İki Ülkenin Paylaşamadığı Dokdo Adası’nın Hikayesi

0
121

Dokdo Adası; sadece ismi konusundaki uyuşmazlık nedeniyle bile iki ülkeyi birbirine düşürmeyi başaran stratejik öneme sahip bir kara parçası. Japonya’da bu kayalıklardan Takeshima diye bahsedilirken Güney Koreliler buraya Dokdo Adası adını veriyor. Bağımsız coğrafi kaynaklarda ise, yine aynı kara parçasından Liancourt Kayalıkları olarak bahsedildiğini görürseniz şaşırmayın! Anlaşıldığı üzere hem Japonya hem de Güney Kore; Dokdo Adası üzerinde hak iddia etmeyi yıllardır sürdürüyor. Üstelik yabana atılacak bir süre de değil; iki ülke arasında patlamaya hazır bir bomba gibi bekleyen bu bürokratik krizin çıkış noktası neredeyse 300 yıl öncesine dayanıyor. Tüm dünya, Güney Kore ve Japonya arasındaki bu önemli gündem maddesine dikkat kesilirken; Dokdo’nun aslında doğal gaz kaynaklarına ya da farklı yer altı zenginliklerine sahip olduğu yönünde efsaneler de dilden dile dolaşıyor.  Zaman zaman küllense de, her an yeniden alevlenmeye hazır olan ve iki ülke ittifakını her seferinde son derece olumsuz etkileyen bu derin mevzunun tüm ayrıntılarına gelin birlikte bakalım.

Dokdo Adı Nereden Geliyor?

dokdo adası

Kore dilinde Dokdo Adası; Türkçe çevirisiyle “Issız Ada” anlamına sahip. Gerçekten de, Japon Denizi üzerinde yer alan bu yalnızlık abidesi Kore ana karasına 215 kilometre mesafede yer alıyor. Ada, esasında iki büyük kaya kütlesinden meydana geliyor. Kayalar üzerinde de gerçek bir hayat belirtisi yok. Güney Kore’den kamu görevlileri burayı düzenli olarak ziyaret ediyor. Güney Kore’de tam 2 yıl süren zorunlu askerlik görevi için Dokdo’yu seçen askerler de mevcut. Kore’den yaz aylarında Doğu Deniz yönüne gemi turları düzenlenirken; ada da tarihi önemi kapsamında selamlanıyor. Korelilerin geçmişlerine son derece önem veren muhafazakar insanlar olmalarının bunda büyük etkisi var. Tarihi önemi dışında, adada yapılacak bir aktivite olmadığından turist ziyaretlerinin süresi en fazla yarım saat sürüyor. Sarp kayalıklar ve volkanik hareketlenmeler nedeniyle adanın tümünü gezmek de zaten mümkün değil. Güney Kore istatistiklerine göre ada o kadar da ıssız olamaz; çünkü yıllık ziyaretçi sayısı 20 bini aşıyor. Adanın Japonya ana karasına uzaklığı ise 211 kilometre. 187 bin metrekareden oluşan ve volkanik faaliyet sonucu ortaya çıkan ada topluluğuna tam 89 adet küçük kara parçası da dahil. Japonlar buraya Takeshima ya da Türkçe çevirisiyle “Bambu Adası” adını veriyor. Tıpkı Koreliler gibi Japonlar da burayı; kendi Dış İşleri Bakanlığı internet adreslerinde, tarihi öneme sahip bir toprak parçası olarak ifade etmekten geri kalmıyorlar.

Dokdo Adası Nerede?

Dokdo Adası (2)

Bu sorunun iki farklı cevabı var! Japonya’ya göre bu ada Şimane ili, Oki ilçesinde. Hatta adanın bağlı bulunduğu belediye de Oki Adası’ndaki Okinoşima Belediyesi. Oki Adası’yla paylaşılamayan bu meşhur ada arasında 157 kilometre bulunduğunu da belirtelim. Güney Kore ise tamamen farklı bir adresle, harita üzerindeki aynı noktayı işaret ediyor. Güney Korelilere göre Dokdo Adası; Ulleung ilçesine bağlı. Ulleungdo Adası ile Dokdo arasında 87 kilometre mesafe var. Hava durumu müsait olduğunda; Dokdo Ulleungo’dan çıplak gözle görülebiliyor. Oki’den ise Dokdo’yu görebilmek mümkün değil. Eğer günün birinde buraya bir mektup ya da kargo göndermeniz gerekirse; her iki adresi de vererek kendinizi garanti altına almalısınız!

Dokdo Adası’nın Tarihi Önemi

Adanın tarihiyle ilgili olarak da objektif bir bilgi bulmak oldukça zor. Güney Korelilerin de Japonların da ezelden beri adanın kendi topraklarına dahil olduğunu iddia etmeleri sürpriz değil. Türkiye ve Yunanistan arasında Kardak Kayalıkları konusunda yaşanan diplomatik krizlerin benzeri; Dokdo Adası’na yapılan her bir tatbikatta ve ziyarette iki ülke arasında yaşanıyor. Fiili kontrolü anlaşıldığı gibi Güney Kore elinde bulundursa da; burası en son 2008 yılında Tokyo’nun Seul’u açıkça işgalcilikle suçlamasına sebep oldu. Seul Hükümeti’ne göre ise; asıl işgalci olan 1894 yılında Çin ve Japonya arasında yaşanan büyük savaşta Kore’nin egemenliğini ele geçirmeye çalışan Japonya.  Savaşta suların kısmen durulduğu ve ilk Kore-Japonya anlaşmasının imzalandığı 1904 yılından hemen sonra Güney Kore’de bu adaların durumuna ilişkin bildiri de yayınlanmış. 1910 ile 1945 yılları arasındaki dönem ise Güney Kore’nin Japonya egemenliği altında kaldığı yıllara denk geliyor. Kore’nin 1945 yılındaki kurtuluşu ve 35 yıllık Japon egemenliğinin sonlanışı her yıl 15 Ağustos tarihinde kutlanmakta. Kore kaynakları adanın 502 yılından beri Kore toprağı olduğunu ve savaş sonunda Japonların püskürtülmesiyle birlikte adaların da kurtulduğunu iddia ediyor. Yine aynı kaynaklara göre; bu ada Güney Kore için bir bağımsızlık simgesi. Seul tarafından bu adanın meskun mahal haline gelmesi için üzerine otel, müze ve donanma üssü gibi binalarla donatılması planlanıyor. Bu sırada Japonya Hükümeti de; Güney Kore haritasının adaları da içeren versiyonunu tanımayı kesinlikle reddederek tepkisini sürdürüyor.

Dokdo Adası Nedeniyle Yaşanan Diplomatik Krizler

Dokdo ya da Takeshima olarak adlandırılan volkanik kayaların tarih boyunca yarattığı diplomatik krizler öyle bir iki tane değil. Sadece 2000’li yıllar bile tüm dünyanın yakından takip ettiği anlaşmazlıklara sahne oldu. Bunlar arasında en bilinenleri; 2008 yılında Japonya’nın ders kitaplarına Takeshima’yı da eklemesi. Bunun üzerine Güney Kore Devlet Başkanı; Tokyo Büyükelçisini geri çekme kararı aldı. Yine Japonya; 22 Şubat tarihini Takeshima Günü ilan edince; Koreliler tarafından Japonya ve Güney Kore’de çeşitli protestolar düzenlendi. 2012 Olimpiyat Oyunları’nda ise bronz madalya kazanan Güney Koreli bir futbolcu “Dokdo Bizimdir” yazılı pankart açınca, ödül törenine katılmaktan men edildi. Aynı yıl Güney Kore Devlet Başkanı adacıklara gezi düzenleyince, bu kez Tokyo Hükümeti büyükelçisini geri çağırdı.

Dokdo Adası’nın Bugünü

Bu konuyu bir türlü çözecekmiş gibi görünmeyen iki ülke; Amerika Birleşik Devletleri’nin de yakın markajında. Çin Halk Cumhuriyeti’ne karşı Japonya ve Güney Kore ile ittifak halinde olan süper güç Amerika, ülkeler arasında kriz yaratacak gelişmeleri yakından takip ediyor. Asya’nın bu üç güçlü ülkesi, siyasi ve ekonomik dengeler bakımından da belirleyici. Ülkeler arasında geçmişten gelen düşmanlıkların ve nefretin alevlenmesi bazılarının işine yarasa da; müttefiklerin hop oturup hop kalkmasına sebep oluyor! Adaların bu derece kıymetli olmasının, çeşitli rivayetleri de beraberinde getirdiğini söyleyebiliriz. Bunların en popüler olanı; adalarda milyarlarca dolar değerinde donmuş doğal gaz bulunduğu yönünde. Dokdo’nun volkanik geçmişi nedeniyle bu mümkün olsa da; bu konuda henüz ispat edilen bir bilgi yok. Burasının bir diğer coğrafi zenginliği de; deniz canlılarının onlarca farklı türünü bünyesinde barındırması. Dokdo’nun deniz altı zenginliklerinden bahsedilirken sadece balıklardan ya da ahtapotlardan değil, deniz aslanları gibi nadir görülen türlerden de söz ediliyor.

İki Ülke Arasında Müze Savaşları

Japmya ve Güney Kore

Dokdo’nun sahip olduğu coğrafi ve diplomatik pürüzler, bu topraklar üzerinde müze binası yükselmesine izin vermiyor. Ancak ne Tokyo ne de Seul hükümetleri; bu duruma yenilip müze sevdalarından vazgeçmiş değil. Her iki ülke başkentinde de Dokdo ya da Takeshima adalarına adanmış müzeler mevcut. Ülkeler müzeler aracılığıyla, adalar üzerinde iddia ettikleri sahiplik hakkını belgelerle ortaya koyuyor. Seul’deki müze Salı’dan Pazar’a kadar 10.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Burada Dokdo tarihi ile ilgili bilgilerin yanı sıra; adaya ait fotoğraf sergilerine, buradan getirilen buluntulara ve 4D kalitesinde izlenebilen bir film gösterimine de denk gelebiliyorsunuz. Tokyo’daki müze ise hafta içi her gün 10.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Müze, ücretsiz gezilebiliyor. Japonların müzede sergiledikleri tek ada Takeshima da değil. Benzer bir biçimde; Çin ile Japonya arasında da Senkaku krizi var. Japonların Senkaku diye adlandırdıkları Doğu Çin Denizi’ndeki bu adalara; Çin yönetimi ise Diaoyü diyor. Dolayısıyla Japonya; her iki önemli ada için egemenlik savaşını müzeler aracılığıyla da sürdürme çabasında.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here