Kategoriler AvrupaYurt Dışı

Lyon’da Gezilecek Yerler

Fransa’nın güneydoğusunda yer alan Lyon, aynı zamanda Auvergne – Rhone – Alpes bölgesinin başkenti.

Gastronomi alanında adını dünyaya duyurmuş olan Lyon, Paris ve Marsilya‘nın ardından Fransa’nın 3. büyük şehri.

Bölgede finans ve sanayi açısından büyük markaların genel müdürlükleri yer alıyor. Buna ek olarak tarih boyunca ipek üretiminin en önemli merkezlerinden biri olarak kabul görmüş.

UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde pek çok yapı ve bölgeye sahip Lyon, gerek tarihi gerekse doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine rüya gibi bir tatil imkanı sunuyor.

Lyon’un tarihi Roma İmparatorluğu‘na dayanıyor. Roma tarihçisi Dio Cassius, Julius Sezar‘ın ölümüyle birlikte imparatorun iki askeri ve generaline günümüzün Lyon’una gitmelerini emrediyor. Viyana şehrinden kaçan mültecilerin bu bölgeye yerleştirilmesini, devlet adamlarının da bu duruma ön ayak olmasını istemiş. Bu sayede Lyon’da yerleşim başlamış. Şehrin çevresi yıllar boyu Galyalılar için yaşam alanı olmuş.

Avrupa Hun İmparatorluğu’nun etkisiyle başlayan Kavimler Göçü, birçok insanı Lyon’a getirmiş. İpek üretimi ve ticaretiyle yıllar içerisinde önemli bir şehir halini alan Lyon’da, 1572’de yaşanan Aziz Bartolomeus Katliamı‘nda Katolikler, binlerce Protestan’ı öldürmüş.

Fransız Devrimi‘nde kuşatma altına alınan şehir zarar görse de restore edilmiş. II. Dünya Savaşı‘nda ise Almanya’nın işgaline uğramış.

Tüm bu tarihsel geçmişe bakınca Lyon’un kültürel açıdan ne kadar zengin bir şehir olduğu ortaya çıkıyor. Bunun üzerine bir de doğal güzellikler eklenince Avrupa’nın sayılı şehirleri arasında gösterilen Lyon’a en azından bir haftanızı ayırmanız gerekiyor.

Şehri tanımak, tarihini öğrenmek, kültürünün içine girmek isterseniz tarihi yapıları dolaşmalı, insanlarla sohbet etmeli ve Lyon’un birbirinden güzel restoranında Fransız mutfağının eşsiz lezzetlerinin tadına bakmalısınız.

Fransa’nın Lyon şehrine Türkiye’nin birçok şehrinden direkt uçuşlar düzenleniyor. Lyon uçak biletleri için tıklayınız.

Lyon’da Gezilecek Yerler

Lyon’daki Bölgeler

Eski Lyon (Vieux Lyon)

UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde bulunan Eski Lyon, Avrupa’nın en büyük Rönesans alanlarından biri olarak kabul ediliyor.

Bu unvan konusunda Venedik‘le rekabet halinde olan Eski Lyon, Saone Nehri kıyısında, Lyon’un 5. mahallesinde konumlanıyor. Dar sokaklarında tur atmak ve tarihin kokusunu solumak son derece keyifli.

Eski Lyon’daki yapıların çoğu 15 – 17. yüzyıl arasında, Almanlar, İtalyanlar ve Flamanlar tarafından inşa edilmiş.

Bu bölgenin en ilginç özelliklerinden bir tanesi de ‘traboule’ adıyla bilinen küçük geçitlerin olması. Trabouleler, şehir içi ulaşımı ve ipek ticaretini kolaylaştırmak adına inşa edilmiş.

Su kıtlığı yaşanan dönemlerde geçitler inşa edilmiş. Bu geçitler, halkın evlerinden Saone Nehri’ne, ipek işçilerinin de dükkanlardan tüccarlara ulaşmalarını sağlamış. Günümüzde ise kent tarihi için önemli bir yere sahip olan bu geçitler, turistler ve gezginler tarafından fotoğraf çekmek için ziyaret ediliyor.

Eski Lyon’da Aziz Georges, Aziz Paul ve Aziz Jean olmak üzere toplamda 3 kilise bulunuyor. Bölge de bu kiliselerin isimlerine göre üçe ayrılmış. 1180 yılında yapımına başlanan Aziz Jean Katedrali, 1480 yılında tamamlanabilmiş. Gotik mimariyle inşa edilse de kilisede romanesk etkileri de görmek mümkün. Katedralin yan tarafında konumlanan küçük bahçede, tarihi 4. yüzyıla kadar dayanan tarihi eserler sergileniyor.

Aziz Jean bölgesinde yer alan Aziz Jean Caddesi, Lyon’un en işlek caddeleri arasında kendisine yer buluyor. Cadde üzerinde çok sayıda hediyelik eşya dükkanı, kafe ve restoran hizmet veriyor. Fakat, bu restoranların neredeyse hiçbiri ‘bouchon’ kalitesinde değil; yani Lyon’a özgü yemekleri sunmuyor. Lyon’da mutlaka yemeniz gereken yemekler ve en iyi kafe ve restoranlar için Lyon Lezzet Rehberi yazımıza göz atabilirsiniz.

Aziz Jean Caddesi’nin paralelinde kalan Boeuf Caddesi de oldukça meşhur bir cadde. Tüm bunlara ek olarak, Aziz Jean bölümünde güzellikleriyle insanı büyüleyen Rönesans dönemi saray bahçeleri yer alıyor. Aziz Jean ve Boeuf Caddeleri üzerinde kalan Chamarier ve Crible evlerinin bahçelerini mutlaka görmelisiniz.

Aziz Georges ve Aziz Paul bölümleri, Aziz Jean bölümü kadar hareketli olmasa da Lyon ziyaretinde gezilmesi ve görülmesi gereken sokaklara ve yapılara ev sahipliği yapıyorlar. Eski zamanlarda zengin aileler Aziz Jean bölgesinde yaşarlarken, St. Paul bölgesi alışveriş merkezlerinin, Aziz Georges bölgesi ise atölyelerin bulunduğu bölge olarak varlığını sürdürmüş.

La Croix – Rousse Bölgesi

Lyon’un 1. Mahallesinde, konumlanan La Croix – Rousse Bölgesi, kentin içinden geçerek Rhone ve Saone nehirlerinin yarattığı yarımadanın iç kısmında bulunuyor.

Çalışma tepesi olarak da adlandırılan bölgede ipek dokuma tezgahları yer alıyor. Tepe ile şehrin birbirinden ayrıldığı söyleniyor. Şehre göre daha soğuk olan tepenin sakinleri, Lyon’a giderlerken ‘kente iniyoruz’ diyorlar.

Eski zamanlarda Lyon’dan ayrı bir yer olarak kabul gören La Croix – Rousse Bölgesi’nde yerleşim Roma İmparatorluğu döneminde başlamış. Milattan önce 12 yılında yapılan sunak ve milattan sonra 19 yılında yapılan amfitiyatro bu durumu kanıtlıyor.

Orta çağda da La Croix – Rousse Bölgesi, Lyon’dan bağımsız bir yerleşim yeri olarak gelişmiş. Deniz seviyesinden 254 metre yüksekteki tepenin yamaçlarına üzüm bağları ekilmiş. 1512’de ise inşa edilen surlarla tepe ile yamaçlar birbirinden ayrılmış.

La Croix – Rousse Bölgesi, Lyon’un ipek üretim merkezi olarak bilinse de üretim burada 19. yüzyılda başlamış. İpek sanayisinde yaşanan gelişmeler sonucu üretim bu bölgeye taşınmış ve zaman içerisinde dünyaya adını duyuracak atölyeler kurulmuş. Fransızca ‘canuts’ olarak adlandırılan ipek işçilerinin evleri de bu bölgede yer alıyor. Yüksek tavanlı ve geniş pencereleri evler ziyaretçilerini kendisine hayran bırakıyor.

1800’lü yıllarda işçi sınıfının yaşadığı sıkıntılardan dolayı La Croix – Rousse Bölgesi’nde çok sayıda protesto ve isyan yaşanmış. Canut İsyanları adıyla bilinen bu isyanların ilki 1831’de yaşanmış. Hatta bu isyan, tarihteki ilk işçi eylemlerinden bir tanesi olarak kabul ediliyor.

Presqu’ile Bölgesi

Lyon’un içinden geçen Rhone ve Saone nehirlerinin meydana getirdiği yarımadaya Presqu’ile Bölgesi adı veriliyor.

Kentin en önemli ekonomik faaliyetlerinin yapıldığı bölgeye ziyaretçiler genellikle yemek yemek ve alışveriş yapmak için geliyor.

18. yüzyıla kadar bir ada olan bölge, bu tarihten sonra yapılan doldurma çalışmalarıyla ana karaya bağlanarak yarımada haline gelmiş.

Ünlü restoranlar ve giyim dükkanlarının yanı sıra bankalar ve yerel yönetim binaları da bu noktada konumlanıyor.

Hatta Presqu’ile Bölgesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde bulunuyor.

Presqu’ile Bölgesi’nde 1730 yılında yapılan hükümet binası şimdilerde Kumaş Müzesi olarak kapılarını ziyaretçilere açıyor. Yine bu yıllarda yapımına başlanan Hotel de Lacroix Laval da Dekoratif Sanatlar Müzesi olarak hizmet veriyor.

İki nehrin birleştiği noktada ise Aziz Martin Manastırı yer alıyor. 11. yüzyılda yapımına başlanan ve 12. yüzyılda tamamlanan yapı, romanesk tarzda inşa edilmiş.

1860 yılında inşa edilen Borsa Sarayı ise bir süreliğine Lyon borsasında kullanılmış fakat daha sonra Lyon Ticaret Odası‘nın kullanımına bırakılmış.

Terraux Meydanı’nda yer alan Hotel de Ville, yani hükümet binası 17. yüzyılda inşa edilmiş. Hükümet binasının yanındaki Comédie Meydanı‘nda ise Opera Binası konumlanıyor.

Aynı zamanda Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet veren Aziz Pierre Sarayı da yine Presqu’ile Bölgesi’nde bulunuyor.

1772 yılında ana karaya bağlanan Presqu’ile Bölgesi, 1846 yılında yapılan Perrche İstasyonu‘yla Lyon’un en kalabalık yerlerinden biri haline gelmiş. Ulaşım olanaklarının gelişmesi nüfus artışında da önemli rol oynamış. Siz de Presqu’ile Bölgesi’ne gitmek için ana karadan bu istasyon için bilet alabilir ve yola koyulabilirsiniz.

Fourviére Tepesi

Kentin neredeyse her yerinden görülebilen Notre Dame de Fourviére Katedrali‘nin yer aldığı bölgeye Vieux Lyon (Eski Lyon) metro istasyonundan bineceğiniz tramvayla ulaşabilirsiniz.

Lyon’u ayaklarınızın altına seren Fourviére Tepesi, Saone Nehri’nin kıyısında konumlanıyor.

Dönüş yolunda da karşınıza Antik Galya – Roma Tiyatrosu çıkacak. Bu yolu takip ederek Aziz George sokaklarında yürümeyi unutmayın.

Lyon’un antik bölgesi olarak da bilinen Fourviére Tepesi, 16. ve 17. yüzyıllarda dini yaşamın kuvvetlendiği bir bölge halini almış.

Bu bölgede ziyaret etmeniz gereken diğer bir nokta da Eiffel Kulesi’ni andıran ve günümüzde televizyon röle kulesi işlevi gören Metalik Kule.

Lyon’daki Müzeler

Lyon Güzel Sanatlar Müzesi (Musée des Beaux-Arts de Lyon)

Terraux bölgesinde konumlanan Lyon Güzel Sanatlar Müzesi’nin bulunduğu bina 17. yüzyılda inşa edilmiş.

Aziz Pierre Sarayı olarak da bilinen bine müze olmadan önce Benedictine Manastırı olarak kullanılıyormuş.

Louvre Müzesi’nin ardından Fransa’nın en büyük güzel sanatlar müzesi olma unvanını taşıyan Lyon Güzel Sanatlar Müzesi’nde, Antik Mısır’dan modern sanata göre birçok dönemin eserleri yer alırken, Monet, Degas, Renoir gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserleri de sergileniyor.

17. yüzyıldan Fransız Devrimi’ne kadar geçen sürede manastır olarak varlığını sürdüren Aziz Pierre Sarayı’nda, 72 yılla Avrupa’nın en uzun süre tahtta kalan hükümdarı XIV. Louis’in emriyle büyük yenileme çalışmaları yapılmış. Bu sayede saray, günümüze muhteşem bir barok mimari ile ulaşmayı başarmış.

Başta Lyon aristokrasisi olmak üzere tüm Fransa aristokrasisi tarafından son derece önemsenen manastır, Fransız Devrimi sırasında büyük zarar görmüş. İki kilisesinden biri kullanılmaz hale gelen manastırdan din görevlileri uzaklaştırılmış.

Devrimin ardından Ticaret ve Sanat Sarayı’na çevrilen yapı içerisinde Fransız akademilerinin eserleri toplanıp sergilenmiş. Böylelikle Lyon Güzel Sanatlar Müzesi’nin temelleri atılmış.

7 bin metrekare alan üzerinde yer alan bina, 70 odasıyla son derece büyük ve görkemli bir müze.

Antik Mısır’dan kalma eşyalar, 14. – 20. yüzyıl arasında yapılan heykel ve resimler, paralar ve daha pek çok obje ve eser Lyon Güzel Sanatlar Müzesi’nde sergileniyor. Ayrıca, dünyaca ünlü sanatçılardan Van Gogh, Rubens, Cézanne, Delacroix, Renoir, Gauguin‘in eserleri de yine bu müzede sergileniyor. Lyon Güzel Sanatlar Müzesi’ne gittiğiniz takdirde Pers tapınaklarından getirilen sütunları, Monet’in ‘Etretat’da Dalgalı Deniz’ tablosunu ve Picasso’nun ‘Kumsalda Oturan Kadın’ tablosunu mutlaka kendi gözlerinizle görün.

Metro A veya Metro C hattı üzerinden Hotel de Ville – Louis Pradel istasyonunda inerseniz, yürüyerek Lyon Güzel Sanatlar Müzesi’ne ulaşabilirsiniz.

Giriş ücreti yetişkinler için 8 euro, öğrenciler içinse 4 euro.

Salı günleri dışında haftanın her günü kapılarını ziyaretçilere açan müzeye saat 17:30’a kadar gidebilirsiniz.

Confluences Müzesi (Musée des Confluences)

Lyon’un en popüler müzelerinden bir tanesi olan Confluences Müzesi, farklı mimari yapısıyla dikkatleri üzerine topluyor.

Saone ve Rhone nehirlerinin kıyısında konumlanan müzede doğa tarihi ve antropoloji üzerine eserler sergileniyor.

Confluences Müzesi’ne gitmek isteyenler T1 tramvayına binerek Musee durağında inebilirler.

Confluence Alışveriş Merkezi de hemen bir sonraki durakta konumlandığı için müzeden çıkıp biraz para harcayabilirsiniz.

Öğrencilerin ücretsiz ziyaret edebildiği müzeye yetişkinler için giriş ücret 9 euro olarak belirlenmişken, saat 17:00’dan sonra gelirseniz 6 euroya müzeye girebilirsiniz. Ayrıca, Lyon City Card sahipleri de müzeye ücretsiz girebiliyor.

Pazartesi hariç haftanın her günü hizmet veren Confluences Müzesi’ne salı, çarşamba ve cuma günleri 11:00 – 19:00 saatleri arasında, perşembe, cumartesi ve pazar günleri ise 11:00 – 22:00 saatleri arasında gidebilirsiniz.

Lyon Modern Sanat Müzesi (Musée d’art Contemporain de Lyon)

Yerel sanatçıların yanı sıra uluslararası projelere de yer veren Lyon Modern Sanat Müzesi, yılın belli başlı dönemlerinde çeşitli etkinliklere ve sergilere ev sahipliği yapıyor.

Siz de tatilinizin hangi etkinliğine denk geldiğini Lyon Modern Sanat Müzesi’nin resmi web sitesinden öğrenebilir veya mutlaka görmek istediğiniz bir sanatçının sergisine tatilinizi denk getirebilirsiniz.

Lyon Modern Sanat Müzesi’nin en alt katında orijinal kitapların yer aldığı bir mağaza hizmet veriyor.

Pazartesi ve salı günleri hariç haftanın her günü ziyaret edilebilen müzeye 11:00 – 18:00 saatleri arasında giriş yapmanız mümkün.

Giriş ücreti yetişkinler için 8 euro olarak belirlenmiş. Öğrenciler ise müzeyi 4 euro ziyaret edebiliyor.

C1, C4 ve C5 metro hatlarını kullanarak Lyon Modern Sanat Müzesi’ne ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, müzenin hemen yanında Tete d’Or Parkı bulunuyor. Müzeden çıkıp biraz dinlenmek, yüzünüzü güneşe dönmek isterseniz parka da gidebilirsiniz.

Minyatür Sinema Müzesi (Musée Miniature et Cinema)

Hem minyatür hem de sinema meraklılarını ortak bir paydada buluşturmayı başaran Minyatür Sinema Müzesi, Dan Ohlmann tarafından kurulmuş.

Bu müzede, dünyaca farklı kültürlere ait gerçek mekanlarla birlikte filmlerde kullanılan objelerin ve setlerin minyatür birer kopyaları sergileniyor.

Toplamda 2 bin metrekarelik bir alanı kapsayan bu koleksiyon, müzede görev alan sanatçıların yaptıkları çalışmalar neticesinde her geçen gün büyümeye devam ediyor.

Fourviére Galya – Roma Müzesi (Musée Gallo-Romain de Fourviere)

Fourviére Tepesi’nde yer alan Fourviére Galya – Roma Müzesi, geçmiş zamanlarda bu bölgede yaşamını sürdüren Galya – Roma halkı hakkında bilgi sunuyor.

İçerisinde amfitiyatronun da bulunduğu, yarısı halen toprak altında olan kazı alanın hemen yanında, baş katlı binada müze bulunuyor.

1975 yılında kurulan müzenin binasında, bölgedeki yerleşimin mimarisini aydınlatan renkli mermer bloklar ve dönemin kültürünü yansıtan heykel ve mozaikler yer alıyor.

Related Post

Matbaa Müzesi (Musée de l’Imprimerie)

1964 yılında kurulan Matbaa Müzesi’nin amacı, basılı kitapların ve grafik sanatların hak ettiği değeri görmesini sağlamak, eserleri korumak ve tarihi hakkında insanları bilgilendirmek.

Lyon’un 2 numaralı bölgesinde konumlanan müzede 15. yüzyıldan itibaren geliştirilmeye başlanan baskı makineleriyle birlikte bu makinelerde basılan kitapların örnekleri sergileniyor.

Matbaa Müzesi’nin Lyon’da kurulmasındaki temel sebep ise Lyon’un 15. ve 16. yüzyıllarda kitap basımının ve ticaretinin merkezi olması.

Kukla Müzesi (Musée Gadagne)

Eski Lyon’un merkezinde yer alan Kukla Müzesi, 16. yüzyılda yapılan Hotel Gadagne’ın binasında hizmet veriyor.

Binada yalnızca Kukle Müzesi değil, Lyon Tarih Müzesi de bulunuyor.

Belirli bir yaşın üstündeki kişilerin çocukluk anılarına dönmelerini sağlayan Kukla Müzesi’nde pek çok kuklanın yanı sıra binlerce kale maketi, el yazmaları, posterler ve aksesuarlar sergileniyor.

Lumiere Müzesi (Musée Lumiere)

Sinemanın mucidi olarak gösterilen Lumiere Kardeşlere adanmış Lumiere Müzesi’nde, Auguste ve Louis Lumiere hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir, sinema tarihinin başlangıcında neler yaşandığına tanıklık edebilirsiniz.

Müzede sesli yardım alabileceğiniz bir rehber bulunuyor. Bu rehber olmadan müzeyi gezinmenizin pek bir mantığı bulunmuyor.

Lyon’daki Kiliseler & Katedraller & Bazilikalar

Notre Dame de Fourviére Bazilikası (Basilique de Fourviére)

Lyon’un Eski Şehir kısmında, Fourviére Tepesi’nde konumlanan bazilikanın konumu muhteşem.

Merdivenlerden çıkarak ya da füniküler ile bazilikaya ulaşabilirsiniz.

Lyon’u ayaklarınızın altına seren bir manzaraya sahip bazilikanın hemen yanında yer alan Fourviére Meydanı’ndan ise panoramik bir görüş açısına sahip olabilirsiniz.

Mimari açıdan farklı bir süsleme tekniği kullanılan ve dört kuleye sahip olan Notre Dame de Fourviére Bazilikası’nın iç mimarisi ise Bizans tarzını yansıtıyor.

1872 yılında inşa edilen bazilika Meryem Ana‘ya adanmış. 1643 yılında tüm Avrupa’ya yayılan ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan veba salgınından Lyon’u Meryem Ana’nın kurtardığına inanılıyor. 1870 senesinde ise Fransa – Prusya Savaşı’nda, düşman kuvvetleri Lyon’a yaklaştıklarında geri çekilmişler. Bu durum da Meryem Ana’nın şehri korumasıyla açıklanmış.

Geçmiş dönemlerde Notre Dame de Fourviére Bazilikası’nın çevresine başka bazilikaların da yapıldığı düşünülmekte. Ancak bunlar, uzun süreli olamamışlar.

Oldukça kısa sürede inşa edilen kilisenin yapımına oldukça fazla para harcanmış. Bazilikaya, Fourviére Tepesi’nde görkemli bir şekilde yükseldiği için şehrin görünümünü bozduğu yönünde eleştiriler de gelmiş.

Notre Dame de Fourviére Bazilikası’nın mimarı Pierre Bossan, Bizans ve Romanesk akımlarından etkilenerek bazilikayı tasarlamış. 19. yüzyıl mimarisine uygun olmadığı yönünde eleştiriler alan yapı, halk tarafından ters dönmüş bir file benzetilmiş. Katolik kilisesinin gücünü temsilen bazilikaya altın, mozaik ve mermerlerden çok sayıda süsleme yapılmış.

Metroya binip Fouviére İstasyonu’nda indiğiniz takdirde yürüyerek Notre Dame de Fouviére Bazilikası’na ulaşabilirsiniz.

Yapının bazilika bölümü 07:00 – 21:30 saatleri arasında, müze bölümü ise 10:00 – 17:30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Ayrıca, bazilikanın üstünde, 58 metre yüksekliğinde bir teras bulunuyor. Bu terasa çıkmanın bedeli yetişkinler için 7 euro , çocuklar için 4 euro olarak belirlenmiş.

Aziz Jean Katedrali (Cathedrale St. Jean)

Eski Lyon’da, Aziz Jean Meydanı’nda konumlanan Aziz Jean Katedrali’nin uzun yıllar süren yapım aşaması son olarak 1476 yılında tamamlanabilmiş.

Burası, başpiskoposun ikamet ettiği yer olduğu için içeriye sadece kıyafet kurallarına uyanlar girebiliyor.

Aziz Jean Katedrali, gotik ve romanesk mimarinin görkemli manzarasına tanıklık edebileceğiniz bir yapı.

Lyon Katedrali olarak da bilinen St. Jean Katedrali’nin içerisinde bir de 14. yüzyıldan kalma astronomik saat yer alıyor.

Katedrale girmek için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor.

Parklar

Tete d’Or Parkı (Parc de la Tete d’Or)

117 hektarlık bir alan üzerine yayılmış olan Parc de la Tete d’Or, Fransa’nın en büyük parklarından biri olma özelliğini taşıyor.

Şehrin 6 numaralı bölgesinde konumlanan park özellikle yürüyüş sevenler ve bisikletçiler tarafından sıklıkla ziyaret ediliyor.

Üstelik parka girişler de ücretsiz.

1857 yılında kullanıma açılan park, Lyon’un kalbi. Şehrin ortasında doğaya karışmak, kalabalıktan uzaklaşmak için oldukça ideal olan bu bölgede enfes fotoğraf kareleri de yakalamanız muhtemel.

Genellikle yerel halk tarafından hafta sonları ziyaret edilen parkta piknik yapabilir, kitap okuyabilir, arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz.

Yapay gölün açık olduğu zamanlarda bölgeyi ziyaret ederseniz, deniz bisikletine dahi binebilirsiniz. Ayrıca, Parc de la Tete d’Or içerisinde spor alanlarını ve minyatür bir treni barındırıyor.

Roma Arkeoloji Parkı (Theatre Gallo Romain)

UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde kendisine yer bulan Roma Arkeoloji Parkı, tarih meraklıları için keşfedilecek onlarca bilgiyi içerisinde barındırıyor.

Lyon, Roma döneminde kurulan bir şehir olduğu için parkta da Roma dönemine ait eser ve kalıntıları görebilirsiniz.

Roma Arkeoloji Parkı’na gitmek için St. Just yönünde hareket eden fünikülere binmeniz yeterli olacaktır.

Meydanlar & Caddeler & Sokaklar

Place des Terraux (Terraux Meydanı)

Lyon’un en geniş meydanları arasında bulunan Terraux Meydanı’nın sol yanından Saone, sağ yanında ise Rhone nehirleri akıyor.

1800’lü yılların ortalarında yarımadanın iskan planında gerçekleştirilen genişletme çalışmaları sonucunda Terraux Meydanı’nın temelleri atılmış.

Geceleri oldukça renkli ve hareketli geçen meydanda çok sayıda disko, bar, pub ve gece kulübü hizmet veriyor. Üstelik, eski Quiz Show’ların yapıldığı retro pub’ları da burada bulabilirsiniz.

Lyon Güzel Sanatlar Müzesi, Bortholdi Çeşmesi, Belediye Binası gibi tarihi ve kültürel değeri olan yapıların konumlandığı Terraux Meydanı’nda yer alıyor.

Bartholdi Çeşmesi, Özgürlük Heykeli’nin de mimarı olan Auguste Bartholdi’nin eseri. Buna ek olarak meydanın oldukça yakınında, Rönesans dönemine ait Arnavut kaldırımlı sokak Rue Merciere’de dolaşabilirsiniz.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne de adını yazdırmış olan bu meydanda gezindikten sonra civardaki kafe veya restoranlardan herhangi birine oturabilirsiniz.

Terraux Meydanı’na gitmek isteyenler, metroya binip, Hotél de Ville durağında inebilirler.

Bellecour Meydanı (Place des Bellecour)

Günün 24 saati hareketin eksik olmadığı Bellecour Meydanı, Lyon’da gerçekleşen birçok gösteri ve sosyal etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Yazın dönme dolap, kışın da hava koşulları imkan verirse buz pistinin kurulduğu meydanda çok sayıda restoran, kafe ve alışveriş merkezi bulunuyor.

Meydana gelen turistlerin yapmadan gitmedikleri şey ise ‘ONLYON’ yazısının önünde fotoğraf çektirmek.

Fransa’nın en büyük üçüncü meydanı olan Bellecour Meydanı’nın tam ortasında Kral François-Frédéric Lemot’un at üzerinde bir heykeli hemen göze ilişiyor.

Meydanın en solunda ise hem Küçük Prens’in hem de yazarı Antoine de Saint-Exupéry‘nin heykellerini görebilirsiniz.

Lyon Turizm Ofisi‘nin de bulunduğu meydanın sokakları gerek alışveriş, gerekse yemek konusunda ziyaretçilerine dünyanın hiçbir yerinde bulamayacakları ürünler ve lezzetler vadediyor.

Lyon’un en büyük meydanı olan, lüks mağazalarıyla ünlü LaFayette de hemen yanında konumlanıyor.

Eğer yolunuz Bellecour Meydanı’na düşerse, Rue Franklin, Rue Aguste Comte ve Rue Victor Hugo caddelerinde mutlaka dolaşın. Bellecour Meydanı’na gitmek için dilerseniz yeşil (D), dilerseniz de kırmızı (A) metro hattını kullanabilirsiniz.

Aziz Jean Sokağı (Rue St. Jean)

Place St. Jean’den başlayan ve Place du Change’da sona eren yaya yolu Rue St. Jean, Eski Lyon’un en işlek caddeleri arasında yer alıyor.

Günümüzde kafeler, restoranlar ve alışveriş merkezleriyle turistik bir mekan hüviyetine bürünen cadde, zamanında Lyonlu bankacıların ve ipek tüccarlarının yaşadığı önemli bir ticaret merkeziymiş.

Rue St. Jean’i boydan boya yürüdükten sonra vakit kaybetmeden rahatça Rue de Boeuf‘a geçebilirsiniz.

Diğer Önemli Yerler

Lyon Freski (Fresque des Lyonnais) & La Bibliothéque de la Cîte Freski (Fresque “La Bibliothèque de la Cîte)

Lyon’un meşhur fresklerini görmeden Lyon gezinizi tamamlamış sayılmazsınız.

Lyon’un muralları, bugüne kadar gördüğünüz tüm murallardan farklı. Koca koca cepheleri, duvar kağıdı kaplamışlar izlenimini veren bu murallar, Lyon’u kendine has bir şehir yapan özelliklerin başında geliyor. Şehre özgü bir gelenek halini almış bu murallar binaların cephelerini Lyon’la ilgili detaylarla süslüyor.

Hotél de Ville Bölgesi’nde bulunan Lyon Freski ve La Bibliothéque de la Cîte Freski mutlaka görülmesi gereken şehrin en ünlü iki freski. Lyon Freski’nde Lyon’lu şair ve yazarlar resmedilmiş.

Duvar Sanatları (Le Mur des Canuts)

Lyon kuşkusuz kendine has bir görünümü, havası, tarzı ve atmosferi olan bir kent. Bu aurayı sağlayan en büyük destekçisi ise şehrin farklı noktalarına yapılan, bazı binaların penceresiz cephelerini süsleyen resimler.

Duvar sanatları olarak bilinen bu sanatın uygulandığı pek çok alan bulunuyor. Bunlardan en güzeli ve görkemlisine, Metro C hattı üzerinde bulunan Croix Rousse durağında inip azıcık yürüdükten sonra ulaşabilirsiniz.

Mimari Yapılar

Belediye Binası (Hotél de Ville)

Freskleri gördükten sonra Belediye Binası’na geçecekler, Place de la Paix ve Rue des Capucins üzerinden yolculuklarını gerçekleştirebilirler.

Çevresinde kalitesi saklı kalmış, keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda butik ve kahveci bulunuyor.

17. yüzyılda inşa edilmiş olan Belediye Binası’nı ziyaret etmek isteyenler, 12 euro ödeyerek içeri girebilirler.

Bu ziyaret, bir rehber eşliğinde gerçekleştiriliyor ve yaklaşık bir buçuk saat sürüyor.

Bartholdi Çeşmesi (Fontaine des Bartholdi)

Terraux Meydanı‘nda bulunan diğer bir eser olan Bartholdi Çeşmesi’nin yapımında 21 ton kurşun ve demir kullanılmış.

1892 senesinde meydana yerleştirilen çeşme, 2016 yılında restorasyona girmiş.

Şu an için ziyarete açık olan çeşmeyi görmek için herhangi bir ücret ödemeniz gerekmiyor.

Lyon Ulusal Operası (Opera National de Lyon)

Şehir merkezine oldukça yakın konumlananLyon Ulusal Operası, 1831 yılında inşa edilmiş.

1993 yılında geçirdiği restorasyonla modernize edilen yapı, Lyon’un en hareketli yerlerinden olan Place de la Comédie‘de yer alıyor.

Fransız halkı, inşaatı esnasında sürekli karışıklıkların çıkması, çok fazla para ve emek harcanmasından yakınsa da günümüzde şehrin en güzel yapıları arasında gösteriliyor.

Camdan çatısıyla ilginç bir mimariye sahip olduğunu en başında gösteren binanın çevresinde minik heykeller bulunuyor.

Lyon Opera ve Bale Topluluğu‘nun gösterilerine ev sahipliği yapan Lyon Ulusal Operası’nda aynı zamanda modern dans etkinlikleri de düzenleniyor. Ayrıca, birçok eserin ilk gösterimi bu operada yapılmış.

Trois Gaules Amfitiyatrosu (L’amphithéâtre des Trois Gaule)

Fouviére Tepesi’nde bulunan diğer amfitiyatroyla birlikte günümüze kadar ulaşmayı başarmış olan Trois Gaules Amfi Tiyatrosu, Roma döneminden izler taşıyor.

Tarih meraklısı gezginlerin başlıca rotalarından olan bu amfi tiyatro adını, şimdiki Lyon’un bulunduğu topraklara antik dönemde kurulmuş 3 Galya yerleşiminden alıyor.

Milattan önce 19 yılında yapılan amfitiyatro, Galyalı kabileler tarafından, Roma ve İmaprator Agustus şerefine yapılan kutlamalarda kullanılmış.

Trois Gaules Amfitiyatrosu’nun diğer bir özelliği de Hristiyanlık dininin ortaya çıktığı zamanlarda, ilk Hristiyanların Lyon’da aslanlara atıldığı yer olması.

Paylaş
Etiketler FransaLyon
Ezgi Opan

Blogger, içerik yazarı, editör, besteci, söz yazarı, gitarist, turizmci, seyahat tutkunu, müzik ve kedilere hasta☺️