Hatay Gezilecek Yerler: 15 Özel Nokta ile En Güncel Gezi Rehberi
Hatay’ın doğal güzellikleri nelerdir?
Asi nehri, Meryem Ana Havuzu, Musa Ağacı, Harbiye Şelaleleri başta olmak üzere pek çok doğal güzellik Hatay’da sizi bekliyor.
Hatay’ın en güzel ilçesi neresi?
2024 yılının haziran ayında yapılan bir yapay zeka araştırmasına göre Hatay’ın en güzel ilçesi Samandağ olarak belirlenmiş.
Hatay neyi ile meşhur?
Hatay’ın neyi meşhur denilince şüphesiz akıllara humus, öcce, zahter salatası, tuzlu yoğurt, kağıt kebabı, kömbe, künefe gibi damak çatlatan lezzetleri geliyor.
Tarihi İpek Yolu’nun en önemli duraklarından biri olan Hatay geçmişte pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Hatay’ın bu çok kültürlü yapısı mimariden mutfağa hayatın her alanında kendini gösteriyor. Yaşanan depremde bir çok tarihi yapı yıkılmış olsa da Hatay’da hala ayakta olan ve keşfedilmeyi bekleyen pek çok yer var. Hadi gelin Hatay’da gezilecek yerlere birlikte bir göz atalım.
İçindekiler
1. Gün: Antakya’nın Merkezi Gezin
Yaşanan depremde Hatay’ın en ağır hasar alan ilçelerinden biri de Antakya oldu. Pek çok tarihi yapı yıkılsa da hala ayakta kalmayı başaranlar var. Hatay’a giderseniz bir gününüzü mutlaka Antakya’ya ayırın. Hem kalan tarihi yerleri gezin, hem de işletmelerini yeniden açan restoranlarda tadı damaklarınızdan uzun süre silinmeyecek yemekler yiyip çarşıdaki dükkanlardan yöresel ürünler alın.
2. Gün: Hatay’ın Sayfiyesi Arsuz’u Keşfe Çıkın
Hatay’ın Amanos Dağları’nın eteklerinde Akdeniz’in kıyısındaki Arsuz İlçesi için Hatay’ın sayfiyesi desek yanlış olmaz. Plajları, kalesi, doğal güzellikleri ve artık ziyarete açık olmasa da meşhur yanan taşı ile Arsuz sadece turistler için değil Hataylılar için de keyifli bir destinasyon.
Yaşanan depreme kadar şehrin kalbinin attığı caddelerden biri olan Kurtuluş Caddesi Antakya kültürünü en güzel şekilde yansıtan yerlerden biriydi bir zamanlar. Dünyanın aydınlatılan ilk caddesi olan Kurtuluş Caddesi’nin eski haline gelmesi için Antakyalılar canla başla çalışıyor. Siz de onların bu emeklerine destek vermek isterseniz Kurtuluş Caddesi’ni gezip açık olan dükkanlardan alışveriş yapabilirsiniz.
Depremde büyük hasar gören Uzun Çarşı’nın yeniden inşası devam ederken bölgenin esnafı kurulan prefabrik çarşıda Hatay’ın yöresel lezzetlerini, geleneksel ürünlerini şehri ziyarete gelenlerle buluşturmaya devam ediyor.
Sıla’nın notu: Uzun Çarşı’ya giderseniz zahter, sürk, nar ekşisi gibi gelenseksel Hatay Mutfağı’nın en özel lezzetlerinden almayı, meşhur künefesinden yemeyi süvari kahvesinden içmeyi ihmal etmeyin.
Samandağ İlçesi’nde yer alan tünelin M.Ö 1. Yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Roma İmparatoru Vespasian tarafından yapılan tünel olası sel ve taşkın tehlikelerine karşı suyun yönünü değiştirmek için yapılmış. Tünelin inşası Vespasian’ın oğlu Titus döneminde bitirildiği için de Titus ismiyle anılıyor. Yeraltının gizemli dünyasını merak ediyorsanız Titus Tüneli ve Beşikli Mağarayı es geçmeyin derim.
Titus Tüneli ve Beşikli Mağara konumu
Yunan Mitolojisi’nde adı geçen kahramanlardan biri olan Cehennem Kayıkçısı Kharon’a ait olan bu portrenin M.Ö 22. yüzyılda yaptırıldığı düşünülüyor. Peki kimdir nedir bu cehennem kayıkçısı? Yunan Mitolojisi’nde ruhları öbür dünyaya taşımakla yükümlü olan kişiye cehennem kayıkçısı deniyormuş.
Anlatılan efsaneye göre kabartma o dönem yaşanan veba salgınını önlemek amacıyla yapılmış. Ancak yapımı sırasında veba salgını bitmiş ve kabartma yarım bırakılmış. Yarım kalmış ama Cehennem Kayıkçısı Kharon’un portresi bitmiş.
St. Pierre Kilisesi’nin iki yüz metre uzağında yer alan kayalara oyulmuş olan Cehennem Kayıkçısı Kharon’un portresinin yüzü tüm Antakya’yı görecek şekilde yapılmıştır.
Adını M.S 40’lı yıllarda Antakya’da yaşamış, Hz. İsa’nın havarilerine inanan ve bu uğurda canını veren marangoz Habib-i Neccar’dan alan cami Anadolu’nun ilk cami olma ünvanına sahip. 968 yılında Bizans İmparatorluğu Antakya’yı ele geçirince camiyi kiliseye çevirmiş. 1084 yılında şehrin hakimiyeti Selçuklulara geçince tekrar camiye dönüştürülmüş. Habib Neccar’ın camiden kiliseye kiliseden camiye dönüştürülme hikayesi Osmanlı İmparatorluğu’na kadar devam etmiş. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde farklı zamanlarda minare ve şadırvan eklenerek cami bugünkü halini getirilmiş. Habib Neccar Cami 1940 yılında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş.
Dünya’nın en büyük tek parça mozaiğine ev sahipliği yapan Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi Hatay’da gezilecek yerler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Yakın bir geçmişte otel inşaatının çalışmaları sırasında ortaya çıkan müzede 1050 metrekare büyüklüğündeki dev tek parça mozaiğin yanı sıra, Helenistik, Roma, Bizans, Ortaçağ ve İslamiyet Dönemleri’ne ait pek çok kalıntı ve mozaik yer alıyor.
Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’ni haftanın yedi günü 08:30-17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi konumu
Sıla’nın Notu: Tarihle daha fazla iç içe olmak isterseniz Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’nde hizmet veren otelde konaklamanızı öneririm.
Dünyanın ilk mağara kilisesi olduğu bilinen St. Pierre nam-ı diğer Aziz Petrus Kilisesi aynı zamanda Hristiyanlığın ilk kiliselerinden biri. Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Pierre M.S 29-40 yılları arasında Antakya’ya gelmiş ve Hristiyanlığı yaymak için çalışmıştır. Hristiyanlığın ilk dini toplantılarının yapıldığı kilise 1963 yılında Papa VI. Paul tarafından ‘Hac Yeri’ ilan edilmiş.
Mağaranın tabanında 4. ve 5. yüzyıla ait mozaik kalıntılarının yer aldığı kilisenin içerisinde ise St. Pierre’nin mermer heykeli, kutsal olduğuna inanılan su ve olası bir saldırı da cemaatin kaçmasına yardımcı olacak bir tünel var.
St. Pierre Anıt Müzesi’ni haftanın her günü gezebilirsiniz. Müzenin ziyaret saatleri ise 08:30-17:00.
St. Pierre Kilisesi Anıt Müzesi konumu
Hatay’ın en çok ziyaret edilen doğal güzelliklerinden biri de Antakya’ya altı kilometre uzaklıkta yer alan Harbiye Şelaleleri. Yemyeşil ağaçların arasından akan şelalenin suları Asi Nehri ile buluşuyor. Harbiye Şelaleleri’ne giderseniz ahşap köprülerden geçerek keyifli yürüyüşler yapabilir, seyir teraslarından harika manzara fotoğrafları çekebilir, mesire alanlarında piknik yapabilirsiniz.
Sıla’nın Notu: Harbiye Şelaleleri’ne yaz aylarında giderseniz buz gibi kaya göletlerinde yüzerek serinleyebilirsiniz. Benden söylemesi.
Belen Örençay Köyü’ndeki Bakras Kalesi Kızıldağ’ın eteklerinde yer alıyor. Helenistik Dönem’de inşa edilen kale Roma ve Bizans imparatorluklarının yanı sıra Haçlılar tarafından da kullanılmış. Kale, bir zamanlar önemli bir ticaret yolu olan Suriye-Mısır karayolunun güvenliğini sağlamak, yolu kontrol etmek amacıyla yapılmış.
Arsuz Kalesi’nin ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmese de Selçuklular döneminde yapıldığı düşünülüyor. Günümüzde küçük bir bölümünün ayakta kaldığı kalenin duvarlarında bir çok gizemli hikaye saklı. Siz de tarihin gizemini keşfetmek istiyorsanız Arsuz Kalesi’ni görülecek yerler listenize alabilirsiniz.
Yemyeşil bir vadinin ortasında çam ağaçlarının arasında yer alan Meryem Ana Havuzu ile ilgili anlatılan bir çok efsane var. O efsanelerin en kabul görenine göre Meryem Ana Kudüs’ten Efes’e giderken dinlenmek için bu vadide mola vermiş. Yüzünü yıkamak için elini suya uzattığı noktadan bir su kaynağı fışkırmış. Bu yüzdendir ki buradaki suyun şifalı olduğuna inanılıyor. Her yıl binlerce turisti ağırlayan Meryem Ana Havuzu’nun sularında şifa arayabileceğiniz gibi etrafında keyifli yürüyüşler sonrasında da piknik yapabilirsiniz.
Dört büyük dinin buluşma noktası olarak bilinen Hatay’ın en önemli dini yapılarından biri de Mario Hanna Kilisesi.
Kilise, Hristiyanlığın ilk yıllarında dini yaymak için bölgeyi ziyarete gelen din adamlarından biri olan Aziz Hanna tarafından 1514 yılında yapılmış. Kilisenin içerisinde 1600’lü yıllardan kaldığı düşünülen bezlerin yanı sıra çok değerli olduğu söylenen iki baskı resim ve ikonalar yer alıyor.
Arsuz’un saklı cennetlerinden biri de ilçe merkezine on kilometre uzaklıkta yer alan Arabın Gölü Şelalesi. Çam ağaçlarının ve yüksek kayaların üzerinden akan şelale doğada huzur bulanların Hatay’daki favori destinasyonlarından biri.
Söylemeden de geçmek olmaz Arabın Gölü Şelalesi’nde göl ve trekking turları yapabilir, birbirinden güzel doğa fotoğrafları çekebilirsiniz.
İskenderun Körfezi’nin girişinde yer alan fener uzun yıllar denizcilere yol göstermiş. Siz de deniz fenerlerini her daim fotografik ve özel bulanlardanız Arsuz Deniz Feneri’ni de bir görün derim. Kule yüksekliği beş metre olan fenerin denizden yüksekliği ise 109 metre.
Minik bir bilgi daha verecek olursam da Arsuz Deniz Feneri Suriye sınırına en yakın fener.
Türkiye’nin tek Ermeni Köyü olan Vakıflı Hatay’ın Samandağ İlçesi’nde yer alıyor. Depremde pek çok ev hasar gördü ancak köyünün sakinlerini geleneklerini ve köylerini yaşatmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Musa Dağı’nın eteklerinde yer alan yüzü Akdeniz’e dönük Vakıflı Köyü Suriye sınırına oldukça yakın bir mesafede yer alıyor. Farklı medeniyetlerin kültürlerini geleneklerini daha yakından tanımak isterseniz Vakıflı Köyü güzel bir alternatif olacaktır.