Kaz Dağları Gezi Rehberi

0
200

Yemyeşil doğası, yüksek oksijen seviyesi ve sahip olduğu hayranlık verici geçmişle Kaz Dağları Balıkesir ve Çanakkale şehirleri arasında adeta paylaşılamayan bir doğa ve kültür mirası. Bir zamanlar Afrodit’in bile mesken tuttuğuna inanılan bu görkemli dağlar şimdi şehir hayatından uzaklaşmak, kaostan kurtularak huzur bulmak ve doğanın sesine kulak vermek isteyen tatilcileri keyifle ağırlıyor.

Özellikle doğuştan gezgin bir ruha sahipseniz, yılın her mevsiminde güzel olan Kaz Dağları’nı mutlaka bir an önce keşfe çıkmalısınız. Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden turistlerin Kaz Dağları’na akın ettiği yaz aylarının güzelliği tartışılmaz; ancak bahar ve kış mevsimlerinde de burası adeta gizli bir mabede dönüşüyor.

Kaz Dağları denildiğinde akıllara daha çok Kaz Dağları Milli Parkı gelse de, burası milli park sınırlarından çok daha fazlası. Kaz Dağları’nın eteklerindeki köyler, çadır ve kamp alanları, arkeolojik yapılar ve birbirinden lezzetli Ege yöresel ürünleri ayrı ayrı ilginizi bekliyor.

Özellikle Ege, Marmara ya da Akdeniz bölgelerinden birinde yaşıyorsanız neredeyse bir adım mesafenizde yer alan bu doğal zenginliği ziyaret etmeyi daha fazla ertelemeyin. Kaz Dağları’nda temiz havayı içinize çekmek, kaçırmamanız gereken bir fırsat. Sadece sözde değil, bilimsel olarak da dağların oksijen seviyesi İsviçre Alpleri ile yarışıyor.

Türkiye’nin en verimli zeytin ağaçlarına da sahip olan bu bereketli toprak parçasının heybetinden kendinizi bir türlü alamayacağınız gibi, ikinci kez Kaz Dağları’na gelmek için gün sayacağınıza da şüphe yok.

Geçmişte İda Dağı olarak da bilinen bu dağ ile ilgili efsaneleri bol bol dinlemek, doğanın nefesini iliklerinizde hissetmek ve nefis zeytinyağlı yemeklere yeterince doyduğunuza emin olmak için Kaz Dağları’na en az 3 gün ayırmanız da yerinde olur. Üstelik dağların çevresinde Assos’tan Cunda’ya kadar çok sayıda farklı gezi rotası alternatifi de var.

Kaz Dağları tatili tek başına bile son derece keyifli olabileceği gibi, kalabalık bir arkadaş grubuyla da dolu dolu yaşanabilir. Şimdi kahvelerinizi hazırladıysanız, bu popüler tatil destinasyonuna nasıl gideceğinizden, burada neler yapabileceğinize ve nerede kalabileceğinize kadar, Kaz Dağları ile ilgili tüm sorularınıza cevap bulabileceğiniz kapsamlı bir yazıya davetlisiniz.

Kaz Dağları Nerededir?

Assos Çanakkale

Kaz Dağları, Ege ve Marmara coğrafi bölgelerinin kesiştiği noktayı belirliyor. Dağların hem Balıkesir hem de Çanakkale il sınırında yer alan toprakları mevcut. Balıkesir şehir merkezi ile Kaz Dağları’nın arası 133 kilometre iken, Çanakkale şehir merkezi ile bu mesafe 155 kilometre. Güneyden Edremit Körfezi ve kuzeyden de Kara Menderes Çayı ile çevrili olan dağların en yüksek tepesi ise yaklaşık 1800 metre ile Karataş Tepesi.

Kaz Dağları’na en yakın yerleşim birimleri sırasıyla Zeytinli, Edremit, Ayvalık, Akçay, Altınoluk ve Küçükkuyu olarak sıralanabilir. Hem Balıkesir’den hem de Çanakkale’den beldeleri kapsayan bu civar yerleri Kaz Dağları gezi programınıza rahatlıkla dahil edebilirsiniz.

Kaz Dağları Marmara’nın serin sularını içeren bir deniz tatili rotasına çok yakışacağı gibi, tamamen doğal ve tarihi eserlerden oluşan bir kış tatilinin de hakkını en iyi şekilde verebilir.

Kaz Dağları Tarihi

Kamp, yürüyüş ya da piknik gibi günlük aktiviteler için Türkiye’nin en ideal noktalarından biri olan Kaz Dağları’ndan bahsederken bu toprak parçasında yaşanan mitlere ve efsanelere kulak vermemek mümkün değil. Dünya tarihinin en çok bilinen destanları arasında yer alan İlyada’ya sahne olan toprakların Kaz Dağları olduğu rivayet ediliyor. Aynı şekilde tarihi Truva Savaşı’nın ilk tohumlarının atıldığı yer de yine Edremit Körfezi’nin bu heybetli komşusu.

Aşağıdaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz.

Üstelik sadece Yunan efsaneleri değil Türklere ait iç yakan öyküler de Kaz Dağları’nın eteklerinde yaşanmış durumda. Sarıkız ve Hasan Boğuldu efsaneleriyle daha önce karşılaştıysanız, bu acılara tanık olan toprakların da Kaz Dağları’nın yakın çevresinde yer aldığını bilirsiniz.

Kaz Dağları Hakkında Antik Dönem Efsaneleri

Yunan mitolojisine göre, Kaz Dağları’nın bir diğer adı da İda Dağı. Dağın sembolik önemi ise, tarihteki ilk güzellik yarışmasına konu olması. Homeros’un ünlü İlyada Destanı’na göre bu güzellik yarışmasının üç adayı üç ana tanrıça: Hera, Athena ve Afrodit. Yarışmanın yegane jüri üyesi olan Paris ise, bir ayı tarafından emzirilerek büyütülen ve tanrıların kralı Zeus tarafından bu işle görevlendirilen bir prens. Yarıştan galip ayrılmak isteyen tanrıçalar, efsaneye göre Paris’e hükümdarlık, güç, para ya da aşk teklif ediyor. Yarışmanın kazananı ise, tahmin edebileceğiniz gibi aşk ve güzellik denildiğinde ilk akla gelen mitolojik isim olan Afrodit. Antik Yunan efsanesinde yer alan bu anlatıya kapılmamak ve Kaz Dağları’nda dolaşırken geçmişten bir iz aramamak neredeyse mümkün değil.

Homeros, destanında Kaz Dağları’ndan “vahşi hayvanların anası” diye söz ediyor. Yine Yunan tarihinin en çarpıcı savaşlarından olan Truva Savaşı’nın da İlyada’da anlatılan güzellik yarışmasından sonra ortaya çıktığı ve tanrıların savaşı bu dağdan izlediği rivayet ediliyor. Yerli halk da Kaz Dağları’nın tarihine ve efsanelerine o derece hakim durumda ki, herhangi bir köy kahvesinde soluklanarak tüm bu efsane, mit ve öyküleri ağız tadıyla dinleyebilirsiniz.

Kaz Dağları Sarıkız Efsanesi

Mitolojik tanrıların hırs ve ihtiraslarından söz etmek çoğu zaman keyifli olsa da Kaz Dağları’nda yaşandığı söylenen ve özellikle Türkmen köylüleri tarafından ağızdan ağıza aktarılan acı hikayelere de üzülmemek elde değil. Güzelliğiyle dillere destan olan Sarıkız’ın da hayatının son günlerini bu topraklarda yaşadığı anlatılıyor. Efsaneye göre, Sarıkız babasını hac vazifesine uğurlayıp kendi halinde onu bekleyen masum ve güzel bir kadın. Ancak babası geri döndüğünde, yüz vermediği gençler ve köy halkı tarafından iftiraya uğruyor. Namusunu temizlemek için kızını öldürmeye niyetlenen babası bunu yapamayınca, çareyi kızı bir dağ başına terk etmekte buluyor. Kazlarıyla birlikte yaban hayatın içinde kalan ve kurda kuşa yem olması beklenen genç kızın asıl efsanesi ise bundan sonra başlıyor. Rivayete göre Sarıkız burada ermişler mertebesine yükselmiş ve Sarıkız’ın masumiyeti ortaya çıktıktan sonra köy halkı lanetlenmiş. Şu anda Kaz Dağları’na adını da veren kazların Sarıkız ile birlikte yıllarca yaşamış olduğu taşlı tepe, turistler tarafından da ziyaret edilebiliyor.

Kaz Dağları Hasan Boğuldu Efsanesi

Zeytinli Köyü ve civarında yaşanan bu aşk hikayesi de, yine soluğu Kaz Dağları’nda alan yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. Hasan Boğuldu efsanesine göre, Hasan ve Emine adlarındaki iki genç aşık birbirlerini çok sevmiş ancak kavuşamamış. Emine’nin ailesinin bu aşka izin vermemesi ve kızın babasının Hasan’a büyük bir şart koşması genç adamın da sonu olmuş. Rivayet o ki, Emine’nin babası Hasan’dan altmış kiloluk bir tuz çuvalını dağların tepesindeki obalarına kadar ulaştırmasını istiyor. Ancak daha önce böyle bir tecrübesi bulunmayan “ovalı” Hasan, Gökbüvet’te suların ortasında kalakalıyor. Hasan’ı kaybeden Emine’nin de ne yazık ki kendi hayatına son vermesiyle birlikte artık bu doğal güzelliklere verilen isimler de değişmiş durumda. Yerli halk tarafından Gökbüvet’e Hasanboğuldu; Emine’nin kendisini astığı rivayet edilen çınar ağacına ise Emine Çınarı adı veriliyor.

Kaz Dağları’nda Gezilecek Yerler

zeus altari
Zeus Altarı

Hiç abartısız bir tarifte bulunmak gerekirse, Kaz Dağları doğayı sevenler için gerçek bir cennet. Rüzgara, yağmura, toprağa, yaprağa ve yeşile aşıksanız Kaz Dağları’nda çok sayıda gezilecek yer ve yapılacak aktivite bulacaksınız.

Kaz Dağları’nda Gezilecek Yerler

Kaz Dağları

Kaz Dağları Milli Parkı

21 bin hektarın üzerinde alana sahip olan ve neredeyse bin adet bitki türüne ev sahipliği yapan milli park, tam bir tabiat harikası. Yeşilin her tonunun cömertlikle sunulduğu ormanda meşeler ve karaçamlar her yanı sarıyor. Milli parkın derinliklerinde ayılardan domuzlara, kartallardan çakallara kadar pek çok yabani hayvanın yaşadığı da bir gerçek. Kişi başı 5 TL karşılığında giriş yapabileceğiniz tabiat alanına araçla girmek isterseniz 15 TL ödemeniz gerekiyor.

Sarıkız Türbesi

Kaz Dağları’na kadar gelip de Sarıkız efsanesini duymamak ve dağın en yüksek noktalarından biri olan Sarıkız Tepesi’ni ziyaret etmemek olmaz. Hem yerli halkın hem de turistlerin dilekler dileyip adaklar adadığı bu türbenin hemen yakınında da Sarıkız’ın babasına ait olduğu rivayet edilen bir mezar da Baba Tepe adıyla ziyaret edilebiliyor.

Hasanboğuldu Göleti

Kaz Dağları Milli Parkı’ndan çıkmadan önce mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir başka doğa harikası, acı dolu öyküsüyle Hasan Boğuldu Göleti. Sütüven Şelalesi’nin Kızılkeçili Çayı ile birleştiği yerde ortaya çıkan gölet, 20 metreye varan yükseklikten akan suları ile sizi ürkütürken bir yandan da dinlenme ve piknik alanlarıyla kalbinizi çalıyor. Hasan ve Emine arasındaki ölümsüz aşkın izlerini sürerken, göletin hemen karşısındaki Emine Çınarı’nı da mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Yeşilyurt Köyü

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan köy, Kuzey Ege’nin en çok ilgi çeken köylerinden de biri. Tezgahlarında yöresel zeytinyağı, tarhana ve reçel gibi ürünlerin satıldığı ve turistlerin ilgisi nedeniyle butik otellerin yeni yeni hizmet vermeye başladığı bu köyü Kaz Dağları’nın eteklerinde ziyaret edebilirsiniz.

Adatepe Köyü

Edremit’in kuzeyinde konumlanan bu köy de yine Kaz Dağları’nın eteklerinde yer alıyor. Özellikle Zeus Altarı olarak bilinen tarihi eser, turistler tarafından ilgi çekici bulunan tarihi dokunun yalnızca bir parçası. Tamamı taş evlerden oluşan ve sit alanı olarak kabul edilen köy, her kesimden ziyaretçinin köy hayatını deneyimleyebilmesine de olanak tanıyor.

Zeus Altarı

Adatepe’deki Zeus Altarı, büyük bir kaya kütlesinin işlenmesinden oluşuyor ve halk arasında Zeus Mağarası olarak da adlandırılıyor. Tanrıların kralı Zeus ile karısı Hera’nın birbirine burada aşık olduğuna dair rivayetler var. İda efsanelerinin en önemlilerine mesken olan mistik mekan, sırf bu nedenle bile görülmeye değer.

Adatepe Zeytinyağı Müzesi

2 katlı, taş değirmenli ve oldukça geniş bir bahçe sahibi olan bu yapı, yine Adatepe Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Ücretsiz olarak giriş yapabileceğiniz müze haftanın her günü ziyarete açık. Zeytinyağı ve sabunun nasıl yapıldığını müzede bizzat gözlemleyebileceğiniz gibi müze çıkışında hediyelik sabun ve yağlardan da satın alabilirsiniz.

Darıdere Tabiat Parkı

Kişi başı 5 TL karşılığında giriş yapabileceğiniz 10 bin hektarlık bu alan, Kaz Dağları Milli Parkı’nın bir alternatifi niteliğinde. Kızılçam ve meşe gibi ağaçlarla kaplanan ve sınırları içinde bir de gölete ev sahipliği yapan bu tabiat parkı, bir mesire yerinden çok daha fazlası. Burada otların, bitkilerin ve hayvanların çeşitliliği karşısında hayrete düşebilirsiniz. Darıdere Tabiat Parkı, Narlı Köyü’ne 13 kilometre mesafede ve bin metre kadar yükseklikte konumlanıyor.

Şahinderesi Kanyonu

Civarda vakit geçirebileceğiniz esnek bir programınız varsa Altınoluk sınırları dahilindeki Şahinderesi Kanyonu da ziyaretinizi bekler. Kanyona girişler kısıtlı ve ancak Milli Park bürosundan izin alabilmekle mümkün. Ancak buz gibi sularda az da olsa ilerlemek isteyen bir macera tutkunuysanız, Kaz Dağları’na kadar gelmişken mutlaka şansınızı deneyin.

Mıhlı Çayı

Kaz Dağları’nın Çanakkale yönünde kalan çay, etrafındaki piknik alanları ve yeme içme mekanları ile şenleniyor. Buranın içinde mini de bir doğal havuz var, belki biraz serinlemek için kendinize şans vermeyi denersiniz.

Kaz Dağları Yapılacak Aktiviteler

kaz dağları

  • Kaz Dağları Milli Parkı’nı mutlaka bir rehber eşliğinde gezin ve çevrenizdeki iklimden ya da bitki örtüsünden en doğru şekilde haberdar olun. Alan kılavuzu olarak da adlandırılan yerli rehberinizle Zeytinli Köyü sınırlarındaki Kaz Dağları Tanıtım Ofisi’nde sabahın erken saatlerinde buluşabilirsiniz.
  • Özellikle ziyaretiniz Ağustos ayına denk gelirse, Türkmenlerin Sarıkız Tepesi’nde düzenledikleri Sarıkız Türkmen Şenlikleri’ni kaçırmayın. Edremit Belediyesi, şenliklerden önce Sarıkız Hayrı adı altında mevlitli, şerbetli ve yemek ikramlı bir davet de düzenliyor. Bu sayede siz de Sarıkız’ın arkasında bıraktığı maneviyatın güçlü bir parçası olabilirsiniz.
  • Ağustos ayında ayrıca, Kaz Dağları Ekofestivali de düzenleniyor. Darıdere Tabiat Parkı yakınlarında siz de kamp kurarak doğayla iç içe olmanın keyfini doya doya yaşayabilirsiniz.
  • Darıdere Tabiat Kampı’nda ayrıca 25-30 kişilik zayıflama ve sağlık kampları da düzenleniyor. Eğer sağlıklı yaşama adım atmak için heyecan duyanlardansanız, Kaz Dağları yeni hayatınız için harika bir ilk adım olabilir.
  • Sütüven Şelalesi ve Hasanboğuldu’nun kıyılarında zengin yeme içme alternatiflerini tadabilir ve bu lezzetli yöresel yiyeceklerin bir kısmını eve götürmek için köylülerden satın alabilirsiniz.
  • Güneşi selamlayın! Kaz Dağları’na gelenler arasında yoga yapanların sayısı o kadar fazla ki, bu selamlama ritüelinde asla yalnız olmadığınızı hemen fark edeceksiniz.
  • Kaz Dağları’nda güneşi batırmak için mutlaka Adatepe Köyü’ndeki Zeus Altarı’na bir şans verin. Burada sevdiğinizle birlikte mutlaka bir gün batımı fotoğrafınız olmalı.
  • Adatepe Zeytinyağı Müzesi’nden sevdikleriniz için hediyelik zeytinyağı ve sabun satın alın. Yine köydeki tezgahlardan teyzelerin el emeği olan örgü ürünleri de hediyelik düşünebilirsiniz.
  • Kaz Dağları’nda yetişen muhteşem dağ çilekleri de özellikle yaz aylarındaki dağ gezinize damgasını vurabilecek güzellikte. Bol bol yiyebilir, yedirebilirsiniz.
  • Kamp yapın! Dağ ruhunu en iyi şekilde yaşamak için, çevre köylerdeki butik otellerdense bizzat milli parkın içindeki kamp alanlarını tercih edin.
  • Yeşilyurt Köyü’ndeki yüzlerce yıllık camiyi, köy kahvesini ve köy sınırlarındaki onlarca turistik işletmeyi dolaşabilmek için buraya en az yarım gün ayırın.
  • Adatepe ve Yeşilköy gibi giderek popüler hale gelen köyler dışında Çamlıbel ve Narlı’yı da ziyaret etmek isteyebilirsiniz.
  • 800 çeşidin üzerindeki bitkinin arasında doğa yürüyüşü yapın; kozalak, yaprak ve taş toplayın, doğaya dokunun.
  • Dağ üzerindeki minik tırmanış parkurları, özellikle trekking sporunda yeniyseniz oldukça hoşunuza gidecektir.
  • Şelale, gölet ve kanyonların çok sayıda olduğu Kaz Dağları ve çevresinde bol bol suyla haşır neşir olmak isteyebilirsiniz; ancak her durumda bu delice akan sular karşısında dikkatli olun.
  • Yakınlarda denize girmek için Ayvalık’taki Sarımsaklı Plajı’nın serin sularına kendinizi atmak da yerinde bir seçenek.
  • Nane ve kekik gibi baharatları sofranızda bol bol bulundurmayı seviyorsanız, yerli teyzelerin tezgahlarından alışveriş yapmayı ihmal etmeyin.
  • Assos ve Cunda gibi diğer popüler tatil destinasyonlarının Kaz Dağları’na yalnızca 1,5 saat kadar bir araç kullanım mesafesinde bulunduğunu gözden kaçırmayın. Tatilinizi mutlaka farklı rotalarla zenginleştirerek uzatın.
  • Çiçek toplamayın, ateş yakmayın, mangal fikrine kapılmayın. Dağların doğal örtüsünün korunabilmesi ve çevre tahribatının önlenmesi için çöp toplama konusunda gönüllü de olabilirsiniz.
  • Hareketli bir gece hayatı arayışınız varsa Kaz Dağları’nda bulmanız zor; ancak özellikle yaz aylarında Altınoluk ve Akçay’daki mekanlarda müzikle kurtlarınızı dökebilirsiniz.
  • Sakin kalmayı sevenlerdenseniz, Kaz Dağları’ndaki kamp alanınızdan gece saatlerinde de ayrılmayıp meditasyon yapabilir, kitap okuyabilir ve yıldızları izleyebilirsiniz.
  • Kalabalık bir arkadaş grubunuz varsa, gitar çalıp şarkı söylemeden Kaz Dağları kampından dönmeyin.
  • Fasıl ve canlı müzik gibi seçenekler, civar köylerdeki restoran ve otellerde de giderek yayılıyor. Hatırlatmakta fayda var.

Kaz Dağları’nda Nerede Kalınır?

Kaz Dağları’na dair konaklama seçenekleri araştırıldığında, iki temel seçenek ortaya çıkıyor. İlki civar köylerdeki mütevazı oteller ikincisi ise yine civarda yer alan kamp alanları. Milli Park’ın içerisinde yalnızca belirli bir alanda kamp yapmaya izin var, bu nedenle dikkatli olunmalı. Konforuna düşkün olanlar ise çadırda huzursuz hissetmek yerine elbette otelde konaklayabilirler.

Kaz Dağları Kamp Alternatifleri

Kaz Dağları

Kaz Dağları kamp yaşantısı için Türkiye’de ziyaret edebileceğiniz en uygun adreslerden biri. Kamplarla ilgili temizlik ve hijyen sıkıntısı neredeyse hiç yok. Yine neredeyse tüm kampların ortak sorunu da telefonun ve internetin buralarda çekmemesi şeklinde. Kamp alanları bile telefonla değil e-mail yoluyla rezervasyon kabul ediyor. Ayrıca karınca, sinek ve böceklere karşı da mutlaka önleminizi almış olmalısınız.

Mehmetalan Köyü: Ormanın hemen bitiminde yer alan bu köy, yerleşimin de ilk durağı. Köy sınırlarındaki kamp alternatifleri oldukça keyifli. En iyi kamp alanında 2 öğün dahil olmak üzere  kişi başı 100 TL’nin altında çadırda konaklayabiliyorsunuz. Telefonun çekmediğini belirtmekte fayda var. İnziva ve beden atölyesi düzenleyen topluluklar da burada topluca kamp yapmayı tercih edebiliyorlar. Tercihiniz Mehmetalan Köyü’nden yanaysa, Hızır Kamp ve Endes Kamp gibi seçenekleri inceleyebilirsiniz.

Darıdere Tabiat Kampı: 30 kişilik ve 21 günlük sağlıklı yaşam kampları için tercih edebileceğiniz bu alan, aynı zamanda bireysel kampçılara da olanak tanıyor. Darıdere’deki kamp alanı Ağustos ayında da Ekofestival ile ayrı bir güzellik kazanıyor. Tabii, doğayla kucaklaşmak üzereyken aniden ortaya çıkan bu kalabalıktan rahatsız olursanız bu dönemi tercih etmeyin. Kamp için rezervasyon yaptırmak gerektiğinden, kalış sürenize göre de fiyat alabilirsiniz.

Ağaç Evler: Kamp yapmanın bir diğer keyifli yolu da bizzat ağaçtan yapılan geçici bir yuvanın içinde konaklamak. Fiyatlar kişi başı 120 TL’den başlıyor ve içerisine 2 öğün dahil ediliyor. Akeleos Ağaç Evleri’ne gelirseniz, duş, tuvalet ve elektrik gibi imkanlardan yararlanabilirsiniz ancak telefon çoğunlukla çekmeyecektir.

Kaz Dağları Otel Alternatifleri

Kaz Dağları çevresinde beş yıldızlı otel ve her şey dahil hizmet konsepti gibi uygulamalar pek yok. Daha çok kahvaltı dahil ya da yarım pansiyon hizmet uygulamalarına hazırlıklı olmalısınız. Ancak neyse ki bu sayede fiyatlar da genel olarak yüz güldürüyor.

Adatepe Köyü: Bir zamanlar Rumların yaşadığı bu köyde Hünnap Han ve Adatepe Ida Blue gibi Rum evlerinde ya da Osmanlı konaklarında gecelemek mümkün.Tarihi dokuyu içinize çekip, yerlilerden hikayeler dinlemek ve sosyalleşmek isterseniz, kamp inzivası yerine butik otel konaklamasını tercih edin. Fiyatlara kahvaltı dahil ve gecelik ücretler oldukça makul.

Çamlıbel Köyü: Konaklama seçeneklerinde çıtayı yükselten, Çamlıbel Köyü’nde yer alan ve Tuncel Kurtiz’in işlettiği otel olarak ün salan Zeytinbağı. Buraya konaklama, alışveriş ya da kahvaltı gibi herhangi bir nedenle yolunuzu düşürebilirsiniz. Fiyatlar ortalamanın üzerinde.

Yeşilyurt Köyü: Yeşilyurt’ta ön plana çıkan alternatif ise Manici Kasrı. Yine tarihi bir doku, üstelik de çadırda bulmanın mümkün olmadığı sıcak su ve kablosuz internet gibi olanaklar için bütçenizi biraz daha zorlamayı düşünebilirsiniz.

Kaz Dağları’nda Ne Yenir?

Balıkesir, Edremit ya da Kaz Dağları fark etmez… Bu isimlerden birini duyduğunuzda aklınızda hep aynı lezzet belirlemeli. Yörenin en verimli zeytin ağaçlarından toplanan zeytinlerle yapılan halis zeytinyağları tüm yemeklere ayrı bir tat katıyor. Kaz Dağları’nda özellikle kahvaltının tadına doyamayabilirsiniz. Tamamı civar köylerde yetişen ya kadınların el emekleri ile yapılan reçeller, peynirler, yumurtalar, domatesler, salatalıklar ve biberler resmen sofralara sığmayacak bir zenginlik yaratıyor. Buradan peynir satın almak isterseniz de, Yeşilyurt Köyü’ndeki testi peynirinden deneyebilirsiniz. Çadır Kahvaltı Evi, Yeşilyurt Köy Konağı ve Ayten Abla’nın Kahvaltı Evi gibi kahvaltıda çok tercih edilen mekanların tümü de Yeşilyurt Köyü’nde bulunuyor.

Kaz Dağları’nın her mevsim serin olan akşamlarında ise yöresel zeytinyağlılar, ızgaralar ve deniz ürünleri sofranızı şenlendirecektir. Zeytinbağı, Kekik Cafe ve Saklı Bahçe gibi mekanların her biri, tıpkı isimlerinin de çağrıştırdığı gibi doğanın kucağında, doğal tatlarla çevrili olarak hizmete hazır ziyaretinizi bekliyor. Özellikle paketli gıdadan, dondurulmuş yemekten ve hamur işinden bunalan şehir insanı için Kaz Dağları tek kelimeyle şifa.

Kamp alanlarının çoğunda sabah kahvaltısı ve akşam yemeklerinin fiyata dahil olduğunu belirtelim. Ancak öğle yemeği ya da kahve gibi ekstralar her zaman için ücrete tabi. Bu nedenle yeme içme gezilerinizi daha çok öğle saatlerine getirmeyi düşünebilirsiniz.

Kaz Dağları’na Nasıl Gidilir?

Kaz Dağları’na, Balıkesir Koca Seyit Havalimanı aracılığıyla ulaşılabileceği gibi, İzmir ya da İstanbul yönlerinden yapılabilecek son derece konforlu bir kara yolu ulaşımıyla da ulaşılabilir. Havalimanından sonra araç kiralamak ya da transfer hizmeti kullanmak gibi seçenekler mutlaka önceden organize edilmeli. Eğer Zeytinli gibi bir yerleşim bölgesine kadar gelip Kaz Dağları’na yaklaşabilirseniz, buradan sonra taksi de kullanabilirsiniz.

Kara Yolu: İstanbul ile Kaz Dağları arasındaki mesafe yaklaşık 500 kilometre. Bunu yaklaşık olarak 6 saatlik bir özel araç ya da 7 saatlik bir otobüs yolculuğu olarak öngörebilirsiniz. Otobüsle Akçay’a gelip, Zeytinli’ye kadar dolmuşla ilerlemek gerekiyor. İzmir şehir merkezi ile Kaz Dağları arasında ise 218 kilometre mesafe var. Yolculuk süresi özel araçla yalnızca 3 saat sürüyor. Ankara’dan Kaz Dağları yönüne seyahat ediyorsanız, 650 kilometre kara yolu mesafesini de göz önüne almalısınız. Son olarak, Çanakkale ve Balıkesir il merkezleri ile Kaz Dağları arasında yaklaşık 1,5 saatlik bir mesafe olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Deniz Yolu: Özel araçla İstanbul yönünden Balıkesir’e ulaşmaya çalışanlar feribot seçeneğini de değerlendirebilirler. Yenikapı’dan feribota binildiğinde Bandırma’ya kadar olan güzergah yaklaşık 2 saat sürüyor. Bu sayede hem zamandan tasarruf edebilir hem de yolculuğunuza biraz da deniz manzarası katabilirsiniz.

Hava Yolu: Balıkesir Koca Seyit Havalimanı’na haftanın her günü İstanbul ve Ankara’dan düzenlenen seferler var. Uçuş süresi yaklaşık 1 saat olmakla birlikte, havalimanından sonra da yaklaşık 1 saatlik bir araç transferi gerekiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here