Şirince Köyü Gezi Rehberi

0
657

Ülkemizin cennet köşelerinden olan Şirince Köyü 2012’ye kadar adı sanı pek duyulmamış bir yerdi. 2012’de ortaya atılan kıyamet kehaneti sonrası Şirince bir anda hem ülkemizin hem de dünyanın gündemine oturdu.

Tarihi ve doğal güzelliğinin yanı sıra kıyametin teğet geçtiği köy olarak ünlenen ve İzmir’de Gezilecek Yerler Listemizin en başlarında gelen Şirince hakkındaki bu yazıyı sizler için derledik.

Şirince’nin Tarihi

Aşağıdaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz.

Tarihinin Milattan Önce 5. yüzyıla kadar dayandığı bu masalsı köy zamanında üst tabakadan ve varlıklı ailelerin yaşadığı bir yermiş. Bu insanlar Şirince’yi öylesine seviyorlarmış ki keşfedilip kalabalıklaşmasın diye bu güzelliği dillere destan köye Çirkince demişler.

1924’te gerçekleşen mübadeleden sonra köydeki Rumların yerini Selanik göçmeni Türkler almış. İzmir valisi köyü ziyaret ettiğinde köyün güzelliğinden o kadar etkilenmiş ki bu köye Çirkince demenin haksızlık olacağını düşünüp köyün adını Şirince olarak değiştirmiş.

1995 yılı ise Şirince için adeta bir dönüm noktası. Ünlü yazarlarımızdan Sevan Nişanyan 1995’te eşiyle birlikte Şirince’ye yerleştikten sonra Şirince Köyü’nün çehresi de usul usul değişmeye başlamış. Köydeki eski Rum evlerini yavaş yavaş restore eden yazar bu hamlesiyle Şirince’yi ülkemizin cazibe merkezlerinden biri haline getirmiş. O tarihten sonra turizm kulvarında da koşmaya başlayan Şirince’nin mimarı olan Sevan Nişanyan ise sit alanı olarak koruma altına alınmış Şirince’de izinsiz inşaat yaptığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmış.

Bugün Şirince ülkemizdeki ve İzmir’deki diğer köylerden oldukça ayrı bir konumda. Tarih ve estetiğin bir arada ilmek ilmek işlendiği bu masalsı köyde kendinizi çok farklı bir atmosferde hissediyorsunuz.

Bir tarafında Meryem Ana diğer tarafında Efes gibi kültürel hazinelerimizin olduğu bereketli toprakların üzerindeki Şirince’ye adım attığınız anda buradan ayrılmak istemeyeceksiniz.

Şirince Kıyamet Kehaneti

Şirince Köyü doğal ve tarihi güzellikleriyle bir gidenin tekrar tekrar gitmek isteyeceği yerlerden. Fakat bu güzellik köyü popüler kılmaya yetmemiş. Ta ki 2012’ye kadar.

2012 yılında kulaktan kulağa yayılan bir söylentiyle Şirince bir anda yabancı turistlerin akınına uğradı. Peki neydi bu söylenti? Maya takviminde göre 21 Aralık günü dünyanın son günü olarak işaret edilmiş. Yani kıyamet. Kendilerine Mavi Enerji Grubu diyen bir grup ise 21 Aralık tarihinde dünyaya Marduk adında bir gezegenin çarpacağını ve bu çarpmanın dünyanın sonunu getireceğini söyledi. Yine aynı grup dünya üzerinde bu felaketten etkilenmeyecek olan iki yerin adını verdi: Fransa’daki Bugarach köyü ve Şirince. Kıyametin bu iki köyü teğet geçeceği haberi ise bu kehanete inanlar için kıyametten kaçışı oldu.

On binlerce insan 21 Aralık’tan önce bu iki köye, deyim yerindeyse akın etti. O zamana kadar Noel zamanı tek bir yabancı turistin görülmediği Şirince’de konaklama tesisleri doldu taştı. Söylenene göre sokakta yatan turistler dahi varmış.

Bir diğer söylenti de Hollywood yıldızlarından da Şirince’ye gelenler olduğu yönünde. O gün kıyamet kehaneti elbette gerçekleşmedi. Fakat 21 Aralık günü Şirince’nin üzerinde birikmiş yılların tozunu atmasına vesile oldu.

O günden bu yana hem ülkemizde hem de dünyada günden güne bilinirliği artan Şirince her yıl daha fazla ziyaretçiyi ağırlıyor.

Kıyametin Şirince Köyü’nü teğet geçeceği söylentisi ise en çok Şirince esnafının işine yaradı. Esnafa kıyamet kehanetinden söz açtığınızda hepsinin yeni bir kıyamet kehaneti beklediğini göreceksiniz. Bu işin esprisi tabi ki. Fakat Şirince esnafının 21 Aralık dönemindeki kazancının o seneden evvelki tüm senelerin toplamına eşit olduğu su götürmez bir gerçek.

Şirince’de Gezilecek Yerler

Şirince tabiri caizse içi dolu fıçıcık. Hem nüfus hem de yüz ölçümü bakımından oldukça küçük bir ebatta olsa da köy içerisinde gezip görmeniz gereken noktalar oldukça fazla. Gelin birlikte bir Şirince turu yapalım.

Şirince Sokakları

Şirince Sokakları

Köydeki kendine has sokaklar, kaldırımlar sizi birkaç yüzyıl öncesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Sokakları adımladıkça farklı bir zaman diliminde yürüyorsunuz. Bu sırada sanki fonda ud ve kanun taksimi çalıyor gibi hissediyorsunuz.

Nostaljinin doruklarda olduğu Şirince sokaklarındaki her bir taş farklı bir hikâyeyi fısıldıyor. Birine kulak verdiğinizde evinden ayrılmak istemeyen küçük bir Rum kızının hıçkırıklarını, gözyaşlarını duyuyorsunuz. Kulağınızı bir diğerine çevirdiğinizde Selanik-Şirince arasında yitip giden bir sevdadan kalan mektupların en acıklı satırlarını okuyorsunuz.

Kendinizi bu büyüden kurtarabilirseniz Şirince sokaklarında kadrajınıza enfes kareler düşüyor. Fotoğraf makinenizin deklanşörüne taşların, duvarların hikayelerini hissederek bastığınızda ise çektiğiniz fotoğraflar kâğıttan akıp adeta canlanıyor.

Aziz John Baptist Kilisesi

Aziz John Baptist Kilisesi

Şirince köyünün güney yamacında yer alan Aziz John Baptist Kilisesi’nin inşası yeni tamamlanmış olsa da tarihi oldukça eski. Kilisenin ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmiyor. Fakat 1800’lü yılların başında eski kilisenin hatırasını zedelemeden bulunduğu yere eski kilisenin mimari özellikleriyle yeni bir kilise inşa edilmiş.

Uzun yıllar ziyarete kapalı olan Aziz John Baptist Kilisesi geçtiğimiz yıllarda restore edilerek ziyarete açıldı. Bu tarih kokan mabedi mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz.

Nesin Matematik Köyü

Nesin Matematik Köyü

Aziz Nesin’in vasiyetini yerine getirmek için oğlu Ali Nesin ve Şirince’nin bir nevi mimarı sayılan Sevan Nişanyan tarafından inşa edilen Aziz Nesin Matematik Köyü matematiği sevmeyen yeni neslin matematikle arasını ısıtma misyonu ile inşa edilmiş.

Matematik Köyü’nün maddi hiçbir beklentisi yok. Tek beklentisi matematikten oldukça korkan bir neslin bu korkusunu yenmek ve doğayla, bilimle, kendiyle barışık çocuklar yetiştirmek.

Bundan dolayı Nesin Matematik Köyü’nün içerisinde çocukların çiçek, fidan dikebilecekleri, doğayla hemhâl olabilecekleri alanlar da mevcut.

Bunun yanında çocukların gündelik hayatta da işine yarabilecek yemek yapmak, temizlik vb. gibi çeşitli aktivitelerin de eğitimi mevcut.

Tiyatro Medresesi

Nesin Matematik Köyü’ne çok yakın bir konumda olan Tiyatro Medresesi Şirince’de birçok yere taze bir nefes olmuş Sevan Nişanyan tarafından inşa edilmiş.

Tiyatro Medresesi’nin inşa edilme amacı ise amatör profesyonel fark etmeksizin onlarca sanatçının bir arada sahneye çıkabilmesi.

Bunun yanında Tiyatro Medresesi adının hakkını verircesine sahne ve performans sanatları alanında birçok araştırma, incelemenin yapıldığı, tezlerin öne sürüldüğü bir mekân.

Seyirciyle sanatçının bir arada olabildiği Tiyatro Medresesi’nde Ağustos ayı boyunca tek kişilik gösteriler sahneleniyor. Ağustos ayında yolunuz Şirince’ye düşerse bu keyifli aktiviteye katılabilirsiniz.

Hodri Meydan Kulesi

Hodri Meydan Kulesi’nden bahsederken tekrar Sevan Nişanyan’ın kulaklarını çınlatmak durumunda kalıyoruz. Çünkü bu yapının mimarı da Sevan Nişanyan.

12 metre uzunluğundaki bu taş yapı Nişanyan Evleri’nin bulunduğu arazinin içerisinde yer alıyor. Sevan Nişanyan inşa ettiği evler için çıkan yıkım kararından sonra bu kuleyi inşa etmiş.

Kulenin en üst katı ise seyir terası olarak hizmet veriyor. Ücretsiz çıkabileceğiniz seyir terasından yeşilin her tonunu içinize çekerek nefis bir manzarayla gözlerinizi ödüllendirebilirsiniz.

Yapılacak Aktiviteler

ŞirinceŞirince ülkemizin en şahsına münhasır mekanlarından. Hal böyle olunca oldukça keyifli aktiviteleri Şirince’de yapma imkanına sahip oluyorsunuz. Bu şirin köyde yapabileceklerinize gelin bir göz atalım.

  • Şirince’ye adım attıktan sonra yapmanız gereken ilk aktivite köyün sokaklarını turlamak. Sokaklarla tanış olursanız Şirince’yle çok daha kolay bütünleşebilirsiniz.
  • Şirince’nin kıyametin teğet geçtiği köy olması dışında ünlü olduğu başa bir noktada şarapları. Şirince’ye yolunuz düştüyse meşhur meyve şaraplarından tadabilirsiniz. Aziz John Baptist Kilisesi bünyesinde bulunan tarihi mahzen bu konuda ziyaretçileri fazlasıyla tatmin ediyor.
  • Şirince Köyü’nde birçoğumuzun ilk kez duyduğu Mürver şurubunu tadabilirsiniz. Sulak bölgelerde yetişen bir çiçeğin özünden yapılan bu şurup başta soğuk algınlığı olmak üzere birçok hastalığa da iyi geliyor.
  • Bu güzel köyü gezerken yorulduysanız bir fincan kumda kahve sizi yorgunluğun kollarından çekip alıyor. Şirince’ye yolunuz düşerse kumda kahvesini mutlaka tatmanızı tavsiye ediyoruz.
  • Şirince’de gezinize farklı bir aktiviteyle renk katmak istiyorsanız Şirince’nin yerlilerinden olan Mehmet Abi atlarıyla imdadınıza yetişiyor. Yeşillikler içerisinde at sırtında muhteşem bir yolculuk yapabilirsiniz.
  • Şirince’ye kadar gelmişken bol heyecanlı, adrenalin yüklü bir aktivite biraz ileride sizleri bekliyor. Efes’te yapılan serbest paraşüt biraz ürkütücü görünse de cesaretinizi toplayabilirseniz asla unutamayacağınız bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Yeme İçme

Şirince Köyü güzelliğinin yanında birbirinden lezzetli yiyecekleriyle de aklınızı başınızdan alıyor. “Yolumuz Şirince’ye düştü, ne yiyebiliriz?” diye soruyorsanız size önerebileceğimiz ilk şey kesinlikle kahvaltısı. Şirince’deki mekanlar birbirinden güzel serpme kahvaltılarıyla birbirleriyle adeta yarışıyor. Bize sorarsanız bu yarışta Zeytin Cafe& Restoran bir adım önde. Şirince’nin en ünlü serpe kahvaltı mekânı olarak gösterilen Zeytin Kafe’de gözlemeden menemene kadar uzanan zengin bir kahvaltı sofrası sizleri buyur ediyor. Özellikle otlu kaşarlı gözleme mekânın en çok tercih edilen lezzeti.

Kahvaltının lezzetini katmerlendirmek için şöyle bol köpüklü bir Türk kahvesi gerek. Şirince’nin meşhur kumda kahvesini birçok mekânda keyifle yudumlayabilirsiniz. Fakat en köpüklüsünü, en lezzetlisini arıyorsanız tercihiniz mutlaka Fındık Cafe’den yana olsun. Fındık Cafe’nin eşsiz dekorasyonu da kahvenin keyfine keyif katıyor. Ayrıca kahvenin yanında ikram edilen mürver şerbeti ile farklı bir lezzeti deneyimliyorsunuz.

Kahvenin de kahvaltının da hakkını verdikten sonra öğle ya da akşam yemeğini düşünmeye başladıysanız size tavsiyemiz Artemis Restaurant & Wine House. Şirince’nin meşhur Kıyamet Kebabı’nı tadabileceğiniz Artemis Restaurant’ta yeşilin bin bir tonu ve taş evlerle oya gibi işlenmiş Şirince manzarasına karşı şarabınızı yudumlayabilirsiniz. Ücretler biraz yüksek olsa da lezzet ve manzara bizce bu değeri hak ediyor.

Bunun dışında Üzüm Cafe de Şirince’de mutlaka uğranılması gereken lezzet duraklarından. Adı kafe de olsa işleyişi bildiğiniz kafelerden biraz farklı. Mekândan içeri adımınızı attığınız anda sizi fırından yeni çıkmış kurabiye kokuları buyur ediyor. Bunun yanında kafe içerisinde bir şarap barı mevcut. Burada zengin peynir tabakları eşliğinde şarap tadımı yapabiliyorsunuz. Üzüm Cafe’nin oldukça meşhur olan limonatası da tadılmayı hak eden lezzetlerinden.

Şirince’de Bizim Ev Hanımeli, Gülgün Abla’nın Yeri, Dimotros Restaurant, Sedir Mantı Evi gibi mekanlar da farklı menüleriyle ziyaretçilerine lezzet dolu anlar yaşatıyor.

Konaklama

Şirince’nin tadına tam anlamıyla varabilmek için günübirlik geziler yerine konaklamalı geziler tercih etmenizi tavsiye ediyoruz.

Şirince size farklı bir konaklama deneyimi sunuyor. Taş konakların restore edilmesiyle oluşturulmuş butik oteller nostaljik atmosferleriyle konaklayanlara geçmiş yüzyılların kapısını aralıyor.

Şirince’de bir konaklama tesisi arayışındaysanız size birkaç tavsiyemiz var.

Nişanyan Houses Hotel

Adından da anlaşılacağı üzere Şirince’yi bugünkü çehresine kavuşturan ve yeni bir soluk kazandıran Sevan Nişanyan’ın oteli. Nişanyan Houses Hotel bir bakıma ülkemizdeki butik otelciliğin önderi.

Nişanyan Houses Hotel Şirince’ye hâkim bir tepe üzerine kurulmuş. Pencereden baktığınızda taş evler olanca asaletiyle sizi selamlıyor.

Sabah kahvaltılarınızı Şirince manzarasına karşı yapmak da her insanın ömründe bir kere denemesi gereken muhteşem bir aktivite.

Otelde ücretsiz internet hizmeti de mevcut.

Fakat rezervasyon yaptırmadan önce otele çocuk ve evcil hayvanların kabul edilmediğini bilmenizde fayda var.

Kırkınca Hotel

Şirince’nin eski adı Çirkince olarak biliniyor fakat bir dönem Kırkınca olarak da anılmış. Kırkınca Hotel 1924’teki mübadelede Selanik’ten gelmiş bir ailenin işletmesi.

Otel ayrı ayrı konaklardan oluşuyor ve şehrin tam merkezinde yer alıyor.

Kahvaltının ücrete dahil olduğu otelde leziz yemekler yiyebileceğiniz restoran da mevcut.

Ücretsiz internet imkanının da olduğu otelde evcil hayvanlarınızla birlikte konaklama imkanına sahipsiniz.

Şirincem Pansiyon

Şirince’nin merkezinde bulunan Şirincem Pansiyon uygun fiyatıyla cüzdan dostu işletmelerden. Bunun yanında merkezde bulunan hemen hemen her yere yürüme mesafesinde olmasıyla da tercih sebebi.

Ücretsiz internet imkanının olduğu pansiyonda ne yazık ki evcil hayvanlarla konaklama imkânınız yok.

Sihirbazın Evi

Şirince’nin merkezindeki eski bir konak olan Sihirbaz’ın Evi’nin sahibi olan İlkay Özdemir adından da anlaşılacağı üzere bir sihirbaz. Hatta uluslararası çapta ödülleri olan profesyonel bir sihirbaz. 2004’te Doğu Avrupa şampiyonu seçilmiş. 2011’de ise dünyanın en iyi kadın sihirbazı unvanını alarak Merlin Award ödülüyle bu unvanı taçlandırmış.

Sihirbazın Evi’nde tüm odalar ayrı ayrı kiralanıyor. Buraya gelip konaklayan herkes Sihirbazın Evi’nden oldukça memnun ayrılıyor.

Alışveriş

Şirince sokaklarında hediyelik eşyalar alabileceğiniz irili ufaklı birçok hediyelik eşya dükkânı bulunuyor. Bunun yanında Şirince’nin yerlileri olan sevimli ve güler yüzlü teyzeler evlerinin önüne tezgahlar açıyorlar. Bu tezgahlardan teyzelerin el emeği olan yelekler, patikler, oyalı yazmalar satın alabilirsiniz. Ayrıca bu tezgahlarda tarhana, erişte, reçel gibi ev yapımı ürünler de mevcut.

Ziyaretçiler tarafından en çok tercih edilen hediyeliklerin başında kokulu sabunlar geliyor. Şirince dönüşü çantanıza attığınız birkaç kokulu sabunla sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz.

Fakat Şirince’nin ünlü meyve şarapları da alkollü içecek tercih edenler için kuşkusuz en iyi hediyelik. Burada yerli halkın yaptığı portakallı, üzümlü, çilekli, karadutlu ve hemen hemen aklınıza gelen her meyveden yapılan şaraplardan tadabilir, satın alabilirsiniz.

Şirince Yakınındaki Yerler

Efes YolEfes Antik Kenti

Şirince’ye kadar gelmişken Efes’e uğramadan dönmek olmaz. Antik kentin en bilinen yapısı ise Celcus Kütüphanesi. Kütüphanenin inşa tarihi ise Milattan Sonra 106. Kendinizi antik zamanlarda hissettirecek farklı bir atmosfere sahip olan Celcus Kütüphanesi şu an Efes Antik Kenti’nin içerisindeki en sağlam yapı.

Antik kent içerisindeki Nike Heykeli de ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken yapılardan. Zafer Tanrıçası’nın temsili olan bu heykel hepimizin bildiği ayakkabı markasının isminin ilham kaynağı. Hatta yalnızca isim değil markanın logosu da bu heykelden esinlenilmiş.

Bunlar dışında Efes’te Yamaç Evler, Antik Tiyatro, Trajan Çeşmesi, Hadrian Tapınağı mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Bu kültür ve tarih hazinesine giriş için 60 TL ödemeniz gerekiyor. Fakat Müzekart sahibiyseniz kimi yerleri ücretsiz kimi yerleri de indirimli olarak ziyaret edebiliyorsunuz.

“Şirince’den nasıl ulaşabilirim?” diyenlerin sorusunu da hemen cevaplayalım. Şirince-Selçuk arası çalışan şehir içi minibüslerini kullanarak önce Selçuk merkeze gelmelisiniz. Buradan Efes’e kalkan minibüsleri kullanarak Efes’e ulaşım sağlayabilirsiniz.

Meryem Ana Evi

Efes’e yakın bir konumda olan Meryem Ana Evi Hristiyan alemi için oldukça kutsal bir mekân. Rivayete göre Hz. Meryem ve havarilerden Yuhanna bu kilisede yaşamış.

Bugün Meryem Ana Evi dediğimiz kilise 1800’lü yılların sonuna doğru gün yüzüne çıkartılmış.

1950’de restore edilen Meryem Ana Evi 1952’de Vatikan tarafından hac yeri olarak ilan edilmiş. O tarihten sonra aralarında papaların da bulunduğu binlerce kişi her sene Ağustos ayında Meryem Ana Evi’ne gelip hacı oluyor.

Şirince’den Meryem Ana Evi’ne ulaşmak için öncelikle Selçuk merkeze gelmelisiniz. Buradan Meryem Ana Evi’ne kalkan minibüsleri kullanarak Meryem Ana Evi’ne ulaşabilirsiniz.

Yedi Uyurlar MağarasıYedi Uyurlar Mağarası

Toplum arasında oldukça yaygın bir efsaneye konu olan Yedi Uyurlar Mağarası Efes Antik Kenti’ne yakın bir konumda bulunuyor.

Efsaneyi bilmeyenler için kısa bir özet geçelim. Zamanında kralın zulmünden ve kötülüğünden kaçan 7 kişi yanlarına Kıtmir adındaki köpeklerini de alarak bu mağaraya sığınmışlar. Kral ise kendinden kaçan bu kişilerin peşine düşerek mağaraya kadar gelmiş. Mağaranın ağzını kapatarak 7 kişi ve köpeği içerde ölüme terk etmiş. 308 sene uyuyan bu 7 kişi bir gün uyanmış. Kıtmir’in ise sadece kemikleri kalmış. Şehre inen bu kişilerin kullandıkları eski paradan ve giysilerinden ötürü bu 7 kişi olduğu anlaşılmış.

Kur’an-ı Kerim’de de bu hadise anlatılıyor. Fakat dünya geneline tam tamına 33 7 Uyurlar Mağarası bulunuyor. Hangisinin gerçek olduğu ise bilinmiyor. Selçuk’un şehir içi araçlarını kullanarak Yedi Uyurlar Mağarası’na ulaşmanız mümkün.

İsa Bey Camii

1375 senesinde Aydınoğlu Beyi İsa Bey’in isteği üzerine inşa edilen caminin inşasında antik kentlerden getirilen sütunlar kullanılmış.

Mimari olarak dönemine yeni bir soluk getirmiş olan İsa Bey Camii doğu ve batı tarafında olmak üzere iki girişe sahip. Bu girişlerdeki el yapımı geometrik işlemler ise görülmeye değer.

İki minareli, şadırvanlı bir cami olan İsa Bey Camisi’nin şerefelerinden biri geçmişte olan depremlerle yıkılmış. 1950’li yıllarda ise restore edilmiş. 1375’ten bu yana ibadete ve ziyarete açık olan cami Türk-İslam mimarisinin en güzel örneklerinden.

Selçuk merkezde bulunan bu görkemli mabede Şirince’den ulaşmak için Selçuk şehir içi araçlarına binmeniz yeterli.

Çamlık Buharlı Lokomotif Müzesi

Ülkemizin ilk demiryolun geçtiği bölge olan Çamlık bu unvana yaraşır bir biçimde bu müzeye ev sahipliği yapıyor. 1866 tarihinde inşa edilen İzmir-Aydın Demiryolu’nun 1991’e kadar hizmet vermiş emektar lokomotiflerini Çamlık Buharlı Lokomotif Müzesi’nde görme imkanına sahipsiniz.

Ülkemizin en büyük lokomotif müzesi olan Çamlık Buharlı Lokomotif Müzesi Avrupa’daki müzeler arasında da hatrı sayılır bir büyüklüğe sahip.

Müze içerisinde Atatürk’ün kullanmış olduğu bir vagon da mevcut. Bu vagon Almanya’da Atatürk için özel olarak ve üst düzey güvenlik önlemleriyle donatılarak yapılmış. Vagon içerisinde toplantı salonu, mutfak, banyo, yatak odaları bulunuyor. Bu vagonun her odası ziyarete açık.

Selçuk’a 7 km uzaklığında bulunan müzeye girişler 5 TL. Müzekart geçmiyor. Selçuk- Aydın yolu üzerindeki Çamlık Köyü’nde bulunan müzeye ulaşmak için bu güzergaha giden minibüsleri kullanabilir ya da özel aracınızla gidebilirsiniz.

Şirince’ye Nasıl Gidilir?

İzmir dışından geliyorsanız öncelikle hava ya da kara yoluyla İzmir’e ulaşmanız gerekiyor. Hava yolunu tercih ettiyseniz Adnan Menderes Havalimanı’na indikten sonra Kuşadası yönüne giden Havaş servislerine binip Selçuk’ta inmeniz gerekiyor. Adnan Menderes Havalimanı’ndan Havaş ile Selçuk’a gitmenin ücreti 25 TL.

Karayoluyla İzmir’e geldiyseniz İzmir Otogarı’ndan saat başı Selçuk’a giden otobüsler mevcut. Bu otobüslerin ücreti 10 TL civarında.

Bunun yanında Basmane Tren Garı’ndan Selçuk yönüne giden trenleri de kullanabilirsiniz. Selçuk’a geldikten sonra Şirince dolmuşlarına binip Şirince’ye ulaşabilirsiniz. Bu dolmuşların ücretleri 3 TL civarında fakat son sefer 20.00’de. Bu saatten sonra Şirince’ye taksiyle ulaşabilirsiniz. Selçuk-Şirince arası taksiyle yaklaşık 50 TL tutuyor. Fakat pazarlık ederseniz daha uygun bir fiyata Şirince’ye ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here