Torino Seyahat Rehberi ve Görülecek Yerler

0
621

Torino, yerel lehçedeki adıyla Turin, turistik olarak çok meşhur olmasa da İtalya’nın ziyaret ettiğinize değecek şehirlerinden biri. Alp Dağları’na ve Fransa sınırına oldukça yakın olduğundan Torino’da birçok kültürün karışımını görebiliyorsunuz. Bir yandan Nice ve Marsilya gibi Güney Fransa kentlerini, bir yandan Alplerin İsviçre kültürünü ve tabii temel olarak da Kuzey İtalya yaşam biçimini burada aynı anda deneyimlemek mümkün.

Po Nehri’nin kıyısına kurulmuş olan Torino’da, Alp Dağları’nın eteklerini de ufukta görebiliyorsunuz. Özellikle İtalya’nın birleşip tek devlet haline gelmesinden evvel, Savoy Krallığı döneminde önemli bir şehir olmuş. Zaten kentteki başlıca tarihi eserler de bu dönemden kalma ve sizi Barok mimarisine doyuracak. İtalya birleştiğinde ülkenin ilk başkenti olma sıfatını da taşıyan Torino hala önemli bir sanayi merkezi: FIAT markasının sonundaki T harfi de Torino’dan geliyor. Ünlü Juventus takımına ev sahipliği yapması nedeniyle de futbolseverler için ayrı bir önem taşıyor.

Tüm bunları okuyunca Torino’ya gidesiniz geldiyse, haydi nasıl gideceğimize bakalım:

Torino’ya Ulaşım: Torino’ya Nasıl Gidilir?

Torino’ya doğru yola çıkmadan önce ilk olarak Schengen Vizesi almanız gerekiyor. İtalya’ya vize başvurusu yapmak için gerekli bilgileri Roma Seyahat Rehberi adlı yazımda etraflıca anlatmıştım. Onu aynen uygulayarak vizenizi alabilirsiniz.

App_indir_banner_mobil

Torino_Airport

Torino’ya oldukça yakın olan Caselle kasabasındaki Sandro Pertini Havalimanı’na uçarak Torino’ya varıyoruz. Maalesef Türkiye’den kalkan uçuşlar genellikle aktarmalı oluyor. Havaalanının ismi ise İtalya’nın eski başkanından geliyor. Buradan kente ulaşmak için otobüs veya paranız çoksa taksi tercih edebilirsiniz. Taksi yaklaşık 40 Euro tutuyor. SADEM isimli otobüs ise on beş dakikada bir kalkıyor ve sizi yarım saatte şehir merkezine ulaştırıyor. Bileti otobüsün içinde 7.50 Euro karşılığı alabiliyorsunuz ancak aşağıda bahsedeceğim Turin Piemonte Card ile 5 Euro’ya düşüyor.

Burada önemli bir not düşeyim: Havaalanından Torino’ya gelirken otobüsten ineceğiniz ana istasyon oldukça kalabalık ve hırsızlar bavullarıyla boğuşan turistleri kolay hedef olarak görüyorlar. Dikkatli olmakta fayda var.

Torino’da Kent İçi Ulaşım

Torino ekonomik açıdan canlı ve büyük bir kent, dolayısıyla toplu taşıma gelişmiş durumda. Otobüs, tramvay ve metro ağı bulunuyor. En büyük sorun ise bilet almak çünkü doğrudan otobüste şoförden alamıyorsunuz, genellikle tabaccheria denen büfelerde satılıyor. Daha önce Floransa Gezi Rehberi’nde bahsettiğim gibi burada da biletinizi bir otobüste okuttuktan sonra doksan dakika boyunca ücretsiz aktarma yapabiliyorsunuz. Eğer toplu taşımayı çok kullanacaksanız günlük, iki günlük ve üç günlük sınırsız biniş sağlayan bilet seçenekleri de mevcut ve gayet ekonomik oluyor. Tüm toplu taşıma araçlarını kullanabiliyorsunuz.

Torino sehirici ulasim

ucakbileti_sorgula (1)

Sadece haftasonları işleyen 7 nolu tramvay, eski kent merkezinin panoramik turu için mükemmel bir seçenek. Normal toplu taşıma biletiyle binildiğinden size ekonomik bir yükü yok ve hızlıca da olsa şehrin önemli noktalarını görebiliyorsunuz. İyi bir başlangıç olabilir. Durağı şehrin ana meydanı olan Piazza Castello (yani “Kale Meydanı”).

Yukarıda bahsettiğim Torino Piemonte Card ise kentte hem ulaşım hem de müze girişini kapsayan uygun fiyatlı bir kart. Üstelik Floransa Gezi Rehberi’nde bahsettiğim Firenze Card’a kıyasla epey ucuz! 29 Euro karşılığında alabileceğiniz kart 72 saat boyunca geçerli. Ayrıca Po Nehri üzerinde işleyen tekne turlarını da kapsıyor. Bir, iki ve beş günlük versiyonları da var ancak bir günlük versiyon sadece üç müzeye girmenize olanak sağlıyor.

Torino’da İklim: Torino’ya Ne Zaman Gidilir?

Torino iklim

Torino, İtalya’nın kuzeyinde kaldığından diğer kentlere kıyasla biraz daha soğuk. Sonbahar aylarında yağmur ihtimali oldukça yüksek, kış ayları ise soğuk geçiyor. İlkbaharın sonunda veya yazın gitmenizi öneririm, böylece herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadan gezebilirsiniz. Bu mevsimlerde hava açık ve güneşli olacağından çantanızda güneş kremi ve gözlüğünüzü bulundurmayı unutmayın. Ayrıca şehir denize uzak olduğundan ve Alp Dağları’nın etkisiyle kuru bir iklimi var.

Torino’da Konaklama: Torino’da Nerede Kalınır?

Vittorio Emanuele I köprüsünün hemen yanında, oldukça merkezi bir konumda olan Hotel Alpi Resort’ta konakladım ve gayet memnun kaldım. Odalar çok temiz ve rahattı. Bu yüzden önerebileceğim bir yer. Başka otellere de bakabilirsiniz, Torino’da İtalya’daki turist kalabalığının olduğu diğer şehirlere kıyasla uygun fiyata güzel bir otel bulmak çok daha kolay. Merkezi bir yerde kalmak da rahat bir gezi planı yapmanıza olanak sağlayacaktır.

Torino’da Görmeniz Gereken Yerler

Otelinize yerleştiyseniz artık çıkıp şehri görme vakti geldi! Torino’da görmeniz gereken yerleri tek tek inceleyelim:

Mole Antonelliana

Mole Antonelliana

Torino’nun simgelerinden biri olan bu bina tam olarak 130 yaşında. 167 metrelik yüksekliğiyle taştan yapılmış binalar arasında Avrupa’nın en yükseği unvanını da ilk günden beri koruyor. Aslında sinagog olarak inşa edilmiş ama daha yapımı tamamlanmadan el değiştirerek Torino Belediyesi’ne devredilince müze yapılmış. 3.60 Euro karşılığında tepeye çıkıp muhteşem manzarayı doyasıya seyretmek mümkün. Benim en sevdiğim yerlerden biri oldu Torino’da, kesinlikle tavsiye ediyorum.

otobusbileti_sorgula2

İçinde bir de sinema müzesi bulunuyor. Beş katlı bu müzede her katın farklı bir teması var. Christopher Reeve’in Superman filminde giydiği pelerinin orijinali turistlerin en çok ilgi gösterdiği nesne. Pazartesi günleri kapalı, diğer günler sabah dokuz ile akşam sekiz arası ziyaret edebilirsiniz. Cumartesi günleri ise akşam on bire dek açık.  Giriş 5.20 Euro, eğer binanın tepesine çıkmak için gereken biletle birlikte alırsanız 8.80 Euro yerine 6.80 Euro veriyorsunuz.

Sıkı bir sinema hayranı olduğum için, kombine bilet alıp iki yeri de doyasıya gezdim ve çok beğendim. Müzenin girişinde eşyalarınızı bırakabileceğiniz kilitli dolapların varlığı da insanı eşya ile gezme sıkıntısından kurtarıyor. Sinemanın yıllar içerisinde nasıl geliştiğini gösteriyor bu müze. İlk yapılan sinemalardan örnekler var ve bunların nasıl çekildiğine dair ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Çizgi filmlerden tutun Star Wars’a kadar ünlü birçok film setinden eşyalar var. Kimi kısımlarda ise bazı filmlerin kesitleri gösterilmekte. Favori filmim olan Truman Show’u da burada görünce çok mutlu oldum. Ayrıca müzede interaktif köşeler ve fotoğraf çektirebileceğiniz çok güzel yerler bulunmakta. Sinemaya biraz olsun ilginiz varsa kesinlikle gezin derim, çünkü bu kocaman binada size de tanıdık gelecek bir şeyler bulacağınızdan eminim!

Duomo di San Giovanni

Duomo di San Giovanni

İtalya’da her kentin Duomo adında bir ana katedrali bulunur, Torino da eksik kalacak değil! 1498 yılında tamamlanan bu katedral de kentin görkemini yansıtıyor. Çan kulesi ise sonradan eklenmiş. Katedralde ünlü Torino Kefeni bulunuyor ama sergide değil, göremiyorsunuz. Hafta içi her gün 07:30 ile 18:00 arası gezebilirsiniz. Pazar günleri ise ayin yapılıyor. Giriş ücretsiz.

Madam Sarayı

Adı üzerinde eskiden kraliçenin yaşadığı yer. Piazza Castello’da bulunuyor. İtalya birleşip de Torino başkent olduğunda Senato burada toplanmış. Aslında beş asır önce kale olarak inşa edildiğinden hala burçları var. İçerisi ise bir kale görünümünden olabildiğince uzak, konfor ve lüks amacıyla sonradan düzenlenmiş. Şu anda müze olarak hizmet veriyor, özellikle tablolar dikkat çekici. Giriş ücreti 7.50 Euro.

Carignano Sarayı

Carignano sarayi

Piazza Castello’ya oldukça yakın olan bir diğer saray. Özellikle ön yüzü dalgalı dış görünümü ile muhteşem ancak arka taraftaki daha klasik olan sütunlu ve heykelli yüz de görülmeye değer. İtalya’nın birleşmesinin ardından Parlamento Binası olarak kullanılmış. Şimdi ise İtalya’nın Birleşmesi Müzesi (Risorgimento) olarak hizmet veriyor. Politik tarihe meraklı olmayanlara pek hitap etmeyebilir.

Armeria Reale

Piazza Castello’da bulunan bir diğer müze. İçeride son beş asırda Avrupalı ordular tarafından kullanılan silahların örnekleri bulunuyor. Meraklı bir koleksiyoner olan Savoy Kralı Carlo Alberto tarafından toplanmış. Konuya ilgi duyanlar bayılacak.

Valentino Parkı

Valentino parkı

Torino’nun en büyük parkı olan Valentino, Alplerden gelen temiz havayı solumak ve biraz dinlenmek için ideal bir nokta. Po Nehri’nin kıyısında bulunuyor. Aynı isimli kale de burada yer alıyor. Zaten Po nehrinin kıyısında yürümek de başlı başına rahatlatıcı bir deneyim. Nehrin kenarında balık tutanları izlemeye dalıp, biraz olsun günlük koşturmacalarınızdan uzaklaşabilirsiniz.

Otomobil Müzesi (Biscaretti)

Otomobil muzesi

Yazının başında belirttiğim gibi FIAT’ın merkezi Torino’da, dolayısıyla otomotiv sektörü burada önemli bir yer tutuyor. Biscaretti müzesi de otomobillerin tarihine adanmış. Arabaların iki asırlık tarihini görebileceğiniz bu müzede 170’ten fazla araç bulunuyor.

Antik Mısır Müzesi

Antik mısır müzesi

Kuzey İtalya’da olsanız da bu müze sayesinde Antik Mısır kalıntılarına doymanız mümkün. Savoy Kralı Carlo tarafından 1824 yılında kurulan bu müze, Napolyon’un Mısır Seferi ile başlayan Antik Mısır furyasının doruk noktasını oluşturuyor. Sökülüp parça parça getirilmiş tapınaklar, sunaklar, mezarlar, mumyalar… İçeride Antik Mısır hakkında ne ararsanız var. Giriş ne yazık ki 15 Euro fakat Mısır tarihine meraklı iseniz gitmenizi öneririm. Her döneme ait çok fazla sayıdaki örneği görmeniz mümkün. Pazartesi hariç her gün açık.

Superga Katedrali

Superga katedrali

Biraz yolu göze alırsanız ulaşabileceğiniz önemli bir mekan. Tam da burada yapılan savaşta Fransız Ordusu’nu alt etmelerinin ardından şükranlarını sunmak için kurulmuş. Savoy Hanedanı’na mensup kralların mezarları burada bulunuyor. Yeni çağ stili yüksek kubbesi ile Antik Yunan tipi girişi ise tarihin iki farklı dönemini ilginç bir mimaride bir araya getiriyor.

Ayrıca Superga Treni ile 9 Euro karşılığında katedralin yer aldığı tepenin zirvesine çıkıp Torino’yu kuşbakışı seyretmek de mümkün. Torino Piemonte kartı olanlar bu treni ücretsiz kullanabiliyor.

Venaria Sarayı

Venaria Sarayi

Savoy Hanedanı’nın idari merkezi olan bu saray da Torino’nun dışında bulunuyor. Barok mimarisinin eşsiz örnekleri olan ana binası ve şapeliyle UNESCO koruması altında. Devasa bahçesi de muhteşem. Turin Piemonte Card ile ücretsiz binebileceğiniz otobüsler ile ulaşabilirsiniz, yoksa da çok pahalı değil gidiş dönüş 5 Euro. Yalnız sarayın girişi pahalı sayılır, 15 Euro.

Rivoli Kalesi

Rivoli kalesi

Yine Torino dışında yer alan önemli bir yer. Şirin Rivoli kasabasında yer alan bu kale şimdi modern sanatlar müzesi olarak hizmet veriyor. Otobüs ile ulaşmak mümkün.

Torino’da Alışveriş

Alışveriş için en popüler adres Garibaldi Sokağı (Via garibaldi). Araç trafiğinin bulunmadığı bu sokakta rahat rahat alışverişinizi yapabilirsiniz. Piazza Castello ile Piazza Statuto arasında yer alıyor.

Galleria Subalpina
Galleria Subalpina

Benzer biçimde Piazza Castello ile Piazza Carlo Alberto arasında kalan Galleria Subalpina şık ve canlı bir sokak. Buradaki mağazalara da göz atmakta fayda var.

Porta Palazzo
Porta Palazzo

En uygun fiyatları ise Porta Palazzo pazarında bulacaksınız. Piazza Castello’ya yakın bir nokta. Özellikle ufak tefek anı ve hediyelik eşya almak için ideal bir yer. Her gün açık ancak kalabalıkta kapkaççılara karşı dikkatli olmanızı öneririm.

Torino’da Yemek

Torino’ya özgü, apericena denen bir anlayış var, aperitif ile akşam yemeği birleşimi şeklinde. Yerine göre 10-15 Euro aralığında değişen fiyatlarla açık büfe olarak patates kroket gibi çok sayıda atıştırmalık yiyebiliyorsunuz, içecek de dahil. San Salvario bölgesinde iyi yerler mevcut:

  • Lanificio San Salvatore

10 Euro’nun karşılığını doya doya aldığınız bir yer. Valentino Parkı ile Torino’nun ana istasyonu arasında yer alıyor. Burası ızgara tipi şehir planı, Arnavut kaldırımları, eskiden kalma taş binalarıyla sizi Torino’nun görkemli günlerine götüren bir bölge. Yemeseniz bile gezin!

  • Soundart

Soundart ise balık çeşitleriyle ön plana çıkıyor, deniz ürünü sevenler memnun kalacaktır. Lanificio San Salvatore ile aynı sokakta yer alıyor. Artık hangisini tercih etmek isterseniz ona girersiniz.

  • Lobelix

Daha çok et ağırlıklı çalışan bir restoran. Dolayısıyla damak tadınıza daha fazla hitap etmesi muhtemel. Savoia Meydanı’nda yer alıyor, dolayısıyla San Salvario’da gezmeye doyduysanız biraz yürüyüş yapıp Torino’nun tadını çıkarabilirsiniz.

Apericena yerine bir restorana oturup büyük bir ziyafet çekmeyi de yeğleyebilirsiniz, tabii bütçeniz uygunsa. Kuzey İtalya’da olduğundan et yemekleri popüler. Makarna olarak ise taglierini tercih ediliyor, tajarin de deniyor. Bölgenin meşhur tatlısı ile panna cotta.

  • Del Cambio

Eğer bütçeniz el verirse kentin ünlü restoranı Del Cambio çok önemli bir mekan. 1757’den beri aynı salonda hizmet verdiğinden başlı başına bir anıt değerinde. Geçmişteki müşterileri arasında Casanova, Mozart ve Verdi bulunuyor.

  • Scannabue

San Salvario’da bulunan bu restoranın şık bir dekorasyonu var. Tavşan eti ve biftek ağırlıklı çalışıyorlar. Bir porsiyon yemek 9 Euro’dan başlıyor ama masayı donatmak yaklaşık 30 Euro’ya mal olacaktır.

  • Porto di Savona

1863 yılında açılan bu restoran, Torino’nun İtalya’nın başkenti olduğu yıllara tanıklık etmiş. Tarihi değeri yüksek, makarnaları lezzetli ve bütçeyi sarsmıyor. 10 Euro’ya doymanız mümkün. Vittorio Meydanı’nda yer alıyor.

İçeceklere gelince, temel içeceğimizle başlayalım: Alplerden gelen su sayesinde çeşmeden akan su gayet temiz ve sağlıklı. Kentin her yerinde çeşmeler bulunuyor, içilebilir. İtalya’nın her şehrinde olduğu gibi burada da çeşmeden su içerseniz bu şehre tekrar döneceğinize inanılıyor.

Torino’nun bir de kendine özgü espressosu bulunuyor. Bicerin denilen bu içecek, espressonun içine çikolata ve süt eklenerek yapılıyor. Kesinlikle denemelisiniz.

Torino’da Gece Hayatı

Geç vakitlere kadar eğlenmek isteyenler burada daha çok Vittorio Meydanı’na yöneliyor. San Salvario bölgesi de uygun.

  • Fluido

Club olsa da zaman zaman canlı müzik yapmasıyla bir adım öne çıkıyor. Çeşitli günlerde temalı partiler de düzenleniyor, gitmeden önce programa bakmanızda fayda var. Valentino Parkı’nın içinde, Po Nehri’nin kenarında, Birinci Umberto Köprüsü’nün ayaklarının dibinde yer alıyor.

  • Flora

Çeşitli kokteylleriyle dikkat çeken bu bar, heykellerle bezeli güzel bir köprü olan Ponte Vittorio Emanuele I’in hemen dibinde, Po Irmağı’nın kıyısında yer alıyor. Eğer benim kaldığım otelde konaklayacaksanız hemen dibinizde olacak zaten. Sade kapısını gözden kaçırmanız mümkün, tam tersi içerideki renkli dekor ise gözü biraz yoruyor.

Son…

Turistlerin ilgisine mazhar birçok şehre sahip İtalya’da adı gerilerde kalsa da Torino bence gezilmeyi hak eden güzel bir kent. Seyahatinizden pişman olmayacağınıza eminim. Son olarak Torinoluların yaklaşık otuz yıl önce icat ettiği hitball adındaki ilginç sporu da deneyebilirsiniz. İyi eğlenceler! İtalya’nın diğer gezilesi yerlerinden olan Venedik’teki Gezilecek Yerleri listelediğim yazıma bakmanızı da öneriririm.

Adana’da doğan yazar, Ankara Fen Lisesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü mezunudur. ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nde Bilişsel Bilimler Bölümü’nde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Yazın hayatına kaleme aldığı öykülerle başlamış ve öyküleri çeşitli dergilerde yayımlanmıştır. Yazarın yayımlanmış 9 adet kitabı bulunmaktadır. Çok bilmenin tek yolunun hem çok okumak hem de çok gezmek olduğunu düşünüp ikisini de bol bol yaptığından gezdiği yerleri anlatan seyahat yazıları yazmaya başlamıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here