2019 Resmi Tatil Günleri

0
167189

Herkese mutluluk, sağlık ve neşe getirmesini dilediğimiz 2019 yılı özellikle çalışan insanlar için yoğun geçecek.

Yaz tatillerinde birkaç haftalığına zihninizi boşaltmak adına yaptığınız tatiller size yetmiyor ve zindeliğinizi korumak için daha fazla zaman arıyorsanız, 2019’daki resmi tatillere göre planınızı yapabilirsiniz.

Hafta sonları ve yaz tatilleri dışında, başını işten kaldıramayan ve bu tempodan yorgun düşen kişilerin mutlaka tatile çıkarak deşarj olmaları ve yenilenmeleri gerekir. İş yaşamındaki stres altında ezilerek psikolojik sorunlara açık olan kişiler, giderek mutsuzlaşarak hayattan keyif almamaya başlar. Böyle durumlarda imdadınıza resmi tatiller yetişiyor.

2019 yılında değerlendirebileceğiniz; Yılbaşı, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Emek ve Dayanışma Günü (İşçi Bayramı), Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Ramazan Bayramı, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Kurban Bayramı, Zafer Bayramı ve Cumhuriyet Bayramı olmak üzere 9 ayrı resmi tatil bulunuyor. Bu tatillerden bazıları 2 – 3 gün ile sınırlıyken, bazıları da bir haftadan fazla olabiliyor.

Biz de bu yazımızda sizler için 2019 yılı resmi tatil günlerini ve bu tatilde gezip görebileceğiniz, zihninizi boşaltarak evinize yenilenmiş şekilde dönebileceğiniz tatil rotalarını derledik.

App_indir_banner_mobil

Elinizi çabuk tutup, tatil planınızı bir an önce yapmanız durumunda otellerin müşterilerine sundukları erken rezervasyon fırsatlarından yararlanabilir, küçük gezinizi oldukça cüzi miktarlarla gerçekleştirebilirsiniz.

Yılbaşı (1 Ocak)

Neredeyse 7 milyar insan tarafından heyecanla beklenen yılbaşı, her yıl aynı tatlı telaşa, ümitlere ve sevinçlere kucak açıyor.

Anılarla dolu bir yılın bitmesi, yeni ve temiz bir sayfanın açılmasını insanlar sokaklarda, caddelerde mekanlarda neredeyse her yerde şenlikler ve eğlencelerle kutluyorlar.

Yeni yıla umutla bakabilen insanlar genelde hayatlarında da olumlu geri dönüşler alıyorlar. Hem bir inanışa göre, ”Yeni yıla nasıl girerseniz tüm yıl öyle geçermiş.”

ucakbileti_sorgula (1)

2019 yılının ilk günü bu sene Salı gününe denk geliyor. Bu da demek oluyor ki, 29 Aralık 2018 Cumartesi günü yola koyulursanız, iş yerinizden alacağınız bir günlük izinle tatilinizi 4 güne çıkarabilirsiniz.

Yeni yıla dinç bir beden ve zihinle girebilmek için bu fırsatı kaçırmamanızı ve erkenden rezervasyonunuzu yaptırarak yeni yıla daha önce görmediğiniz ya da görüp de aklınızı ve kalbinizi bıraktığınız bir yerde girmenizi tavsiye ediyoruz.

Rota Önerileri

Kiev'de gezilecek yerler

Yeni yıla kimlerle birlikte girdiğiniz kadar nerede girdiğiniz de önemlidir. Çoğu kez, yaşadığınız şehirde herhangi bir mekana giderek, evinizde veya yurt içerisinde tatilde geçirdiğiniz yılbaşında bu sefer bir değişiklik yapın ve yurt dışına çıkın. Sonuçta, yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada 31 Aralık gecesi coşku ve neşe içerisinde kutlanıyor.

Karadeniz’e kıyısı olan Ukrayna’nın başkenti Kiev, yılbaşını geçirmek için en ideal noktalardan bir tanesi. Hem ucuz  hem de ülkemize yakın olmasıyla başkent Kiev’de unutulmaz bir yılbaşı tatili yapabilirsiniz.

Uçak ve otel rezervasyonunuzu erkenden yaptırmanız durumunda neredeyse Türkiye’de harcayacağınız parayla Kiev’de yılbaşını kutlayabilirsiniz.

29 Aralık Cumartesi günü şehre yapacağınız yolculukta ilk olarak otelinize uğrayıp eşyalarınızı bırakabilir, yemeğin ardından da şehri keşfetmeye başlayabilirsiniz.

Kiev’in sembolleri arasında yer alan, 1990’da UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınmış Aziz Sofya Katedrali’nin temelleri 11. yüzyılda atılmış. Yıllar içerisinde yaşanan savaşlar ve doğal afetlerden büyük hasar alan yapı restore edilerek günümüze kadar ulaşmayı başarmış.

Şehrin bir diğer sembolü ise Cumhurbaşkanı’nın resmi tören evi olan Mariyinsky Sarayı’dır. 18. yüzyılda inşa ettirilen saray I. ve II. Dünya Savaşları’nda büyük hasar görse de geçirdiği yenileme çalışmaları sonrasında 1980’li yılların başında yeniden ziyaretçilere açılmış.

29 – 30 Aralık tarihlerini şehri keşfetmeye ve bölgenin kültürünü tanımaya ayırdıysanız, artık yılbaşı eğlencesine geçebiliriz.

otobusbileti_sorgula2

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yılbaşı kutlamalarının kalbi Sofiyskaya Meydanı’nda atacak. Meydanın tam ortasına konulan dev yılbaşı ağacıyla ve süslemeleriyle adeta bir cazibe merkezi haline gelen Sofiyskaya Meydanı’nda eğlence saat 20:00’da başlıyor ve sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor.

Çeşitli konserler ve gösterilerin yapıldığı kutlamada ayrıca, havai fişek gösterisiyle meydanda toplanan binlerce insan kendinden geçerek yeni yıla sıcak bir ‘Hoş geldin’ diyor.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (23 Nisan)

Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, tatil yapmak isteyenler tarafından dört gözle bekleniyor.

Kış ayının boğuk ve yorucu havasından ilkbaharın yeşil ve cıvıltılı aylarına geçiş yapılan bu dönemde, stres atmak ya da yeni yerler keşfetmek isteyenler soluğu tatil planı yaparken buluyorlar.

Havaların da yavaş yavaş ısınması ve sahil kasabalarında deniz sezonunun açılmasıyla birlikte insanlar denizin, kum, güneş üçlüsünün keyfini doyasıya çıkarıyorlar.

2019’da 23 Nisan Salı gününe denk geliyor. İş yerinden alacağınız 1 günlük izinle hafta sonunu birleştirerek tatil sürenizi 4 güne çıkarabilirsiniz.

Dilerseniz 19 Nisan akşamı, dilerseniz de 20 Nisan sabahı yola koyulabilirsiniz. Siz de ilkbaharın gelişini güzel bir tatille taçlandırın.

Rota Önerileri

Rodos Adası

Kısa süreli bir tatil için insanlar genellikle yurt içini tercih ediyorlar. Ancak, bu süre zarfı içerisinde komşu ülkeleri de ziyaret edebilirsiniz. Yunanistan’ın Rodos Adası, Nisan ayının sonlarına doğru gidebileceğiniz en güzel şehirlerden bir tanesi.

Yunan Adaları’nın en büyüğü olan Rodos Adası’na gitmek için kapıda vize almanız gerekiyor. Eğer Schengen vizeniz varsa direkt geçiş yapabiliyorsunuz.

Fethiye‘den hareket eden feribotlarla 75 Avro karşılığında Rodos’a ortalama 1.5 saat içerisinde ulaşabilirsiniz.

Adaya gelir gelmez misafirleri Rodos Kalesi karşılıyor. Tüm şehri ardına gizleyen bu kalenin duvarlarını aştıktan sonra otelinize yerleşebilir, bir şeyler atıştırmak için şehirde ufak bir yürüyüş yapabilirsiniz.

İlk durağımız ise Lindos. Huzurun başkenti olarak adlandırabileceğimiz Lindos, ufak bir kasaba olsa da masmavi denizi ve incecik kumlarıyla ziyaretçilerine kollarını açıyor.

Kasabanın tepesinde bir de kale bulunuyor. Eğer enerjiniz varsa buraya yürüyerek çıkabiliyorsunuz. Eğer, ”Ben tatil yapmaya geldim, yürütmeyin beni o kadar” diyenlerdenseniz kiraladığınız eşeklerle de kaleye ulaşabiliyorsunuz.

Rodos’ta mutlaka gezmeniz gereken diğer bir yer ise Mandrake Limanı. Direklerin üzerinde keçi ve geyik bulunan meşhur liman tam da burası.

Üstelik Rodos Kilisesi de Mandrake Limanı’nda konumlanıyor. Liman turunuzu tamamlayıp Rodos Kaleiçi’ne girebilirsiniz.

Burada bulunan Şovalye Sokağı’nın en tepesine tırmandığınız takdirde kalenin en büyük kapısını ve Grand Master Sarayı görebilirsiniz.

Rodos Adası’na gelmişken eğlenmeden de olmaz. Biz Türklerde nasıl rakı kültürü varsa, Yunanlılarda da uzo kültürü bulunuyor. Uzo, bildiğiniz gibi Yunan rakısı. Tabii olay yalnızca uzo da değil.

Yunanistan, özellikle de Rodos Adası tavernalarıyla meşhur olduğu için, en azından bir gece de olsa vaktinizi yeni bir kültürün içine dalmaya harcayabilirsiniz.

Dönüş yolculuğuna başlamadan önce Sokrates Caddesi’ne de mutlaka uğramanızı tavsiye ediyoruz. Ne de olsa ta Rodos Adası’na kadar gidip sevdiklerinize ufak da olsa hediye almadan dönmek olmaz. Bu cadde üzerinde ufak dükkanlar bulunuyor ve bu dükkanlarda çeşitli hediyelik ürünler ve yöreye ait eşyalar satılıyor.

Emek ve Dayanışma Günü (İşçi Bayramı – 1 Mayıs)

Tüm dünyada İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs, kendinizi güzel bir tatille ödüllendirmek için en ideal zaman.

Yaz ayının yüzünü ufaktan gösterdiği, güneşin içimizi ısıttığı fakat asla yakmadığı bu güzel zamanların keyfini çıkarabilirsiniz.

2019 yılında 1 Mayıs Çarşamba gününe denk geliyor. Dilerseniz Nisan ayının son iki günü için dilerseniz de 2 – 3 Mayıs için iş yerinden izin aldığınız takdirde 5 günlük bir tatil yapabiliyorsunuz.

Bu fırsatı kaçırmamak için tatil planınızı erkenden yapın. Biletinizi bir an önce alıp otellerin sunduğu erken rezervasyon kampanyalarından faydalanırsanız, tatilinizi oldukça uygun fiyatlara gerçekleştirebilirsiniz.

Rota Önerileri

Kapadokya, Nevşehir

Güzel havaları yakalamışken herkes, güzel bir sahil kasabasına gidip denizin, kumun ve güneşin tadını çıkarmak isteyebilir. Ancak, aceleci davranmak yerine biraz sabırlı olup yaz ayını bekleyebilirsiniz.

Mayıs ayı olmasına rağmen tatil planınızı hava durumuna göre şekillendirmek de büyük önem arz ediyor. Bu nedenle, 5 günlük tatil sürecinizi en iyi biçimde değerlendirmek isteyenler, Kapadokya‘yı düşünebilirler.

Karasal iklim özelliklerinin yoğun olarak yaşandığı Kapadokya’da yazlar çok sıcak, kışlar ise çok soğuk geçiyor. Bu sebeple, bölgeyi ziyaret etmek için en uygun dönem genellikle bahar ayları oluyor. Mayıs ayının başı da Kapadokya’yı ziyaret etmek için en uygun zaman olarak kabul edilebilir.

Doğal ve tarihi güzellikleriyle Türkiye’nin en önemli turizm noktalarından bir tanesi olan Kapadokya’da peri bacalarının heybeti, balonların eşsiz görüntüsü, yeni keşfedilen yer altı şehirleri ziyaretçileri adeta büyülüyor.

Coğrafik özellikleri dolayısıyla keşfetmesi biraz zor olsa da gidenlerin mutlaka hafızasına kazınıyor.

Kapadokya’yı baştan aşağı gezmek için 5 gün yeterli olmasa da, sizlere mutlaka gitmeniz gereken yerleri önererek bir rota çıkaracağız.

İlk olarak, 1985 senesinden beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Türkiye’nin en değerli açık hava müzelerinden bir tanesi olan Göreme Açık Hava Müzesi’ni ziyaret ederek turunuza başlayabilirsiniz.

Ardından, Seferoğulları ve Tellioğulları’nın bitmek bilmez kavgasının biricik nedeni olan Yeşil Vadi’yi andıran güzelliğiyle Ihlara Vadisi geliyor.

Dilerseniz, balon turu esnasında kuş bakışı olarak vadiyi gezebilir, dilerseniz de ayağınızı toprağa basarak vadiyi bir uçtan bir uca dolaşabilirsiniz.

Kapadokya denilince akla ilk olarak gelen peri bacalarını görmek istiyorsanız eğer, mutlaka Paşabağ bölgesine gitmeniz gerekiyor. Burası, peri bacalarının oluşumunun en rahat gözlemlenebildiği yer olarak kabul ediliyor.

2000’li yıllarda Türk televizyonlarında yayınlanan ve döneminin en iyi yapımlarından bir tanesi olan Asmalı Konak dizisinin çekildiği, daha sonrasında da müze haline getirilen Asmalı Konak’ı da ziyaret edebilirsiniz.

Son olarak, madem Kapadokya’ya geldiniz, en güzel fotoğrafların baş kahramanı olan balonlara da binmelisiniz. Özellikle sabahın erken saatlerinde, güneşin ufuk çizgisinden yukarıya doğru yükselişini yerden yüzlerce metre yüksekte izlemenin hazzını mutlaka tatmanız gerekiyor.

Her ne kadar burada bahsetmesek de, sevdiklerinize veya kendinize hediye almayı ve yöreye özgü yemekleri denemeyi de unutmayın.

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs)

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençlerine armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tatil için fırsat kollayanlar için iyi bir alternatif oluşturuyor.

Güneşin artık tam anlamıyla yüzünü gösterdiği bu günlerde siz de yanınıza sevgilinizi veya arkadaşlarınızı alarak unutulmayacak bir tatile çıkabilirsiniz.

Fakat, 2019’da 19 Mayıs Pazar gününe denk geliyor. Hafta içine denk gelmemesi nedeniyle gezi için yalnızca 2 günlük süreniz oluyor. Bu kısa zamanda ne yapılır, nereye gidilir diye düşünen kişiler için en iyi alternatif ise yaşadığı şehre yakın tatil bölgelerini seçmek oluyor.

Rota Önerileri

Ağva Şile

2019 yılında 19 Mayıs’ın Pazar gününe denk gelmesi, tam zamanlı çalışan kişiler için üzücü bir haber olsa da dünyanın sonu değil.

Özellikle İstanbul’da yaşayan insanlar, hem iş rutini hem de şehrin yoğun temposundan bunalıp 2 günlüğüne de olsa bir yerlere kaçmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda şehre çok uzak olmayan bölgeler en mantıklı seçenekleri oluşturuyor. İşte Ağva da bunlardan biri…

Karadeniz’e kıyısı olan, Şile ilçesine bağlı bu ufak ama bir o kadar şirin tatil kasabası, İstanbullular için tek kelimeyle bir kaçış noktası.

İstanbul’a yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta konumlanan Ağva’da denize girebilir, kafanızı dinleyebilirsiniz.

Kadırga Koyu ve Kilimli Koyu, denize girmek, güneşlenmek ve piknik yapmak için bölgenin en güzel koyları olarak kabul ediliyor.

Sanki Karadeniz’in bir parçası değilmiş gibi sakin sularıyla ziyaretçilerini bekleyen Kilimli Koyu’nda rahat rahat denizin tadını çıkarabilirsiniz.

Doğal bir amfi tiyatro olan Kadırga Koyu ise Kilimli Koyu’na göre daha gözden ırak bir noktada yer alıyor. Koyu çevreleyen taşlar ilk görüşte ziyaretçileri şaşırtsa da bölgeye insan eli hiç değmemiştir.

Tabii Ağva’da yalnızca deniz yok, iki güne sığdırabileceğiniz bir rota dahilinde ilk olarak Şile Limanı’nda konumlanan Ocaklı Kalesi, diğer adıyla Şile Kalesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Beyaz renkte Ahmetli kireç taşları kullanılarak inşa edilen bu kale denizden gelebilecek saldırılara karşı Osmanlı Dönemi’nde yaptırılmış olup 12 metre yüksekliğindedir.

Doğayla iç içe olmak isteyen kişilerin ve kampçıların sıklıkla tercih ettiği Hacılı Köyü ise Ağva’ya az bir mesafede bulunuyor. Bu köyde yer alan mağaralar ve şelaleler görülmeye değer. Ayrıca, köy sınırları içerisindeki 11 Göller Vadisi, Ballıkaya ve Gürlek Mağaraları’na mutlaka ziyaret edin.

Ramazan Bayramı (3-4-5-6 Haziran)

İslam aleminde oruç tutma ayı olan Ramazan’ın bitişiyle kutlanan, diğer bir adı da Şeker Bayramı olan Ramazan Bayramı, Hicri takvime göre Şevval ayının ilk 3 günü kutlanıyor.

Hicri takvim, Miladi takvimden farklı olduğu için Ramazan Bayramı her yıl 11 – 12 gün daha erken kutlanır.

2019’da Ramazan Bayramı’nın arife günü 3 Haziran Pazartesi gününe denk geliyor. Arefe gününün de resmi tatil olmasından kaynaklı olarak 4 günlük Ramazan Bayramı tatili resmi olarak 9 güne çıkarıldı. Böylelikle yazın başlangıcını sevdiklerinizle, dilediğiniz yerde kutlayabilirsiniz.

Rota Önerileri

Assos Çanakkale

Gerek tarihi önemi, gerekse doğal güzellikleriyle Çanakkale, Ramazan Bayramı tatilini değerlendirmek için oldukça ideal bir seçenek oluşturuyor.

9 günlük tatil süresince Çanakkale’nin kıyı kesiminde güzel bir otele yerleşip dinlenebilir, şehrin derinliklerinde yatan doğal ve tarihi güzellikleri keşfe çıkabilirsiniz.

Çanakkale’ye geldiyseniz, mutlaka ziyaret etmeniz gereken noktalar bulunuyor. Bunların başında da Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı geliyor. Park içerisinde 250 bini aşkın Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz ve Fransız askerinin ve 60 binden fazla Türk askerinin anıtı bulunuyor.

Bozcaada, Çanakkale

Birleşmiş Milletler tarafından da tanınarak koruma altına alınan parkın içerisinde aynı zamanda  Milattan Önce 4 bin yılına dayanan arkeolojik sit alanı ve anıtı bulunuyor. Ege Denizi ile Marmara Denizi’nin ayrıldığı yer olarak kabul edilen, Asya kıtasının batıdaki en uç noktası olan Babakale, gezilip görülmesi gereken bir diğer tarihi bölge.

1988 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Troya Antik Kenti ise Çanakkale’nin dünyaya açılan kapısı olarak kabul görüyor. Homeros’un İlyada Destanı’nda bahsettiği Truva Savaşı’nın yaşandığı yer olan Truva, 1870’de amatör bir arkeolog tarafından keşfedilmiş. Kaz Dağı’nın eteklerinde konumlanan antik kentin üç bin yıllık bir tarihi olduğu söyleniyor. Çanakkale’de sakin bir tatil geçirmek isteyenler tarafından 9 günlük tatil boyunca bu üç nokta ziyaret edilebilir.

Truva Çanakkale

Eğer daha hareketli bir gezi rotası düşünüyorsanız, şehrin güzide ilçelerini keşfe çıkabilirsiniz. Örneğin, Türkiye’nin en temiz ve el değmemiş doğal güzelliklerinden bir tanesi olan Kaz Dağları‘na çıkabilirsiniz. Ayrıca, Biga, Assos, Bozcaada ve Gökçeada ziyaret edebileceğiniz diğer noktalar arasında yer alıyor.

Assos Çanakkale

O kadar yol teptikten sonra havanın kararmasıyla birlikte şehrin gece hayatı başlıyor. Burada denize nazır bir meyhanede sevdiklerinizle rakı – balık yapabilirsiniz. Üstelik, Çanakkale mutfağının en leziz örneklerini tadabilirsiniz. Çanakkale’ye gelmiş, zihninizi boşaltmış ve bedeninizi dinlendirmişken bir de kendinizi ya da sevdiklerinizi şımartabilirsiniz.

Tatilinizi sonlandırmadan önce yöreye özgü hediyelerden satın alabilirsiniz.

Son olarak, genellikle Haziran’ın ilk haftasında düzenlenen Biga Kültür ve Sanat Festivali’ne katılarak gezinizi renklendirebilirsiniz.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü (15 Temmuz)

2016’nın 15 Temmuz gecesinde Türkiye karanlık bir gün yaşadı. Ülkemizi bölmek isteyenler tarafından yapılan darbe girişimi, Türk milletinin yazdığı yeni bir destanla son buldu.

Başarıya ulaşamayan darbe girişimi sonrasında 15 Temmuz günü tüm Türkiye’de Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak kutlanmaya başlandı.

2019’da 15 Temmuz Pazartesi gününe denk geliyor. Bu da demek oluyor ki hafta sonu ile birleştirildiğinde 3 günlük bir tatil opsiyonu karşımıza çıkıyor.

3 günde ne tatili yapılır diye düşünmeyin. Yaz ayının ortasında, bunaltıcı sıcaklarla boğuşurken yapacağınız ufak bir tatil sizi rahatlatacak ve daha zinde olmanızı sağlayacaktır. Böylece iş yerinizdeki performansınızı da arttırabilirsiniz.

Rota Önerileri

Abant Gölü Bolu

Vücudu dinlendirmek ve zihni boşaltmak adına Ege veya Akdeniz sahillerini tercih edebilirsiniz. Ancak, tatilin bu denli kısa olmasından dolayı gezinizden beklediğiniz verimi alamayabilirsiniz.

Böyle durumlarda en doğru tercih, hiç kuşkusuz ki doğaya kaçmak olacaktır. Abant, doğal güzellikleriyle tüm beklentinizi karşılayacak bir rota olabilir.

Doğasıyla Türkiye’nin sayılı yerlerinden bir tanesi olan Abant’ta göl çevresinde geçireceğiniz bir tatil tüm stresinizi atmanızı yardımcı olacak.

Abant’ta gezilecek yerlerin başında Abant Doğal Yaşam Müzesi geliyor. Abant Gölü’nün hemen girişinde konumlanan müzede vahşi hayvanların, çiçek ve bitkilerin örnekleri sergileniyor.

Abant Gölü Sonbahar

Genellikle kamp yapmak isteyenler tarafından tercih edilen Örmeci ve Sinekli yaylarında ise mantar toplayabilir, doğa yürüyüşü yapabilirsiniz.

Yedigöller Milli Parkı’nı da atlamamak gerekiyor tabii. 7 gölden oluşan bu milli park, Türkiye’nin hatta dünyanın en güzel doğal güzelliklerinden bir tanesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca, içerisinde bulunan bungalovlar, burada konaklamak isteyenler için kaliteli hizmet sunuyor.

3 günlük tatilinize tüm noktaları sığdıramasanız da Abant’ta gezilecek daha birçok yer bulunuyor. Bunlar; Seben Kaya Evleri, Yıldırım Beyazıt Camii, Saraçhane Camii, Akşemseddin Türbesi, Orta Hamam ve Yıldırım Beyazıt Hamamı.

Bolu sınırları içerisinde bulunan Abant’a yapacağınız olası bir gezide unutamayacağınız en önemli şey muhtemelen yemekler olacaktır. Ünü ülke sınırlarını aşan Bolu mutfağında yöreye özgü lezzetlerin tadına bakabilirsiniz.

Tatil dönüşünde de yanınıza dağ reçeli, peynir, bal, tereyağı gibi doğal ürünlerden almayı sakın unutmayın.

Kurban Bayramı (10-11-12-13-14 Ağustos)

Ramazan Bayramı ile İslam dünyasının en önemli bayramı olarak kabul edilen Kurban Bayramı, Hicri Takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren kutlanmaya başlanıyor. 4 gün süren bayram, arifeyle birlikte 5 günlük bir tatil imkanı sunuyor. 2019’da Kurban Bayramı’nın arife günü 10 Ağustos Cumartesi gününe denk geliyor.

Peki, bayram tatili 9 güne uzatıldı mı? Bu sene, bayram tatilinin 9 güne uzaması yönünde bir karar verilmediği için arife günüyle beraber Kurban Bayramı tatili toplamda 5 gün.

4 günlük bayram tatilini de hesaba katacak olursak Perşembe günü işbaşı yapılması gerekiyor fakat, iş yerinden alacağınız 2 günlük izinle hafta sonunu da tatile katabilirsiniz.Böylece Kurban Bayramı sebebiyle bu sene de 9 günlük bir tatil yapma hakkı elde etmiş oluyorsunuz.

Bayram ziyareti yapacaksanız eğer ilk iki gün akrabaları ve tanıdıkları dolaştıktan sonra kalan 1 haftada tatilin keyfini çıkarabilirsiniz.

Rota Önerileri

Lizbon Portekiz

Yaz mevsiminin en güzel zamanlarında tatilini nerede geçireceğine bir türlü karar veremeyenler için çok güzel bir önerimiz var; Lizbon.

Portekiz’in başkenti Lizbon, Akdeniz iklimine sahip, doğal ve tarihi güzellikleriyle ziyaretçilerini kendisine hayran bırakan, sıcakkanlı insanları ve leziz yemekleriyle mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.

İstanbul gibi dünyanın iki yakası olan Lizbon, aynı zamanda Avrupa’nın en eski şehirlerinden de bir tanesi.

Lizbon’u 9 günde keşfetmek hayal olsa da mutlaka ziyaret etmeniz gereken noktalar bulunuyor. Bunların başında da Lizbon Katedrali geliyor. Aziz Meryem Katedrali olarak da bilinen bu tarihi yapı şehrin en eski kilisesi olma özelliğini aşıyor ve 1910 senesinden beri Portekiz’in milli eserler listesinde bulunuyor.

Lizbon, Portekiz

20. yüzyılın en zengin insanlarından bir tanesi olan Calouste Gulbenkian anısına açılmış olan Gulbenkian Müzesi de rotanızda üst sıralarda yer alması gereken noktalardan bir tanesi. Portekiz’in altın çağını yaşadığı coğrafi keşifler döneminde inşa edilen Belam Kulesi ve yanında bulunan Kaşifler Anıtı, ziyaretçilerine tarihin tozlu sayfalarında dolaşma imkanı sunuyor. Şehirde görmeniz gereken diğer noktalar ise Jeronimos Manastırı, Lizbon Fado Müzesi, Rossio Meydanı, Antik Sanat Müzesi, Ajuda Sarayı, Fronteira Sarayı ve Cristo Rei Heykeli.

Bu kadar geziden sonra dinlenmek ve güneşin tadını çıkarmak sizin de hakkınız. incecik kumlu plajları ve masmavi deniziyle Lizbon, rahatlamak için en ideal şehirler arasında yer alıyor.

Tabii yalnızca bununla sınırlı değil. Dünya çapında Fransızlar ve İtalyanlar kadar ünlü olmasa da Portekiz mutfağı da bir hayli lezzetli. Özellikle yöreye özgü yiyeceklerin tadı adeta damaklarda kalıyor.

Gece hayatının hız kesmeden devam ettiği Lizbon sokaklarında güneş hiçbir zaman doğsun istemeyeceksiniz. Günün ilk ışıklarına kadar süren eğlence size yaşamın tüm zorluklarını unutturacak.

Tatilinizin sonlarına yaklaştıkça da Lizbon’un ara sokaklarında gezinip hoş, ufak dükkanlardan bölgeye özgü hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Hem kendinize bir anı saklamış olursunuz hem de sevdiklerinizin yüzüne gülümsetmeyi başarırsınız.

Zafer Bayramı (30 Ağustos)

Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkiye’nin düşman işgalinden kurtuluşu adına ilan ettiği zafer bayramı her yıl 30 Ağustos günü kutlanıyor.

Tüm Türkiye’de coşkuyla karşılanan, sokakların Türk bayraklarıyla donatılmasını sağlayan bu özel gün, özellikle tam zamanlı çalışanlar için iyi bir tatil fırsatı oluşturuyor.

Yaz mevsiminin son günlerini şirin bir sahil kasabasında denize girerek ve güneşlenerek geçirebilirsiniz.

2019 yılında 30 Ağustos tarihi Cuma gününe denk geliyor. Bu da demek oluyor ki hafta sonu ile birleştirildiğinde 3 günlük bir tatil yapma şansınız oluyor. Kısa bir süre gibi gözükse de insanın toparlanarak şehir hayatına yeniden uyum sağlayabilmesi için oldukça güzel bir süre. Üstelik iş yerinizden izin almanıza da gerek yok.

Rota Önerileri

Batum, Gürcistan

Tatilin yalnızca 3 gün olması, illa ki yurt içinde kalmanızı gerektirmiyor. Komşu ülkelere seyahat etmek de erken rezervasyon yaptığınız takdirde oldukça ucuz olabiliyor. Ayrıca, yolda da çok fazla vakit kaybetmiyorsunuz.

Zafer Bayramı’nda değerlendirebileceğiniz rota önerileri arasında başı Batum çekiyor. Komşumuz Gürcistan’ın güneybatısında, Karadeniz’e kıyısı olan Batum, hem denize girmek hem de yeni yerler keşfetmek isteyenler için önemli bir lokasyona sahip.

Batum’u baştan aşağı dolaşmak için 3 gün yetmeyecek olsa da sizler için şehrin önemli noktalarını belirledik.

İlk olarak şehrin sembollerinden bir tanesi olan Ali ve Nino’nun aşk heykeli geliyor. Ali ile Gürcü prenses Nino’nun trajik aşk hikayesini anlatan heykel 8 metre yüksekliğinde olup Gürcü heykeltıraş Tamara Kvesitadze tarafından yapılmış.

Aynı gün içerisinde ziyaret edebileceğiniz müzelerden Batum Arkeoloji Müzesi’nde Tunç Çağı’ndan Ortaçağ Ajaristskali Gorge’ye kadar olan arkeolojik kalıntılar, Khariton Akhvlediani Adjara Eyalet Müzesi’nde Milattan Önce 9 ve 12. yüzyıllar arasındaki arkeolojik parçalar sergileniyor.

Batum Tiyatrosu

Şehirdeki diğer ilgi çekici müzeler ise Adjara Devlet Güzel Sanatlar Müzesi ile Batum Nobel Kardeşler Teknoloji Müzesi.

Bir gününüzü müzelere ayırdıktan sonra devam eden günde, Batum 15 km güneyinde konumlanan Gonio Kalesi’ne gidebilirsiniz. Bu kale, Milattan Sonra 1. yüzyılda inşa edilmiş olup tarih boyunca pek çok uygarlık tarafından kullanılmış. Üstelik Gonio bölgesinin plajları ve denizi, Batum’un diğer bölgelerine nazaran daha temiz olduğu için turistler denize girmek ve güneşlenmek için genellikle Gonio’yu tercih ediyorlar.

Tatilin son gününde ise Batum’un 9 km kuzeyinde konumlanan Batum Botanik Bahçesi’ne giderek yeşile doyabilirsiniz. 1880’li yıllarda inşasına başlanan bahçe resmi olarak 1912’de açılmış olup içerisinde 1047 tanesi Kafkasya kökenli olmak üzere toplamda 2037 adet taksonomik ağaçsı bitki birimi içeriyor.

Şehirde görebileceğiniz diğer yerler ise Medea Anıtı, Alfabe Kulesi ve Batum Fener Kulesi.

Peynir ve şarap konusunda kendilerini oldukça geliştirmiş olan Gürcüler, yemek konusunda oldukça başarılılar. Dünya klasında bir mutfak olan Gürcistan mutfağında yöreye özgü yemeklerin yanı sıra uluslararası tatlar da damağınızda kalacak.

Gürcistan’ın en turistik bölgesi olarak kabul edilen Batum’da eğlenmek içinse tercih edebileceğiniz pek çok bar, disko, gece kulübü, kafe ve pub bulunuyor.

Son olarak, Batum’a kadar gitmişken kendinize, ailenize veya sevdiklerinize hediye almadan ülkeye dönmek olmaz.

Cumhuriyet Bayramı (29 Ekim)

Osmanlı İmparatorluğu’nun sona erip yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin resmen kurulduğu tarih olan 29 Ekim tüm Türkiye’de Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanıyor.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde Cumhuriyet’e sahip çıkan milyonlarca insan tarafından coşkuyla kutlanan bu bayramda güzel bir sonbahar tatili sizleri bekliyor.

2019 yılında 29 Ekim tarihinin Salı gününe denk geliyor olması çalışanları sevindirdi. Böylelikle iş yerinden alacakları 1 günlük izinle hafta sonlarını birleştirebilir, 4 günlük bir tatile çıkabilirler.

Sonbaharın kendini iyice hissettirdiği bu tarihlerde kendinizi Avrupa ülkelerinin büyülü sokaklarına atabilirsiniz.

Rota Önerileri

Prag Karl Köprüsü

Sonbahar mevsimine en uygun şehri sorsak, biliyoruz ki çoğu insan Prag’ı seçecektir.

Mimarisiyle, ambiyansıyla ve aşıklar şehri olma özelliğiyle bu mevsimi çok iyi taşıyan Prag, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olmasının dışında Avrupa’da ”Altın Kent” ve ”Avrupa’nın Kalbi” olarak adlandırılıyor.

Eşinizi, dostunuzu, ailenizi alıp 4 günlüğüne kendinizi tarihin ve sanatın ellerine bırakabilirsiniz. Üstelik bu süre, Prag’ın tadını çıkarmak için size yetecek hatta artacaktır.

Şehirde ilk olarak görülmesi gereken yer, Prag’ın kalbinde konumlanan Old Town (Eski Kent) Meydanı. 10. yüzyıldan beri şehrin kalbi olarak kabul edilen ve Prag’ın en eski meydanı olma özelliği taşıyan Old Town Meydanı, 1992 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınmış.

Meydanda yer alan yapılardan Jan Hus Anıtı, Aziz Nikolas Kilisesi, Tyn Kilisesi, Eski Belediye Sarayı (Old Town Hall) ve Astronomik Saat Kulesi mutlaka görmeniz gereken yerler arasında bulunuyor. Old Town Meydanı’na 1 – 2 gün ayırmak yeterli olacaktır.

Ardından Old Town ile Prag Kalesi’ni birbirine bağlayan Charles Köprüsü’ne gidiyoruz. 10. yüzyılda tahta köprü, yaşanan doğal afetlere dayanamayarak kullanılamaz hale gelmiş. 1170’de Judith adında yeni bir taş köprü inşa edilse de 1342’de yaşanan sel Judith’i de yerle bir etmiş. Bunun üzerine Kral Charles, günümüze kadar ulaşmayı başarmış olan köprünün yapım emrini vermiş. Köprüyü bu kadar özel yapan ise her iki yanında konumlanan 30 adet heykeldir.

Bu köprüden geçerek ulaşacağınız Prag Kalesi ise dünyanın en büyük antik kalesi olarak kabul ediliyor. İnşası 9. yüzyıla kadar dayanan kaleyi bu kadar özel yapan ise bir kale olmaktan çok, duvarlarının arsında adeta ayrı bir şehir barındırmasıdır.

Tatilin son gününde ise Josefov adıyla bilinen, Old Town ile Vlatava Nehri arasında konumlanan Prag Yahudi Mahallesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Burası, tarihe tanıklık etmek isteyenler için altın değeri taşıyor.

Bu kadar gezinin üstüne karınlar acıkınca soluğu ilk bulduğunuz restoranda alabilirsiniz. Çek mutfağı, dünya çapında bir mutfak olmasa da kendilerine özgü yemekleri ve dünya mutfağından örnekleri başarıyla hazırlayıp müşterilerine servis edebiliyorlar.

Gençlerin sıklıkla ziyaret ettiği bu şehirde gece hayatı, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor.

Avrupa’da hatta tüm dünyada gece hayatıyla ün salmış olan Prag’da her zevke uygun bir mekan mutlaka bulabilirsiniz.

Tabii Prag’a kadar gelmiş, Old Town Meydanı’nı gezmişken buradan hediyelik eşya satın almadan olmaz. Hem kendiniz için bir anı saklamış, hem de sevdiklerinize onları unutmadıklarını göstermiş olursunuz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here