
Büyükada Gezi Rehberi: Gezilecek Yerler ve Gezi Rotası
Bu içeriği yapay zekâ ile özetlemek için bir araç seçin.
Korna seslerinin yerini kuşların cıvıltısına, egzoz kokusunun yerini erguvan kokusuna, şehrin kaosunun yerini huzura ve dinginliğe bıraktığı bir yer Büyükada. Her ne kadar son yıllarda kalabalığı artsa da bence hala İstanbul’dan kaçışın hem en yakın hem de en keyifli destinasyonlarından biri. Tarihin gizli tanıkları diyebileceğim, zamana meydan okuyan ahşap köşkler, eşsiz deniz manzaraları, kendine hayran bırakan asırlık ağaçların sıralandığı ormanlar ve muhteşem gün batımları Büyükada’da sizi bekleyen güzelliklerden sadece bir kaçı. İster adaya ilk kez gidiyor olun ister defalarca gitmiş olun bence Büyükada’da zaman geçirmek her seferinde ayrı bir keyifli. Diyorum ve sizi Büyükada gezi rehberimizle baş başa bırakıyorum.
Büyükada Gezi Rehberi:
Büyükada’da görmek istediğiniz noktaları haritada inceleyin, gezi rotanızı planlayın.
Büyükada’ya Kabataş, Beşiktaş, Kadıköy, Bostancı ve Maltepe’den kalkan şehir hatları vapurları ya da motorlarla gidebilirsiniz. Ben daha hızlı ve özel gitmek istiyorum derseniz de deniz taksi seçeneği var.
Vapurdan iner inmez sizi karşılayan, adanın tam kalbi sayılan o tatlı merkez Saatli Meydan. Ahşap mimarisi ile zamana meydan okuyan Saat Kulesi sadece turistler için değil adalılar için de bir buluşma noktası. Saatli Meydan’da durup kalabalığın enerjisine kapılmadan, etraftaki dondurmacılardan, pastanelerden yükselen kokular eşliğinde kalabalığı izlemeden Büyükada’dan ayrılmayın. Adanın ruhunu bu özel atmosferde daha çok yaşamak istiyorum derseniz de buradaki restoranlardan birinde güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.
Büyükada’nın simgelerinden biri de hüzünlü hikayesi ile dikkat çeken Rum Yetimhanesi. İskeleden indikten sonra orman yolunu takip ederseniz kırk beş dakikalık keyifli bir yürüyüşün ardından ulaşabilirsiniz Büyükada Rum Yetimhanesi’ne. 1800’lü yılların sonunda Fransızlar tarafından inşa edilen bu özel bina Avrupa’nın en büyük ahşap yapısıydı. Bina aslında kumarhane – otel olmak üzere planlanarak inşa edilmiş ancak Osmanlı yönetimi izin vermeyince satışa çıkarılmış. Sonrasında ise Sultan II. Abdülhamid’in katkıları ile hayırsever Rum aileler tarafından alınarak kimsesiz çocukların kalabileceği bir yetimhaneye dönüştürülmüş. İçinde iki yüzden fazla oda ve zengin bir kütüphane bulunan bu tarihi yapının kapıları 1960 yılından beri kapalı. Uzun yıllardır sessiz sedasız duran bina ne yazık ki günümüzde bir hayli harap halde. O yüzden içine girmek ve fazla yaklaşmak yasak. Ancak güzel bir restorasyon çalışması yapılırsa tüm ihtişamı ile yeni ziyaretçilerini ağırlamaya hazır bence Büyükada Rum Yetimhanesi.
Büyükada Rum Yetimhanesi Konumu
Büyükada’nın en yüksek noktası olan Yüce Tepe’de yer alan Aya Yorgi Kilisesi 1751 yılında küçük bir şapel olarak inşa edilmiş. Ancak 1905 – 1909 yılları arasında büyütülerek bugünkü görkemli haline gelmiş. Günümüzde Hristiyanlar için önemli bir hac merkezi olan bu ihtişamlı taş kilisenin kapıları mezhep inanç farkı gözetmeksizin herkese açık. İnanışa göre Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkan o dik yokuşu içinizden dileğinizi tutup hiç konuşmadan çıkarsanız dileğiniz kabul olurmuş. Her yıl 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde düzenlenen törenlerde Aya Yorgi Kilisesi mistik bir bayram yerine dönüşüyor. Bu özel tarihlere denk gelmeseniz bile Büyükada’ya gittiğinizde Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkıp dileğinizi diledikten sonra muhteşem manzaraya karşı oturup bir yorgunluk kahvesi içebilirsiniz.
Sıla’nın Notu: Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkan yol biraz meşakkatli o yüzden mutlaka rahat bir ayakkabı giymenizi öneririm.
Beyaz cephesi ve zarif pembe panjurları ile Büyükada’nın Maden Mahallesi’nde ziyaretçilerini selamlıyor usta edebiyatçı Reşat Nuri Güntekin’in Evi. Adanın zamana direnen en özel yapılarından biri olan bu evi Reşat Nuri Güntekin 1937 yılında satın almış. Ev sahip olduğu muhteşem deniz manzarası sebebiyle uzun yıllar ‘Yalı Köşk’ olarak anılmış. Reşat Nuri Güntekin’in eserlerini kaleme aldığı ve uzun yıllar yaşadığı bu köşk özel mülk olduğu için müze statüsünde değil. O yüzden içine girmek yasak ancak dışardan bakıp güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. İnsan pembe panjurlu bu romantik eve bakarken bile kendini bir Reşat Nuri romanının kahramanı gibi hissediyor.
Reşat Nuri Güntekin Evi Konumu
Ünlü Marksist lider Lev Troçki, Stalin tarafından sürgün edildikten sonra Büyükada’ya sığınmış. Lev Troçki 1929 – 1933 yılları arasında, 1850’li yıllarda Ermeni bir tüccarın kızları için yaptırdığı olan Sivastopol Köşkü’nde yaşamış. Hatta otobiyografisini ve Rus Devrim Tarihi kitabını da bu köşkte kaleme almış. Troçki’nin Büyükada’dan Fransa’ya ardından da Meksika’ya uzanan sürgün yıllarının en dingin durağı olduğu bilinen bu köşk günümüzde biraz harabe durumunda o yüzden içine girmek ve gezmek biraz tehlikeli. Bu özel köşk günümüzün aksine geçmişte pek çok sanatsal etkinliğe de ev sahipliği yapmış. İçine giremeseniz bile Büyükada’ya gittiğinizde Troçki’nin Evi’ne de bir selam vermeden dönmeyin derim.
Hamidiye Camii’nin inşaatı Sultan Abdülhamit’in emri ile 1895 yılında aslında okul olarak başlamış. Ancak sonrasında adada yaşayan Müslüman nüfusun artması ile camiye çevrilmiş. Dönemin mimari tarzına uygun olarak inşa edilen Hamidiye Camii’nin duvar ve pencere içlerinde mavi ve sarı kalem işlemeleri var. Yüz yirmi iki yıllık, küfteki taşlı ve tek minareli Hamidiye Cami halk arasında Selvili Cami olarak da anılıyor. Büyükada’ya giderseniz eklektik yapısı ile beğeni toplayan Hamidiye Camii’ni de es geçmeyin derim.
Kanaviçe gibi işlenmiş renkli tarihi ahşap köşklerin en çok olduğu yer Çankaya Caddesi. Bu tarihi köşklerin arasında yürümek her mevsim keyifli ama özellikle begonvillerin ve mor salkımların açtığı bahar aylarında ayrı bir keyifli. Bahar aylarında giderseniz fotoğraf çekmeye doyamayabilirsiniz. Demedi demeyin
Aya Yorgi’ye çıkarken sağdan ayrılan yola saparsanız minik bir patikayı aştıktan sonra Adakule’ye ulaşıyorsunuz. Büyükada’yı orman yangınlarına karşı koruyan beş katlı bir yangın gözetleme kulesi olan Adakule aynı zamanda adanın gizli seyir terası gibi. Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan Adakule’nin üzerinde yer alan termal kameralar adanın güvenliği için her daim aktif ve nöbette. Ancak başta gizli seyir terası dememin sebebi elbette bu değil. Adakule’de muhteşem bir Heybeliada ve Rum Yetimhanesi manzarası sizi bekliyor.
Büyükada’nın ruhunu tam anlamıyla hissetmek adanın geçmişine daha yakından tanıklık etmek isterseniz Aya Nikola Bölgesi’ndeki Adalar Müzesi’ni es geçmeyin derim. Eski bir helikopter hangarında ziyaretçilerini ağırlayan bu müzeden pek çok kaynak ‘adanın yaşayan hafıza defteri’ diye bahsediyor. Müzede adanın dört yüz milyon yıllık jeolojik oluşumundan, sürgünlerle dolu hüzünlü tarihine, pek çok kişinin hayatına tanıklık eden şaşalı, samimi yıllara ait anılardan Osmanlı arşiv belgelerine pek çok eser ve anı Adalar Müzesi’nde sizi bekliyor.
Bu özel köşk, Ortodoks Patrik Sofronios tarafından yazlık ev olarak Fransız Mimar Alexandre Vallury’e yaptırılmış. Peki neden Taş Mektep olarak biliniyor dediğinizi duyar gibiyim. Hemen açıklayayım. Bu özel köşk yıllar sonra Köprülü Mehmet Paşa Numune Mektebi, ardından da Büyükada İlkokulu olarak kullanılmış. Ancak 1979 yılında yangın tehlikesi sebebiyle boşaltılan bina uzun yıllar metruk kalmış. Sonrasında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edildi ve 2023 yılında kafe, kütüphane ve sergi salonu olarak ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.
Splendid Palas, Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen ihtişamlı baloların değişmez adresleri arasında ilk sıralarda yer alıyordu. Şimdilerde ise insanı tarihi bir Avrupa şehrinde hissettirecek harika bir otel olarak ziyaretçilerini ağırlıyor Splendid Palas. Art Nouveau mimarisinden esintiler taşıyan kırmızı panjurlu bu özel köşkün adanın sosyal hayatında da önemli bir yeri var. Hatta Mustafa Kemal Atatürk de bu köşkte düzenlenen balolara katılmış, pek çok kez burada konaklamış.
Sıla’nın Notu: Splendid Palas’ta kalmasanız bile avlusunda keyifli bir kahve tatlı molası vermeden dönmeyin derim.
Büyükada’nın kalbi sayılan bir noktada yer alan çarşı tahmin edeceğiniz üzere adanın en canlı ve en renkli noktalarından biri. Tarihi ve nostaljik bir pazar yeri havasında olan Ada Çarşı’sından özgün el sanatı ürünlerinin yanı sıra, hediyelik eşyalar, harika antikalar ve yöresel lezzetler alabilirsiniz.
Büyükada’nın kendine hayran bırakan doğal güzelliklerinden biri de Dilburnu Tabiat Parkı. Doğayla iç içe olmayı sevenlerin adadaki favori duraklarından biri olan Dilburnu Tabiat Parkı’na giderseniz keyifli yürüyüşler ya da piknik yapabilirsiniz. Söylemeden de geçmek olmaz Dilburnu Tabiat Parkı Yörükali Koyu’na da oldukça yakın. Eğer denize girme planınız varsa yanınıza mayonuzu almayı ihmal etmeyin derim
Daha sakin bir ada deneyimi yaşamak istiyorsanız rotanızı Prenses Koyu’na çevirebilirsiniz. Adanın güneybatısında yer alan Prenses Koyu tarihte Bizans soylularının sürgün ve dinlenme yeri olarak kullanılırmış. Bu huzurlu ortamda daha çok vakit geçirmek isterseniz koyda bir de otel var. Aklınızda bulunsun!
Ada sokaklarından Aya Yorgi’ye uzanan, yemek ve dinlenme molalarıyla tamamlanan günübirlik bir rota.
İskele ve çarşı → Lunapark → Aya Yorgi → Ada merkezi → Sahil
Vapurdan indikten sonra iskele çevresinde kahvaltı yapın. Saat Kulesi ve çarşı sokaklarında kısa bir yürüyüş için zaman ayırın.
Çarşıdan BA-2 hattıyla Lunapark’a geçin. Buradan Aya Yorgi’ye yürüyün. Dik yokuş için molalarla birlikte 30–45 dakika ayırın; tepede manzarayı izleyip dinlenin.
Aynı yoldan Lunapark’a inip BA-2 ile çarşıya dönün. Merkezde öğle yemeği yiyin. İniş, araç bekleme ve yolculuk için yaklaşık bir saat bırakın.
Çankaya Caddesi yönünde kısa bir yürüyüşe çıkın. Köşkleri ve bahçeleri dışarıdan görüp fotoğraf molaları verin. Yorulduğunuz noktada merkeze dönerek kahve molası yapın.
İskele çevresindeki sahilde dinlenin; çay veya dondurmayla günü tamamlayın. Seçtiğiniz dönüş seferinden en az 30 dakika önce iskeleye geçin.
Büyükada’ya nasıl gidilir?
Büyükada’ya Kabataş, Beşiktaş, Kadıköy, Bostancı ve Maltepe’den kalkan şehir hatları vapurları ya da motorlarla gidebilirsiniz. Ben daha hızlı ve özel gitmek istiyorum derseniz de deniz taksi seçeneği var.
Büyükada’da ne yapılır?
Büyükada’ya giderseniz bisikletle ada turu yapabilir, yürüyerek Aya Yorgi Kilisesi’ne tırmanabilir, tarihi köşklerin sıralandığı caddelerde yürüyüp harika fotoğraflar çekebilir, nefis manzaralar eşliğinde damak çatlatan lezzetler tadabilirsiniz.
Büyükada’da ne yenir?
Adaya giderseniz Büyükada Pastanesi’nin meşhur kremalı böreğinden, seyyar arabalarda satılan tazecik galetalardan, adanın meşhur dondurmasından ve en çıtırından bir lokma tatlısı yemeden dönmeyin.