Avrupa’daki Gastro Turizm Durakları – Avrupa’nın Lezzet Durakları

0
96

Kökenleri oldukça eskiye giden gastronomi turizmi, son dönemin trend seyahat türleri arasında. Şimdilerde deneyim odaklı seyahat olarak kabul edilen bu turizm türü, ülkelerin ve şehirlerin kendilerine özgü lezzetlerinin peşinden giderek seyahat rotasını oluşturmak ve bu yolla oranın yemek kültürünü tanımak isteyenlerin tercihi.

Yabancı kaynaklarda “culinary tourism’’ olarak da bilinen gastro turizm, foodie” kavramının yaygınlaşması ile yükselen bir trend. Farklı yeme ve içme duraklarını keşfetmek isteyen gezginlerin yaptığı seyahatler doğrultusunda tüm dünyaya açılan bu seyahat türü aynı zamanda oldukça merak uyandırıcı.

Bu nedenle bu yazımızda Avrupa’da yer alan gastro turizm duraklarını mercek altına alacağız. Fakat öncelikle ‘’ foodie’’ terimini bir daha irdeleyelim ve gastro-turizme ilham veren bu kavramdan kısaca bahsedelim.

Foodie Nedir: Yemeği Sanat Olarak Görmek 

Foodie kavramı günümüzde sıklıkla kullanılıyor. İlk olarak 1980 senesinde kullanılmaya başlayan bu kavram; yemeği, diğer güzel sanatlar gibi algılamak olarak ifade ediliyor.

Foodie olarak bilinen kişiler, yemek kültürüne büyük yatırımlar yaparak hayatlarına devam ediyorlar. Halk arasında ki tabire göre ise “yemeksever” anlamına gelen bu kavram sosyal hayatın yemekle buluşması olarak da ifade edilebilir. 

Ancak ifade etmekte yarar var; foodie ve gastronom kavramları karıştırılabiliyor ama ikisi de birbirinden farklı kavramlar. Gastronom, gastronomi hakkında oldukça donanımlı kişilere verilen unvan, bu kişiler gastronomi alanında teori ve pratiği bir arada kullanıyor. 

App_indir1

Foodie ise lezzet duraklarını bilen, en iyi restoranları yakından takip eden, gastronomi fuarına katılan kişiler olarak literatüre geçmiş. 

Avrupa’daki Gastro Turizm Durakları

Bologna: Kızıllığın Şehri

Bologna Lazanya

ucakbileti_sorgula (1)

İtalya’nın kuzey yönünde bulunan ve Emilia- Romagna bölgesinde karşınıza çıkan unutulmaz bir durak. Verimli Po Ovası ve Apenin Dağları’nın eteklerinde kalan bölgeye konumlanmış şehir; geniş kültür zenginliği ve kendine has yapısı ile dikkat çeken bir yerleşim bölgesi.

Orta Çağ’ın görkemli tarihini görebileceğiniz Bologna, “Kızıl Şehir” olarak da anılmaktadır. Şehrin mimarisinde yer alan kırmızı kiremitler ve yapıların kırmızı tonlara sahip olması nefes kesici bir manzarayı sizlere sunuyor. 

Kızıl şehir tarihi yapısı ve geniş kültür yelpazesine ek olarak gastro turizm açısından da oldukça önemli bir şehir. Bu bölge lezzet durakları ile öyle bir üne kavuşmuştur ki şehrin lakabı bilgiç, kırmızı ve şişmandır. 

İtalya’nın lezzet duraklarının başkenti olarak bilinen şehir, tortellinisi ile simgelenmiştir. Buna ek olarak parma jambonu, lasagna ve parmesan peyniri gibi lezzetler de Kızıl Şehre özgüdür. Unutmadan Bologna denilince akla gelen et bazlı ragu soslarını da es geçmeyelim. 

Şehre ilk gelecekler için; cotoletta alla bolognese, lasagne verdi al forno, torta di riso yemeleri tavsiye edilir. Tarihi dokusu, kızıl mimarisi ve kendine özgü yaşam tarzıyla, kendini foodie ilan etmiş kişilerin uğraması gereken dillere destan foodie şehirlerinden. 

Marsilya: Bir Akdeniz Rüyası

Bouillabaisse Marsilya

Marsilya, geçmişi çok eskilere dayanan bir şehir. Güney Fransa’nın incisi olarak tanınan bölge, Akdeniz limanının da en eski yerleşim bölgesi olmasının yanı sıra en büyük limanına da sahiptir. Kuzey Afrika ve Güney Avrupa’nın arasında yer alan bu şehir, multi-kültürel dokusu ile gezginlerin dikkatini çekmeyi başarıyor. 

Antik dönemde ‘’ Massalia’’ olarak bilinen bu şehir, Foçalılar tarafından kurulmuştur. Geçmişten bugüne farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan bölge, tarihsel zenginliğini de buradan almıştır. Doğanın ve tarihin hayranlık uyandıracak dokusuna sahip olan şehir, Fransa’nın ve dünyanın öne çıkan gastronomi duraklarından birisi.

Şehrin simgesi haline gelen “bouillabaisse” buraya uğrayan herkesin kesinlikle denemesi gereken bir lezzet. Deniz mahsullerinden ve sebzelerden hazırlanan bu çorba, Fransa’ya özgü unutulmaz bir tat. 

Soupe au pistou, navettes de Marseille, daube provençale, fougasse Marsilya ile anılan diğer lezzetler arasında. Akdeniz kıyılarının sakinliğinden ve farklı tatlar tatmak isteyen kişiler için mutlaka gidilmesi gereken yer burası!

Kopenhag: Işıltılı ve Renkli Bir Dünya

Kopenhag Yemekleri

Danimarka’nın başkenti olan Kopenhag,”dünyanın en iyi yaşanılan şehirleri” listesinde her yıl ilk sıralarda olmayı başarıyor. Ticaret limanı anlamına gelen Kopenhag, refah seviyesi bakımından da oldukça yüksektir.

Z kuşağında oldukça dikkat uyandıran bu şehir, ışıltılı yaşamı ve çok yönlü mutfağı ile gençlerin beğenisi topluyor. Kopenhag seyahatinizde Yeni Liman ve Christiania Özerk Bölgesi’ni görmeniz tavsiye ediliyor.

Kopenhag denilince akla gelen ilk lezzet smørrebrød oluyor. Eski dönemde ilk olarak Danimarkalı çiftçilerin öğle yemeği olarak tükettiği bu lezzet, şimdiler de hemen hemen her restoranda karşımıza çıkan bir lezzet halini almıştır. Sandviç mi bu kadar meşhur olan demeyin, bu sandviçler özel olarak hazırlanıyor ve içerisine sebze, balık, et ve farklı soslarla servis ediliyor. 

Kopenhaga gelmişken ringa balığı, somon, frikadeller, fiskefrikadeller, rød pølse, flæskesteg gibi Danimarka’ya özgü lezzetleri tatmayı unutmayın. 

Stockholm: Kuzey Avrupa’nın Lezzet Durağı

Kanelbulle Stockholm

İsveç’in başkenti Stockholm, İskandinavya’nın sanat, ekonomi ve kültür merkezlerinin en önemlisi. Baltık Denizi ve Malaren Gölü’nün birleştiği noktada konumlanan bu şehir, doğa harikası manzaraları ile oldukça dikkat çekiyor. Tarihi dokunun, modernizasyon ile harmanlandığı şehir, mimarı açıdan da  oldukça ilham verici. 

Kuzey Avrupa’nın bu ilham verici şehri, son dönemde foodie gezginler tarafından da sıklıkla ziyaret ediliyor. Bunun en büyük nedeni ise İsveçlilerin damak lezzetine verdikleri önem. Stockholm’de birden fazla Michelin Yıldızına restoran yer alıyor.

Stockholm’e adım attığınız anda tatmanız gereken lezzetlerin başında “yellow peas soup” denilen bezelye çorbası geliyor. Bu lezzete ek olarak kanelbulle, prinsesstårta,  toast skagen, İsveç köftesi, raggmunk, wallenbergare lezzetleri de buraya geldiğinizde kesinlikle tatmanız gereken lezzetler arasında. 

San Sebastian: Michelin Restoranların Yıldızı

San Sebastian Cheesecake

Bask Bölgesi, Atlas Okyanusu kıyısında uzanan özerk bir bölge. Eşsiz doğa harikası olan bu bölge yöresel bir mutfak ile gezginleri karşılıyor.

Fransa’nın mutfak sırları ile İspanya lezzetleri ile harmanlanan yemekler, lezzet severler için unutulmaz bir durak.  

Paris: Romantizm Durağı

Paris denildiği zaman Seine Nehri, Eyfel manzarası, müzeler, iyi şaraplar, tekne turları, kruvasanlar, peynirler gibi bir çok lezzet akla geliyor. Peki o Fransız lezzetleri?

Paris tam olarak bir tatlı şelalesi en çikolatasından, en renklisine her damağa hitap eden mutlaka bir lezzet durağı vardır. İşte karşınızda Paris’teki en lezzetli 10 tatlı durağı…

1- Laduree

Macaron’un çıkış noktası olan bu unutulmaz patisserie 1862’den bugüne kalitesinden hiçbir ödün vermeden konuklarına hizmet vermeye devam ediyor.

Birbirinden lezzetli macaronlar ek olarak dışında enfes tatlara sahip yemeklerde bulabilirsiniz. 

2- Cafe Pouchkine

İsminden de anlaşılacağı gibi Cafe Pouchkine, Paris’de bulunan bir Rus patisserie… Benzersiz tabloları anımsatan birbirinden güzel tatlılar arasında tercih yapmak oldukça zor olacak.

Cafe Pouchkine sürekli güncellendiği için sunduğu tatlı lezzetleri ile insanı oldukça mutlu ediyor.

3- Pierre Herme

Fransa’nın en tanınan şeflerinden biri olan Pierre Herme’ye bu ün boşa verilmemiştir. Her dönem birbirinden farklı ve lezzetli tatlılarla Parisliler de merak uyandırmayı başarıyor.

Pierre Herme’nin unutulmaz tatlılarına hem mağazasından, hem de şık restorandan ulaşabilirsiniz.

Özellikle mevsim meyvelerine göre değişen farklı tatlardaki macoranları denemelisiniz. 

4- L’Eclair de Genie

Burada yine bir ünlü şefin lezzetleri bizi karşılıyor. Christophe Adam’in ekler ile oluşturduğu muhteşem cennet.

Her ay güncel olarak değişen ekler birbirinden farklı çikolataları ve dondurmaları ile Parislileri mest etmeyi başarıyor. 

5- Sadaharu Aoki

Fransız tatlarına karışmış olan Japon lezzetleri farklı ve lezzetli bir patisserie oluşturuyor.

Sadaharu Aoki özellikle Matcha isimli oluşturduğu yaratıcı çay ile çılgın tatlar ile muhteşem tatlılar çıkarmış.

Krema ve çikolatalar ile sunulan macaronlar, matchalı kruvasanlar gibi olağandışı lezzetleri bu durakta tadabilirsiniz. 

6- Fauchon

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

FAUCHON (@fauchon_paris)’in paylaştığı bir gönderi

Ülkemizdeki şubeleri de oldukça ünlü olan Fauchon, asıl popülerliğini Paris’de kazanmıştır.

Sevdiklerinize hediyelik lezzetler satın alabileceğiniz gibi lezzetli yemek ve tatlılarınızı yiyebilirsiniz.

Her ne kadar ülkemizde ziyaret etseniz de Paris’e gittiğinizde mutlaka uğramalısınız. 

7- Angelina

1903 yılından itibaren sunduğu tatlıları ile bir Paris klasiği haline gelen Angelina tüm dünyaya nam salmıştır.

Leziz tatları, nostaljik atmosferi ve dillere destan sıcak çikolataları ile Paris’in unutulmazları arasında yer almıştır.

Gerçek bir Paris kahvaltısı yapmak isteyenler Angelina’ya mutlaka uğramalı.

8- Carette

Tatlılarının yanı sıra yemekleri ile de oldukça dikkat çeken mekan sunduğu eğlenceli atmosferi ile keyifli bir vakit geçirebilirsiniz.

Birden fazla tatlıyı bulabileceğiniz bu mekanda, dikkat çeken renklere sahip macaronlarda keşfedebilirsiniz. 

9- Patisserie Michalak

Michalak dünyasına adım attığınız anda ferah ve beyaz bir mekanda rengarenk tatlılar sizi etkisi altına alacak.

Çikolatadan, pastalara, dondurmalara kadar geniş bir menüye sahip bu mekanda oldukça lezzetli tatlar ile karşılaşabilirsiniz.

10- La Cure Gourmande

Paris’in tatlı kurabiyecisi.

Renkli ve keyif veren kutuları ile dükkana girdiğiniz an size hitap eden lezzetleri hemen bulabilirsiniz.

Münih: Unutulmaz Restoranlar

Restaurant Mark’s 

Akdeniz lezzetleri ve Fransız mutfağı ile akıllarda yer edinen bu mekan Münih’in en seçkin mekanlarından biri. Rönesans tarzı ile hazırlanan dekoru, görkemli tabloları ve muhteşem merdivenleri ile harika bir tercih olduğunu açıklayabiliriz.

Günlük olarak hazırlanan menüsü genel olarak mevsim sebzeleri ve meyvelerine göre hazırlanıyor.

Piyano notaları eşliğinde yemek yiyebileceğiniz bu mekanda oldukça keyifli saatler geçirebilirsiniz.

Augustiner am Dom

Münih’i tek kelime ile anlatan restorandır. Geleneksel ve modern tarzda tasarlanan yemekler tıpkı Münih’i yansıtıyor.

Bol seçenekli menüsü ve konforlu ortamı ile Augustiner am Dom, farklı odalara ayrılmış mimari yapısı ile farklılık gösterir.

Ancak bu restoranı anlamlı kılan kesinlikle tatlarıdır. Yemeklerinde doğal ürünler kullanılmaktadır, burada anne yemeği felsefesi ele alınıyor. En ünlü yemeklerinden birisi de şinitzel ve fırında ördektir. 

Cotidiano

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Cotidiano (@cotidiano.muc)’in paylaştığı bir gönderi

Biz her menüden lezzet yeriz, kahvaltı bizden sorulur diyenler bu durak tam size göre.

Türk mutfağına da oldukça önem veren bu restoranda kendinizi asla yabancı hissetmeyeceksiniz.

Taze ve kaliteli kahvaltıda yer alan peynirler damağınızda lezzet bırakacak. 

Hans im Glück

Fast-food severler ya da rahat mekan tercih edenlere önerilebilecek en iyi mekan diyebiliriz.

Birden fazla şubesi bulunan bu yer, hamburgerleri ve sosları ile damak zevkinize hitap etmeyi başarır. 

Filmcasino/ Lazy Moon

Akşam yemeklerinizi  profesyonel ışık sisteminde yiyebileceğiniz lezzetli yemekler sizi 80’li yıllara götürecek. 

Münih’in en eski restaurantlarından olan Filmcasino isminden de anlaşılacağı gibi oldukça şık bir lezzet durağı. Gitmeden önce rezervasyon yaptırmayı unutmayın. 

Önceki İçerik65 Yaş Üstü İçin Sağlıklı ve İzole Gezi Yöntemleri
Sonraki İçerikTürkiye’deki Selçuklu Kervansarayları

CEVAP VER

Lütfen yorum giriniz!
Lütfen isminizi yazınız