Varşova Gezi Rehberi

0
135
Varşova

Avrupa’nın merkezi konumundaki Polonya’nın başkenti Varşova!

Çalkantılı tarihiyle, küllerinden yeniden doğan şehir merkeziyle oldukça önemli bir yeri tutuyor.

Özellikle II. Dünya Savaşı ve takip eden komünist rejim ardından özgürlüğüne ancak 1980’lerde kavuşmuş. 2004 yılında girdiği Avrupa Birliği’nden sonra ise kendisini iyice toparlayarak yükselişe geçmiştir.

Günümüzde sanatın, -her ne kadar 80 yıl önce yeniden inşa edilse de- tarihin beşiği olan bu kent Avrupalılar başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri ağırlıyor.

Şehrin sloganı ise, “Varşova’ya Aşık Olmak!”

App_indir_banner_mobil

Gelin hep birlikte bu aşık olunacak şehri tanıyalım ve sizin için kendi araştırmalarım ve deneyimlerim ışığında hazırladığım, en küçük ayrıntısına kadar güvenebileceğiniz bu seyahat rehberine bir göz atalım.

Varşova Hakkında Genel Bilgiler

Varşova, Polonya

ucakbileti_sorgula (1)

2004 yılında Avrupa Birliği’ne giren Polonya’nın başkenti olan Varşova ülkenin en büyük ve gelişmiş şehridir. 517 km2’lik bir alan kaplar ve nüfusu 1,765 milyon civarıdır. Bu oran Varşova’yı Avrupa’nın en kalabalık 8. şehri yapar.

Şehir kimileri tarafından Kuzey’in Paris’i olarak tanımlanır. Eski şehir merkezi yani Stare Miastro alanı UNESCO Miras Listesindedir.

Fakat şehir tarihi açıdan oldukça üzücü bir geçmişe sahiptir. II. Dünya Savaşı’ndan önce Dünya üzerindeki Yahudi nüfusunun büyük bir bölümünün yaşadığı Varşova toprakları neredeyse dümdüz hale getirilmiştir. 1930’ların sonlarına doğru Alman ordusu tarafından bombalanan şehir yerle bir edilmiştir. Eski arşiv fotoğraflarında şehirde taş üstünde taş kalmadığını görüyoruz.

Fakat savaş sonrası yerli halkın da büyük çabasıyla şehir küllerinden doğmuştur. Bu nedenle ‘anka kuşu şehir’ olarak da adlandırılır. Bütün tarihi binalar eski fotoğraf ve arşiv kayıtlarına bakılarak aslında sadık bir şekilde inşa edilmiştir.

Günümüzde Varşova’nın eski şehir meydanına gittiğiniz zaman tarihe dair hiçbir şeyi yadırgamazsınız. 1500’lerden kalan kuleler, kaleler… Halbuki şehrin %85’inden fazlası son 80 yılda inşa edilmiştir. Bu da Varşovalılar için tarihi muhafaza etmenin en korkunç şartlarda da olsa nasıl da önemli olduğunu gösterir.

Şehri, Vistül Nehri ikiye böler. Kuzeye doğru Gdańsk şehrinden Baltık Denizi’ne dökülen bu bereketli nehir aslında Polonya’nın en önemli simgelerinden biridir. Çünkü ülkeyi kuzeyden güneye dolanır ve onlarca şehrin arasından süzülür. Süzülür dediğime bakmayın kimi yerlerde incelse de özellikle Krakow ve Varşova gibi kentlerde genişliğiyle İstanbul Boğazı kıvamında bir nehirdir Vistül.

Şehrin II. Dünya Savaşı’ndan sonra neredeyse yeniden inşa edildiğini söylemiştim. Nazi güçlerinden kurtulmak adına kuzeydoğudan gelen bir diğer tehdide yani Sovyet Rusya’nın sembolü olan Kızıl Ordu’ya bel bağlar. Bu da elbette denize düşen yılana sarılır sözünü tamamen doğrulayan bir olaydır tarihte.

Sovyetlerin aşırı hükmeden ve özgürlüğün esamesinin okunmadığı komünist ideoloji altında 1945’ten 1989’a kadar 44 yıl geçirir. Bu dönemde şehrin çeşitli bölgelerine dikilen faşist mimari ya da Stalinist mimari örneği olan binalar şehrin farklı bir yüzünü gösterir.

Bu binalardan en ünlüsü şehrin her yanından görünen Kültür ve Bilim Sarayı’dır. Varşova’da görülmesi gereken yerler bölümünde ayrıntısıyla bahsettiğimiz bu bina halk tarafından o günleri hatırlattığı gerekçesiyle pek sevilmez.

Varşova Gettosu

Aslında Polonya’nın hemen hemen her şehrinde bu böyledir. Komünist dönemden günümüze kalan anıt ve binalar halkın onlara taktığı komik isimlerle varlıklarını sürdürür. Halk arasında bu anıt ve binaları yıkmak dahi söz konusu olsa da genel fikir artık onların da tarihi birer eser olduğuna yöneliktir.

Ülke GMT +2’lik dilimde yer alır ve saatleri Türkiye’den 1 saat geridedir. Ülkenin resmi dili Lehçedir. Cinkuye şeklinde okunan ve teşekkür ederim anlamına gelen dziękuję işinize en yarayacak kelimedir. Başkentte çoğunlukla İngilizce bilen nüfusa rastlamak mümkündür.

otobusbileti_sorgula2

Varşova’da İklim, Ne Zaman Gidilir?

Varşova Polonya

Baltık ülkelerinde hakim olan okyanus iklimine sahip Varşova kışların sert geçtiği bir şehir. Genel olarak soğuk, karlı ve bulutlu kışları fakat ılık, güneşli ve kimi zaman rüzgarlı yazları vardır. İlkbahar ve sonbahar pek tahmin edilemez, ani hava değişimleri olabilir. Fakat bununla birlikte, özellikle mayıs ve eylül ayları arasında sıcaklıklar genellikle ılıman ve nemlidir. Bu dönem de birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi Varşova’da da turistik sezon olarak kabul edilir. Mayıs ve eylül ayı ortalama sıcaklığı 14, Haziran 17, Temmuz ve Ağustos ise 19 derecedir. Elbette son yıllarda ne yazık ki küresel ısınma sebebiyle derecelerin yükseldiği gözlenmektedir.

Eğer gezmek ve şehri rahat rahat dolaşabilmek istiyorsanız mayıs ve eylül arasının sizin için ideal olduğunu söylemiştim.

Fakat benim bir şehri ziyaret ederken en önem verdiğim şeylerden biri de festival ve anma günleri. Bu sayede hem kültürü daha iyi gözlemliyor hem de çok daha keyifli vakit geçirebiliyorsunuz.

Varşova’da Düzenlenen Festivaller

Varşova'da Festivaller

Her yıl Varşova’da düzenlenen birkaç festival ve anma etkinliğinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle her yıl 19 Nisan’da düzenlenen Varşova Ayaklanması anma etkinliği bölge ve ülke tarihi için oldukça önemli bir gün. Bu tarihte elbette bir festival ya da kutlama yapılmıyor. Fakat Varşova Getto’sunda bulunan anıtlara çiçekler bırakılıyor.

Varşova Karnavalı yine her sene Mart ayında paskalya perhizinden önce gerçekleşiyor. Bu etkinlik şehirdeki birçok farklı mekanda düzenlenir. Bunun içinde evlerde verilen partiler, fuar ve panayırlar, sokak kutlamaları ve dans gösterileri de vardır.

Varşova'da Festivaller

Avrupa’nın birçok şehrinde olduğu gibi Varşova’da da yeni yıl için kurulan Noel Marketleri hem bir kış tatili yapmak hem de Noel ruhunu kavramak için görülmeye değer yerlerin başında geliyor.

Temmuz ve Ağustos ayları arasında düzenlenen Yüzen Fener Festivali (Chinese Lanterns Festival) özellikle gökyüzünün bir görsel şölene dönüşmesine sebep oluyor. Bu sene 31 Temmuz 31 Ağustos arası düzenlenecek.

Varşova Sonbahar Festivali (Warsaw Autumn Festival) ise her yıl Eylül ayında, şehrin dört bir yanında farklı mekanlarda gerçekleşen bir çağdaş müzik festivalidir. Bu sene 20-28 Eylül tarihleri arasında düzenlenecektir.

Varşova’ya Ulaşım, Nasıl Gidilir? & Şehir İçi Ulaşım İmkanları

Varşova'ya Ulaşım

Türkiye’den Varşova’ya birçok havayolu şirketinden direkt uçuş imkanı bulunmaktadır. Uçuşlar 2 buçuk saat sürmektedir. Varşova’da 5’in üzerinde havaalanı bulunmaktadır. Fakat Türkiye’den direkt uçuşlar Warsaw Chopin Havaalanı’na ulaşım sağlar. Önceden aldığınız takdirde gidiş dönüş toplam 1000 TL’ye bilet bulabilmeniz mümkündür.

Chopin havalimanından merkeze taksiyle geçmek 20 dakika gibi bir süre ve 10 Euro tutmaktadır. Bunun haricinde daha ucuz bir yol olan otobüs servisleri mevcuttur. Şehir merkezi ve havalimanı arası direkt aktarım yapan 175 ve 188 numaralı otobüsler kullanılabilir. İkisi de 25 dakikada güzergahlar arası yolculuk sağlamaktadır. Son olarak S2 isimli metro/tren hattı da sizi merkeze ulaştıracaktır. Otobüs ve tren için bilet ücretleri kişi başına 1 Euro / 4,4 Zloti’dir.

Şehir içinde ulaşım olarak otobüs ve metroları kullanabilirsiniz. Bunun dışında birçok Avrupa kentinde olduğu gibi bisikletle ulaşım en sık kullanılan metotlardan biridir. Siz de çeşitli bisiklet kiralama uygulamaları ya da dükkanlar vasıtasıyla aracınıza kavuşabilirsiniz. Uber de şehir içi ulaşım konusunda özellikle turistler tarafından tercih edilebilecek bir ulaşım yoludur. Yoldan çevirdiğiniz her taksi şoförünün İngilizce bilmediğini düşünecek olursak ücreti önceden bilmek ve gideceğiniz yolun haritada belirli olması sizi birçok problemden kurtaracaktır.

Varşova’da metro güzergahları M1 ve M2 olarak ikiye ayrılmıştır. Eğer şehir merkezi dışında bir yere gitmek isterseniz M1’i, şehir içi tarihi bölgeler arası seyahat için de M2’yi kullanabilirsiniz.

Gezilecek yerler kısmında listelediğim mekanların birçoğu eski şehir bölgesinde ve birbirine yürüme mesafesinde bulunuyor. Her seyahat rehberinde bahsettiğim gibi Avrupa’daki kentlerde yürümek çok zevkli. Bir şehri keşfe çıkmak ve kimi zaman yolda farklı maceralarla karşılaşmak isterseniz en güzel ulaşım şekli tabana kuvvet yürümek.

Varşova’da Konaklama

Śródmieście, Lehçe’de şehir merkezi anlamına geliyor. Görmeniz gereken spotların çoğu bu bölgede yer alıyor. Bu nedenle seçiminizi Śródmieście’den yana kullanabilirsiniz. Burada kalırsanız toplu taşıma kullanmanıza gerek kalmayacaktır.

Varşova konaklama açısında sayısız opsiyonun bulunduğu bir şehir. Avrupa’nın kültür merkezlerinden biri olması, çarpıcı tarihi, merkezi lokasyonu ve Euro bölgesindeki diğer ülkelere göre ucuz para birimi şehri uğrak bir yer haline getiriyor.

Otel fiyatlarına bakacak olursak 5 yıldızlılar genellikle merkez bölge içinde geceliği iki kişi için 600 TL’den başlıyor. 3 ve 4 yıldızlı otellerde ise geceliği iki kişi için ortalama 300-400 TL. Hostellerde kalmayı tercih ederseniz de inanılmaz uygun fiyatlara yatakhanelerde kalmanız mümkün. Bu fiyat geceliği 20 TL’ye kadar iniyor.

Varşova’da daire ve apart kiralama opsiyonları da oldukça yaygın. Bütün odaları kullanımda olan bir daireyi iki veya daha fazla kişi için kiralayabilirsiniz. Ücretler ise geceliği 200 TL’den başlıyor.

Şehrin biraz daha dışında kalan Wola bölgesi alışveriş merkezlerine yakın konumuyla dikkat çeker. Varşova Ayaklanma Müzesi de bu bölgede yer alır. Bu bölgedeki oteller şehir merkezine göre daha uygun fiyatlıdır. Ortalama 150 TL’den başlayacak şekilde güzel otellerde kalabilir, daire kiralayabilirsiniz.

Varşova’da Gezilecek Yerler

Önemli Bölgeler

Old Town

Varşova Meydan

Stare Miasto olarak adlandırılan Eski Şehir Varşova’nın hem kültürel, hem tarihi kalbidir. Birçok Avrupa kentinde olduğu gibi Varşova’yı da anlamak istiyorsanız önce maceranıza eski şehir meydanıyla başlamanız gerekir.

Vistül Nehri’nin kıyısında yer alan bu meydan rengarenk ve dik çatılı Baltık şehir mimarisini yansıtan yüzlerce evle çevrilidir. Bu silüete baktığımızda şehrin İkinci Dünya Savaşı esnasında Naziler tarafından neredeyse taş taş üstünde kalmayacak şekilde harap edildiğine inanmak oldukça güç. Fakat arşivlerdeki fotoğraflar özellikle 1930’larda tamamen yıkılan bu şehrin 1980’lerde küllerinden nasıl doğduğuna işaret ediyor. Bu konuda binalarını eski fotoğraflar ve planlar üzerinden tamamen eski silüetine kavuşturan Varşovalıların azmini gönülden kutlamak lazım.

1983 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine giren Varşova eski meydanı günümüzde sıcak atmosfere sahip birçok kafe, dükkan ve görülmesi gereken tarihi spottan oluşuyor. Özellikle yaz aylarında kurulan market ve pazarlar hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin uğrak alanı.

Kimi zaman festivaller kapsamında açık hava konserlerinin de düzenlendiği Old Town Meydanı şehrin en heyecanlı ve hareketli noktası. Kışın ise alana hem gözlerinize hem midenize şenlik bir Noel marketi, devasa bir yılbaşı ağacının yanı sıra bir de buz pateni yapabileceğiniz bir pist kuruluyor.

Varşova Denizkızı Heykeli

Meydanın ortasında yer alan iki heykel-anıt var. Bunlardan biri şehrin sembolü olan ve neredeyse her bir köşede görebileceğiniz deniz kızı. Bir efsaneye göre iki kardeş olan denizkızları bir gün yolları farklı kanallara düştükleri için ayrılmak zorunda kalmışlar. Kardeşlerden birinin yolu Kopenhag’a çıkmış. Günümüzde Kopenhag’da her yıl on binlerce turist tarafından ziyaret edilen bir deniz kızı heykeli bulunmaktadır. Diğer kardeş de Vistül Irmağı’na düşerek Varşova’ya ulaşmış. Bu şehri çok beğendiği için de burada kalmaya karar vermiş. Eski meydandaki heykelinde elinde bir kılıç ve bir kalkan tutan denizkızının şehri koruduğuna inanılır.

Varşova Meydanı

Meydandaki anıtlardan biri de uzun bir sütunun üzerinde elinde tuttuğu haçla yer alan eski Polonya Kralı Zygmunt Waza’dır.

Praga Bölgesi

Varşova Praga

Varşova’nın en genç ve en hipster bölgesini görmek mi istiyorsunuz? O halde adresiniz Praga Bölgesi. II. Dünya Savaşı’nda zarar görmemiş olması sebebiyle şehrin en otantik bölgesi kabul ediliyor.

Bölge özellikle kültür, etnik zenginlik ve farklı ibadethaneleriyle oldukça zengin.

Bu bölgeyi ziyaret ettiğiniz zaman görebileceğiniz birçok farklı spot var. Öncelikle rengarenk mural ve grafitilerle süslenmiş duvarlar dikkatinizi çekecek.

Bu samimi ve bohem atmosfer içerisinde dinlenmek için seçiminizi bir kafe ya da bardan yana kullanabilirsiniz.

Praga Müzesi ise özellikle mahallenin tarihine ışık tutan bir arşivle ziyaret edebileceğiniz bir mekan olabilir.

Gotik bir mimari harikası olan St. Florian Katedrali bölgenin en önemli ibadethanelerindendir. Bunun yanı sıra Our Lady of Loreta ve Our Lady of Kamionek de ziyaret edebileceğiniz diğer önemli kiliselerdir.

550’nin üzerindeki hayvan sayısıyla hayvanat bahçesi de her ne kadar fikren desteklediğim yerler olmasa da çocuklu aileler için güzel bir seçenek olabilir.

Son olarak 1860’larda inşa edilen binaların süzüldüğü ve Praga bölgesinin merkezi olarak da alınan Ząbkowska sokağı boylu boyunca uzanan dükkanları, yaz aylarında kültürel aktivitelere ev sahipliği yapan sahneleri ile mutlaka görülmesi gereken bir nokta özelliği taşıyor.

Varşova Gettosu

Varşova Gettosu

1940 yılında Nazi güçlerince inşa edilen 3,4 kilometre karelik bu bölgede tam 400,000 Yahudi hapis altında tutulmuştur. Yahudiler buradan toplama kamplarına gönderiliyorlardı.

Varşova Gettosu

Getto Varşova Ayaklanması’nın ardından yok edildi. Günümüzde bölgede birçok anıt ve o dönemden kalan dokunaklı binalar mevcuttur.

Tarihi Eserler

Kraliyet Şatosu

Varşova Kraliyet Şatosu

Şehrin eski meydanında yer alan bu devasa tuğla rengi yapı 13. yüzyıldan kalma bir yapıdır.

Şatonun ortasında yer alan ve ‘Great Tower’ olarak adlandırılan büyük kule yapının inşa edilen ilk parçasıdır. Ardından 16. ve 17. yüzyıllarda kalede bir genişletilmeye gidilmiştir.

1940’larda Alman ordusu tarafından bombalanan kale 1970-80’lerde büyük ölçüde yeniden inşa edilmiştir. Günümüzde halen devam eden bir onarım mevcuttur.

Bu şehir sembolü haline gelmiş şatoda eskiden ikamet eden kraliyet ailesinin ihtişamlı yaşamına tanık olabilirsiniz. Şatoda kraliyet ailesinin eşyaları, süslemeli odaları ve kraliyet resimleri yer almaktadır.

Çarşamba günleri ücretsiz olan müze diğer günlerde yetişkinler için 30, 0-16 yaş arası için sadece 1 zlotiye ziyaret edilebilir.

Kraliyet Rotası

Varşova Kraliyet Rotası

Kraliyet Şatosu’ndan çıktığınızda bir sonraki durağınız Łazienki Parkı olmalı. Çünkü bu iki adres arasında Varşova’nın en güzel ve ünlü yollarından biri olan, fotoğraf makinenize sarılmak isteyeceğiniz Kraliyet Rotası yer alıyor.

Bu yol, eskiden kraliyet ailesinin ikamet ettiği üç sarayı, Royal Castle, Łazienki Sarayı ve Wilanów Sarayını birbirine bağlamaktadır.

Bunun yanı sıra Varşova Üniversitesi’nin bir kampüsü ve birçok kilise de 4 kilometrelik bu yol üzerinde ziyaret edilebilir. Birçok kafe ve hediyelik eşya dükkanını da bu güzel yürüyüş esnasında durak yapabilirsiniz.

Wilanow Sarayı

Varşova Wilanow Sarayı

Şehir merkezinden 12 kilometre uzaklıkta bulunan Wilanow Sarayı da Varşova’nın olmazsa olmazlarından. Bilirsiniz ki her büyük Avrupa kenti sahip olduğu en ihtişamlı saraylarıyla ziyaret edilmeyi hak eder. Varşova için de bu vazgeçilmez sarayın Wilanow olduğunu söyleyebiliriz.

Şehrin güneyinde kalan saray 20 dakikalık bir araba mesafesinde bulunur.

Sarayın Türkler için de bir önemi var. Çünkü II. Viyana Kuşatması’nda Viyana kapılara dayanan IV. Murat ve Kara İbrahim Paşa önderliğindeki Osmanlı ordusunun bozguna uğratıldığı bu savaşı noktalayan ve işleri Avusturya aleyhine çeviren Polonya kralı II. Jan Sobieski adına yapılmış.

Varşova Wilanow Sarayı

Lehler için bir kahraman olan ve Aslan Yürekli Leh adıyla anılan bu kral kuşatmada Avusturya’nın yardımına koşarak Avrupa’da Türk işgalinin ilerlemesine izin vermiyor ve bir halk kahramanı oluyor.

Sarayda kralın ve kraliçenin ihtişamlı odalarını görebilirsiniz. Bu odaların içinde Çin, Felemenk ve antik stillerle döşenmiş özel konsept odalar bulunmakta. Saraya gitmişken arka bahçede yer alan güneş saatini de görmeden geçmeyin.

Bunların yanı sıra saray ve bahçesi dahilinde büyüleyici birçok heykel, çeşme, işlemelerle bezenmiş koridorlar, bir göl ve parkın etrafını çevreleyen bir nehir bulunmaktadır.

Barbican (Gözetleme Kulesi)

Varşova Barbican (Gözetleme Kulesi)

Eski şehirle yeni şehrin arasında yer alan Barbican en önemli turist noktalarından biridir.

Şehrin en eski silüetlerinden biridir.

Savaş dönemi hasar alsa da sonrasında renove edilmiştir.

Aslen 1540’larda şehri korumak adına bir hisar olarak inşa edilmiştir.

St. John Katedrali

Varşova St. John Katedrali

Tarihte çoğu zaman Polonya Krallarının taç giyme törenlerine ev sahipliği yapmış bu kilise UNESCO dünya mirası listesinde bulunmaktadır.

Müzeler 

Chopin Müzesi

Varşova Chopin Müzesi

Chopin demişken dünyaca ünlü bu müzik dahisinin müzesini anmadan geçmeyelim. Pałac Gnińskich üzerinde yer alan Chopin Müzesi ziyaretçilere oldukça farklı ve eşsiz bir müze deneyimi sunuyor.

Avrupa’nın en modern biyografi müzelerinden biri olan bu kültür noktasında Chopin’in bestelerini yürüdüğünüz her an dinleyebilirsiniz.

Odalardan birinde Chopin’in bir tutam saçına ve yüzünün kalıbına göre yapılan oldukça gerçekçi bir maskeye rastlayabilirsiniz.

Varşova Chopin Müzesi

Ocak ve Haziran ayları arasında çoğu perşembe günü 18.00’da genç müzisyenlerin çaldığı Chopin besteleriyle bu ziyaretinizi çok daha etkileyici bir hale getirebilirsiniz.

Müzenin yer aldığı ise eskiden bir saray olan Ostrogski Sarayı da yapı olarak görülmeye değer.

Müze 22 zloti karşılığında ziyaret edilebilir.

Kopernik Bilim Müzesi

Varşova Kopernik Bilim Müzesi

Fütürist mimari harikası olan müze ziyaretçilerin tek elle deneyler yapmalarını ve kendileri için bilim yasalarını keşfetmelerini sağlayan 450’den fazla etkileşimli sergi içerir.

Varşova Kopernik Bilim Müzesi

Dünya ve diğer gezegenlerin güneş etrafında döndüğünü ortaya çıkaran Kopernik adına açılan bu müzeyi 31 PLN karşılığında ziyaret edebilirsiniz.

Dollhouse (Bebek Evi) Müzesi

Tamamen minik bebek evlerine adanmış keyifli bir müze olan Dollhouse ziyaret etmek için oldukça ilginç bir müze olabilir. Biletler 20 PLN.

Varşova Ulusal Müzesi

Varşova Ulusal Müzesi

Jerozolimskie 3 adresinde yer alan ve 830,000 civarında hem antik hem modern dönem sanat eserine yer veren Ulusal Müze ziyaret edilebilir.

Varşova Ulusal Müzesi

Giriş ücreti yetişkinler için 20, indirimli olarak da 12 PLN’dir.

Polin- Polonyalı Yahudiler Müzesi

Varşova Polin- Polonyalı Yahudiler Müzesi

Anielewicza 6 adresinde yer alan Yahudi Müzesi ise Varşova’da müzeciliğin ne kadar iyi yapıldığının kanıtlarından biri.

Müzenin bina olarak yapısı bile aslında Polonya tarihindeki en önemli yaralardan biri olan Yahudi katliamı için bir sembol niteliğinde.

Varşova Polin- Polonyalı Yahudiler Müzesi

Adeta ortadan ikiye bölünüyor. Savaştan önce çoğunlukla Yahudilerin ikamet ettiği bölge savaş esnasında Yahudilerin kapana kıstırıldığı bir getto, savaş sonrası ise yokluğun çok derin ve ağır anlamının hissedildiği bir bölge olma özelliği taşıyor.

Sekiz farklı temanın belirtildiği rotayı takip ederek Yahudilerin Polonya toprakları üzerinde yüzyıllar süren yolculuğuna tanık olabilirsiniz.

Marie Curie Müzesi

Varşova Marie Curie Müzesi

Polonya ve elbette dünya tarihi için en önemli bilim insanlarından biri olan Marie Curie polonyum ve radyum elementlerini keşfetmişti.

Kendisi eşi ile birlikte radyoaktivite ile ilgili yaptığı çalışmalar sayesinde Nobel alan ilk kadın ve ardından keşfettikleri elementler sayesinde ikinci kez Nobel alan ilk kadın ünvanını kazandı.

Varşova Marie Curie Müzesi

Bu ilham verici kadının hayat hikayesi ilginizi çektiyse Freta 16’da yer alan müzeyi 11 PLN karşılığında ziyaret edebilirsiniz.

Varşova Ayaklanma Müzesi

 

1944 yılında Nazi hükmü altındaki Polonya’nın en cesur günleri yaşanmıştır. Varşova Ayaklanması olarak bilinen bu tarihi olay Varşovalıların 63 gün boyunca çok ağır kayıplar vererek Almanlara karşı direnmesi ve bu süre içerisinde de desteklerine koşacaklarını düşündükleri Kızıl Ordu’yu beklemelerini kapsıyor.

Ne yazık ki denize düşen yılana sarılır sözü özellikle Polonya tarihi için oldukça manalı. Kızıl Ordu’nun gelmeyen desteği nedeniyle 63 günün sonunda sivil nüfusun gittikçe azalmasıyla birlikte şehir dayanamamış ve pes etmiştir. Bu ayaklanma sonunda 150,000’e yakın sivilin öldüğü tahmin edilmektedir.

Ayaklanma Müzesi kapsamında Varşova’nın bu 63 günün ardından nasıl da bombalarla dümdüz edildiğine ve şehrin yeniden emekle inşa edildiğine dair birçok fotoğraf, belgesel, arşiv kaydı görebilirsiniz. Müzenin içerisine döşenmiş arnavut kaldırımlar ve yer altı tünelleri sayesinde oldukça kişisel ve dramatik bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Pazar günleri müzeye giriş ücretsizdir bunun haricinde yetişkinler için rehbersiz bilet tutarı 25, çocuklar için 20 PLN’dir.

Doğal Güzellikler ve Parklar

Łazienki Parkı

Varşova Łazienki Parkı

Şehrin ortasında 76 hektarlık devasa bir alana yayılan Łazienki Parkı sahip olduğu yemyeşil atmosfer ile adeta cennetten bir enstantane gibi. Varşovalıların da yaz ve bahar aylarında en uğrak yerleri olan bu park uçsuz bucaksız çim alanları, yürüyüş yolları, içinize ferahlık veren gölü ile vazgeçilmez bir nokta.

Elbette birçok Avrupa parkında olduğu gibi bu park da sınırları dahilinde aynı adı taşıyan bir sarayı çevreliyor. Polonya’nın son kralı olan Stanisław August Poniatowski adına yaptırılmış bir yaz sarayı burada bulunuyor. Günümüzde sarayı ziyaret ederek kraliyet resim koleksiyonunu ziyaret edebilirsiniz.

Varşova Łazienki Parkı

Łazienki Parkı’nın en benzersiz yanı ünlü Polonyalı piyanist ve besteci Chopin’in devasa bir heykeline ve yaz aylarında Chopin Konserlerine ev sahipliği yapmasıdır. Mayıs ve Eylül ayları arası hem mevsim sebepler hem de Chopin konserleri sebebiyle Varşova’yı ziyaret etmek için en ideal aylardır. Her pazar 12.00 ve 16.00 arası Chopin heykelinin önünde gerçekleşen bu açık hava konserlerinde çimlerin üzerine yayılarak sevdiklerinizle hayatın ve müziğin ne kadar güzel olduğuna dalabilirsiniz!

Vistül Nehri

Varşova Vistül Nehri Varşova Vistül Nehri

İstanbul için Boğaz neyse Varşova için de Vistül onu ifade ediyor. Vistül’süz bir şehir silüeti düşünülemez. Özellikle yerel halkın da kıyısında vakit geçirmekten hoşlandığı bir yer olan nehir gün batımında yürüyüşler, bisiklet gezileri ve çeşitli aktivitelerle renkleniyor.

Kumdan parklarında çocukların eğlendiği ve ebeveynlerin de manzaraya karşı keyif yaptığı bu alan şehrin gelişmişlik, bölge planlama ve şehircilik bakımından da en güzel alanlarından biri.

Sahilde Varşova’nın simgesi olan denizkızına dair ikonik bir heykel de bulunuyor.

Sanat ve Spor Merkezleri

Kültür ve Bilim Sarayı

Varşova Kültür ve Bilim Sarayı

Şehrin komünizmle yönetildiği dönemlerin bir simgesi olan ve yerel halkın kendilerine o günleri hatırlattığı için pek de sevmediği bu 42 katlı yapı Varşova’nın en yüksek yapısıdır. Parade Meydanı’nın ortasında yer alır.

Bu özelliğiyle Stalinist mimari yapısına sahip olan ve Moskova’da inşa edilen Seven Sisters yani “Yedi kız kardeşler” olarak da anılan gökdelenlerine benzer. Sovyet mimarisi olarak da adlandırılan bu mimari türünde büyük anıtsal binalarla, dönemin gücü ortaya konmaya çalışılır. İhtişamlı olmasına rağmen soğuk ve hükmeden bir yapısı vardır. 1955 yılında Stalin’in Polonyalılara bir hediyesi olarak Ruslar tarafından inşa edilmiştir.

Günümüzde yapı 4 adet tiyatro ve sinema salonuna, 2 adet müzeye, bir üniversiteye, bir yüzme havuzuna, bir oditoryuma ve son olarak teras katta da panoramik bir görünüm sunan manzara terasına sahiptir.

Varşova Kültür ve Bilim Sarayı

Şehrin hemen hemen her noktasından görünen bu 114 metrelik devasa yapıyı ziyaret etmek ücretsizdir fakat 30. katta bulunan seyir terasına çıkmak için 20 zloti ödemelisiniz.

Varşova’ya gitmişken mutlaka yapılması gereken aktivitelerden biri de kesinlikle kuş bakışı görünüm sunan bu gökdelene tırmanmaktır.

Varşova’nın renkli tarihini oluşturan birçok yapıya inat Kültür ve Bilim Sarayı şehrin komünizmle yönetildiği dönemin soğuk ve hükmeden çehresini oluşturur. Varşova işte bu iki bambaşka dönemin izinin sürüldüğü anlatacak çok şeyi olan bir şehirdir.

Ulusal Stadyum

Varşova Ulusal Stadyum

2012 yılında Polonya’nın ev sahipliği yaptığı Avrupa Futbol Şampiyonası için inşa edilmiştir.

NATO’nun 2016 Varşova Zirvesi de burada yapılmıştır.

Futbol maçları için 55 bin, konserler için 75 binlik bir seyirci kapasitesi vardır.

Varşova’da Yeme İçme

Varşova'da Yeme İçme

Gelelim Polonya mutfağına. İlginç bir şekilde Türk mutfağıyla benzerlik gösteren birçok yemeğe sahiptir Polonya mutfağı. Bunlara simit, pide, biber dolması gibi lezzetler bile dahil. Elbette küçük farklılıklar var. Ama yine de Polonya mutfağındaki kimi yemekleri gördüğünüz zaman garipsemezsiniz.

Varşova'da Yeme İçme

Polonya mutfağının genel özelliklerinden bahsetmekte fayda var. Öncelikle patates ve lahana ülkenin milli içerikleri gibi. Hemen hemen yer yemeğin içinde bulunuyor. Bunun nedenini de özellikle savaş dönemi ve sonrasında birçok ürüne ulaşamamak ve fakirlik yaşayan halkın eldekilerle yetinmesi olarak duymuştum Polonyalılardan.

Et olarak elbette domuz eti en yaygın seçenek. Eğer domuz eti yemiyorsanız sebze yemeklerinin sizi hiç üzmeyeceğini söyleyebilirim.

Varşova Pierogi

Gelelim en meşhur lezzetlere. Listenin en başında ‘pierogi’ bulunuyor. Osmanlı mutfağına da iki imparatorluğun etkileşimiyle ‘piruhi’ şeklinde giren hamur kızartmaları bunlar. Bizdeki mantının daha büyük ve doyurucu versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Patatesli, soğanlı, peynirli ve etli versiyonları var. Üzerine en sevdikleri sos olan ekşi krema koydukları da oluyor.

Varşova Flike çorbası

Eğer kokoreç yiyorsanız bu çorbaya burun kıvırmamalısınız. Flike çorbası dananın bağırsaklarından yapılıyor. Bizdeki işkembe gibi düşünebiliriz. İçinde yanı sıra maydanoz, havuç, tuz, karabiber, tatlı kırmızı biber gibi baharatlar da bulunuyor.

Bigos mutfağın ana öğünü olan lahanadan yapılıyor. Lahana turşusu ve taze lahana ile çeşitli türde incecik doğranmış etlerin oluşturduğu bir yemek.

Żurek Polonya mutfağının en eski yemeklerinden biri. Sıklıkla Paskalya zamanı tüketilen bu yemek temelde mayalı unla yapılan ve içinde çoğunlukla dana eti, mantar, defne, patates ve isteğe bağlı olarak haşlanmış yumurta bulunan bir çorba. Polonya’daysanız içinde haşlanmış yumurta bulunan yemeklere şaşırmamalısınız.

Son olarak Polonya’nın en ünlü fast foodlarından zapiekanka’dan bahsedelim. Baget ekmeğinin üzerine bir kumpir çeşitliliğinde bir sürü içeriğin konulduğu ve hemen hemen her köşe başında bulabileceğiniz bir yiyecek. Mantar, türlü etler, sucuk, farklı peynir çeşitleri… Her şey olabilir. Bana sorarsanız bunu övgü almış meşhur bir yerde yemekte fayda var. Çünkü ekmek oranı bu denli büyük olan bir yiyecekte bayat ve sert ekmeğe denk gelirseniz aç karnına çok can sıkıcı anlar yaşayabilirsiniz.

Varşova’da Gece Hayatı

Varşova'da Yeme İçme

Varşova elbette bir başkent ve Avrupa kültür kenti olarak gece hayatıyla da oldukça aktif. Sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenebileceğiniz gece kulüpleri ve barların yanı sıra loş ve sakin caz kulüplerinin de tercih edildiği bir destinasyon.

Ulusal Opera Binası’nın bodrum katında yer alan Opera Club loş ortamı ve hafta sonu sağladığı DJ etkinlikleriyle oldukça popüler bir seçenek. 100 çeşit viskisi ve 40’ın üzerinde kokteyl seçeneğiyle Syreni Spiew de konuklarına oldukça eşsiz bir deneyim sunuyor.

Polonya’nın hemen hemen birçok şehrinde görebileceğiniz beach clublar aslında denize kıyısı olmayan şehirlerde oldukça tercih ediliyor. Suni bir kumsal ve havuzun etrafında gerçek bir beach algısı yaratılıyor. La Playa da bunlardan biri.

Marriott Warsaw’ın en üst katında panaromik bir manzarayla güzel bir gece geçirebilirsiniz.

Son olarak Polonia Palace Hotel’de yer alan Bojangles Bar’da caz ve swing sevenler için müzik ve dans dolu bir gece geçirmek mümkün.

Varşova’da Alışveriş

Varşova'da Alışveriş

Gelelim alışverişe. Eğer uluslararası zincir mağazalardan alışveriş yapmak isterseniz gitmeniz gerekenler alışveriş merkezleri. Hala Koszyki, Arkadia, Zlote Tarasy ve Blue City bu alışveriş merkezlerinin başlıcaları.

Varşova Baltık amberi

Şehrin tarihi merkezi ise hediyelik eşya dükkanlarıyla dolu. Varşova’ya gitmişken alabileceğiniz birçok şey bu butik ve şirin dükkanlarda satılıyor. Peki Varşova’ya gitmişken ne almalıyız? Öncelikle aksesuar açısından Baltık amberi oldukça meşhur. Sokaklarda yürürken sadece amber ile tasarlanmış takılar ve aksesuarlar satan bir sürü dükkan göreceksiniz.

Geleneksel Polonya bebekleri de alınabilecek oldukça ilginç hediyeler olabilir. Farklı farklı yöresel kostümler giydirilmiş bebekler birçok vitrinde karşınıza çıkar.

Varşova’da keten el işleri de oldukça moda. Masa örtüleri, nevresimler, perdeler, peçetelikler ve daha birçok şey kendinize ya da sevdiklerinize alabileceğiniz ve yıllarca kullanılabilecek sade fakat zarif tercihler olacaktır.

Cam ve seramik bölgenin önemli sektörlerinin başında geliyor. Dünyanın her yerine Bolesławiec şehrinden dağıtımı yapılan ve aynı ismi taşıyan seramik markasının renkli ve etnik desenli ürünlerini tercih edebilirsiniz.

Yiyecek konusunda farklı et seçenekleri bulunduğundan tütsülenmiş sosis kielbasa güzel bir seçenektir. Ve elbette Polonya’ya gelip bira tadımı yapmamak olmaz. Bölgenin en ünlü biraları Perła, Ciechanów Miodowe, Tyskie ve Zywiec tercih edilebilir. Miód Kurpiowski, Korzenny, Trybunalski ve Lubelski gibi markaların ürettiği bal likörlerini de mutlaka denemelisiniz. Son olarak kulağa ilginç gelse de bizon otu esansından yapılan ve şişenin içinde de bir adet çim bulunan meşhur vodka Żubrówka gitmişken denemeniz gereken alkollü içeceklerden.

Varşova’da Masraflar ve Ortalama Gereken Bütçe

Varşova’da kullanılan para birimi zloti. Zloti altın anlamına geliyor. Polonya bir Avrupa Birliği ülkesi olmasına rağmen para birimi olarak Euro kullanılmıyor. Bu nedenle birçok Avrupalının da ucuzluğu nedeniyle tercih ettiği bir destinasyon. Bu yönden, Avrupa’nın en ucuz şehirlerinden biri olarak kabul edilebilir.

1 Zloti günümüzde (15 Haziran 2019) 1,57 TL’ye denk geliyor. Bu değer aslında tam tersi bir durumdaydı. Fakat son yıllarda TL’nin değer kaybetmesi karşısında durum bu. 1 Euro ise 4,30 Zlotiye denk geliyor. Zloti’nin Uluslar arası kodu PLN.

Polonya genel olarak pahalı bir ülke değil. Fakat Varşova Polonya’nın pahalı ülkelerinin başında geliyor. Fakat bu da sizi hayal kırıklığına uğratmasın. Çünkü her ülkede hesaplı bir tatil yapmak mümkün.

Varşova’da ortalama bir restoranda tek kişilik bir yemek 20-25 PLN. Fakat köşe başı karşınıza çıkacak kebap dükkanları hesaplı ve lezzetli öğünleriniz için yardımınıza koşacaktır. Oradaki kebap tanımının bizimkinden bir hayli farklı olduğunu da söyleyeyim. Onlar için döner kebap demek. Bir kebap bir içecek ortalama ise 10-15 PLN arası değişiyor.

1,5 litre şişe su 2 PLN. 50’lik bir bira marketten alırsanız 3, mekanlarda ise 10 PLN.

Otobüs ve tren gibi ulaşım araçlarında bir bilet genel olarak 4,5 PLN.

Eğer 3-4 yıldızlı otellerde 3 gece 4 günlük ve iki kişilik bir tatil planınız varsa otele 400-500 TL arası bir bütçe ayırmalısınız. Uçak biletinin de erken alındığı takdirde kişi başı 1000 TL’ye bulunabileceğinden bahsetmiştim. 2 ana öğün + atıştırmalıklar dersek bir günde ortalama 60-70 PLN yemeğe gidecektir.

Müzelerin biletleri gezilecek yerler bölümünde mevcut.

Toparlayacak olursak 3-4 günlük bir gezi için uçak biletleri hariç 700-800 PLN işinizi görecektir. Elbette bunu yukarı ya da aşağı çekmek siz sevgili seyahatseverlerin elinde!

Lokallik hayranı, kültür sanat meraklısı, İngiliz Dili ve Edebiyatı + Medya İletişim mezunu, içerik üreticisi, İngilizce öğretmeni

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here