Manavgat Side Seyahat Rehberi

0
872
manavgat side gezilecek yerler (2)

Plajlarıyla, şelaleleriyle, kanyonuyla, her türlü spora imkân tanıyan doğa şartlarıyla yerli ve yabancı turistlerin vazgeçilmez adresi olan Manavgat, Antalya’nın turistik noktalar açısından en zengin yerlerinden biri. Caretta Carettalar’ın bile yavruları emanet ettiği sahillere sahip Manavgat, bir ana şefkatiyle kucağını ziyaretçilerine de açıyor. “Nereye gitsem” diye düşünürken “Manavgat” diye bir fikir yanıp sönerse bilin ki birazdan okuyacaklarınız yüzünden. Saymakla bitmez köşeleriyle cazibe merkezi haline gelen Manavgat duraklarından başlıyoruz.

Gezilecek Yerler

Side Antik Kenti

Side Antik Kenti: Pek çok uygarlığın topraklarında yaşadığı Side Antik Kenti, Likya ile Kilikya arasında varlığını sürdürmüş Eski Pamfilya’ya bağlı bir ticaret ve liman kenti olmuş antik dönemde.  Bünyesinde pek çok önemli yapıyı barındıran bu kente giriş için biletler 15 TL ama bu bölge için düzenlenmiş, 20 TL ödeyerek sahip olabileceğiniz müşterek biletlerden alırsanız hem bu antik kenti hem de müzesini gezebiliyorsunuz.

Aşağdıkaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz.

Kent Surları: Milattan Sonra 3. yüzyıla kadar Pamfilya’ya bağlı olan Side, kavimler tarafından taciz edilince halk çareyi bu surları yapmakta bulmuş. Bu yüzden şehrin kuzeydoğusunu feda etmek zorunda kalmaları da onlara büyük kayıplar getirmiş.

Büyük Kent Kapısı: İki kulenin gardiyanlık ettiği Büyük Kent Kapısı, zamanında şehrin ana kapısıymış. Daha sonra başka sütunlarla da desteklenen kapıdan girince sizi bir avlu ve bir oda karşılıyor. Kapının yanında önceden hamam olarak kullanılan Side Müzesi ve bir de anıt bulunuyor.

Doğu Kapısı: Asıl girişlerin yapıldığı Doğu Kapısı, şehrin kuzeydoğusunda yer aldığı için bu isme sahip. Yine bir avluya açılan bu kapı Helenistik Dönem hatırası gibi bu kez ziyaretçileri ağırlıyor. O güzel tarihin nefis kokusuyla sizi içine çekecek bir şehre buyur ediyor sizi.

Side Müzesi: Side Antik Kenti’nde bulunan tarihi Agora’nın karşısında yer alan hamamın içinde oluşturulan Side Müzesi, 1961 yılından beri burada yaz döneminde sabah 8’den akşam 7’ye, kış döneminde ise pazartesi günleri hariç sabah 8’den akşam 5’e kadar hizmet veriyor. Burada hüküm sürmüş Roma, Bizans gibi uygarlıklardan kalma eserlerle buluşabileceğiniz bu müzenin giriş ücreti 10 TL ama dilerseniz müşterek kart alarak hem ören yerini hem de müzeyi 20 TL’ye görebilirsiniz.

Agora: Kare biçiminde olan ve hala çevresinde çarşının izlerini taşıyan agoranın dört yönden girişi bulunuyor. Bir köşesinde bulunan yapı ise kendini bugüne kadar korumayı başarmış bir halk tuvaleti olan Latrina. Ziyaretiniz sırasında fark edeceğiniz podyum ise Tykhe Tapınağı oluyor. Güneydeki cadde boyunca yürürseniz Devlet Agorası ile karşılaşacaksınız.

Devlet Agorası: Artık fazlaca harap olmuş bu bölgede yapılan incelemelerde imparatorluk sarayı olduğu düşünülen yapıdan olsa gerek bu meydan Devlet Agorası olarak anılıyor. Burada bulunan yüksekçe bir yerde köle satışı yapıldığı tahmin ediliyor.

Anıtsal Kütüphane: Side Antik Kenti’nin Roma işçiliğiyle bezeli mermer kütüphaneye verilen özen ve gösterilen çabaya hayret edeceksiniz. Nemin ve böceklerin sebep olacağı aksiliklerden koruyabilmek için kitapları belli tekniklerle dizmişler. Üstelik özel bölgelerden gelen ve güzel kokan bazı bitkileri kitapların korunması için kullanmışlar.

Side Tiyatrosu: Side Antik Kenti içinde bulunan Side Tiyatrosu, hem Helenistik yapıya hem de Roma Dönemi’ne göz kırpan Side Antik Tiyatrosu, oldukça süslü, üç katlı bir sahne binasına sahip. Bu binada Dionysos’un hayatının anlatıldığı bir friz bulunuyor.  MüzeKart’ınız yoksa bu antik tiyatroya giriş ücreti 20 TL. Side Antik Tiyatrosu yaz döneminde 08.00 – 19.00, kış döneminde 08.00 – 17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

Kolonnel Cadde: Sütunlu Cadde olarak da anılan cadde, Büyük Kent Kapısı’ndan Agora’ya doğru uzanıyor.  Bu 250 metre uzunluğundaki caddeyi takip ettiğinizde şehrin tüm önemli yapılarıyla sırasıyla tanışacaksınız. Antik kentte bir tane daha Sütunlu Cadde daha var ki bu araba yolu olarak kullanılıyor.

Side Apollon Tapınağı: 2. yüzyılda yapılan Apollon Tapınağı, sanatın, güneş ve ateşin tanrısı Apollon’a adanmış bir Side Antik Kenti kalıntısı olarak bazilikanın orta kısmında bulunuyor. Ziyaret için kış saatleri 08.00-17.00 olan tapınağın yaz saatleri 08.00-19.00. Ücretsiz girişi bulunan tapınak şu sıralar kısmi olarak ziyareti kapalı.

Athena Tapınağı: Kalıntılardan peripteros denilen bir plan şeklinde oluşturulduğu anlaşılan Athena Tapınağı’ndan ayakta bulabileceğiniz çok fazla şey olmayacak. Yine de ücretsiz olarak gezebileceğiniz kıyıdaki bu tapınaktan arta kalanlara dönemin inanışları hakkında fikir edinebilirsiniz.

Men Tapınağı: Ay Tanrısı’na adanan bu tapınak, Milattan Önce 5. yüzyıl eseri olarak günümüze ulaşmış. Zaman içinde restorasyonlara uğradığı anlaşılan tapınağı ziyaret için bir ücret ödemeniz gerekmiyor. Side Antik Kenti’nde Büyük Liman Hamamı yakınlarında bulunuyor Men Tapınağı.

Büyük Hamam: Side Antik Kenti’nin Büyük Hamam’ı, restoran ve otellerin bulunduğu yerin yakınlarda bulunuyor. 4. yüzyıla ait olduğunu düşünülen bu hamamın Side’de çıkan yangından etkilendiği sanılıyor. Side Antik Kenti ziyaretiniz sırasında Büyük Hamam’ı mutlaka bir görün.

Agora Hamamı: 1960 ile 1961 yılları arasında Side Müzesi’ne çevrilen Agora Hamamı, bugüne dek ulaşan kalıntılarıyla Roma Dönemi’ne selam veriyor. 10 TL karşılığında gezebileceğiniz müzede hamamın tarihi dokusunu da incelemeyi unutmayın.

Liman Hamamı: İçinde yaklaşık 10 bölüm bulunan ve Side’nin kuzey kısmında yer alan Liman Hamamı, mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Çarşının içinde bu hamamın kalıntılarını görebilirsiniz.

Vepasianus Çeşmesi: Ücretsiz olarak görebileceğiniz bu yapı, Vepasianus Anıtı’nın ve çeşmeyi besleyen kemerin kalıntılarıyla beraber antik kente ayrı bir hava katıyor. Side bölgesindeki Vepasianus Çeşmesi ve Anıtı üzerinde yer alan tabletlerden yapılar hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz.

Nymphaeum: Side Antik Kent’e girdiğinizde sizi karşılayacak olan yirmi bir sütunlu çeşme Nymphaeum olarak biliniyor. Bu anıtsal çeşme, isminin adandığı dağ, orman ve su perilerinden alıyor. Üç katından sadece bir tanesi ayakta kalan çeşmedeki süslemeler ve heykeller Side Müzesi’ne taşınmış.

Diğer Antik Kentler ve Tarihi Mekanlar

Seleukeia Antik Kenti: Asıl adının Lyrbe olduğu düşünülen kentin Milattan Önce 3.yüzyılda Side’ye yakın bir bölgede kurulan başka bir kentle karıştırıldığı tahmin ediliyor. Arkeolojik kazılardan çıkan buluntuların bir kısmı Antalya Arkeoloji Müzesi’nde, bir kısmı da Side Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Koruma altında olmadığı için Seleukeia Antik Kenti’ne giriş ücretsiz ve bunun için Müzekart’a da ihtiyacınız yok. Üstelik tam olarak keşfedilmemiş bu alan ağaçlarla kaplı olduğu için geziyi daha keyifli kılıyor.

Selge Antik Kenti: Toroslar’a sırtını dayamış bu kentten geriye tapınak, nekropol, sur, kilise gibi yapıların kalıntılarının yanı sıra 9 bin kişilik tiyatro da kalmış. Antik kente giriş ücretsiz ama koruma altında olmadığı için çok yıpranmış. Ayrıca herhangi bir bilgi tabelası da bulunmuyor. Yine de Köprülü Kanyon’u görmek için geldiğinizde bir uğrarsanız manzarasına doyamayacaksınız.

Etenna Antik Kenti: Halk arasında Dedekalesi olarak bilinen Etenna Antik Kenti, çam ormanlarının süslediği Sırt Köyü içinde yer alıyor. Şehri saran surlarıyla, nekropolüyle, sarnıçlarıyla, bazilikasıyla, kapılarıyla tarihe ışık tutuyor. Ücretsiz olarak görebileceğiniz kentin Pisidya’ya bağlı olduğu düşünülüyor.

Alara Han: Alara Çayı’na çok yakın bir mesafede kurulan han, 1231 yılında kervanlara dinlenme tesisi niyetiyle yapılmış ve bugüne kadar ayakta kalmayı başarmış. Mescidi, çeşmesi, hamamı derken tam teşekkül olarak yapılmış Sultan Alâeddin Keykubat Dönemi’nde. Hanı gezmek isterseniz karşısında bulunan restorana bir uğramanız gerekiyor. En son (2016) 4 TL olan giriş ücretini ödedikten sonra giriş yolunu gösterecekler.

Alara Kalesi: Alara Çayı’nın gölgesi olan bir tepenin üzerinde bulunan Alara Kalesi, iki bölümden oluşuyor. İç Kale’ye ulaşmak için tepe noktasına varmanız gerekiyor. Ücretsiz olarak gezebileceğiniz bu kale, İpek Yolu üzerinde hakimiyet kurma sevdasından yapılmış. Bu bölgede yer alan işletmelerde vakit geçirerek bir yandan manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Şelale, Nehir ve Göller

Manavgat Şelalesi: Manavgat Nehri’nin kollarına 5 metreden kendini bırakan şelale, muhteşem görüntüsüyle sizleri büyüleyecek. Çevresinde bulunan restoranlar ve kafeler sayesinde de burada daha fazla geçirebiliyorsunuz. MüzeKart geçerli olmadığı için girerken 6 TL gibi cüzi bir giriş ücreti ödediğinizde bu doğa harikasının uzun ömürlü olması için temizliğinin ve bakımının yapılmasına katkı sağlamış olacaksınız.

Gizli Cennet Şelalesi: Bir yatırımcının bölgeye kurduğu tesis sayesinde hoş vakit geçirebileceğiniz bir turizm noktası haline gelen Gizli Cennet Şelalesi’nin asıl adı Değirmendere Şelalesi. Adını üzerinde bulunduğu dereden alan şelaleye tırmanmak için kullanabileceğiniz bir de merdiven var. Doğanın güzelliğiyle büyüleneceğiniz bu yerde bir zamanlar değirmenler de varmış. Gizli Cennet Şelalesi’nde vakit geçirmek isterseniz giriş ücretsiz.

Manavgat Nehri: Pek çok güzelliği besleyen Manavgat Nehri, 90 kilometrelik bir yolculuğa çıkarak Akdeniz’e ulaşıyor. Yer altı sularıyla doyuma ulaşan nehir, rafting için çok uygun. Burada çeşitli firmaların düzenlediği tekne gezintisine çıkabilirsiniz. Firmaya göre değişiklik gösterse de ortalama 15-20 dolar civarı oluyor bu turlar. Gezinti boyunca pek çok hayvan türüyle de karşılaşabilirsiniz.

Köprüçay: Zamanında üzerindeki köprüde kurulan pazarların ününden dolayı Köprüpazar Nehri olarak da anılan ve Toroslardan Akdeniz’e doğru uzanan bu nehir, Selge Antik Kenti’nin yanından geçiyor. Pek çok köprü ve kanyonu ağırlayan nehir, su sporları için de oldukça ideal.

Alara Çayı: Köprülü’den koşup gelen Alara, Boztepe’den denize bırakıyor kendini. 70 kilometrelik uzunluğuyla kano ve rafting sporu için güzel bir tercih oluyor. İmparatorlukların hüküm sürdüğü topraklarda bulunan bu çay, pek çok kervanın imdadına yetişen hana eşlik etmiş. Alara Çayı üzerinde düzenlenen rafting turlarına katılıp eşsiz bir tecrübe edinebilirsiniz.

Titreyen Göl: Göldeki ördekleri vuran avcıları uzaklaştırmaya çalışan yaşlı bir balıkçıyı kurtarmaya çalışan ördeklerin kanat çırpışından geldiğine dair bir söylentiye adı karışan bu gölün bu şekilde isimlendirilmesinin sebebi, durgun suları olan gölün ufacık esintilerle bile dalgalanması aslında. Buraya geldiğinizde gölün kenarında oturup ördekleri besleyebilirsiniz.

Oymapınar Gölü: Bir baraj gölü olan Oymapınar Gölü, tekne turlarından piknik sefalarına kadar çok fazla aktivite seçeneği sunuyor. Nehir üzerinde tekne gezileri de yapılıyor. Gitmeden önce uygun tekne turlarıyla anlaşabilirsiniz. Manavgat ile Oymapınar’ı birbirinden ayıran Oymapınar Barajı da görülmeye değer yapılardan biri.

Köprüler

Aspendos Köprüsü: Köprüçay üzerinde bulunan köprünün yapımı için Aspendos Antik Kenti’nden taş getirildiği söyleniyor. Aspendos yolu üzerinde bulunduğundan bu şekilde anılan Aspendos Köprüsü, Alâeddin Keykubat zamanında daha önceden orada bulunan Eurymedon Köprüsü’nün yerine yapılmış. 225 metrelik köprü trafiğe kapatılmış ve son olarak 2003’te restore edilmiş.

Oluk Köprü: 14 metre boyunca uzanan Oluk Köprü, Selge Antik Kenti yakınlarında olduğu gibi yapımı da 2. yüzyıla tarihleniyor. Aynı zamanda Köprülü Kanyon’un ismindeki köprülerden biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Roma işçiliğiyle bezenmiş köprünün yürüyebileceğiniz alanı iki buçuk metre genişliğinde.

Mağaralar

Aslanlı Mağarası: Dikit ve sarkıtlarla süslü mağara adını dikitlerden birinden alıyor. Serin bir havanın hâkim olduğu Aslanlı Mağarası için Yaren Mağarası da denebiliyor. Bir fayın üzerindeki bu mağaranın içine girdikten sonra zorlu bir iniş sizi bekliyor. Daha ileride biraz eğim kazanan mağarayı Manavgat gezinize mutlaka eklemelisiniz.

Altınbeşik Mağarası: Manavgat Vadisi’nin batısında konuşlanmış olan bu mağara Altınbeşik Milli Parkı’nın bir parçası. Bu parka girmek için 5 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. Mağaranın giriş kısmında bulunan belediyeye bağlı işletmelerde vakit geçirebileceğiniz gibi botlarla mağaranın içine gizemli bir yolculuk da yapabilirsiniz.

Mahrumçalı Mağarası: 157 metre uzunluğundaki Mahrumçalı, ismini bölgedeki mahallenin adından alıyor. Zaman zaman yağmur sularıyla da buluşan mağara diğer mağaralar kadar turist çekmese de görülmeye değer.

Diğer Yerler

Evrenseki: Milattan Önce 500’lerde Pers egemenliğine giren Evrenseki’ye ilk girişin Milattan Önce 1800 yılına dayandığı söyleniyor. Ilıca Nehri yakınlarında kurulması da bölgenin verimli olmasını sağlıyor. Plajlarıyla da oldukça ünlü olan mahalledeki Evrenseki Kültür Evi’ni ziyaret ederseniz Yörük yaşamına ait eşyaların sergilerini gezebilirsiniz. Haftanın her günü hizmet veren Evrenseki Kültür Evi’ne ücretsiz olarak giriş yapabilirsiniz.

Ormana Köyü: Ekonomik sebeplerden köyünü terk etmek zorunda kalanlardan sonra köyü tekrar yaşatmak isteyen çift, köye dönüş yapınca büyük proje başlatılıyor. Ormana Active Projesi diye adlandırdıkları bu iş için köyün ünlü düğmeli evlerini restore etmişler. 300 yıllık geçmişi bulunan bu evler çimento dahi kullanılmadan yapıldığı için bu ismi almış. Doğal yaşamı ve kültürü yansıtan köyde Erymna Antik Kenti yapılarının kalıntıları da bulunuyor. Toros Dağları’nda bulunan bu köyü ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Alabalık Vadisi: Avlanmadan ötürü sayıları azalsa da Manavgat’ta bulunan alabalıkların isim verdiği Alabalık Vadisi, İbradı’da bulunuyor. Güzel bir yürüyüş için mükemmel fırsatlar yaratılabilen bu vadide bulunan mağarayı da ziyaret edebilirsiniz.

Köprülü Kanyon: Su sporlarının vazgeçilmez adreslerinden biri olan Köprülü Kanyon, civardaki kilden, kalkerden, konglomeradan ve kumtaşından beslenerek oluşmuş. Köprüçay’ın kenarlarını süsleyen bu kanyon üzerindeki köprülerle de oldukça ilgi görüyor.

Köprülü Kanyon Milli Parkı: 1973’te milli park ilan edilerek koruma altına alınan park, Selge Antik Kent’iyle beraber pek çok turistik alanı da kapsıyor. Bitki örtüsü bakımından zengin olan Köprülü Kanyon Milli Park’ı, Köprüçay’da rafting yapma, kanyonda kamp ve piknik gibi olanaklar sağlıyor. Üstelik girişi ücretsiz olan bu parkın sınırları içinde nice hayvan türünü de görmeniz mümkün.

Manavgat Plajları

Evrenseki Büyük Halk Plajı: Evrenseki Belediyesi tarafından tam teşekkül oluşturulan Evrenseki Büyük Halk Plajı’nda ücretsiz olarak tatil yapabilirsiniz. Mavi bayrak kazanmış plajları ve plajdaki diğer bölümlerle beraber bir de plaj sporları için alanlar da bulunuyor. Güvenlikli olan plajda bedava içecek ikramı da var. Üç tane plajı içine alan Evrenseki Büyük Halk Plajı’nda bulunan kafenin geliri Evrensekispor’a gidiyor.

Titreyengöl TİSOYAB Halk Plajları: Esintinin hafif hafif dalgalandırdığı sularda yüzmek isterseniz halk plajlarında veya Titreyengöl civarındaki otellerin plajlarında soluğu alabilirsiniz. 94’ten beri her sene aralıksız mavi bayrak alan Titreyengöl halk plajlarında hem çakıl hem de kum ile karşılaşacaksınız. Halk plajında tatil yaparken herhangi bir ücret ödemeyeceksiniz. Buradaki otellerde kalırsanız da plajlarından ve diğer hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanabiliyorsunuz.

Manavgat Belediyesi Boğaz Otel Halk Plajı: Oldukça sessiz ve sakin olan bu plaj, Side Antik Kenti’ne yakınlığından dolayı deniz tatiliyle tarihi gezileri bir arada yapabilmeyi mümkün kılıyor. Yürüyüş yolu, kamp ve piknik alanları, restoran ve kafeleriyle hizmet veren otelde yer bulamazsanız kamp ücreti 15 TL.

Side Küçük Plaj: Side’nin batısındaki bu plaj, belediyenin yaptırdığı yürüyüş yolu dahil temel plaj hizmetlerini verebiliyor. Sahildeki kafeler ve restoranlar ihtiyaçlarınızı karşılayabilmeniz için yeterli olacaktır. Side Antik Kenti’nin de bir parçası olan bu plaj oldukça sık tercih ediliyor.

Side Büyük Plaj: Küçük Plaj’ın doğusunda yer alan bu plaja diğerine nazaran daha büyük olduğu için bu isim verilmiş. Side Büyük Plaj’da şezlong ve şemsiye hizmeti alabiliyorsunuz. Burada bulunan işletmelerde de vakit geçirebilirsiniz.

Sorgun Plajı: Manavgat Belediyesi bünyesinde bulunan halka açık bu plaj ücretsiz hizmet veriyor. Hem kum hem çakıl olan Sorgun Plajı’nda uzanıp güneşlenebilir ve güzel denizinin tadını çıkarabilirsiniz. Üstelik bu plajda otopark için ücret de talep edilmiyor.

Yapılacak Aktiviteler

 

Akdeniz’in en güzel köşelerinden biri olan Manavgat’ın güzelliklerini tam anlamıyla tadabilmek için bu listeyi gözden geçirmenizde fayda var. Burada yaparken zamanın su gibi akıp geçtiğini hissedeceğiniz aktiviteleri sizler için sıraladık.

  • Güzelliğiyle büyüleyen Manavgat Nehri’ni teknelerle gezebilirsiniz.
  • Göllerin etrafında doğa yürüyüşlerine çıkabilir veya bisikletle etrafı keşfedebilirsiniz.
  • Manavgat Şelalesi’nin büyüleyici görüntüsü eşliğinde güzel bir yemek yiyebilir veya piknik yapabilirsiniz.
  • Köprülü Kanyon’un her seviyeye uygun macera dolu parkurlarında rafting turlarına katılabilirsiniz.
  • Manavgat’ın plajlarında denizin ve güneşin tadını çıkarabilir veya dalış yapabilirsiniz.
  • Denizkaya’daki Caretta Sahili’nde yavru Caretta Carettaları görebilirsiniz.
  • Titreyen Göl’de yüzerek eşsiz bir deneyime imza atmayı da unutmayın.
  • Yelken, su kayağı gibi su sporlarının yanı sıra at safari, Jeep safari, yamaç paraşütü gibi doğa sporlarına da ağırlık verebilirsiniz.
  • Plajlarında eğlenceyi hat safhaya çıkarmak için plaj futbolu veya plaj voleybolu gibi oyunlar oynamayı unutmayın.
  • Alabalık Vadisi’nde piknik yapabilir veya doğa yürüyüşüne çıkabilirsiniz.

Yeme İçme

Balkabağını sık sık mutfaklarına alan Manavgatlılar balkabağı çorbası, balkabaklı bükme börek gibi lezzetlere imza atıyor. Şelale çorbası, yaban erikli ekşi tarhana gibi güzelliklerle buluşturan yörenin kabak çiçeği dolması ve kabak çiçekli bulgur pilavı da enfes. Labadanın yapraklarıyla hazırlanan ilibada da denemeye değer. Tatlı olarak lor böreği tatlısını tercih edebilirsiniz. Tüm bu lezzetlerle buluşabileceğiniz birkaç mekân önerisinde de bulunalım. Side Ocakbaşı Restaurant’a giderseniz Akdeniz’e özgü o çok meşhur mezeleriyle buluşabilirsiniz. Burada karides tava ve humusa ek olarak irmik tatlısını deneyebilirsiniz. Liman Restaurant Lounge Club ise hem restoran hem de gece kulübü özelliği olan şık bir mekân.

Konaklama: Manavgat’ta Nerde Kalınır?

Eğer doğayla iç içe dinlenmenin size iyi geleceğini düşünüyorsanız Manavgat Nehri yakınındaki Boğaz Motel civarında bulunan Manavgat Belediyesi Kamp alanında kamp kurmak için ödemeniz gereken miktar 40 TL. Kızılot Sahili’ne yakın olan Mavi Cennet Camping ve Pansiyon’da ise adından da anlaşılabileceği gibi hem pansiyon hem de kamp hizmeti veriliyor. Odalar için kişi başı 60 TL verilirken çadır kamp için 20, karavan kamp için 50 TL veriliyor. Üstelik kahvaltı ve akşam yemeği de alabiliyorsunuz ücreti karşılığında. Gökçesu Kamping & Rafting’de yanında pek çok hizmeti de getiren çadırla konaklama için 30 TL ödemeniz gerekiyor ama kahvaltı da isterseniz ücret 50 TL oluyor. Apart tarzı konaklama isterseniz Side Papaya Apart Otel’de iki kişilik konaklama 57 TL. Daha lüks istekleriniz varsa Kumköy’deki Miramare Beach Hotel’de iki kişilik konaklama için fiyatlar 350 TL ile 560 TL arasında değişiyor.

Alışveriş: Manavgat’tan Ne Alınır?

Manavgat Şelalesi’ne gittiğinizde hediyelik eşya dükkanlarından alabileceğiniz pek çok şey var. Buradaki serin havayı ve hoş ambiyansı hatırlatacak eşyalar alabilirsiniz. Side bölgesinde antik kenti yansıtan hatıralıklar bulabilmek için her gördüğünüz tezgâha yanaşabilir, dükkanlardaki rafları didikleyebilirsiniz. Cam ve kristal ürünler, reçineden biblolar, deniz kabuğundan ürünler, çiniler ve seramikler, ahşap eşyalar, bijuteri ürünleri ve anahtarlıklar gibi geniş bir yelpaze açılacak önünüze. Eğer dilerseniz semt pazarlarını da gezebilirsiniz. Ev yapımı ürünleri bulabileceğiniz gibi organik sebze ve meyvelerle de doldurabilirsiniz torbanızı. Şile bezinden kıyafetler, yörenin marifetli hanımlarından çıkma işlenmiş örtüler derken seçenekler arasında kaybolacaksınız. Reçel almak isterseniz patlıcan reçelini deneyebilirsiniz.

Eğlence ve Gece Hayatı

Gültepe Mahallesi’nde bulunan ve bir tema parkı olan Discovery Park Antalya’ya giriş ve açık büfe kahvaltı şu sıralar 30 TL olduğu için oldukça sık tercih edilen eğlence mekanlarından biri oluyor. İçinde sinema salonu, teraryum, akvaryum, su gösteri merkezi, kuş cenneti, timsah parkı, zoo park, açık müze ve restoran gibi bölümler bulunan parkta yürüyüş yapabileceğiniz ve varsa çocuklarınızı gezdirebileceğiniz bir de çocuk treni var. Yetişkin, çocuk ve aile bölümleri olan Aktur Lunapark, Manavgat’ta tercih edebileceğiniz eğlence türlerinden. PS Home ile de oyun-kafe konseptiyle tanışacaksınız burada. Aşağı Hisar Mahallesi’nde bulunan PS Home, özellikle gençlerin ve genç kalanların keyifle vakit geçirebileceği bir yer. Eğer kitaplara düşkünseniz Manavgat Belediyesi’nin açtığı Kitap Kafe’ye gidebilirsiniz. Bahçesindeki banklara oturduğunuzda Murathan Mungan, Ataol Behramoğlu, Mehmet Taştan ve Atilla İlhan’ın şiirlerini dinleyebiliyorsunuz. Otellerin, plajların eğlencelerinden de arta kalan zamanlar içinse gece kulüpleri var. Side’de Lighthouse Club ve Çolaklı’da Harlem Bar gidebileceğiniz gece kulüplerinden.

Festivaller

Geçen yıl temmuz ayında yirmi birincisi düzenlenen Barış Suyu Kültür, Sanat, Turizm ve Gençlik Festivali, her yıl sürpriz etkinlikler ve isimlerle Manavgat’ta festivalcilerin karşısına çıkıyor. Yine temmuz ayında Uluslararası Manavgat Motosiklet Festivali sayesinde Manavgat ünlü isimlerle buluşuyor ve motosiklet sevenler bir araya gelerek eğlenebiliyorlar. Side Antik Kenti’ne canlılık katan Side Dünya Müzikleri Kültür Ve Sanat Festivali ise yine yaz aylarını süsleyen etkinliklerden biri. Ocak ayında ise Kar-ne Şenliği ise karne alan öğrencilerin mutluluğunu katlamak için düzenleniyor ve kar aktiviteleri ile çocukların eğlenmeleri sağlanıyor.

Manavgat’a Nasıl Gidilir?

Hava yolu ile Manavgat’a ulaşmak için Antalya Havalimanı’na Anadolu Jet, Sun Express gibi hava yolu şirketlerinden biriyle ulaştıktan sonra yaklaşık 65 kilometrelik bir mesafe katetmeniz gerekiyor. Transfer hizmetleriyle veya araç kiralama firmalarıyla anlaşabileceğiniz gibi taksiyle de gelebilirsiniz. Diğer türlü aktarmalı olarak gelmeniz gerekiyor. Antalya Kart edinirseniz Antray ile Havalimanı Kavşağı’na geldikten sonra Serik Caddesi’ne yürüyüp oradan Aksu veya Antalya Meydan Antrobüsleri’yle Soğucak Köprüsü’ne gelin. Bu arada Serik Caddesi’ne HAVAŞ ile de gelebilirsiniz. Daha sonra Soğucak Caddesi’nden Manavgat’a gelen otobüse binip Side Kavşağı’nda inebilirsiniz. Buradan sonra gezi planınıza göre rotanızı belirleyebilirsiniz. Evrenseki’yi veya Çolaklı’yı görmek isterseniz bir önceki duraklarda inmeniz gerekiyor. Kara yolundan ulaşım aktarmasız olduğu için daha iyi bir seçenek gibi görünüyor.  Bu yüzden Ulusoy, Özkaymak, Güney Akdeniz Seyahat gibi otobüs firmalarıyla direkt olarak Manavgat Otogarı’na inebilirsiniz. Özel aracınız varsa İstanbul-Manavgat arası yaklaşık 9 saat, İzmir-Manavgat arası ortalama 7 saat, Ankara-Manavgat arası ortalama 6,5 saat ve Antalya-Manavgat arası yaklaşık 1 saat sürüyor. Antalya ve diğer ilçeleri hakkında bilgi almak isterseniz, Antalya Seyahat Rehberi yazımıza göz atmanızı öneririz!

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here