Kaş ve Kalkan’da Gezilecek Yerler Rehberi

1
2427
kaş kalkan gezilecek yerler

Fotoğraflarına bakarken bile sizi alıp götüren koylarına ve plajlarına gitmek için plan yapıyor ama sınırlı bilgilerle böyle bir maceraya atılmaya çekiniyorsanız hiçbir yerde karşılaşamayacağınız genişlikte bir yazıyla karşınızdayız. Ne Kaş’ta ne Kalkan’dan en ufak bir yer bile atlamadan dillere destan bir seyahat planı hazırlayabileceğiniz yazımızı okurken bir yandan valizinizi hazırlamaya yeltenecek ve eşi, dostu dürtüp “kalkın, gidiyoruz” diyeceksiniz. Gözleriniz açık olarak yaşayacağınız bir rüyaya hazırsanız başlıyoruz.

Kaş’ta Gezilecek Yerler

Antik Kentler

Phellos Antik Kenti: Güzelliğinden nasibini almış pek çok medeniyeti beşiğinde sallayan Antalya’nın güzel ilçesi Kaş’ta da antik kente doyacaksınız. Phellos Antik Kenti, Kaş’a bağlı Çukurbağ Köyü yakınlarında Fellen Dağı’na yaslanmış nekropolünden Fellen Yaylası’na uzanan kalıntılarıyla mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Aşağdıkaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz.

Antiphellos Antik Kenti: Phellos’a komşu olan bir antik kent daha var ki o da Antiphellos Antik Kenti. Kaş Antik Tiyatrosu’nun yuvası bu kentte manzarasından ötürü denize nazır tiyatro keyfi yaşamanın hayali içine düşebilirsiniz. Kayalara oyularak yapılan figürlerin ilginizi çekeceğine eminiz.

Aperlai Antik Kenti: Bu antik kent ise yüreğinize hareket katacak enfes görüntüler veren Sıçak Yarımadası’nda bulunuyor. Güneş ışınları vurduğunda pırıl pırıl parlayan suyun manzarasına bakan şehrin surları ayakta kalabilmiş.

İsinda Antik Kenti: Beleni Köyü’ne yakınlığından aynı zamanda Beleni ismiyle de anılan İsinda Antik Kenti, Aperlailerle birlikte anılsa da Likya Birliği’nde bir oy hakkına sahip bir kent olarak biliniyor. Eğer giderseniz hala varlığını sürdüren lahitlerle kaya mezarlarını görebilirsiniz. Tarihi gezilere ilgi duyanlar Kaş’ta bulunan Trysa Antik Kenti ve Gömbe Antik Kenti gibi pek çok bölgeyi ziyaret edebilirler.

Köyler

İslamlar Köyü: Kimi antik kentlere ev sahipliği yapmış Kaş köylerinin her biri görülesi güzelliklere sahip olsa da burada birkaçına değinerek farkındalığınızı artırsak yeter aslında. İslamlar Köyü, Bodamya ismiyle de anılan ve doğanın kalbinden akarak gelen serin sulara sahip dereleriyle küçük bir tablo gibi adeta. Bu derelerin varlığına masalsı görünüm katan su değirmeni köyün cazibesini artırıyor. Kaya mezarları ise köyün tarihine tutulan bir ışık gibi köye farklı anlamlar katıyor. O zamanın imkanlarını düşünce işçiliğine hayranlıkla bakakalacaksınız.

Dirgenler Köyü: Rençberlerin kullandığı dirgenlerden adına kavuşan Dirgenler Köyü, ekonomisini mermer ocaklarına ve seralarına borçlu. Üstelik Dirgenler Kalesi ile Şişima Kilisesi tarihi dokularıyla da hatırı sayılır miktarda turist de ağırlıyor. Doğal yaşamın verdiği sakinliği ve dinginliği bulacağınız bu köylerde organik beslenebilir, biraz kafanızı dinleyebilirsiniz.

Kanyonlar

Saklıkent Kanyonu: Amerika’da oldukça ünlü olan kanyon oluşumları turisti en çok çeken bölgeler oluyor genellikle. Bu yüzden Kaş da sahip olduğu kanyonlarıyla şanslı sayılacak ilçelerden. Saklıkent Milli Parkı’nın bir parçası olan Saklıkent Kanyonu hem macera sevenlerin hem de huzuru arayanları adresi oluyor. Türkiye’deki en uzun kanyon sıfatına da sahip olan Saklıkent Kanyonu, oluşumunu Karaçay’a borçlu. Bu oluşumu Fethiye ile paylaşan Kaş, her yıl doğa sporlarıyla ilgilenen, safari meraklısı ve piknik sevdalısı nice yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Saklıkent Kanyonu’na giriş ücreti, 2018 yılı güncel haliyle kişi başı 10 TL, ancak öğrenciyseniz 7 TL ödemeniz yeterli oluyor.

Kıbrıs Kanyonu: Kanyon turundan hoşlanırsanız yaklaşık 6 metreyi bulan bir yürüyüş için Kıbrıs Kanyonu’na uğramalısınız. Doğa sporlarına da imkân tanıyan kanyonun serin sularında yürürken kelimenin tam anlamıyla bambaşka dünyalara gideceksiniz.

Yaylalar

Gömbe Yaylası: Yazın serin ortam peşinde koşan herkes yayla turizminin verdiği avantajlardan faydalanıyor. Kaş’a geldiğinizde de festivalleri, etkinlikleri olan o güzelim yaylalarına doğru uzanın mutlaka. Gömbe’ye gelirseniz Yeşilgöl’ün süslediği Gömbe Yaylası’nın o tertemiz havasını içinize çekin. Yağlı güreş müsabakalarının düzenlendiği yaylada cevizin, elmanın en iyisini yiyebilirsiniz. Foto safari için de güzel görüntüler veren bölgeye gelirken fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayın.

Felen Yaylası: Bu yaylaysa zamanında limanıyla önemli bir yere sahip Antik Kent Phellos’u ağırlayan ve hala tarih kokan bir yayla olarak ziyaretçilerine otantik bir ambiyans sunuyor.

Diğer Yerler

Kekova: Kaş’ın doğusunda yer alan Kekova, güzeller güzeli bir ada olarak keşfinizi bekliyor. Teknelerle ulaşabileceğiniz koruma altındaki bu ada, benzersiz güzellikleriyle büyülüyor. Bu bölgede bulunan ve dalıp keşfetmek için sabırsızlanacağınız Batık Şehir, ne yazık ki Kekova’da dalış yapılamayan tek alan olduğu için sadece tekne ziyaretiyle görülebiliyor. Yine de temizliğiyle de büyük ilgi çeken denizinden bu batık şehri rahatlıkla görebileceğinizi garanti ediyoruz. Önemli eserlerin kalıntılarıyla bezeli Tersane Koyu’na ek olarak kıyıdaki antik kentleri de gezebilirsiniz. Milattan Önce 4. yüzyıldan beri varlığını sürdüren Simena Antik Kenti’nde antik tiyatro, kitabe, mezar ve sarnıç gibi tarihi değerlere ek olarak bölgede en çok ilgi gören Simena Kalesi ile de karşılaşacaksınız. Üçağız Köyü’nde bulunan Theimussa Antik Kenti de tarihi belgelere bakılırsa Likya’ya limanıyla hizmet vermiş kentlerden biri.

Demre: Kaş’a ortalama 50 dakika uzaklıkta konumlanan Demre, Myra Antik Kenti’nin bulunduğu ilçe olarak tarihe ilgi duyanların uğrak yerlerinden biri olmuş durumda. İlçeye Likya Uygarlıkları Müzesi’nin hizmete açılmasıyla da turistik yatırımlar da yapılmış oldu. Andriake Limanı’ndan başlayan hareketli bir serginin organizasyonu dahil her bir noktasıyla büyük emek verilen müze, pek çok antik kent için ayrı bir salon oluşturarak ziyaretçilerinin Likya Birliği’yle ilgili kapsamlı bir bilgi edinmesini misyon edinmişe benziyor. Üstelik liman kentinin yakınlarını mesken edinmiş kuşların varlığıyla ayrı bir şenleneceğiniz Demre Kuş Cenneti de burada bulunuyor.

Kaş Plajları ve Koyları

Büyük Çakıl Plajı: Tatlı su kaynaklarıyla beslenen denizine kendinizi bıraktığınızda “iyi ki”li cümleler kafanızda canlanacak. İsmini plajının yapısından alan Büyük Çakıl Plajı’nda güneşlenirken falezlerin güzelliğine dalıp gideceksiniz. Çevrede işletme de bulacağınız için ihtiyaçlarınız konusunda endişe etmenize gerek yok. Suyunun soğukluğuyla vücudunuza dirilik kazandıracak; denizde yüzerken deniz ayakkabısı daha keyifli bir tecrübe yaşamanızı sağlayacak. 2017 yılına göre Büyük Çakıl Plajı’na giriş ücreti, şezlong ve şemsiyesi içinde sadece 10 TL.

Küçük Çakıl Plajı: Küçüklüğüyle daha samimi ve özel bir ambiyans yakalamanızı sağlayan Küçük Çakıl Plajı, daha çok civarda konaklayan turistler tarafından tercih ediliyor. Büyük Çakıl Plajı’nda olduğu gibi buranın da suyu soğuk olduğu için hassasiyeti olanları uyarmış olalım. Kalabalığı sevmeyen grupların vakit geçirmekten hoşlanacağı bu plajın küçüklüğüne rağmen gidebileceğiniz restoranlar mevcut. Küçük Çakıl Plajı’nın her iki tarafında bulunan Derya Beach ve Çınarlar Beach’e girmek için hiçbir ücret ödemeniz gerekmiyor. Ancak şezlong ve şemsiye kiralamak için 10 TL ödemelisiniz.

Limanağzı Plajı: Aynı zamanda sit alanı olan Sebeda Antik Kenti’nin limanı olan bu koyda bulabileceğiniz pek çok plaj var. Locaları olan, kayalıklara kurulu şezlonglarıyla keyifli anlar müjdeleyen Bilal’in Yeri, teknelerin müdavimi olduğu Port Beach ve huzur bulacağınız Nuri’s Beach güzel plajlarıyla hizmet veriyor. Özel işletmelere ait plajlar olduğundan yiyecek ve içecekle bu alanlara girilemiyor ve yüzme alanlarında avlanma yapılamıyor. Mavi bayraklı bir bölge olmasının yanı sıra Hıdırellez Mağarası’nın varlığıyla da çok sayıda kişinin ilgisini görüyor. Limanağzı Plajı’na Kaş merkezden tekneyle geçiş yapabilirsiniz. Bunun için ödemeniz gereken gidiş-dönüş ücreti 20 TL.

Çukurbağ Yarımadası: Coğrafi konumu sebebiyle daha sakin bir yapısı olan Çukurbağ Yarımadası’nda Kaş Belediyesi’nin Halk Plajı bulunuyor. Tatil amaçlı geldiğinizde bütçenize uygun alternatiflerle karşılaşacaksınız. Romantik bir havası olan yarımadada sadece gündüzleri değil geceleri de yapacak şeyler bulacaksınız. Konaklamak için tercih ederseniz oldukça şirin butik oteller bulabilirsiniz. Üstelik Kaş Yelken Kulübü de bu yarımada üzerinde yer alıyor.

Kaş Belediyesi Halk Plajı: Kaş Belediyesi’nin Çukurbağ Yarımadası’nda kurduğu tesis sayesinde ziyaretçilerinin konforlu bir tatil geçirebildiği Kaş Belediyesi Halk Plajı’na giriş ücretsiz ama hizmetler ücretli oluyor. Çocuk parkının da bulunduğu plajda uygun fiyatlarla maksimum hizmet alabilmek sizi defalarca buraya çekecek.

İnceboğaz Plajı: Şirin ve mütevazi bir yapısı olan İnceboğaz Plajı, resmen huzurun adresi olmuş. Dalga seslerini dinleyerek güneşlenebilir ve sıcak denizine kendinizi bırakabilirsiniz. Dinginliğiyle gönlünüzü çalacağından eve dönmek istemeyeceğiniz kesin. Akılda kalıcı, yüreklerde ve ruhlarda iz bırakan güzelliğiyle bu plaj, Çukurbağ Yarımadasının nezih bir koyunda uzanıyor. İnceboğaz Plajı’ndaki Çınar Beach’e girişte ücret ödemenize gerek yok. Şezlong ve şemsiye kiralarken de 10 TL talep ediliyor.

Hidayet Koyu Plajı: Çukurbağ Yarımadası’nda bulunan Hidayet Koyu Plajı, mavi-beyaz locaları ve şezlonglarıyla harika bir düzen içinde misafirlerine hizmet veriyor. İşletmeden dalga seslerini dinleyerek keyifle biranızı içebilir veya şöyle soğuk bir dondurma yiyebilirsiniz. Bianca Beach Oteli de dahil tüm alanlarında çevre dostu bir politika izlemesi sayesinde Orfozlarla ve Caretta Carettalarla karşılaşabiliyorsunuz. Bu koydaki tek işletme olan Bianca Beach’te dilediğinizce vakit geçirmek için ödemeniz gereken hiçbir ücret bulunmuyor. Ama tüm gün size ait olacak şezlong ve şemsiye için sizden talep edecekleri ücret 15 TL (Şemsiye 5 TL ve şezlong 10 TL).

Akçagerme Plajı: Su kaydırağı, restoran ve havuz gibi hizmetleri de olan Akçagerme Plajı, ailecek çıkacağınız tatiller için iyi bir nokta olabilir. Denizin kıyı kısmında bariyerle oluşturulmuş bölüm sayesinde tatiliniz sırasında çocuklarınız veya engelli yakınlarınız için endişeye düşmeden anın tadını çıkarabilirsiniz. Caretta Caretta kaplumbağalarını görme şansınızın da olduğu bu plajda şezlong ve şemsiye için ücret ödemeniz gerekiyor.

Seyrekçakıl Plajı: Oldukça fotojenik pozlar veren bu plaj, herhangi yapay bir müdahale görmemesiyle bakir bir hava çiziyor. Doğal güzelliğini korumuş olması bu nadide plajın cazibesini artırsa da ayarsız derinliğine dikkat edilmesi gerekiyor. Yol kenarında açan güzel bir çiçek edasıyla kamp severlerin kaçamak yeri haline gelmiş bile. Sakinliğin müptelasıysanız çadırınızı kapıp gitmenizi öneririz.

Meis Adası: Meis Adası, içinde 400 kişiyi barındıran ve vizeyle girilebilen bir Yunan adası olsa da Kaş’a komşuluğu nedeniyle günübirlik turlarla gidilebiliyor. Schengen vizeniz varsa mutlaka bu adaya uğrayıp farklı bir hava soluyarak nefis bir tatil yapın. Osmanlı Devleti’nin bir zamanlar elinde bulundurduğu bu adaya gittiğinizde burayı görmek için girdiğiniz vize zahmetine değeceğini göreceksiniz. Kaş merkezden Meis Adası’na feribotla gidiş ücreti, yetişkinler için 25, çocuklar için 20 ve bebekler için de 10 avro civarında. Tek yön ya da gidiş dönüş ücretleri arasında hiçbir fark bulunmuyor.

Kalkan Plajları ve Koyları

Kaputaş Plajı: Upuzun merdivenlerden elmas gibi parlayan denizine kavuşabileceğiniz Kaputaş Plajı, güzelliğiyle adeta düşman çatlatıyor. Plaja indiğinizde inzivaya çekilmiş gibi huzura kavuşacaksınız. Bir plajın sahip olabileceği renklerin en güzel tonlarına sahip bu plaja, işletmesini belediye üstlendiğinden beri giriş ücretsiz ama alacağınız yiyecek ve içecek türü şeylerin ücretini ödemeniz gerekiyor. Kaputaş Plajı’na ücretsiz giriş yapabilir ve duşlukları kullanabilirsiniz, ancak şezlong ve şemsiye kiralamak için 5’er TL ödeme yapmanız gerekecek.

Fırnaz Koyu: Mavi yolculuğunuzun en güzel noktalarından biri olacak Fırnaz Koyu’na turlarla gelmek mümkün. Şirin plajına kavuştuğunuzda sizi bir sürpriz bekliyor olacak. Çünkü burada çamur banyosu yapma şansınız olacak. Yeşilköy civarında bulunan bu koyda tatil yapacak olursanız çocuklarla sıkıntı yaşayabileceğiniz için tedbirli gelmenizde fayda var.

Patara Plajı: Nesli tükenmekte olan meşhur Caretta Caretta’lar burayı yumurtlamak için kullandığından turistlerin pek hoşuna gidiyor Patara Plajı.

Kumunun cinsi ve o muhteşem denizinin kışkırtıcı rengine bir de antik Patara Antik Kenti kalıntılarının cazibesi eklenince vazgeçilmez bir tatil bölgesi olup çıkıyor Patara. Patara Plajı’na giriş yapmak için 2018 yılı itibariyle ödemeniz gereken ücret 15 TL, ancak Müzekart sahibiyseniz, ücretsiz girme imkanınız var.

Kalkan Halk Plajı: Çakıllı yapısıyla temiz bir görünüm de çizen Kalkan Halk Plajı, tüm dertlerinizi bir kenara bırakıp sakin bir gün geçirmeniz için iyi bir seçenek. Denizinde serinledikten sonra civarda şöyle bir gezintiye çıkabilirsiniz. Ücretsiz olarak girebileceğiniz bu plajda şezlonglar için ödeme yapmanız gerekiyor.

Kalkan’da Gezilecek Yerler

Antik Kentler

Xanthos Antik Kenti: 1988’de UNESCO Dünya Miras Listesi’ne adını yazdıran Xanthos ve Letoon Antik Kentleri’ne ev sahipliği yapan Kalkan’da Likya Birliği’nden izler bulacaksınız. Milattan Önce 7. yüzyıla kadar dayanan geçmişiyle Xanthos lahitleri, mezarları ve daha nice parçasıyla günümüze kadar ulaşmış. Xanthos Antik Kenti’ne giriş yapmak için 2018 yılı itibariyle 10 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor.

Yaz ve kış aylarında açılış-kapanış saatleri değiştiği için şu adresi ziyaret etmenizde fayda var: https://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/xanthos-orenyeri

Letoon Antik Kenti: Xanthos Antik Kenti’yle komşu olan Letoon ise Yunan Mitolojisinden duyduğumuz önemli pek çok tanrı ve tanrıçanın tapınaklarını ve manastırları ağırlayarak antik dönemde dini açıdan önemli bir kademeye yükselmiş.

Patara Antik Kenti: Likya’ya başkentlik yapmış Patara Antik Kenti, Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikola’nın yaşadığı ve iyilikleriyle insanların yüzlerini güldürdüğü yer olarak da anılıyor. Bu antik kentin bugün de sahip olduğu plajı ile de bölgeye ilgi büyük oluyor. Üstelik anlatılanlara bakılırsa aslında bir su perisi olan şehrin kurucusu Lykia, liman kenti olan Patara’da doğmuş. Patara Antik Kenti’ne giriş ücreti 2018 yılı güncel haliyle sadece 15 TL. Elbette Müzekart sahibiyseniz ücretsiz bir şekilde antik kenti ziyaret edebilirsiniz.

Antik kentin güncel açılış-kapanış saatleri hakkında bilgi almak için şu adresi ziyaret edebilirsiniz: https://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/patara-orenyeri

Pirha Antik Kenti: Bezirgan Köyü yakınlarında bulunan Pirha Antik Kenti, zamanında Likya’ya bağlı büyük kentlerden biri olarak varlığını sürdürmüş. Antalya Müzesi’ne kazandırdığı kadın heykellerine ek olarak pek çok antik kentte karşınıza çıkabileceği gibi burada da kaya mezarları ve lahitler var. Kaş ve Kalkan’da tüm ören yerleri ücretli olduğu için Müzekart’ınız yoksa hazırlıklı gitmekte fayda var.

Mağaralar

Mavi Mağara: Kaputaş Plajı’na yakın olsa da ancak teknelerle ulaşımı sağlanabilen Mavi Mağara, yapısı itibariyle deniz ve güneşin oyunlarına katılarak tılsımlı renkler sunuyor. Zamanında fokları da ağırlayan mağara, 1972 yılında bir jeolog tarafından keşfedilinceye kadar güzelliğini saklamış. Kalkan bölgesinden hareket eden teknelerle gelerek bu mağarayı ziyaret edebilirsiniz.

Güvercinlik Deniz Mağarası: İçinde yabani güvercinlerin de bulunduğu sayısız güvercinin yuvasını içine alan Güvercinlik Deniz Mağarası’na yapısı itibariyle yalnızca yüzerek girilebiliyor. Ölmeden önce Kalkan’dan tekneyle bölgeye geldikten sonra daracık girişinden şöyle bir yüzerek geçip havasını solumanız gerekiyor.

İnbaş Mağarası: Güvercinlik Mağarası’na yakın bir mesafede bulunan İnbaş Mağarası, dar ağızlı bir deniz mağarası olduğu için ulaşımı yine teknelerle sağlamanız gerekiyor. Masmavi sulara kendinizi bıraktıktan sonra yüzerek içine girebileceğiniz mağarayı keşfetmek yüreğinizde kıpırtılara sebep olacak.

Diğer Yerler

Bezirgan Yaylası: Serin bir yayla havası almak isterseniz Türkmen ve Yörük kültürünü yansıtan şölenlerin düzenlendiği Bezirgan Yaylası’na gelebilirsiniz. Bezirgan Köyü sakinlerinin de sık sık uğrak yeri olan bu yaylada konaklama imkanınız da var. Doğa yürüyüşleri yapabileceğiniz yaylaya turlarla turistik geziler de düzenleniyor.

Yapılacak Aktiviteler

Antik kentlerini doya doya gezdikten sonra beldelerin keyfini sürmeye geldi sıra. Eşsiz ve benzersiz değerleri kucaklamış bu ikili, aktivite açısından oldukça geniş bir yelpaze açıyor ziyaretçilerine. Dolayısıyla bu bölgelere geldiğinizde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

  • Yurt dışında özenerek baktığınız güzelliklerin Kalkan ve Kaş sınırlarında da var olduğunu öğrendiğinize göre kalkın ve su altında gizli kalmış mağaralarını, kentlerini görün.
  • Kaş ve Kalkan’ın her noktasını keşfedin ve Türk topraklarında bulunan yeni bir güzelliği ortaya çıkarma şansınızı artırın. Unutmayın, Saklıkent Kanyonu bir çoban tarafından şans eseri bulunmuş.
  • Cennet güzelliğinde koyları durak bilmiş teknelerle mavi yolculuklara çıkın veya kano ile özgür seçimlerle su üzerinde bir gezinti yapın.
  • Birbirinden güzel plajlarında hala hayattalarken nesli tükenmekte olan hayvanların varlığıyla tanışın ve bol bol yüzüp güneşlenin.
  • Tarifi imkânsız bir hisle sizi buluşturacak devasa kanyonlarda uzun ve zorlu yürüyüşlere çıkın ve uygun ekipmanla gelerek burada kaya tırmanışı yapın.
  • Akdeniz’in leziz balıklarını ve mezelerini mutlaka tadın, tattırın.
  • Jeep ile safariye çıkıp doğanın size canı gönülden sunduğu güzelliklerin farkına varın.
  • Doğa ve su sporlarının en hasını yapabileceğiniz bölgede olduğunuzu hatırlayın ve mutlaka bir iki tanesini denemeden buradan ayrılmayın.

  • Kaş Limanı’ndan hareket eden teknelerle Kekova’ya doğru bir gezintiye çıkabilirsiniz. Ortalama 70 TL civarı olan bu tekneler genellikle sabah 10.00’da hareket ederek İnönü Koyu’na geçiyor ve burada misafirlerinin yüzmesi için bir süre bekliyor. Yemek saati yaklaşırken Akvaryum Koyu’na yanaşan tekne burada keyifli vakit geçiren yolcularına mangal yakarak yöresel yemekleri tatma şansı tanıyor. Tersane Koyu’ndan Batık Şehre devam ederek geziye biraz tarihi dokunuşlar katan bu turlar Kekova Adası’nın o muhteşem atmosferiyle buluşturuyor yolcularını. Kaleköy’e uğrayan tekneler Üç Ağız, Yağlıca Koyu rotasında ilerledikten sonra burada bir yüzme molası daha veriyor ve ikramların ardından limana geri dönüyor. Yaklaşık 8 saat sürecek bu aktivite, Kaş’ta tatil yapan hemen hemen herkesin ilgisini çekmekle kalmıyor, adeta rutini haline geliyor. Bazı özel tekneler ve yatlar çevredeki Maradi Adası gibi noktalara da uğrayabiliyor. Seçiminizi yapmadan önce etraflıca araştırmanızda fayda var.

  • Tarihi Likya Yolu’nda doğa yürüyüşünü mutlaka yapılacaklar listenize alın. Likya Yolu, Fethiye’den Antalya’ya doğru 535 kilometrelik bir yürüyüş yolu aslında ama bu yolun yaşı ve Likya Krallığı sınırları içerisinde yer alması onu sıradan olmaktan çok öteye götürüyor. 1999 yılında yapımı tamamlanan bu yola zaman içinde yeni rotalar eklense de bugünkü haliyle ortalama 21 günde tamamı yürünebiliyor. Bu yürüyüş günü kondisyonunuza ve dinlenme için ayıracağınız vakte göre değişiklik gösterebilir elbette. İlk yardım malzemeleri, kremler, değişik hava şartlarına uygun kıyafetler, el feneri ve çadır gibi kesici bir alet gibi elzem ihtiyaçlarınızı yanınıza almadan yola çıkmayın ama en önemlisi tabi ki su. Bu yürüyüş sırasında bolca ihtiyacınız olacak. Eğer bir Likya Yolu haritası edinirseniz hem yolunuzu kaybetmez hem de yol üzerinde görülmesi mümkün antik kentleri, doğa harikalarını ve aktivite imkanlarını kaçırmamış olursunuz. Gelidonya Feneri’nde mutlaka bir durup soluklanmanızı ve manzaranın tadını çıkarmanızı öneriyoruz. Likya Yolu’nu yürümek için acele etmeyin ve kano, yamaç paraşütü, yüzme gibi aktiviteler için mutlaka zaman ayırın. ATV veya Jeep gibi arazi araçlarıyla doğada güzel bir safariye çıkmanız da mümkün. Defalarca yapılabilecek bir aktivite bu, çünkü Kate Clow Derneği’nden bir ekip yeni rotalar keşfetmek için hala çalışıyor.

Kaş’ta Dalış

Kaş Limanı’ndan çoğunlukla olmak üzere çeşitli dalış dersleri veriliyor ve limandan bu sebeple gün içinde tekneler açılabiliyor. Seçmek istediğinizde pek çok günlük tekne turlarının da bu hizmeti verdiğini görebileceksiniz. Günü birlik turların yanı sıra 3 veya 4 gecelik turlar da düzenlenebilir elbette. Çünkü Kaş’ta yirmiden fazla dalış noktası bulunuyor ve seçim yapmak gerçekten çok zor. Dalış kıyafetleri ve tüplerle daldıktan sonra batık kentlerin, nesli tükenmek üzere olan hayvanların ve deniz bitkilerinin keşfine çıkabilirsiniz. Dalışlar ekipmanlı ve ekipmansız olmak üzere farklı fiyatlandırılıyor ve dalış sayısına, zamanına ve türüne göre değişiklik gösterebiliyor. 65 TL ile 90 TL arasında değişen fiyatlar, dalışların sayısı arttıkça 560 TL’ye kadar çıkabiliyor. Dalış ve uzmanlık kursları da 300 TL’den başlıyor ve 3 bin TL’ye kadar uzanıyor. Çünkü bir kısmı haftalarca sürüyor ve her türlü materyal kursu veren şirket tarafından karşılanıyor.

Yeme İçme

Akdeniz’in size gülümsediği topraklar Kaş ve Kalkan’da sadece yöresel mutfakla tanışmayacak; aynı zamanda konsept üzerine kurulu, karnınızdan önce gözünüzü doyuran mekanlarla buluşacaksınız. Meyhane kültürünü tatmadıysanız yepyeni duygular yeşerecek bu beldelerde ve siz de bu duygunun müptelası olacaksınız. Önce mekânın güzelliğiyle sizi sarmalayacak olan Bi Lokma, muhammaranın da servis edildiği geleneksel bir kahvaltı yapmanıza imkân tanıyor. Ayrıca etli yaprak sarma ile musakkanın de en doğru adreslerinden biri burası. Üstelik ev yapımı limonata da içebiliyorsunuz bu mekânda. Denizin ferahlatıcı serinliğinde kıyıdaki restoranlara ilişecek ve karnınız daha balığınız gelmeden humus, piyaz, deniz börülcesi, kereviz salatası, lakerda, kalamar tava gibi mezelerle doyacak.Elit Restaurant & Beach’e gelirseniz burada rakının yanında karides güveç veya Akya balığı yiyebilirsiniz. Nereid Meyhanesi ise güzel bir saganaki ve levrek simit yiyebileceğiniz çok salaş bir mekân. Retro Bistro’da son zamanlarda yaygınlaşmış, ağızda nefis bir tat bırakan pancar çorbası servis ediliyor. Mutlaka denemeniz gereken bu lezzetin haricinde glütensiz ürünleri de tercih edebilirsiniz. Et ağırlıklı besleniyorsanız Feride Et Lokantası’na gidebilirsiniz. Bu lokantada oldukça lezzetli yapılan keşkek de etin yanında servis ediliyor.

Konaklama

Antalya’nın cennet kokulu diyarlarında rüyalara dalmak için öyle benzersiz seçenekleriniz var ki, arasından eleme yapmanız zor olacak. Kaş’ın merkezine yakın bir yer ararsanız Andifli Mahallesi’nde bulunan Kuytu Köşe denize nazır odalarıyla hizmet veren bir pansiyon ve Arnavut kaldırımlı sokaklara ihanet etmeyerek eski yapısına sadık kalıyor. Misafirlerinin beklentilerine göre değişiklik göstermek kaydıyla 150-250 TL arasında değişiklik gösteren odalarda minimalist bir yaklaşım sergilenmiş. 3 yıldızlı hizmet veren Club Antiphellos, begonvillerin renklendirdiği bahçesinde havuzu da bulunan taş bir yapıya sahip. Gecelik 100-150 TL arasında fiyatlı odalarında bu rahatlığın keyfini sürebilirsiniz. Neruda Apart Otel ise Kalkan’da konaklamak isteyenlere hem gündüzüyle hem de gecesiyle hoş bir görüntü sunuyor. Renklerin sarmaladığı bu apart otelde iki kişilik konaklama ücreti 120 TL. Patara Prince Hotel & Resort da romantik tatillerin adresi olabilecek türden bir yer. İki kişinin konaklama bedeli 256 TL olan otel denize sıfır mesafede. Kalkan’da başka bir seçeneğiniz de Mini Saray Hotel olabilir. Oldukça şık dekore edilmiş hotelin odalarında iki kişi kalmayı planlarsanız ödemeniz gereken miktar 300 TL civarı.

Club Kaş Camping

Kamp severler için iyi bir adres haline gelmiş. Kulüp odası, bungalov, karavan ve çadır gibi seçeneklerle kamp yapma şansı tanıyan alanda özgürlüğün tadını çıkarabilirsiniz. Kamp yapmayı seviyorsanız köy kahvaltısı hizmeti de veren Kalkan Camping’i de tercih edebilirsiniz. Çukurbağ Yarımadası’ndaki otellerde kalmak veya orada bir villa kiralamak ise en iyi seçeneklerden biri oluyor. Çukurbağ Yarımadası’nda bulunan La Kumsal Boutique Hotel,200 TL’ye kalabileceğiniz odalarıyla hizmet veren şık otellerden.

Alışveriş

Burada alışveriş denince akla ilk olarak Uzun Çarşı geliyor. Sadece ambiyansına hayran kalındığı için bile gezilecek çarşı, doğallığını koruyan evlerin Arnavut kaldırımlarında uzanışıyla ahenk kazanıyor. Buranın ruhunu ve havasını saklamak istiyorsunuz ama ne yazık ki bu zor. Ancak buradan götüreceğiniz hatıralarla bu iki beldenin rüyadan ibaret olmadığını ispatlayabilirsiniz. Bu yüzden gerek Uzun Çarşı’dan gerekse semt pazarlarından götürebileceğiniz ne varsa alın. Kaş ve Kalkan temalı ürünlerin yanı sıra hediyelik eşyalar, anahtarlıklar, takılar alabileceğiniz gibi oldukça yaygın olarak tercih edilen bez çantalardan ve diğer tasarım ürünlerinden birini tercih edebilirsiniz. Semt pazarlarında yörede en çok yetişen sebze, meyve ve otlardan mutlaka evinize götürmelisiniz. Özellikle kekik ve adaçayı ile deniz börülcesi gibi meze olarak da kullanabileceğiniz pek çok şey sizleri bekliyor. Zeytin ağaçlarıyla bezeli bu beldelerden alıp da gidebileceğiniz başka bir ürün ise zeytinyağı. Akdeniz ve Ege mutfaklarının vazgeçilmezi zeytinyağının hasıyla yapacağınız yemeklerdeki farkı şıp diye anlayacaksınız. Palamut, kalamar, orfoz, ıstakoz gibi deniz ürünleri ise yakın mesafeden gelenlerin götürebilecekleri bir seçenek olabilir.

Eğlence ve Gece Hayatı

Bölgeye yoğun ilginin sebeplerinden biri her tarz eğlenceye açık beldeler olması muhtemelen. Hem sakinliği seven hem de hareketlilik arayan insanların mutlaka kendinden bir şeyler bulabileceği bu bölgede her tada uygun mekân bulabiliyorsunuz. Gece hareketliliğinin azımsanacak gibi olmadığını da belirtelim. Sabaha kadar eğlencenin sürdüğü, gidebileceğiniz mekanlardan biri olan Mavi Bar, rock müziğin tınısıyla sevenlerinin dikkatini çekiyor. “Yok, ben caz müzik seviyorum” derseniz 123 Echo Bar, bu işte en iyi tercihlerden biri olur. DejaVu ve Hideway gibi enerjisi yüksek yerlere gittiğinizde de gecenin gündüze ne çabuk kavuştuğuna şaşacaksınız. Meyhane anlayışı da oldukça yaygın olduğu için canlı müzik yapan yerlerde iki tek atıp soluğu çorbacı da alarak bir ritüeli tamamlayabilirsiniz. Gündüzlerinizi geçirebileceğiniz bir yer ararsanız Dedikodu Coffee House, Çınaraltı Cafe & Bistro ve Kalimera Cafe Bar gibi Kaş’ta hizmet veren mekanları veya Kalkan’da bulunan Old Town Cafe ve Yakamoz Cafe & Bar gibi konseptleriyle dahi içinizi ısıtan yerleri tercih edebilirsiniz.

Festivaller

Festivallere düşkünseniz Kaş Likya Kültür ve Sanat Festivali, artık gelenekselliğiyle bölgeye kök salmış durumda. Dalış, su altı gösterileri, konser ve tiyatrolar gibi pek çok etkinliğin gerçekleştiği bu festival, her yıl düzenli olarak 1 Eylül ile 4 Eylül tarihlerini kapsayan günlerde gerçekleşiyor. Kaş’ta düzenlenen bu festivalin yanı sıra pek çok organizasyona ev sahipliği yapan Kalkan’da ise Denizcilik Bayramı Şenliği de her yıl 1 Temmuz’da düzenleniyor. Yat limanında gerçekleşen pek çok etkinlik ve oyunun yanı sıra zaman azman ünlü isimler de ağırlanıyor.

Kaş’a Nasıl Gidilir?


Kara yolunu tercih edecekseniz otobüsle gelmek için Pamukkale, Kamil Koç, Güney Akdeniz Seyahat, Metro Turizm, Balıkesir Uludağ gibi pek çok seçeneğiniz olacak. Bu şekilde Antalya’ya vardıktan sonra Antalya Otobüs Terminali’nden minibüs ile Kaş’a ulaşabilirsiniz. Antalya Seyahat Rehberi yazımızdan Antalya hakkında daha detaylı bilgiye de ulaşabilirsiniz. Pamukkale ve Kamil Koç Fethiye üzerinden doğrudan Kalkan ve Kaş’a giden seferler de düzenliyor. Özel aracınızla gelecekseniz tercih edeceğiniz güzergahlara bağlı olarak değişkenlik gösterse de ortalama İzmir’den beş buçuk saati, İstanbul’dan on saati ve Ankara’dan dokuz saati bulan yolculuk yapmanız gerekiyor. D400 üzerinden geldiğinizde Antalya’dan Kaş’a 188 kilometrelik bir yol katedeceksiniz. Hava yoluyla gelecekseniz en yakın havaalanı Dalaman oluyor. Yine de geleceğiniz şehre bağlı olarak Antalya Havalimanı’nı da tercih edebilirsiniz. Sun Express Hava Yolları, Anadolu Jet, Pegasus Hava Yolları gibi firmaların Antalya’ya uçuşlarını kullanarak bu iki havaalanından birine indikten sonra araç kiralama veya özel transfer seçeneklerinden biriyle Kaş’ın büyüleyici kollarına kendinizi bırakabilirsiniz.

Kalkan’a Nasıl Gidilir?

Eğer Kaş gezinizi önce tamamladıysanız buraya geçiş için Kaş Otogarı’ndan minibüsle Kalkan’a gelebilirsiniz. Aksi halde Dalaman Havalimanı’na Pegasus Havayolları, Sun Express veya Anadolu Jet ile uçarak buradan Kalkan’a ulaşmanız gerekiyor. Eğer araç kiralamayacaksanız Fethiye Otogarı’ndan aktarmalı olarak Kalkan’a geçebilmek için Kaş otobüslerine binmelisiniz. Kara yoluyla gitmeyi planlıyorsanız Kalkan’a giderken otobüsü tercih edebileceğiniz gibi özel aracınızla da bölgeye ulaşabiliyorsunuz. Antalya’dan geliyorsanız D350 üzerinden Kalkan’a yol 231 km uzaklıkta bulunuyor. İzmir’den gelirken de E87 ve D400 üzerinden yaklaşık beş saat kadar yolculuk etmiş oluyorsunuz. İstanbul’dan D600 üzerinden 9,5 saat ve Ankara üzerinden D200 üzerinden 8 saat sürüyor Kalkan’a varış.

Aşağıdaki linklerden firma, sefer ve fiyat bilgilerine ulaşabilrisiniz.

Dalaman Havalimanı Uçak Bileti

Antalya Uçak Bileti

Antalya Otobüs Bileti

Kaş Otobüs Bileti

 

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here