Ölmenin Yasak Olduğu Kasaba: Svalbard Gezi Rehberi

0
27
Ölmenin Yasak Olduğu Kasaba: Svalbard Gezi Rehberi
Ölmenin Yasak Olduğu Kasaba Svalbard Gezi Rehberi

Bu içeriği yapay zeka ile özetlemek için aşağıdaki butonları kullanabilirsiniz.

ChatGPT Perplexity Grok

Svalbard nerede?

Svalbard Kuzey Kutbu ile Norveç ana karasının tam ortasında, Arktik Okyanusu’nda yer alan bir takımada. 

Svalbard hangi ülkeye bağlı?

Svalbard Norveç Krallığı’nın bir parçası. Ancak 1920 yılında yapılan Svalbard Antlaşması ile özel bir statü kazanmış. 

Svalbard’a gitmek için vize almak gerekiyor mu?

Svalbard’a giriş için özel bir vize gerekmiyor. Ancak Norveç üzerinden geçildiği için geçerli bir Schengen vizeniz olması lazım.


Kuzey Kutbu’nun kalbinde vahşi doğa kanunlarının hüküm sürdüğü Svalbard, masalsı sessizliğiyle bütünleşen vahşi doğanın büyüleyiciliği ile ziyaretçilerine bambaşka bir deneyim sunuyor. Kış aylarında güneşin neredeyse doğmayı unuttuğu, yaz aylarında ise neredeyse hiç batmadığı Svalbard’da şehrin kalabalık ışıkları yerini ‘Aurora Borealis’e yani kuzey ışıklarına bırakıyor. Arktik Okyanusu’nun dondurucu suları ile çevrili Svalbard takım adalarında kaotik şehir gürültülerinin yerini buzulların çıtırtısı, kutup rüzgarlarının fısıltısı alıyor. Alışılmışın dışında, hem zihninize hem de ruhunuza işleyerek hafızalarınızdan uzun süre silinmeyecek bir seyahat deneyimi Svalbard’da sizi bekliyor. Siz de konfor alanınızın dışında hayatınız boyunca unutamayacağınız hatıraların ve deneyimlerin başrolde olduğu  bir seyahat planlıyorsanız pusulanızı kuzeyin en uç noktasına buzulların kalbine Svalbard’a çevirin derim.  

Svalbard Gezi Rehberi:

Svalbard 2 Günlük Gezi Planı

1. Gün Planı
2. Gün Planı
  • Güne Başlangıç: Longyearbyen şehir merkezinde kahvaltı yaparak güne başlayın ve kutup atmosferini keşfetmeye çıkın.
  • İlk Durak: Bölgenin doğal yapısını yakından görmek için rehberli buz mağarası turlarına katılın.
  • Kültürel Keşif: Şehirdeki müzeleri ve sanat merkezlerini gezerek Svalbard’ın tarihi ve kültürü hakkında bilgi edinin.
  • Öğle Molası: Yerel restoranlarda kuzey mutfağına özgü lezzetleri deneyin ve sıcak bir kahve eşliğinde dinlenin.
  • Şehir Turu: Longyearbyen’in renkli sokaklarında yürüyüş yapın ve kutup yaşamını gözlemleyin.
  • Akşam: Mevsim uygunsa kuzey ışıkları izleme noktalarından birine giderek bu eşsiz doğa olayını izleyin.

Kuzeyin ödüllü müzesi: Svalbard Müzesi

Kuzeyin ödüllü müzesi: Svalbard Müzesi
Kuzeyin ödüllü müzesi Svalbard Müzesi

Svalbard Bilim Parkı binasında yer alan müze 2008 yılında Avrupa Konseyi tarafından ‘Yılın Müzesi’ seçilmiş. Takımadaların dört yüz yıllık tarihine yakından tanıklık edebileceğiniz bu müze ziyaretçilerine alışılmışın dışında bir deneyim sunuyor. Svalbard Müzesi zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Bu özel müzede yaban hayatına, balina avcılığına, kömür madenciliğine ve dinozor fosillerine dair pek çok özel sergi sizi bekliyor. İnteraktif ve eğlenceli detayların da yer aldığı müzedeki özel alanlarda fosil kazısı yapabilir, maket maden tünelinden geçerek madencilerin hayatını, avcı kulübesinde ise avcıların heyecanlı bekleyişini deneyimleyebilirsiniz. Söylemeden de geçmek olmaz müzede hediyelik eşyalar alabileceğiniz bir mağazanın yanı sıra bir de kütüphane bulunuyor. 

Maceraya yolculuk: Norton Pole Expedition Museum

Norton Pole Expedition Museum
Norton Pole Expedition Museum

İnsanların Kuzey Kutbuna ulaşma tutkusuna ve yolculuğuna odaklanan bu müze Longyearbyen’deki üniversite binasının arkasında yer alıyor. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Kuzey Kutbuna ulaşmak için yapılan yolculuklara dair belgeler ve izler müzenin öne çıkanlarından. Ancak müzenin en kapsamlı bölümü ‘Zehirli Balonlar ve Zeplinler’e ayrılmış. Kuzey Kutbu Keşif Müzesi’nde keşif gezileri sırasında çekilmiş orijinal fotoğraflar, kaşiflerin yazdığı mektuplar, kişisel eşyaları, teknik ekipmanlar ve gazete arşivleri de sizi bekliyor. 

Dünyanın en kuzeyindeki kilise: Svalbard Kilisesi

Dünyanın en kuzeyindeki kilise: Svalbard Kilisesi
Dünyanın en kuzeyindeki kilise Svalbard Kilisesi

İkinci Dünya Savaşı’nda yıkılan orijinal kilisenin yerine 1958 yılında inşa edilen kilise Barentsburg’da yer alıyor. Dünyanın en kuzeyindeki kilise olan Svalbard Kilisesi şehre hakim bir tepede konumlanmış. Kırmızı rengi ile dikkat çeken bu kilisenin en ilginç özelliklerinden biri de kapılarının hiç bir zaman kilitlenmemesi. Bunun sebebi ise hem manevi bir sığınak olması hem de olası bir kutup ayısı tehdidi olduğunda ya da dondurucu fırtına da herkes için sığanacak bir nokta olması. Klasik kiliselerden oldukça farklı olan Svalbard Kilisesi’nde ‘Peisestua’ denilen şömineli bir oturma odası var. Bu özel alanda her daim sıcak kahve, bisküvi ve taze Norveç waffle’ları da bulabilirsiniz. 

Belgesel tadında: Wild Photo Gallery

Belgesel tadında: Wild Photo Gallery
Belgesel tadında Wild Photo Gallery

Wild Photo Gallery başkent Longyearbyen’de yer alıyor. Dünyaca ünlü vahşi doğa fotoğrafçılarının objektiflerinden çıkan karelerin sergilendiği galeri dünyanın en kuzeyindeki fotoğraf galerilerinden biri olarak geçiyor. Galeride sergilenen fotoğrafların başrolünde ise kutup ayıları, Svalbard Ren geyikleri ve Arktik kuşları yer alıyor. Svalbard’da çekilen büyüleyici vahşi doğa fotoğrafların etkisinden uzun süre kurtulamayabilirsiniz. Benden söylemesi. 

Bambaşka bir deneyim: Gruve 3

Bambaşka bir deneyim: Gruve 3
Bambaşka bir deneyim Gruve 3

Plataberget Dağı’nın yamacında yer alan Gruve 3 Türkçesiyle Maden 3 Svalbard’ın madencilik tarihini dokunabilir kılan en eski kömür madenlerinden biri. 1969 – 1996 yılları arasında aktif olarak faaliyet gösteren Gruve 3 günümüzde açık hava müzesi gibi ziyaretçilerini ağırlıyor. Eski usul madencilik yöntemlerinin en geleneksel hali ile kullanıldığı bu madeni özel rehberli turlarla gezebilirsiniz. Gruve 3’ün dar tünellerinde madenci tulumu giyinip, kask ve kafa lambanızı takıp gerçek bir madenci gibi dolaşabilirsiniz. Yaklaşık sekiz yüz metre uzunluğundaki bu yürüyüş ile gerçek bir deneyim yaşayabilirsiniz. Söylemeden de geçmek olmaz 1996 yılında üretim durduktan sonra madende her şey olduğu gibi bırakılmış ve hiç dokunulmamış. Madenin girişinde o yıllara ait paslanmış makineler, eski telefonlar ve çalışma çizelgeleri sizi bekliyor. 

Donmuş bir zaman kapsülü: Pyramiden

Donmuş bir zaman kapsülü: Pyramiden
Donmuş bir zaman kapsülü Pyramiden

Svalbard’ın en gizemli noktalarından biri olan Pyramiden, takım adaların en çok ziyaret edilen yerlerinden biri. Eski bir Sovyet kasabası olan Pyramiden’de Lenin heykeli ve 1998 yılında terkedilmiş binalar sizi bekliyor. Tekne veya kar motoru ile ulaşabileceğiniz Pyramiden’deki Lenin heykeli dünyanın en kuzeyindeki Lenin heykeli. Pyramiden’e giderseniz içinde hala bir piyano, kütüphane ve spor salonu bulunan Kültür Sarayı’nı görebilirsiniz. Hatta her şey o kadar gerçekçi ve olduğu gibi duruyor ki her an odaların birinden biri çıkabilir gibi hissediyorsunuz. Pyramiden’de sizi bekleyen en ilginç şeylerden biri de binlerce martının pencerelerine yuva yaptığı apartman. Apartmanın yakınına giderseniz harika fotoğraflar çekebilirsiniz. 

‘Hayalet Kasabalar’: Grumant ve Colesdalen

‘Hayalet Kasabalar’: Grumant ve Colesdalen
Hayalet Kasabalar Grumant ve Colesdalen

Svalbard’a gitmişken ‘Hayalet Kasaba’ görünümü ile hüzünlü bir atmosferi olan Grumant ve Colesdalen kasabalarını da es geçmeyin derim. Ulaşımın sadece botlarla ya da kar motorları ile sağlandığı bölge Sovyet Dönemi’ne ait madencilik mirası ile dikkat çekiyor. Birbirine tarihi bir demir yolu ile bağlı bu iki kasaba başkent Longyearbyen’in yaklaşık on kilometre batısında yer alıyor.  Bu bölgede çürümüş vagonlar, paslanmış raylar yıkılmak üzere gibi duran barakalar sizi bekliyor. Her iki kasabada da zaman durmuş gibi hissedeceksiniz. Benden söylemesi. 

Sovyet esintili bir şehir: Barentsburg

Sovyet esintili bir şehir: Barentsburg
Sovyet esintili bir şehir Barentsburg

Svalbard takımadalarının en büyük ikinci yerleşim yeri olan Barentsburg adadaki Rus başkenti olarak anılıyor. Longyearbyen’e elli beş kilometre uzaklıkta yer alan bu madenci kasabasında kendinizi Norveç’ten çok Rusya’da gibi hissedeceksiniz. Dünyada, halkın ziyaretine açık tek aktif kömür madeninin yer aldığı bu kasabanın nüfusunun neredeyse tamamını Rus ve Ukraynalı madenciler oluşturuyor. Rusya’nın bir konsolosluğunun da bulunduğu Barentsburg’ta dünyanın en kuzeyindeki ikinci Lenin büstü yer alıyor. Meraklılarına duyurulur!

Sıla’nın Notu: Dik bir yamaçta kurulu olan Barentsburg’a giderseniz göz alıcı fiyort manzaraları eşliğinde limandan yukarı çıkan ahşap merdivenleri tırmanmayı ihmal etmeyin. Tırmanırken de muhteşem fotoğraflar çekmeyi unutmayın.

Modern Çağın ‘Nuh’un Gemisi’: Global Seed Vault

Modern Çağın ‘Nuh’un Gemisi’: Global Seed Vault
Modern Çağın Nuhun Gemisi Global Seed Vault

‘Kıyamet Ambarı’ olarak da bilinen küresel tohum kasası dünyanın dört bir yanındaki yerel tohum bankalarının yedeği olarak görülüyor. Toplamda 4.5 milyon tohum örneği saklama kapasitesi bulunan Global Seed Vault’un içinde 2026 yılı itibariyle 1.3 milyondan fazla tohum örneği yer alıyor. Kıyamet Ambarı için Svalbard tercih edilmiş çünkü burası dünyanın en güvenli yeri olarak biliniyor. Başlıca nedenleri ise: Svalbard’ın toprağı permafrost denilen sürekli donmuş bir toprak. Burada elektrik kesilse bile dağın doğal soğukluğu tohumları donuk halde korumaya yetiyor. Global Seed Vault deniz seviyesinden 130 metre yükseklikle yer alıyor. Bu sayede buzullar erise bile su altında kalma ihtimali yok. Son olarak da bu bölge dünyada deprem riskinin en düşük olduğu yer. Global Seed Vault’ın içine girmek yasak, sadece dışarıdan fotoğraf çekebilirsiniz. Ancak içini çok merak ediyorsanız aşağıdaki linke tıklayarak interaktif sanal turlar ile odaların içini gezebilirsiniz. 

https://seedvaultvirtualtour.com

Büyüleyici bir ziyaret: Buz Mağaraları

Büyüleyici bir ziyaret: Buz Mağaraları
Büyüleyici bir ziyaret Buz Mağaraları

Svalbard buzulları sadece yüzeyden görünen devasa beyaz kütlelerden çok daha fazlası. Buz buzulların altında masalsı buz mağaraları bulunuyor. Peki bu mağaralar nasıl oluşuyor? Yaz aylarında eriyen karların oluşturduğu sular buzulların içinden akarak kanallar oluşturuyor. Bu kanallar da büyüleyici mağaraları oluşturuyor. Svalbard’a gittiğinizde kristal görünümlü mavi duvarlar arasında yürümeden dönerseniz üzülürsünüz. Çünkü bu eşsiz deneyimi dünyanın başka bir yerinde yaşamanız neredeyse imkansız. 

Svalbard’ın kartpostal resmi: Magdalena Bay

Svalbard’ın kartpostal resmi: Magdalena Bay
Svalbardın kartpostal resmi Magdalena Bay

Svalbard’ın kuzey batısında yer alan Magdalenafjorden olarak da bilinen bu fiyort, takımadaların en ikonik noktalarından biri. Yaklaşık sekiz kilometre uzunluğunda ve beş kilometre genişliğinde olan Magdalena Bay’de fiyort boyunca denize uzanan buzullar sizi bekliyor. Fiyordun en sık ziyaret edilen yerleri ise Svalbard’ın en büyük tarihi mezarlıklarından biri olan Gravneset, sahilde balina yağlarının eritildiği eski fırınların yani ‘blubber ovens’ın kalıntılarının bulunduğu bölge ve binlerce küçük dalıcı martı başta olmak üzere bir çok farklı deniz kuşlarına ev sahipliği yapan kuş kayalıkları geliyor. 

Arktik doğayı konforlu keşfedin: Camp Barentz

Camp Barentz
Camp Barentz

Başkent Longyearbyen’in yaklaşık on kilometre dışında yer alan Camp Barentz bir vahşi yaşam kampı. Adını 1596 yılında Svalbard takımadalarını keşfeden Hollandalı kaşif Willen Barentz’den alan kampta Arktik doğasını konforlu ama otantik bir ortamda keşfedebilirsiniz. Devasa şöminenin yamacına kurulmuş uzun ahşap masaları ile kutup ruhunu tam anlamıyla hissedebileceğiniz Camp Barentz otelden ziyade etkinlik ve yemek yiyebileceğiniz bir alan.

Sıla’nın Notu: Şehir ışıklarından uzak olduğu için Camp Barentz kuzey ışıklarını beklemek için en özel yerlerden biri. Ayrıca Norveç’in en meşhur yemeklerinden biri olan ren geyiği yahnisi de burada sizi bekliyor.

Kuzeyin en ikonik yapısı: Taubanesentralen

Kuzeyin en ikonik yapısı: Taubanesentralen
Kuzeyin en ikonik yapısı Taubanesentralen

Londyearbyen’in en ikonik endüstriyel yapılarından biri Taubanesentralen. Şehrin hemen üzerindeki bir yamaçta beton sütunlar üzerinde yükselen bu özel yapının kömür madenciliğinin geçmişteki kalbi olduğu biliniyor. Taubanesentralen’in demek teleferik merkezi demek. Bu bilgi de geçmişe önemli bir ışık tutuyor. 1900’lerin başından 1980’lere kadar Svalbard’da kömür kamyonlarla değil gökyüzünde süzülen teleferikle gemilere taşınırmış. Teleferik sistemi 1987 yılında kullanım dışı kalmış olsa da bina ve içindeki mekanizmalar olduğu gibi korunmuş. İçeriye girerseniz eski maden kovalarını, paslı dişlileri ve maden işçilerinin izlerini görebilirsiniz. 

Butik bir müze: ArtArctic Gallery

Takımadalardaki Rus yerleşim yerlerinden biri olan Barentsburg’da yer alıyor ArtArctic Gallery. Barentsburg’daki eski SSCB Konsolosluğu binasında yer alan ArtArctic Gallery hem bir sanat galerisi hem de bölgenin çok katmanlı tarihi yapısını anlatan butik bir müze. Galerideki sergiler ve koleksiyonlar üç ana bölümde toplanıyor. Arkeolojik eserler, adayı keşfeden Willem Barentz’in izleri ve Arktik temalı geçici sergilerin yer aldığı Çağdaş Sanat bölümü. 

Sanatın merkezi: Art Hall Svalbard

Şehrin tam merkezinde yer alan Art Hall için Svalbard’ın sanat ve kültür hayatının kalbi diyebiliriz. Nordover Art Centre olarak da bilinen Art Hall kalıcı sergilerin yanı sıra pek çok geçici sergiye de ev sahipliği yapıyor. Buraya boşuna sanatın kalbi denmiyor. Art Hall Svalbar’da sanatçıların özel tasarımlarının satıldığı dükkanların yanı sıra sinema salonu ve yerel halkın çokça vakit geçirdiği özel bir kafe de sizi yer alıyor. 

Kutup Ayıları

Kutup Ayıları
Kutup Ayıları

Svalbard kutup ayılarını doğal ortamında görmek için dünyanın en güzel ve sayılı yerlerinden biri. Ana besin kaynağı halkalı fok alan kutup aylarını genellikle deniz buzunun olduğu yerlerde yani kuzey ve doğu kısımlarda avlanmaya çıktılarında görebilirsiniz. Kutup ayıları hakkında bir bilgi daha verecek olursam vahşi olan kutup ayıları yerleşim yerlerine yaklaştıklarında helikopterlerle uzaklaştırılıyor. Aklınızda bulunsun!

Walrus Kolonileri

Walrus Kolonileri
Walrus Kolonileri

Kocaman dişleri ve hantal gövdeleri ile dikkat çeken Walnus Kolonileri’ne kıyıdaki buz parçaları üzerinde güneşlenirken rastlayabilirsiniz. Morslar olarak da bilinen bu memeliler karada oldukça hantal görünseler de suyun altında son derece çevikler. Özellikle Poolepynten Bölgesi’nde çokça varlar. Walrus kolonileri hakkında ilginç bir bilgi daha verecek olursam: Suyun altındayken kan akışları yavaşladığı için derilerinin rengi soluk veya beyazımsı bir tonda görünüyor. Güneş altına geldiklerinde ise kan damarları genişlediği için derileri pembe kırmızı bir renk alıyor. 

Svalbard Ren Geyiği

Svalbard Ren Geyiği
Svalbard Ren Geyiği

Svalbard’ın en tatlı sakinlerinden biri de Ren geyikleri. Diğer geyiklere göre daha kısa bacaklı ve daha pofuduk olan bu geyikler kasaba içinde özgürce dolaşıyorlar. Oldukça uysal olan Svalbard Ren Geyikleri ile birlikte yürüyüş bile yapabilirsiniz. Svalbard’da yaşayan pek çok canlı gibi Ren geyiklerinin renkleri de mevsime göre değişkenlik gösteriyor. Kürklerinin rengi yazın kahverengi kışın ise ya tamamen beyaz ya da açık gri bir tona dönüyor. 

Kutup Tilkileri

Kutup Tilkileri
Kutup Tilkileri

Dünyada en sıcak kürke sahip memelerilerden biri olan kutup tilkileri -70 derece soğuğa bile dayanıklılar. Mevsime göre renk değiştiren bu özel tilkilere genellikle kuş kayalıklarının etrafında avlanırken rastlayabilirsiniz. Mevsimsel kamuflaj olarak da bilinen bu özellikleri ile dikkat çeken kutup tilkilerinin kürkleri kışın bembeyaz, yaz aylarında ise karın kısımları krem rengi sırtları ise kahverengi-gri bir ton alıyor. 

Sıla’nın Notu: Son bir bilgi daha verecek olursam: Başlıkta ölmenin yasak olduğu ada dedim çünkü Svalbard’da ölmek teknik olarak yasak. Toprak çok soğuk olduğu için cesetler çürümüyor. Bu yüzden ağır hastalar ve ölmek üzere olan hastalar Norveç anakarasına gönderiliyor.

Svalbard’a giderseniz güvenli ve keyifli bir tatil için adanın kurallarına çok dikkat etmeniz gerekiyor. Bu kuralların en önemlisi ise Lomgyearbyen yerleşim yeri sınırları dışına asla silahsız ve yanınızda profesyonel bir rehber olmadan çıkmamalısınız. Çünkü doğada kendi hallerinde yaşayan kutup ayıları ciddi bir tehdit oluşturuyor. Aman dikkat!

Önceki İçerikMayıs Ayında Denize Girilecek Yerler: Türkiye’de Erken Yaz Rotaları
Sıla Uçan
Saint Benoit Fransız Lisesi, Koç Üniversitesi Tarih mezunuyum. Bir süre kurumsal hayatta çalıştıktan sonra kendi yolumu çizmeye karar verdim ve uçanmutfak adlı blogumu kurdum. Böylece hayatıma en büyük tutkularımdan ve vazgeçilmezlerimden olan seyahat ve yemek ikilisinin serüveninde devam etmeye başladım. Hayallerim ışığım tutkularım ise mesleğim oldu.

CEVAP VER

Lütfen yorum giriniz!
Lütfen isminizi yazınız