Slovakya Gezi Rehberi

0
44

Halk arasında “Kadife Boşanma” diye anılan kararla 1993 yılında Çek Cumhuriyeti ile yollarını dostça ayıran Slovakya, Orta Avrupa’nın cazip rotalarından biri. Büyük bir ülke olmasa da Tuna Nehri kıyısında hoş yürüyüşler, Avrupa tarihinin her döneminden kalma iyi korunmuş kaleler ve kiliseler, hatta Sovyetler döneminde yapılmış ilginç binalar burada sizi bekliyor. Üstelik Avrupa’nın diğer başkentlerine kıyasla daha hesaplı bir yer olduğunu söyleyebilirim, zaten ulaşım ve yemek fiyatları bu konuda size fikir verecektir.

Daha önce Bratislava’da Görülecek Yerler adlı yazımda başkentte, Slovakya’da Görülecek 10 Yer isimli yazımda ise ülkenin geri kalanında bulunan yerler arasından görmeniz gerekenleri detaylı biçimde anlatmıştım. Bu yazımda ise Slovakya yolculuğunuza çıkmadan önce bilmeniz gereken vize, iklim, elektrik sistemi ve ulaşım konularını anlatacağım ve Bratislava’da konaklama, alışveriş, yemek ve gece hayatından örnekler vereceğim.

1Vize

Schengen bölgesine dahil olan Slovakya’ya gitmeden önce turistik vize almanız gerekiyor. Başvurunuzu Ankara’daki Slovakya Büyükelçiliği veya İstanbul’da yer alan Slovakya Konsolosluğu’na yapabiliyorsunuz. Vize sonucunuz yaklaşık olarak iki hafta içerisinde belli oluyor. Gitmeden yirmi gün veya bir ay önce başvursanız yeterli olacaktır. Başvurunuz için gerekli olan evraklar ise şunlar:

* En az altı ay daha kullanım süresi olan pasaportunuz (on yıldan daha eski ise kabul edilmiyor)

* İki adet biyometrik fotoğraf

* Uçak bileti rezervasyonunuz (bileti satın almadan sadece rezervasyon belgesi yeterli)

* Otel rezervasyonunuz (aynı şekilde, satın almadan sadece rezervasyon yaptırabilirsiniz)

* Seyahat sürenizi kapsayan sağlık sigortası

Bunlara ek olarak, çalışıyorsanız maaş bordronuzu, emekliyseniz emekli maaş hesabınıza ait banka belgesini, öğrenciyseniz öğrenci belgenizi de başvuru dosyanıze eklemelisiniz. Size ait ev, araç gibi mal varlıklarının belgesini de dosyanıza koyabilirsiniz, mal varlığınız ne kadar çoksa vize o kadar kolay çıkıyor!

Dosyanıza ayrıca bir adet elçiliğe hitaben yazılmış dilekçe ekliyorsunuz. Burada Slovakya seyahatinizin sebebini ve ne kadar süreceğini açıklayıp yolculuğun sonunda ülkeye döneceğinizi belirtiyorsunuz. Bir de Slovakya Vize Başvuru Formunu dolduruyorsunuz, Türkçe olarak doldurabilirsiniz. Ayrıca elçilikte parmak iziniz alınıyor, artık Schengen Vizesi için standart bir işlem. En tatsız kısım ise vize ücreti, 60 Euro ödemeniz gerekiyor.

2İklim

Slovakya tipik Orta Avrupa iklimine sahip. Yaz döneminde ortalama sıcaklık 20 derece, çok terlemeden rahat rahat gezebiliyorsunuz. Kış aylarında ise sıcaklık ortalaması 0 ile 1 derece arasında, dolayısıyla epey üşürsünüz. Bence Mayıs ile Eylül arasındaki klasik turizm sezonunda gitmek en doğrusu olacaktır. Türkiye’den giderken burada giydiğiniz baharlık ve yazlık giysilerinizi götürebilirsiniz. Nehir kenarı da, tepelerde yer alan kaleler de esintili olabiliyor, yanınıza hafif bir ceket alırsanız “iyi ki almışım” dediğiniz zamanlar olacaktır. Hem Bratislava içinde yürürken hem de Bratislava dışındaki yerlere giderken ayaklarınızın rahat etmesi için uygun bir ayakkabı götürmeyi de ihmal etmeyin.

Aşağıdaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz.

3Elektrik Sistemi

Slovakya’da E tipi priz kullanılıyor, bizimkine benziyor ama üstte topraklama çubuğu var. Türkiye’den götüreceğiniz aletler büyük ihtimalle uyum sağlayacaktır. Daha önceki yazılarımda size universal adaptör almanızı önermiştim, eğer varsa yanınızda götürmekten zarar gelmez.

4Ulaşım

Bratislava’da yer alan Milan Rastislav Stefanik Havalimanı Türkiye’den giden uçuşların indiği adres. İstanbul’dan buraya giden uçuşlar iki saat civarında sürüyor, obilet.com üzerinden uçak bilet fiyatlarını karşılaştırıp alabilirsiniz. Havalimanına ismini veren kişi Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Çekoslovakya’nın Avusturya – Macaristan İmparatorluğu’ndan bağımsız ayrı bir devlet olarak dünya tarafından tanınması için çok çaba harcayan politikacıdan geliyor. Avusturya Ordusu’nda görev almayı reddederek savaş boyunca Fransa Ordusu’nda general olarak hizmet veren Stefanik sonradan Çekoslovakya’nın ilk savaş bakanı da olmuş. İşin ilginç yanı ise kendisi ne diplomat ne de asker, aslında bir astronom iken önce bilimsel ateşe olarak görev almış ve ardından savaş çıkınca iş bu noktaya kadar gelmiş.

Schengen Vizesi almışken daha sık uçuş olan Viyana’ya uçup oradan Slovakya’ya trenle gelmeniz de mümkün. Dünyada iki ülkeye birden sınırı bulunan tek başkent olan Bratislava’ya Viyana’dan bir saatte ulaşabiliyorsunuz. Viyana Havalimanından Blaguss otobüsü ile 7.20 Euro, Postbus ile 7.70 Euro karşılığında gidebilirsiniz. Ayrıca Viyana tren istasyonundan trenle Bratislava istasyonuna da gelinebiliyor, 16 Euro tutuyor ve bir saat sürüyor. Bratislava tren istasyonundan şehir merkezine gitmek için ise 91, 93, 94 ve 191 nolu otobüsleri kullanabilirsiniz. Budapeşte ise daha uzak olduğundan Macaristan üzerinden gelmek daha zor, trenle üç saat sürüyor.

Bratislava Havalimanından şehir merkezine ulaşmak için otobüs kullanılıyor. 61 nolu otobüs ile ana tren istasyonu (Hlavna Stanica) veya tramvay istasyonları olan Trnavske Myto veya Racianske Myto’ya gidip aktarma yapıyorsunuz. Yalnız Bratislava’da otobüs şoförleri bilet satmıyor, biletinizi makinelerden almak zorundasınız. Havalimanında yer alan kırmızı renkli iki büyük makine dışındakiler banknot da kabul etmiyor, sadece madeni para ile ödeme yapabiliyorsunuz. Havalimanının içindeki turizm danışma merkezinden hem bilet satın alabilirsiniz, hem de sormak istediğiniz bir şey varsa danışabilirsiniz.

Slovakya’da Görülecek 10 Yer adlı yazımda bahsettiğim kale ve şehirlere ulaşmak içinse şehirlerarası ulaşımdan yararlanmanız gerekecek. Bazı yerlere sadece otobüs, bazılarına ise sadece tren ile gidiliyor. Yazımda her rota için hangisini kullanabileceğinizi belirtmiştim. Otobüsler de trenler de düzgün çalışıyor, temizlik veya dakiklik konusunda sıkıntı olmuyor. Tek sorun iletişim olabiliyor çünkü hala turizme tam adapte olamamış bir görünümleri var. Yani bir Slovak için şehirlerarası ulaşım epey kolay ama siz biraz zorluk yaşayabilirsiniz. O yazımda da bahsetmiştim, günübirlik rehberli otobüs turları Bratislava’dan kalkıp sizi geri Bratislava’ya getiriyor, hem rehber sayesinde iletişim sorunu da yaşamıyorsunuz. Fiyat olarak turistik sezonda biraz abartılı rakamlara kaçabildiklerinden en iyisi gidip Başpiskopos Sarayı’nın çaprazındaki Turist Bilgi Merkezi’ne bu konuda danışmak olacaktır. Size Bratislava’da kaldığınız süre boyunca hangi günlerde, hangi rotalara, hangi fiyatlara turlar olduğuna dair broşür veriyorlar. Onlara göre tercih yapabilirsiniz. Normalde ben de her yeri kendi başıma keşfetmeyi tercih ederim ama “keşke yanımda bir çevirmen olsa” dediğiniz anlar yaşanabiliyor. Ha tabii eğer Slovakçanız iyiyse her yeri rahatça kendi başınıza gezebilirsiniz o ayrı!

Bratislava içinde ise en iyisi yürümek. Toplu taşımada İngilizce’den çok Slovakça kullanıldığından biraz zor oluyor. Taksiler ise oldukça problemli, tanıdık gelebilecek olan turistleri uzun uzadıya dolaştırıp kazıklama geleneği maalesef burada da var. Yine de bazı yerler yürünemeyecek kadar uzak olduğundan bir araca binmeniz gerekecek, ben otobüse binmenizi öneririm. Üç tip bilet var ve fiyatları bence gayet makul ancak yukarıda da belirttiğim gibi otobüs bileti aracın içinde satılmıyor, duraktaki makineden alıp otobüsün içinde okutuyorsunuz. Sadece 15 dakika geçerli olan kısa mesafe bileti 0.70 Euro, yarım saatlik olan 0.90 Euro ve saatlik olan 1.20 Euro. Hepsiyle bir araçtan diğerine transfer yapılabiliyor. 3.50 Euroya günlük, 8 Euroya üç günlük sınırsız bilet de var ama bence bu kadar çok otobüs kullanmaya ihtiyaç duymazsınız.

Daha önce Bratislava’da Görülecek Yerler adlı yazımda bahsettiğim Bratislava Card satın alırsanız toplu taşımadan ücretsiz olarak yararlanabiliyorsunuz ancak bir günlük olan tipi epey pahalıya geliyor (15 Euro). 3 günlük olan ise 20 Euro ve o zaman parasını çıkartmak mümkün. İsterseniz Turist Bilgi Merkezi’nden satın alabilirsiniz.

5Konaklama

Bratislava’da konaklamak isteyenlerin gecelik kişi başı 2 Euro “konaklama vergisi” ödemesi gerekiyor, aklınızda bulunsun. Eğer görülecek yerlerden merkeze uzak olanları es geçerseniz, bence şehri günübirlik olarak gezmek gayet mümkün. Dolayısıyla Viyana geziniz sırasında bir günü buraya ayırarak da Bratislava’yı görebilirsiniz, böylece konaklamanıza gerek kalmaz. Biraz daha fazla yol gitmeyi göz alanlar aynı şeyi Budapeşte veya Prag gezileri sırasında da yapabilir. Ayrıca Tuna Nehri üzerindeki gemi turlarına da bir göz atabilirsiniz, teknede konaklayarak Bratislava dahil birkaç şehri görebiliyorsunuz.

Slovakya’yı köşe bucak gezmek isteyenler ise elbette Bratislava’da konaklamalı ve hem başkenti, hem de diğer şehirleri burası üzerinden gezmeli. Başkentte çok sayıda otel mevcut ve fiyatlar Avrupa’daki daha popüler kentlere kıyasla daha uygun, ancak kalite de daha düşük tabii. Merkezi otellerde kalarak toplu taşıma ile pek uğraşmadan çoğu yeri yürüyerek gezebilirsiniz. Ayrıca bu bölgeler akşamları da daha hareketli olacaktır. Ben tercihen otelimin kolay ulaşılabilir olmasına çok önem veriyorum çünkü de bazı durumlarda gün içinde otele dönmek gerekebiliyor ve oteliniz uzakta ise bunu yapmak pek mümkün değil.

6Yemek

Bryndzove Halusky

Slovakya’nın ulusal yemeği olan Bryndzove Halusky, peynir dolgulu mantı üzerinde servis edilen kuzu etinden oluşuyor, bir kere denemenizi öneririm ama tekrar tekrar yemek ister misiniz bilmem. Treska isimli salata ise balık ve mayonez içeriyor ve benim damak tadıma hiç uymadı. Acı ve ekşi bir tadı var, üstelik soğuk balık hiç bana göre değil. Ama belki suşiseverlerin hoşuna gidecektir. Richman isimli dürüm ise lahana, peynir ve et içeriyor. Buna da bolca mayonez koyuyorlar. Anlayacağınız Slovakya hesaplı bir yer ama lezzet konusunda sınıfta kalıyor! Hepsini La Putika isimli restoran zincirinin şubelerinde deneyebilirsiniz, şehirde birçok yerde bulunuyorlar. Tatlı olarak ise Pirozky’den donut almanızı öneririm, onlarca yıldır Slovakların en sevdiği mekan olması boşuna değil!

Maximillian Çeşmesi ile Tuna Nehri arasında yer alan Verne, otantik atmosferi ve uygun fiyatlarıyla takdirimi kazanan bir restoran oldu. Yalnız lüks beklemeyin! Belediye binasının (Stara Radnica) karşısındaki yoldan girerseniz, kiliselerin yanından yürüye yürüye Prasna Basta adlı restorana ulaşabilirsiniz. Açık havada oturup rahat rahat yemeğinizi yiyorsunuz, bir porsiyon Bryndzove Halusky 8.50 Euro, şnitzel 12.50 Euro. Verne’den biraz daha şık bir yer. Bratislava Kalesi yakınlarındaki Modra Hviezda ise epey havalı bir restoran olduğundan gitmeden önce rezervasyon yaptırmanız gerekiyor ve yüklü bir hesap sizi bekliyor! Tüm bunlara alternatif olarak önerebileceğim hesaplı bir yol ise marketleri gezip yerel lezzetleri keşfetmeniz.

7Eğlence – Gece Hayatı

Coca Cola’ya benzeyen Kofola, daha az şeker ve kafein içermesi nedeniyle Slovaklar tarafından tercih ediliyor. Siz de gelmişken deneyebilirsiniz. Üzüm suyundan yapılan Vinea da bir diğer gazoz türü ama şarabı andırsın diye beyaz, roze ve kırmızı olarak üç tipi var. Kofola da, Vinea da allkolsüz. Slivovica ise meyvelerden yapılan bir alkollü içki ve buraya özgü.

Orta Avrupa’da bulunduğundan elbette Slovakya’nın birası da meşhur. Stein marka bira tam olarak burada, Bratislava’da üretiliyor. En ünlü barlar ise Parada ve Kristian. Ayrıca Bratislava şehir merkezinde kendi ürettiği birayı müşterilerine sunan birahaneler de var. Bunlardan Starosloviensky Pivovar hem kendi birasını yapıyor hem de Slovakların ulusal çorbası Demikat servis ediyor. Bratislava’da hala ayakta duran en eski bar olan Funus ise tarihi özelliği ile dikkat çekiyor.

Eğer Bratislava’ya özgü bir atmosfer peşinde değilseniz Başpiskopos Sarayı’nın arka sokağındaki Cuba Libre’de adının hakkını veren kokteyller içebilir veya Kapucinska tramvay durağında inip Klariska Sokağı üzerinde ulaşabileceğiniz Uisce Beatha’ya giderek kendinizi İrlanda’da hissedebilirsiniz. Michael Kapısı’nın hemen dibindeki Casa del Havana da kokteyl içmek için tercih edebileceğiniz bir diğer başarılı adres.

Dans etmek isteyenler için en iyi adres Bratislava Kalesi ile Tuna Nehri arasında yer alan Subclub. Sovyetlerin dağılmasından bu yana şehirdeki gençlerin buluşma noktası olmuş bir disko. Başpiskopos Sarayı’nın karşısında yer alan Kartell Club da iyi bir alternatif. Michael Kapısı’ndan çıkınca karşınızda göreceğiniz Channels Club da öyle ve sabah altıya dek açık kaldığından gece kuşları için iyi bir adres. Maximillian Çeşmesi’nin karşısında yer alan Sedlarska Sokağı’ndaki Barrock ise adına uygun biçimde rock müziğe odaklanmış durumda.

8Alışveriş

Tuna Nehri kıyısında yer alan Eurovea, Bratislava’da yer alan en popüler alışveriş noktası, her gün sabah ondan akşam dokuza dek açık. Modern görünümlü bu yer, farklı bölgelerden oluşuyor. İlk bölge olan Eurovea 1, Galleria alışveriş merkezini kapsıyor ve içinde sinema, yüzme havuzu ve fitness bile bulunuyor. Burada ücretsiz internete, 39 adet restorana ve 180’den fazla dükkana ulaşabilirsiniz.  Ayrıca 5 yıldızlı Sheraton Bratislava Hotel de burada yer alıyor. Eurovea 2 kısmındaki en önemli yapı ise 168 metrelik bir gökdelen ve bu kısmının yapımının 2020 yılında tamamlanması bekleniyor. Başpiskopos Sarayı’nın hemen arkasında uzanan Larinska Sokağı ise çok sayıda lüks mağazaya ev sahiplği yapıyor, bazıları dünya markalarına ait ama aynı zamanda Slovak tasarımcıların butikleri de var. Yine bu sokakta ve yan sokaklarında çok sayıda hediyelik eşya satan turistik dükkan da mevcut. Buradan Slovakya’ya özgü magnet, kartpostal, biblo gibi ufak tefek anılar ve hediyeler satın alabilirsiniz. Obchodna Sokağı da benzer mağazalara ev sahipliği yapan iyi bir alternatif ama şehir merkezinden biraz daha iç kısımda yer alıyor. Michael Kapısı’na gittikten sonra doğuya (şehir merkezinden geldiyseniz sağa doğru) yürüyün, hemen orası.

9Dikkat!

Slovakya ekonomisi Avrupa’nın en hızlı gelişen ekonomileri arasında yer alsa da Bratislava ne yazık ki hala pek güvenli bir yer sayılmaz. Kapkaççılar özellikle turistleri hedef alıyorlar. Ana meydanda yer alan McDonalds bilhassa en tehlikeli nokta, sürekli burada turistlerin çantaları “kayboluyor”. O yüzden lütfen Bratislava geziniz boyunca çantanızı dikkatlice tutun ve gözünüzün önünden sakın ayırmayın. Daha da önemlisi, eğer Bratislava’da konaklayacaksanız pasaportunuzu kesinlikle otelde bırakın, kasa varsa en iyi oraya koymak. Benim şimdiye kadarki tek bir gezimde bile durdurulup pasaportumun sorulması gibi bir durum olmadı, merak etmeyin hiçbir yerde polis sizi sokakta yürürken kenara çekip “göster bakayım pasaportunu” demez. Tabii yanınızda hiç kimlik olmaması da iyi değil, çalınması halinde yenisini daha kolay çıkartabileceğiniz bir kimlik kartı yanınızda bulunsun. Örneğin ben üniversite kimliğimi yanımda taşıyorum, hem müzelerde öğrenci indirimi varsa o işe de yarıyor, hem de çalınsa bile Türkiye’ye dönünce kolayca çıkartabilirim. Pasaportunuz çalınması halinde ise konsolosluğa gidip yenisini çıkarmanız gerekecek. Sorunsuz bir tatil dileklerimle…

Adana’da doğan yazar, Ankara Fen Lisesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü mezunudur. ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nde Bilişsel Bilimler Bölümü’nde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Yazın hayatına kaleme aldığı öykülerle başlamış ve öyküleri çeşitli dergilerde yayımlanmıştır. Yazarın yayımlanmış 9 adet kitabı bulunmaktadır. Çok bilmenin tek yolunun hem çok okumak hem de çok gezmek olduğunu düşünüp ikisini de bol bol yaptığından gezdiği yerleri anlatan seyahat yazıları yazmaya başlamıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here