
Tarihin izinde mavinin huzurunda bir şehir: Alanya Gezilecek Yerler
Bu içeriği yapay zeka ile özetlemek için aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz.
ChatGPT Perplexity GrokAkdeniz’in kalbinde tarih ve doğanın buluştuğu bir cennet Alanya. Şehre yaklaşan ziyaretçilerini kucaklayan tarihi kalesi, begonvillerle süslü dar sokakları, sıcak kumları, turkuaz suları, teknelerden yükselen neşeli sesleri, Selçuklu’dan miras büyüleyici tersanesi, Torosların tertemiz havası, özel mağaraları ve tabi ki muhteşem lezzetleri ile ziyaretçilerini kucaklıyor Alanya. Diyorum ve lafı daha fazla uzatmadan sizi Alanya gezi rehberimiz ile baş başa bırakıyorum.
Alanya Gezilecek Yerler:
Alanya’da Gezilecek Yerler İçin Kısa Rehber
1221 yılında I. Alaaddin Keykubat Dönemi’nde yeniden inşa ettirilen kalenin geçmişinin Helenistik Dönem’e kadar uzandığı tahmin ediliyor. Altı buçuk kilometre uzunluğundaki surları ile dikkat çeken Alanya Kalesi şehri kucaklayan bir tepede yer alıyor. Teleferikle ulaşabileceğiniz kalenin içinde ise Süleymaniye Cami’nin yanı sıra saray kalıntıları ve sarnıçlar da sizi bekliyor.
Alanya Süleymaniye Cami’nin ilk hali 1231 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmış. Ancak cami yıllar içinde yıkılmış. 16. yüzyılda ise Osmanlı İmparatorluğu hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman tarafından aynı malzemelerle aslında uygun olarak yeniden inşa ettirilmiş. Kale içinde yer alan Süleymaniye Cami tek kubbeli ve kare planlı mimarisi ile Osmanlı klasik dönem mimarisinin tipik özelliklerini taşıyor.
Alanya Süleymaniye Cami konumu
1967 yılında kapılarını açan Alanya Arkeoloji Müzesi’nde Tunç Çağı’ndan Osmanlı Dönemi’ne uzanan geniş bir tarih aralığına ışık tutan eserler sizi bekliyor. Müzede antik sikkelerden seramiklere, Yörük kültürüne ait eserlerden mozaik buluntularına pek çok eser sergileniyor. Müzenin en dikkat çeken eseri ise M.S 2. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen bronz döküm Herakles Heykeli.
Alanya Arkeoloji Müzesi konumu
Mustafa Kemal Atatürk’ün 18 Şubat 1935 yılında Alanya’yı ziyaret ettiği sırasında kaldığı bu geleneksel konak, günümüzde müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Müzede Atatürk’ün kişisel eşyalarından cumhuriyet dönemine ait belgelere, farklı dönemlere ait fotoğraflardan geleneksel Alanya evinin yaşam tarzını yansıtan etnografik parçalara pek çok eser sizi bekliyor.
Alanya Atatürk Evi Müzesi konumu
Damlataş Mağarası’nın önünde yer alan bu plaj incecik kumları ile özellikle çocuklu ailelerin Alanya’daki favori plajlarından biri. Alanya’nın mavi bayrakları plajlarından biri olan Damlataş adını yanıbaşındaki mağaradan alıyor. Şehir merkezine oldukça yakın olan Damlataş Plajı kolay ulaşabilir olması sebebiyle sadece turistlerin değil Alanyalıların da favori plajlarından biri. Durgun sularında yüzmeye doyamayacağınız Damlataş Plajı’na uğramadan Alanya’dan ayrılırsanız üzülürsünüz.
1948 yılında yapılan bir liman inşaatı sırasında tesadüfen keşfedilen bu özel mağaranın on beş bin yıl öncesinde oluştuğu tahmin ediliyor. Nem oranı yüzde doksan beş olan Damlataş Mağarası’nın astım hastalarına şifa olduğu söyleniyor. İç sıcaklığı yıl boyunca 22 derece olan Damlataş Mağarası sarkıt ve dikitleri ile de kendine hayran bırakıyor.
Damlataş Mağarası’nın yakınında yer alan Fosforlu Mağara’ya ulaşım sadece teknelerle sağlanıyor. Mağaranın adı, tekne fenerlerinin ve ay ışığının mağaranın duvarlarına vuran muhteşem yansımasından geliyor. Alanya’ya giderseniz Fosforlu Mağara’nın cam gibi sularında yüzmeden dönmeyin derim.
Bektaş Mevki’nde yer alan seyir terası şehri kuşbakışı izlemek isteyenlerin favori destinasyonlarından biri. Deniz seviyesinden 650 metre yükseklikle yer alan Alanya Seyir Terası’ndan muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz. Özellikle gün batımında gökyüzünün rengi efsane oluyor. Alanya Kalesi’nden limana kadar uzanan bir manzara sunan seyir terasında kafeterya ve özel oturma alanları da var. Aklınızda bulunsun.
Damlataş Plajı’ndan kalkan teleferik Alanya’yı ayaklarınız altına seren 900 metrelik bir yolculuk vaat ediyor. Bu keyifli yolculuk boyunca Kleopatra Plajı, Damlataş Mağarası ve şehir merkezi manzaraları size eşlik ediyor. Teleferiğin varış noktası ise Alanya Kalesi’nin Ehdemek Bölgesi.
Sadece Alanya’nın değil ülkemizin en güzel plajlarından biri bence Kleopatra Plajı. İki kilometre uzunluğundaki kumsalı ve yavaş yavaş derinleşen denizi ile özellikle çocuklu ailelerin favori destinasyonlarından biri Kleopatra Plajı. Söylemeden de geçmek olmaz Kleopatra Plajı’nda rüzgar sörfü, parasailing ve kano gibi su sporları imkanı da var. Son bir bilgi daha verecek olursam rivayete göre Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın da burada yüzdüğüne inanılıyor!
Son yılların en popüler koylarından biri olan Delik Deniz Kral Koyu Alanya merkeze 65 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Koy, adını kayalıkta kendiliğinden oluşmuş bir kemerden alıyor. Uzaktan bakıldığında denize açılan bir geçit gibi görünen koya ulaşım patika bir yoldan ya da deniz yolu ile sağlanıyor. Delikli Deniz Kral Koyu içindeki doğal havuzları ve berrak suları ile kendine hayran bırakıyor. Alanya’ya gitme planınız varsa burası mutlaka radarınızda olsun derim.
Biraz yeşilin dinginliğinde huzur bulmak biraz da doğa ve su sporları yapmak isterseniz İncekum Tabiat Parkı güzel bir alternatif olacaktır. Çam ormanlarının turkuaz sularla kucaklaştığı İncekum Tabiat Parkı Alanya’nın batısında yer alıyor. Deniz kenarında yer alan bu tabiat parkı özellikle çocuklu ailelerin favori destinasyonlarından biri.
1228 yılında I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan Alanya Selçuklu Tersanesi Anadolu Selçuklu Devleti’nin Akdeniz’deki ilk tersanesi. Alanya Kalesi’nin eteklerinde yer alan tersane bugün Denizcilik ve Gemi Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Cephesinde beş kemerli göz bulunan tersanenin ön cephesi ise elli altı metre uzunluğunda. Antik çapalar başta olmak üzere gemi yapımı ve denizcilik adına pek çok eser de Denizcilik ve Gemi Müzesi’nde sizi bekliyor.
Tarihi Alanya Selçuklu Tersanesi konumu
Sıla’nın notu: Alanya Tersanesi’nin muhteşem bir aydınlatması var. Tersaneyi bir de hava karardıktan sonra görmeden dönmeyin derim.
1226 yılında limanı ve tersaneyi korumak için inşa edilen Kızılkule Alanya merkezde görülmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Adını üst kısmında yer alan kırmızı tuğlalardan alan kulenin yüksekliği ise otuz üç metre. Beş katlı Kızılkule’nin alt katında ise Etnografya Müzesi yer alıyor.
Tarihi Alanya Kalesi’nin bulunduğu yarımadanın dik yamaçlarında yer alıyor Aşıklar Mağarası. Bir tünel şeklinde olan mağaranın uzunluğu ise yaklaşık 75 metre. Bir ucundan girdiğinizde yarımadanın diğer ucuna çıkabileceğiniz Aşıklar Mağarası ile ilgili anlatılan rivayete göre geçmişte aşıkların gizli buluşma noktası olan bu mağaranın bir ucu da denize açılıyor. Efsaneye göre mağaradan geçip denize atlayabilen aşıkların aşkı ebedi oluyormuş. Ancak mağaradan geçmek çok meşakkatli çünkü içerisi oldukça dar ve tavanı da bir hayli alçak. Yolun büyük bir kısmını eğilerek yürümeniz gerekiyor.
Aşıklar Mağarası konumu
Adıyla ilgi çeken Cüceler Mağarası hakkında pek çok şehir efsanesi var. Bunlardan en yaygını mağaranın içinde yer alan sarkıt ve dikitler cüceye benzetildiği için mağara bu isimle anılıyor. Altı farklı galeriden oluşan Cüceler Mağarası’nın uzunluğu ise yüz yetmiş metre. Mağaranın içini aydınlatan profesyonel ışıklandırmalar Cüceler Mağarası’nı daha da büyüleyici kılıyor.
Sadece şehri ziyarete gelenlerin değin Alanyalıların da çok sevdiği kaçış duraklarından biri Dim Çayı. Toroslardan doğan ve Akdeniz’e dökülen Dim Çayı özellikle yaz aylarında oldukça popüler. Çayın kıyısında piknik yapabileceğiniz özel alanların yanı sıra restoran, çay bahçesi ve alabalık yiyebileceğiniz özel su üstü platformları da sizi bekliyor. Dim Çayı’na giderseniz ister rafting yapın isterseniz de çayın serin sularına ayaklarınızı daldırıp keyif yapın.
Cebel-i Reis Dağı’nın yamacında yer alan Dim Mağarası Türkiye’nin turizm amaçlı ziyarete açılan ikinci büyük mağarası. Dört farklı galeriden oluşan mağaranın yaklaşık bir milyon yıl önce oluştuğu tahmin ediliyor. Sonunda küçük bir göl ve traverten oluşumları yer alan Dim Mağarası’nın deniz seviyesinden yüksekliği ise 232 metre.
Tarih meraklılarının Alanya’da asla es geçmemesi gereken duraklardan biri de Syedra Antik Kenti. Geçmişi M.Ö 7. yüzyıla uzanan Syedra Antik Kenti’nin Roma Dönemi’nde önemli bir yerleşim yeri olduğu biliniyor. Syedra Antik Kentin’de sütunlu bir cadde, hamam kalıntıları, sarnıçlar ve vaftiz mağarasına ait kalıntılar sizi bekliyor. Arkeolojik kazıların hala davam ettiği antik kentten çıkarılan eserler ise Alanya Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Dört yüz metre yüksekliğindeki Sapadere Kanyonu Alanya’nın doğa harikası yerlerinden biri. Keyifli bir yürüyüş yoluna da ev sahipliği yapan Sapadere Kanyonu’nda gürül gürül akan bir şelale var. Eğer soğuk sularda yüzmeyi seviyorsanız şelaleden akan suların oluşturduğu gölde yüzebilirsiniz. Sapadere Kanyonu’nda doğal güzelliklerin yanı sıra yöresel yemekler yapan restoranlar da sizi bekliyor. Yerel lezzet arayanlara duyurulur!
Selçuklu Dönemi’nden günümüze kalan bu kervansaray 1231 – 1232 yılları arasında Sultan I. Aladdin Keykubat’ın emri ile inşa edilmiş. Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Alara Han’ın içinde mescit, hamam, çeşme ve konaklama odaları bulunuyor.
Şehrin tam kalbi diyebileceğim bir noktada yer alıyor Alanya Çarşısı. Özellikle akşam saatlerinde ışıl ışıl olan çarşıdan el yapımı takılardan deri ürünlere, geleneksel hediyeliklerden baharatlara pek çok ürün alabilirsiniz. Gittiği şehirlerden ufak tefek hediyelikler almadan dönmeyenlere duyurulur!
Sıla’nın Notu: Alanya’ya giderseniz şehrin en canlı noktalarıdan birinde kurulan Cuma Pazarı’na gitmeden de dönmeyin derim. Tazecik meyve sebzelerle dolu tezgahların yarattığı muazzam renk cümbüşünü izlemeye doyamayabilirsiniz.
Alanya’ya kadar gidip de şehir merkezine yaklaşık bir saat uzaklıkta yer alan Manavgat Şelalesi’ni görmeden dönmek olmaz bence. Akdeniz’in kavurucu sıcaklarında gürül gürül akan şelalenin sularıyla serinleyebilirsiniz. Asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde akan şelalenin suları o kadar etkileyici ki insan izlemeye doyamıyor. Manavgat Şelalesi’ne giderseniz çevresinde yer alan restoran ve kafelerden birinde oturup uzun uzun keyif yapmayı da ihmal etmeyin.
Alanyada ne meşhur?
Alanya; Alanya Kalesi ve Kızılkule gibi Selçuklu mirası tarihi yapıları, dünyaca ünlü Kleopatra Plajı ve yöreye özgü Alanya muzu ile meşhurdur.
Alanya’ya gece nereye gidilir?
Alanya’da gece hayatının kalbi, tarihi Kızılkule ile Alanya Limanı arasında sıralanan ve her zevke hitap eden popüler gece kulüpleri ile canlı müzik mekanlarının bulunduğu barlar sokağında atar.
Alanya’nın en güzel denizi neresi?
Alanya’nın en güzel denizi, altın sarısı ince kumu ve kristal berraklığındaki sığ suyuyla dünyaca ünlü olan, aynı zamanda mavi bayraklı Kleopatra Plajı’dır.