antik kentler de tarihten birer sayfa gibi Konyaaltı’nda yaşamaya devam ediyor.

Selçuklu Dönemi miraslarıyla bezeli Yivli Minare Külliyesi ve Antalya’nın kültürüne ışık tutan Antalya Müzesi de gözleri kapıda ziyaretinizi bekliyor.

Konyaaltı Seyahat Rehberi yazımızdan Konyaaltı hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilrsiniz!

Manavgat

Manavgat: Manavgat Şelalesi’nin büyüleyici ve serinletici yapısıyla misafirlerinin gönüllerini çalan Manavgat, bu bölgede kurulan restoranları, kafeleri ve seyir terası ile Antalya turizmine hizmet ediyor.

Side başta olmak üzere pek çok antik kente ev sahipliği yapan Manavgat’ın Side Müzesi, yapısıyla bile tarihe kaynaklık ediyor.

Milli parkın içinde yatan Altınbeşik Mağarası’na doğru çıktığınız maceralı yolculukta Düğmeli Evleri’ni ve mağaranın yakın komşusu gölü göreceksiniz.

Rafting meraklısı olanlar Manavgat Çayı üzerinde bir yolculuğa “hayır” demeyecektir.

Manavgat ve Side hakkında diğer tüm detaylara Manavgat Seyahat Rehberi yazımızdan ulaşabilirsiniz!

Antalya Plajları ve Koyları

Kaputaş Plajı

Kalkan ile Kaş arasında yer alan bu enfes plaja girişler, Kaş Belediyesi işlettiği için ücretsiz ama şemsiye ile şezlong için 15 TL gibi bir ücret ödenmesi gerekiyor. Oluşumu itibariyle serin olan suya girenler nefis bir turkuazın ortasında bulacaklar kendilerini. Eğer Kaş’tan hareket eden minibüslere binerseniz bu plaja rahatlıkla gelebilirsiniz.

Konyaaltı Plajı

Size dalış, parasailing gibi fırsatlar sunabilecek Konyaaltı Plajı, temiz bir denize ve çakıllı plaja sahip. Eğer burada tatil yapmayı planlıyorsanız burada girişi ücretli ve ücretsiz olan pek çok plaj var. Eğer ücretli plajlardaysanız şemsiye ve şezlong için aşağı yukarı 15-20 TL gibi bir ücret ödersiniz. Antalya şehir merkezinden kalkan dolmuşlarla Konyaaltı’nda bulunan bu plaja gelmeniz mümkün.

Lara Plajı

Şehir merkezinin güneydoğusunda uzanan Lara Plajı, ince kumlu olup yer yer çakıl taşlarıyla bezenir. Suyun sıcaklığı yaz sonrası bile deniz tatili için uygun olduğundan sıklıkla tercih edilen Lara Plajı’nda şezlong ve şemsiye fiyatları 10-15 TL civarında seyrediyor. Kamp yapma fırsatı dahi bulacağınız Lara Plajı’na Muratpaşa minibüsleriyle ulaşabilirsiniz.

Kleopatra Plajı

Alanya’nın kıymetlisi Kleopatra Plajı, adını zamanında buraya yüzmeye gelen Mısır Kraliçesi’nden alıyor. Altın renkli kumları ve tertemiz deniziyle pek çok sahilden öne çıkan bu plaja giriş ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralamak isterseniz de 10-12 TL gibi bir ücret ödersiniz. Eğer Alanya Terminal’ine ulaşırsanız buradan Kalkan belediye otobüslere binerek Kleopatra Plajı’na ulaşabilirsiniz.

Phaselis Plajı

Kemer’de bulunan bu plaja giriş 30 TL ama Müzekart sahibiyseniz ücret ödemeden girebiliyorsunuz. Antalya-Kumluca yolunda bulunan Phaselis Antik Kenti’nin plajı hem tarihi yapısı hem denizinin büyüleyici maviliği hem de çam kokularıyla yerli ve yabancı pek çok turisti kendine çekiyor. Bu plaja gelmek için Kemer Saat Kulesi’nden Tekirova-Phaselis minibüsüne binebilirsiniz.

Patara Plajı

Antalya’nın sahip olduğu plajların en uzunlarından biri olan Patara Plajı’na bakarken kumlu sahiline vuran dalgalı deniziyle yağlı boya tablosuna bakıyormuş hissi uyanıyor. Adını Likya’ya bağlı kentlerden biri olan Patara Antik Kenti’nden alan bu plaja giriş ücreti 7.5 TL. Eğer Patara’da uzun bir sahil yürüyüşünün hayalini kuruyorsanız durmayın ve Kaş’tan Patara minibüslerine atlayıp gelin.

Olympos Plajı

Kumluca’da bulunan Olympos Plajı, çok taşlı sahillerden hoşlananlar için ideal. Şezlong ve şemsiye konusunda tedbirli olmanızda fayda var, çünkü burada bulamayabilirsiniz. Girişi 7,5 TL olan bu plaja Kumluca-Fethiye tarafına giden minibüslere veya otobüslere binerek gelmeniz mümkün.

Küçük Çakıl Plajı

Kalabalıktan uzaklaşmak ve Antalya sahillerinin tadından da vazgeçmek istemiyorsanız adresiniz kesinlikle Küçük Çakıl Plajı olmalı. Ücretsiz bir şekilde giriş yapabileceğiniz bu plajın küçüklüğüne ve suyu soğuk olmasına rağmen geleni gideni eksik olmuyor. Çevredeki tesislerden alışveriş yaptığınızda da şezlongları ücretsiz kullanabiliyorsunuz ama Derya Beach ve Çınarlar Beach şezlong ve şemsiyelerini 10 TL’ye kiralıyor.

Büyük Çakıl Plajı

Şöyle buz gibi sularına kendinizi bıraktığınızda yazın kavurucu sıcağını tamamen unutacağınız bir plajla tanıştıracağız sizi; Büyük Çakıl Plajı. Duşu, soyunma kabinleri, tuvaleti vb. pek çok özelliği barındıran tesisleri sayesinde tüm gününüzü burada geçirmeniz mümkün hale geliyor. Kaş’ta bulunan ve büyük çakıllarla bezeli sahiline sahip bu plajda şezlong ve şemsiye kiralamak için 10 TL ödemeniz gerekiyor. Kaş’tan 15 dakikalık yürüme mesafesinde bulunduğu için ulaşım gayet kolay.

İncekum Plajı

Alanya’da konumlanan İncekum Plajı, kademeli derinleşen denizinden ve orman kampına yakınlığından dolayı çok sık tercih ediliyor. 5 TL ödeyerek girebileceğiniz bu plaj, bir kilometrelik bir güneşlenme alanına sahip. Dilerseniz bu güzel plajın ince kumlarına uzanıp masmavi denizinin tadını çıkarabilirsiniz. Şezlong ve şemsiye kiralamak isterseniz 15 TL ödemeniz yeterli olacaktır. Alanya ilçe merkezinden kalkan minibüslerle İncekum Plajı’na ulaşarak harika bir gün geçirebilirsiniz.

Adrasan Koyu

Adrasan Koyu, adı Kumluca ilçesinde bulunduğu köyden alıyor. Meşhur tarihi Likya Yolu’nu da ağırlayan bu köye geldiğinizde Adrasan Koyu’nda bulunan plajlardan birini tercih edebilirsiniz. Girişi ücretli olan plajların yanı sıra ücretsiz plajları da bulundurduğundan her kesime hitap edebilen Adrasan Koyu, Antalya’nın gözde yerlerinden. Sezonuna göre şezlonglar ve şemsiye ücreti 10 ile 15 TL arasında değişkenlik gösterebiliyor. İlçe terminalinden Kumluca minibüsüne binerseniz Adrasan Koyu’na direkt olarak ulaşmanız mümkün.

Andrea Doria Koyu

Finike’ye bağlı bu koyda öyle ahım şahım bir tesis falan yok ama denizi öyle güzel ki gelenler piknik sepeti taşımaya bile razı. Üstelik sadece yerli turisti değil yabancı turisti de ağırlayan Andrea Doria Koyu, Caretta Caretta cinsi kaplumbağalara ve Akdeniz foklarına da ev sahipliği yapıyor.

Delikdeniz ve Kral Koyu

Gazipaşa ilçesindeki Güney Köyü’nde bulunan Delik Deniz’e, Kral Koyu’ndan balıkçı tekneleriyle geçilerek ulaşılabiliyor. Özel yapısına ek olarak çevresindeki meyve ağaçlarıyla süslü olması bu koyun cazibesini artırıyor. Gazipaşa’dan 24 km uzaklıkta bulunan Kral Koyu’na yarım saatte ulaşabilirsiniz.

Tersane Koyu

Tersane Koyu, Kekova’nın batısında tarihi dokularla beslenen bir yer olduğu için teknelerle gezinti yapabilirsiniz. Dilerseniz denizin altındaki tarihi kalıntıları keşfedebilir veya sadece suyun tadını çıkarabilirsiniz. Issız görüntüsüyle size huzurlu bir tatil imkanı sunabilecek Tersane Koyu’ndan tekne kiralayarak Kekova Adası’na da geçebilirsiniz. Kişi başı 40-50 TL gibi bir fiyata günlük tekne turlarına da katılabilirsiniz. Kaş Liman’ından tekneyle, Demre’den de minibüslerle Kekova’ya ulaşım mümkün.

Meis Adası

Kaş’a gelip de Meis’e uğramamak olmaz elbette. 25 Avro karşılığında Meis Adası’na sizi götürecek feribota atlayın ve o eşsiz, o benzersiz adanın tadını çıkarın. Bu feribot ödediğiniz bu ücret karşılığında sizi Meis Adası’na kadar götürecek ve daha sonra geri getirecek. Dolayısıyla oldukça hesaplı bir yolculuk yapmış olacaksınız. Meis Adası, Türk ziyaretçilerinden Schengen vizesi almasını bekliyor ama kapıda vize imkanı da mevcut.

Yapılacak Aktiviteler

Antalya’ya yolunuz hangi mevsimde düşerse düşsün çok eğlenceli ve unutulmaz vakitler geçirebileceğiniz bir şehir.

Söz konusu turizmin anavatanı Antalya olunca yaz sporları başı çekiyor. Yazın temizliğiyle ünlü maviliklerde kulaç atabilir, güneşlenebilirsiniz. Bunun dışında şehir yaz aylarında çok fazla yabancı turist çektiği için özellikle su sporları bakımından aktiviteler çok fazla çeşitlilik gösteriyor. Antalya’da istediğiniz her türlü su sporunu yapma imkanınız mevcut.

Antalya’nın bunaltıcı sıcaklığından sığınacak bir gölge arayışına girdiyseniz Kurşunlu, Düden, Manavgat Şelaleleri tüm serinliği, yeşilliği ve ferahlığıyla sizleri bekliyor.

Şayet Antalya’ya yolunuz kışın düşerse kış sporlarının her türlüsünü yapabileceğiniz Saklıkent Kayak Merkezi size kapılarını açıyor.

Yeme İçme

Açıkçası Antalya’nın kendine özgü pek fazla yemeği yok. Fakat özellikle yaz aylarında nüfusunu neredeyse ikiye katlayan turist akınından dolayı Antalya’da hemen hemen dünya mutfağının tüm lezzetlerine erişebilmeniz mümkün. 5 yıldızlı otellerin usta aşçılarının marifetli ellerinden çıkan o leziz yemekleri yiyebilirsiniz.

Hem cebinizi düşünüyor hem de damak zevkinizden ödün vermek istemiyorsanız Antalya’nın meşhur dönerciler çarşısına da uğrayabilirsiniz. Düden, Kurşunlu, Manavgat şelalelerinin de etrafında oldukça fazla kafe ve restoran mevcut.

Öte yandan Antalya’nın meşhur börekçisi Börekçi Tevfik’in böreğini yemeden dönmemenizi tavsiye ederiz.

Konaklama

Antalya için Türkiye’nin konaklama sektöründeki yıldızı desek yanılmış olmayız. Şehir her yıl yaz aylarında yüz binlerce yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor. Haliyle Antalya’da konaklanabilecek otel, pansiyon vb. yapıların sayısı da oldukça fazla. Önünüze çok fazla seçenek çıkıyor. Size düşen bu yığınla seçeneğin arasından bütçenize ve beklentilerinize en uygun olanı seçmek.

Mesela Antalya’da ilk kez tatil yapıyorsanız şehrin merkezindeki Kaleiçi bölgesindeki otel ve pansiyonlara bakmanızı tavsiye ederiz. Öte yandan Kemer, Kaş, Konyaaltı, Lara, Belek gibi ilçeler de konaklama açısından gözde bölgeler arasında yer alıyor.

Otel fiyatlarını inceleyebilirsiniz.

Eğlence ve Gece Hayatı

Antalya’nın geceleri kimi zaman gündüzünden daha canlı bir durumda. Özellikle alkollü mekanlarda eğlenceler sabaha kadar sürüyor.

Gece hayatıyla da ünlü olan şehirde her zevke hitap edebilen geniş bir mekan yelpazesi bulunuyor.

Özellikle Kaleiçi gece hayatının kalbi durumunda. Eğer bu uyumayan şehrin gecesine akmak istiyorsanız Muratpaşa’da yer alan ve kokteylleriyle oldukça ünlü Massimo, sizin için güzel bir fırsat olacaktır.

Bunun yanı sıra Lara’daki Soho, Kemer’deki Aura ve Inferno ile Alanya’da bulunan Robin Hood da tercih edebileceğiniz gece kulüplerinden sadece birkaçı.

Gündüzlerinizi ise kafeler ve alışveriş merkezlerinin yanı sıra Kepez Adventure Park, Ters Ev gibi eğlence merkezlerinde geçirebilirsiniz.

Antalya Festivalleri

Tatilcilerin akın ettiği Antalya, plajlarının ve tarihi yerlerinin yanı sıra festivalleriyle de ünlü bir şehir. Başta uluslararası festivaller olmak üzere Antalya şehri birçok festivale ev sahipliği yapıyor.

Özellikle Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında Antalya’da bir festival yoğunluğu yaşanıyor. Festivallerin hepsi de o kadar çok ilgi görüyor ki uzun yıllardır devamlılığını sağlayarak gelenekselleşebilmiş. Eğer festivallerin renkli havası ilginizi çekiyorsa Antalya’nın çeşitli noktalarında düzenlenen şu festivallere bir göz atabilirsiniz.

  • Geleneksel Kumluca Deve Güreşi Festivali – Ocak (Kumluca’da gerçekleştirilen ve Akdeniz’in en büyük deve güreşi festivali ününe sahip bu festival, 28 Ocak 2018 tarihinde Karatepe Stadı’nda gerçekleşti.)
  • Kardelen Festivali – Mart (Her yıl İbradı’da gerçekleştirilen festival, kardelen çiçeklerini koruma bilinci oluşturmayı amaçlıyor.)
  • Yağlı Pehlivan Güreşleri – 6 Mayıs 2018 (Milli sporumuz olan güreşin yaşatılması adına düzenlenen geleneksel güreş turnuvalarının düzenlendiği bu etkinlik, Ilıca Stadyumu’nda gerçekleşecek.)
  • Uluslararası Antalya Tiyatro Festivali – Mayıs (Modern tiyatro ile antik tiyatro sahnesinin kucaklaştığı bu festivalin sekizincisi 2017 yılında düzenlendi.)
  • Antalya Çiçek Festivali – Mayıs (Çiçek kültürünü geliştirmek adına düzenlenen bu festival, 2012 yılından beri düzenleniyor.)
  • Talisman Çocuk Şenliği – Haziran (Alanya’da düzenlenen bu şenlikte farklı ülkelerden çocukların gösterileri yer alıyor.)
  • Altın Nar Kültür Ve Sanat Festivali – Haziran (Pek çok etkinliğin ve sahne gösterilerinin yer aldığı bu festival, Antalya’nın Kemer ilçesinde gerçekleşiyor.)
  • Uluslararası Kültür, Turizm ve Çilek Festivali – Haziran (Serik’te düzenlenen ve ünlü isimlerin de sahne aldığı bu festivalde herkese çilek dağıtılıyor.)
  • Uluslararası Plaj Hentbolu Şenliği – 27 Haziran-1 Temmuz 2018 (Alanya’nın plajlarında gerçekleştirilen bu şenliğe plaj hentbolunu seven her yaştan insan katılıyor ve turnuvalar düzenleniyor.)
  • Uluslararası Likya Kaş Kültür Ve Sanat Festivali – Haziran-Temmuz (Kültürel ve sanatsal etkinliklerin yer verildiği festival, her yıl Kaş’ta düzenleniyor.)
  • Uluslararası Antalya Jazz Festivali – Temmuz (Aspendos Antik Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen festival, Caz müziğin önemli isimleriyle sevenlerini buluşturuyor.
  • Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali – Ağustos-Eylül (2003’te Avrupa Festivaller Birliği’nde yerini alan bu festival, Aspendos’ta gerçekleştirilen bir çeşit müzik festivali.)
  • Likya Seyirlik Oyunlar Festivali – Eylül (Kaş’taki halk tarafından oynanan oyunların sahne aldığı bu festivale ilgi büyük.)
  • Uluslararası Altın Portakal Film Festivali – 21-28 Ekim 2018 (1964 yılından beri her yıl düzenlenen film festivali 2005 yılında uluslararası boyuta çıktı.)
  • Uluslararası Antalya Piyano Festivali – Kasım-Aralık (Ünlü sanatçıların yer aldığı festival, misafirlerini Antalya Kültür Merkezi’nde ağırlıyor.)
  • “Engeliniz Engelimizdir” Festivali – Aralık (Kepez’de bir proje olarak başlayan festival, bir kısmı engelli olan gençlerin birlikte aktivitelere katıldığı bir tür kamp aslında. 2018 yılında Nisan ayında düzenlendi.)

Ulaşım

Turizm cenneti olunca ulaşım hizmetlerinin de iyi olması kaçınılmaz bir durum. Şehir içinde ulaşım çok kolay sağlanıyor. Tramvay, halk otobüsü, taksiler ve deniz otobüsleri ile Antalya’da şehir içi ulaşım alternatifleri diğer birçok şehre nazaran fazla.

Antalya’da şehir dışı ulaşım da fazlasıyla gelişmiş. Şehir dışından hava, kara, deniz yoluyla şehre ulaşım sağlanabiliyor. Fakat en çok tercih edileni olanı havayolu. Antalya Havalimanı Avrupa’nın en kalabalık havaalanı listesinde 14. sırada yer alıyor. Özellikle yaz aylarında artan yabancı turist yoğunluğu havaalanı yoğunluğunu da beraberinde getiriyor.

Bunun yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanından Antalya’ya otobüs bileti alarak da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Blogger, içerik yazarı, editör, besteci, söz yazarı, gitarist, turizmci, seyahat tutkunu, müzik ve kedilere hasta☺️

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here