New York’ta Gezilecek Yerler

0
404
New York

Dünyanın kalbi tek bir şehirde atsa bu büyük ihtimalle ışıl ışıl sokakları, eğlenceli gece hayatı, bitmek bilmeyen aktiviteleri ve yoğun iş temposu ile New York olurdu.

Burada neredeyse dünya üzerindeki tüm diller konuşuluyor, tüm ülkelerden vatandaşlar yaşıyor. Hal böyle olunca; Amerika Birleşik Devletleri’nin de tek bir merkezi var.

New York; hem Türkiye’den hem de dünyadan birçok genç için “Ölmeden Önce Görülecek Yerler” sıralamasında en üstlerde.

Bu rüya şehir, yılda 40  milyondan fazla ziyaretçi ağırlıyor. Uzaklık, kur farkı, saat farkı, uçak biletlerinin ve New York şehir hayatının pahalılığı ise bu seyahati oldukça zorlaştıran faktörler olarak sayılabilir.

Wall Street ve Manhattan gibi dünyanın en önemli ticaret merkezlerine ev sahipliği yapan New York City, Amerika’nın en zengin iki metropolünden biri. Bunu da ne yazık ki her adımınızda hissediyorsunuz. Dolayısıyla yolunuzu New York’a düşürebilmek için zaman, sağlık ve para üçlemesini başarıyla bir araya getirmeniz gerekiyor. Tabii yanınızda, bu yolculuktan keyif alacağınız birkaç aile üyesi ya da arkadaş çevresi de olursa New York geziniz tadından yenmez.

New York’ta gezilecek yerleri bir listeye sığdırmak asla mümkün değil. Uzun yıllardır New York’ta yaşayan insanlar arasında bile her yeri keşfedebildiğini iddia eden yoktur. Bu şehirde tüm sokaklar farklı bir atraksiyona açılıyor.

“New York’ta sadece fast food tüketilir,” algısını kıracak şekilde New York, dünyanın en vegan dostu şehirlerinden de biri. Her ne kadar fiyatlar biraz yüksek de olsa özellikle şehir merkezinde birbirinden lezzetli yemekler yapan etkileyici restoranlar bulabilirsiniz.

App_indir1

Her şeyden önce; şehir hayatının hiç mola vermediğini kabul etmek gerek. Her an yeni bir mekan açılıyor, yeni bir sergi halkla buluşuyor, dünyaca ünlü sanatçılar sahne alıyor ya da turistleri cezbeden farklı bir aktivite gün yüzüne çıkıyor. Dolayısıyla; şehre ancak limitli bir zaman ayırabilen bir turist olarak verimli bir program yapmanız kritik öneme sahip. Her şeye yetişmeye çalışıp hiçbir yeri doğru düzgün göremeden dönme riskiniz var. Bunun yerine, önceliklerinizi belirleyin. Tarihi eserler mi, parklar mı yoksa eğlence yerleri mi; hangisi daha çok ilginizi çekiyor? Dünyanın diğer şehirlerini spontane kararlarla da adımlayabilirsiniz ancak New York seyahatine çıkmadan önce mutlaka genel de olsa bir rota oluşturmanız gerekiyor.

New York seyahati için iki hafta gibi bir süre ideal. Mümkünse bayram tatili gibi uzun bir resmi tatilin sonuna ya da başına, yıllık izninizden de ilave ederek aylar öncesinden New York programınızı hazır tutmalısınız. Uçak biletlerinde ve konaklamada fiyat avantajı yakalayabilmenin tek yolu da bu.

Eğer tüm hazırlıklarınız tamamsa, New York’ta gezilecek en güzel yerler için de sizleri sayfanın devamına bekliyoruz.

ucakbileti_sorgula (1)

Turistik Bölgeler

Kuzey Amerika’da yer alan New York Eyaleti’nden bahsedildiğinde, 62 şehirden oluşan son derece geniş bir alan anlaşılıyor.

Başkenti Albany olan eyaletin en bilinen şehri ise, yazıda bahsedeceğimiz gibi New York City. Eyaletin yüzde kırka yakını da bu baş döndüren şehirde yaşıyor.

Eyalet sistemiyle yönetilen Amerika Birleşik Devletleri’nde; hem eyaletin hem de şehrin ismi aynı olduğu için kavram karmaşasına düşmemekte fayda var. Yine bu karışıklığı önlemek için, şehirden daha çok New York Şehri (New York City) veya kısaltması NYC olarak da söz ediliyor.

Instagram’da da tag’lenen şehirler listesine ilk sıradan giriş yapan New York, Amerika Birleşik Devletleri denince akla gelen ilk şehirlerden biri.

Bu bölümde öncelikle New York şehrinde yer alan turistik ilçelerden kısaca bahsedeceğiz. Şehrin ana taslağına hakim olmak; gezilecek yerler konusunda da size zaman kazandıracak.

Manhattan

Manhattan New York

New York silüeti denildiğinde hemen akla gelen gökdelenler; en gösterişli biçimde Manhattan’da bulunuyor.

Burası Central Park, Empire State Building ve Times Meydanı gibi ikonik adreslerin de daimi ev sahibi.

Amerika’nın kalbi New York’ta atıyorsa; New York’un kalbi de Manhattan’da atıyor diyebiliriz.

Hes Kodun Hazırsa Hemen Bilet Sorgula

Manhattan New York

Manhattan; sınırlarında bulunan kafe, restoran ve bar gibi mekanların şıklığıyla da gezginlerin işini iyice zorlaştırıyor. Yüzlerce farklı turistik atraksiyonu, günlere hatta haftalara sığdırmak pek de kolay değil. NYC gezinizin yüzde doksanının bu adada geçeceğine emin olun.

İlçeyi üç ana bölümde ele alabilirsiniz. En eski yerleşimler ve iş dünyasının kalbi Downtown, başta Broadway olmak üzere sanat merkezleri Midtown ve Central Park’ın da içinde bulunduğu doğal güzellikler Uptown isimleriyle anılıyor.

Brooklyn

Brooklyn Köprüsü New York

Brooklyn Köprüsü ile tüm turistlerde iz bırakan Brooklyn; 3 milyonluk nüfusuyla Manhattan’dan sonra büyüklük bakımından ikinci sırada.

Burada ayrıca farklı konseptlerde kapsamlı sergiler sunan müzeler ve şehrin en ünlü bit pazarı var.

Manhattan vaktinizin büyük bölümünü alacak olsa da; buraya da mutlaka zaman yaratmalısınız.

Queens

Queens New York

Brooklyn ile komşu olan Queens, büyüklük bakımından da üçüncü sırada.

Günübirlik turlarda genellikle bu iki yerleşim birlikte keşfediliyor.

Queens New York

Buradaki Flushing Meadows Corona Park’ta meşhur dünya küresi heykelinin önünde en az bir New York hatırası çektirmelisiniz.

Bronx

Bronx New York

Manhattan planlarınıza yarım günlük bir mola vererek ulaşabileceğiniz Bronx, iki önemli turist noktasına sahip.

Çocuklu aileler, burayı özellikle görmek isteyebilirler.

Manhattan ile Bronx arasında; araçla yarım saat sürecek kısa bir mesafe var.

Staten Island

Staten Island New York

Staten Adası’na tekne ile ulaşım sağlanabiliyor.

Burası yürüyerek birkaç saatte rahatça keşfedip bitirebileceğiniz bir ada parçası.

Plaj ve deniz özlemi duyanlar için; mevsim uygunsa burası ideal.

Burada ayrıca Bronx’ta olduğu gibi bir de botanik bahçesi var.

Meydanlar ve Parklar

New York’un ikonik meydanları; geziniz boyunca defalarca karşınıza çıkacak.

Neredeyse tüm nüfusun farklı milletlerden oluştuğu New York için “yerli halk” gibi bir tabir kullanmak pek de mümkün değil; ancak şehirde yaşayanlar için bu meydanların birer buluşma noktası olduğunu belirtebiliriz.

Yine meydanlarda sık sık turlar halinde şehri keşfeden gruplarla ve turist rehberleriyle karşılaşabilirsiniz.

Times Meydanı

Times Square New York

Asla sönmeyen ışıklar, dev dijital reklam panoları, sonsuz bir kalabalık ve hiç dinmeyen sesler…

Burası bir turist tuzağı mı yoksa bir metropolün gerçek kalbi mi, bu belki tartışılabilir. Ancak Times Meydanı’nın ya da orijinal adıyla Times Square’in büyüsünü inkar edebilen hiç kimse yoktur.

Burası yoğun trafiğiyle ve taksileriyle de ünlü.

Meydan, “Dünyanın Kavşağı” olarak adlandırılıyor. Özellikle yeni yıla girerken New York’ta bulunuyorsanız; mutlaka Times Meydanı’ndaki havai fişek gösterilerini izlemelisiniz. Buradaki gösterilerin dünyada bir benzeri yok.

New York’ta konaklamanın en iyi alternatifi de, Times Meydanı’na olabildiğince yakın bir yerde kalmak. Bunun için bütçenizi biraz zorlamanız gerekiyor; ancak airbnb gibi yeni nesil formüllerle daire kiralama yoluna gidebilirsiniz.

Central Park

Central Park New York

Manhattan adasında yer alan Central Park, yılda 25 milyon gibi rekor bir ziyaretçi rakamını ağırlıyor.

Şehrin akciğerleri olarak da bilinen bu merkezi lokasyon; zihninizdeki park kavramını da yerle bir etmeye hazır.

İçinde buz pistinden tiyatroya kadar her şeyin olduğu park yaklaşık 340 hektarlık bir alana sahip.

Central Park New York

Buz pateni pisti, atletik oyun sahaları, kuş besleme alanları, küçük anıtlar ve hatta dikilitaşlar park sınırlarına dahil. Başka bir şey söylemeye gerek var mı, bu parkı baştan sona yürüme süresi en az 1 saat!

Park sınırları içinde 9 bin kadar bank var, daha ne olsun?

Kışın karlar altında kalan köprüler, sonbaharda sararan yapraklar ya da yaz boyu çimlere serilen çılgın kalabalıklar…

Central Park New York

Central Park’ta yılın dört mevsimi boyunca hayat var. Hem de parkın yanı başında iş ve finans dünyasının en stresli anları yaşanırken, burada aileler bebeklerini gezdiriyor, alternatif gruplar meditasyon yapıyor ve gençler paten ya da kaykayla şovlar sergiliyor.

Siz de sincaplar eşliğinde yürüyüşünüzü yaparken gökdelen manzaralarına dalabilirsiniz.

Sözün özü; Central Park’ı tüm dünyada şehir planlamacılığının en güzel örneklerinden biri olarak da mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Park geceleri 01.00 ile 06.00 saatleri arasında kapalı, kalan tüm saatlerde halka açık. İçeride içki ve sigara içilmesine ise izin verilmiyor.

Union Meydanı

Union Square New York

Manhattan sınırları içinde soluklanmak için son derece cazip fırsatlarınız var. Bunlardan biri de, 14. Cadde ile Broadway’ın kesiştiği noktada yer alan Union Square.

Meydan, 1839 yılından bu yana şehirliler için bir buluşma noktası. 1882’de yapılan ilk işçi direnişinden sonra ise, aynı zamanda sosyal olayların ve protestoların da hayat bulduğu kritik bir yer haline geliyor.

Tabii yeşilden ya da oksijenden yana azalan tek bir şey yok. Hatta burada haftanın büyük bölümünde Green Market (Yeşil Pazar) adı verilen açık hava halk pazarları kuruluyor.

Pazartesi, Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri 08.00 ile 18.00 arasında ürünlerinizi burada bizzat çiftçilerden satın alabilirsiniz. Uygun bir şeyler bulursanız parkta kısa bir piknik için de kendinize mutlaka fırsat yaratın.

Bryant Park

Bryant Park New York

Yine merkezi konumu ve çevreye rağmen sahip olduğu yeşil alan ile dikkat çeken bir park olan Byrant Park; bu kez 39 bin metrekarelik yüz ölçümüne sahip.

Özellikle mevsim yaz olunca, burada haftanın neredeyse her günü farklı açık hava etkinlikleri var.

New York son derece pahalı bir şehir olmasına rağmen, pahalı mekanlara gitmeseniz de neyse ki canınız asla sıkılmıyor.

Kur farkından dert yanmak yerine Byrant Park gibi parklarda teselli bulabilirsiniz.

Açık hava sineması, yoga ya da buz pateni; burada karşılaşabileceğiniz eğlenceli aktivitelerden sadece bazıları. Hepsi için de katılım halka açık.

Parka kadar gelmişken, hemen yanı başındaki New York Halk Kütüphanesi’nin eşsiz koleksiyonundan mümkün olduğunca yararlanmayı da sakın ihmal etmeyin.

Önemli Yapılar

Tüm dünyada sembol haline gelmiş, üç yaşındaki çocukların bile silüetinden tanıyabildiği tüm yapılar New York’ta toplanmış durumda.

Tamamen Amerika’nın etkisi altında olan Hollywood film sektörünün de bunda etkisi son derece yüksek elbette. Daha önce defalarca kez beyaz perdede gördüğünüz yapıları bu kez çıplak gözle izlerken, şaşkınlığınızı kolay kolay gizleyemeyecek ve film sahnelerini anmaktan da geri kalamayacaksınız.

Statue of Liberty (Özgürlük Anıtı)

Statue of Liberty (Özgürlük Anıtı) New York

Tüm dünyada “özgürlük” kelimesinin en güçlü simgelerinden biri olan anıt; yine aynı isimle anılan Liberty Adası’nda bulunuyor. Heykel, 1984 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası kapsamında koruma altında ve dünyanın en etkileyici tarihi eserlerinden biri.

Özgürlük Heykeli’nin bir elinde özgürlük meşalesi yanarken; diğer elinde de bağımsızlık bildirgesi bulunuyor.

Özgürlük Adası’na varmak ve heykeli yakından görmek için tekne turu satın alabiliyorsunuz. Erken rezervasyon ve kampanyaların çok sık uygulandığını belirtelim. Kişi başı ortalama 20 dolar gibi bir ücret ön görmeniz hata olmaz. Tüm gezi neredeyse 2 saat sürecek şekilde organize ediliyor.

Burada hemen bir parantez açarak Hudson nehrinin ağzında yer alan Ellis Adası’nın da turlar kapsamında gezilebildiğinin altını çizelim. Bir taşla iki kuş!

Ziyaretçilere açık olan Özgürlük Anıtı, aynı zamanda bir gözlem kulesi. Dilerseniz merdivenler aracılığıyla meşaleye kadar tırmanıp, New York’a bir de Liberty Lady yani nam-ı diğer Özgürlük Hanım’ın gözlerinden bakabiliyorsunuz.

Tabii bunun için, ortalama 5 dolar kadar daha yüksek olan ekstra tarifeli biletlerden satın almalısınız.

93 metre uzunluğundaki bu dev ikonayı arkanıza alarak bir de hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmeyin.

Empire State Binası

Empire State Binası New York

320 metre yüksekliği ile şehrin en yüksek binalarından biri, hırsın ve başarının görsele dönüşmüş hali… Neredeyse tüm Amerikan filmlerinden aşina olduğumuz Empire State Binası’ndan söz ediyoruz elbette.

Burası için saatlerce sıra bekleyebilir ya da web üzerinden hızlı geçiş hakkı satın alabilirsiniz.

Ne yapın edin ama New York’a kadar gelmişken dünyaya mutlaka buranın 86. Katındaki gözlem güvertesinden bir bakın.

Binada yine ilginizi çekebilecek çok sayıda sergi ve koleksiyon var.

38 dolar gibi bir ücret karşılığında, 1 saatlik giriş hakkını dilediğiniz gibi değerlendirebiliyorsunuz.

Cep telefonunuza uygulama indirerek, ayrıntılı planları incelemeniz ve istediğiniz yerde sesli rehberlik almanız da mümkün.

Ama tabii önce panoramik manzaranın doyasıya tadını çıkarın.

Grand Central Tren Garı

Grand Central Tren Garı New York

Dünyanın en büyük tren garına hoş geldiniz! Grand Central’ın New York ile ilişkisini, İstanbul ve Haydarpaşa Garı arasındaki ilişkiye benzetmek hafif ama yerinde olur. Burası şehrin ilk adımı, “nihayet New York’tayım” demenin güzel yollarından biri.

Tabii Grand Central Tren Garı aktif olarak kullanılıyor ve her gün binlerce yolcuyu ağırlıyor.

Modern Manhattan’ın tam ortasında konumlanan binanın içinde ayrıca çeşitli mekanlar da var. Geziniz sırasında barlar, restoranlar ya da kültür merkezleri arasından seçiminizi yapabilirsiniz.

Rockefeller Plaza

Rockefeller Plaza New York

Dünyanın en zenginlerinden olan Rockefeller ailesinin New York City silüetine armağanı işte bu yapı.

Hem iş hem de alışveriş merkezi olarak hizmet veren  plazayı turistik açıdan en çok önemli kılan ise “Top of the Rock” adı verilen gözlem bölümü. Fiyatları karşılaştırarak Empire State ile Top of the Rock arasından bir tercih yapabilirsiniz; ancak ilk tercihiniz elbette Empire State olmalı.

Binanın girişinde tüm dünya ülkelerine ait bayraklar var. Turistik bir gelenek olarak kendi bayrağınızla da bir hatıra fotoğrafınız olsun elbette.

Rockefeller Center aynı zamanda Noel ve yılbaşı kutlamalarının temel merkezi. Eğer siz de bu dönemde New York’ta bulunuyorsanız, dev Noel ağacının altında buz pateni yapabilir ve eğlenceli bir şekilde yeni yıla hazırlanabilirsiniz.

Brooklyn Köprüsü

Brooklyn Köprüsü New York

Sizi nihayet Manhattan sınırlarından dışarı çekebilecek en güzel cazibe merkezlerinden biri Brooklyn Köprüsü.

İki ilçeyi birbirine bağlayan köprünün tamamlandığı yıl olarak 1883 yılını işaret edebiliriz. Ancak yapımı 600 kadar işçiyle tam 14 yıl süren bir mimari şaheserden söz ediyoruz.

Brooklyn Köprüsü New York

136 yıldır hizmet veren ve taşıtlar dışında yayalara ve bisikletlilere de geçiş şansı sunan köprünün yapımı sırasında çok sayıda can kaybı yaşanmış. Bugün, ise burası son derece güvenli ve şık bir alternatif.

Kullanım amacından daha çok, turistik amaçla da ziyaret ediliyor. Özellikle New York gecelerinde köprünün ışıltısını izlemek isteyebilirsiniz.

St Patrick’s Katedrali

St Patrick’s Katedrali New York

Aziz Patrick’e adanan katedral; New York’ta yolunuzu düşürmeniz gereken sayılı dini yapılardan biri. Avrupa gezilerine katedraller damga vururken; New York temposunda bu görkemli binalar bile sönük kalabiliyor!

5. Cadde üzerinde yer alan katedral, 50.ve 51. caddelerin kesişiminde. Burası New York Katolik cemaatinin de merkezi ibadethanesi.

Tarihe damga vuran devlet adamlarının cenazeleri de yıllar boyunca buradan kalktığı için, manzarayı televizyon ekranlarından hatırlıyor olabilirsiniz.

Dışı kadar içiyle de sizi etkileyecek olan katedrali, özellikle Noel ya da Paskalya gibi Hristiyanlar için özel dönemlere denk geliyorsanız mutlaka görün.

National 9/11 Memorial (11 Eylül Ulusal Anıtı)

National 9/11 Memorial (11 Eylül Ulusal Anıtı) New York

Amerika sokaklarında dolaşırken 11 Eylül tarihinde yaşanan vahim ikiz kule saldırısının izlerini mutlaka hissedeceksiniz. Bu olay asla unutulmadığı gibi; sayısı 3 bini bulan kurbanların anısı da her köşede canlı tutulmaya çalışılmış.

2001 yılında yaşanan bir olay; üzerinden neredeyse 20 yıl geçtikten sonra halen dün gibi yaşatılıyor.

Downtown adı verilen aşağı Manhattan bölgesinde, daha önce Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu yerde bugün çarpıcı yüzüyle anıtı görebiliyorsunuz.

Dünya Ticaret Merkezi ise, bugün One World Trade Center adı verilen başka bir kulede yükseliyor.

Ulusal anıtla birlikte, ziyaret edebileceğiniz bir müze de mevcut. Dünyadaki siyasi çevrelere göre hala şaibeli bulunan bu olaylara ilişkin belge ve kanıtlar 11 Eylül Müzesi’nde sergileniyor. Kamusal birliktelik ve halk tarafından gösterilen sosyal tepki adına da 11 Eylül’ün New York’taki izlerini görmek son derece önemli bir tecrübe.

Chrysler Binası

Chrysler Binası New York

Empire State tahtını sallamadan önce, New York şehrinin en yüksek binası Chrysler Binası idi. Tabii bu rekor, 11 ay kadar kısa bir süre Chrysler’in elinde kalabildi.

Chrysler Binası New York

Yine de seçkin mimarların görüşüne göre; şehrin en şık mimari eserlerinden biri bu. Dolayısıyla uzaktan da olsa dikkatinizi 319 metre yüksekliğindeki bu gökdelene mutlaka verin.

Art Deco mimarlık alanında görüp görebileceğiniz en güzel örneklerden biri kesinlikle Chrysler Binası.

Flatiron Binası

Flatiron Binası New York

Flatiron Building, New York seyahatinden aklınıza kazınacak son bina olabilir.

1902 yılında tamamlanmış olması; buraya ayrı bir hava katıyor. Dönemin teknolojisi ve mühendisliği ile nasıl böyle bir eserin hayata geçirildiği halen merak konusu.

14. Sokağın kuzeyinde yer alan gökdelen, bugün hala şehrin en yüksek yapılarından biri.

Broadway yoluna düştüğünüzde, muhtemelen Flatiron’un önünden geçecek ve mutlaka buranın ilginç mimarisini fark edeceksiniz. Bina, ismini ütü kelimesinden alıyor ve gerçekten de dev bir ütüye benziyor!

Müzeler

Hemen hemen her konuda olduğu gibi; kültür, sanat ve tarih denildiğinde de New York; tüm dünyadaki rakiplerini bir bir geride bırakıyor.

New York rotanızın üzerinde karşınıza çok sayıda müze çıkacak.

Ancak özellikle bilet fiyatlarında avantaj sağlamak için, müze planınızı yola çıkmadan önce yapın. Bu sayede, şehri gezmek için kullanacağınız City Pass içerisine istediğiniz mekanları dahil edebilirsiniz. Burada resmi fiyatlardan söz edeceğiz ancak City Pass, her durumda web sitelerinden tek tek bilet toplamaktan daha ucuza geliyor.

Bir hatırlatma da çocuklu aileler için: Neredeyse  tüm müzelerde çocuklara özel ücretli ya da ücretsiz etkinlikler var. Çocuğunuzun bu aktivitelerden yararlanmasını isterseniz, önceden etkinlik programına göz gezdirmeyi ihmal etmeyin.

Metropolitan Art Museum (Metropol Sanat Müzesi)

Metropolitan Art Museum (Metropol Sanat Müzesi)

Manhattan’daki Central Park içerisinde tüm dünyanın MET kısaltmasıyla tanıdığı; Metropolitan Art Museum ya da Türkçe adıyla Metropol Sanat Müzesi var.

Bu müzeye bağış toplamak üzere her yıl düzenlenen MET Gala törenlerini kaçırmış olamazsınız. Her yıl birbirinden ünlü isimler, gecenin konseptine göre birbirinden ilginç kostümlerle işte bu müze için kırmızı halıdaki yerlerini alıyor.

Metropolitan Art Museum (Metropol Sanat Müzesi)

Müzenin içindeki eserleri saymakla bitirmek mümkün değil; zira iki milyonun üzerinde eserden söz ediyoruz. Sanat koleksiyonunun büyük bölümü, ülkenin ileri gelen isimlerinin özellikle topladıkları nadide parçalardan oluşuyor. Buradaki tablo, heykel ya da antika eserlerin menşei Afrika, Asya, Avrupa, Okyanusya ve hatta Hindistan olarak değişebiliyor. Eski Mısır, Bizans dönemi ve İslam sanatı da kalıcı koleksiyona dahil.

Hal böyle olunca, eğer tüm haftanızı Metropol Sanat Müzesi’nde geçirmeyi planlamıyorsanız, mutlaka müzeye girmeden önce resmi web sitesini inceleyin. Bu sayede hangi bölümleri görmek istediğinize karar verebilirsiniz.

Müze için ihtiyacınız olan online biletler de web üzerinden satın alınabiliyor. Ücretler yetişkinler için 25 dolar, 65 yaş üstü için 17 dolar ve geçerli bir kimlik sunabilen öğrenciler için 12 dolar. 12 yaş altı çocuklardan ücret alınmıyor.

Metropolitan Art Museum (Metropol Sanat Müzesi)

Müzenin tek günde bitirilemeyeceğini yetkililer de kabul etmiş olacak ki, buraya tek biletle ardışık üç gün boyunca giriş yapabiliyorsunuz. Ancak dürüst olmak gerekirse, muhtemelen böyle bir vaktiniz olmayacaktır.

Eğer New York’ta uzun süreliğine bulunuyorsanız ve müze koleksiyonundan da vaktiniz kalırsa; terastaki New York manzaralarına da bir şans vermeyi ihmal etmeyin.

Müzeye metrodan sonra 10 dakika yürüyerek rahatça ulaşabiliyorsunuz.

Museum of Modern Art (Modern Sanat Müzesi)

Museum of Modern Art (Modern Sanat Müzesi) New York

Bu kez MoMA kısaltması ile bilinen bir sanat müzesi var karşımızda.

Yine Manhattan’da, Rockefeller Plaza gibi son derece merkezi bir lokasyonun birkaç adım ötesindeyiz.

Çağdaş Sanat denildiğinde aklınıza kim geliyorsa; Picasso’dan Warhol’a kadar hepsi bu müzenin parmakla gösterilen koleksiyonuna dahil.

Haftanın her günü açık olan müze, 10.30 ile 17.00 saatleri arasında gezilebiliyor. Cuma günleri bu saat aralığı 20.00’ye kadar uzatılıyor. Üstelik, yine Cuma günleri 16.00 ile 20.00 aralığında müzeyi ücretsiz gezme şansı bulabilirsiniz.

Museum of Modern Art (Modern Sanat Müzesi) New York

Tabii hatırı sayılır bir kalabalığa da hazır olun. Müze ücretleri genel olarak yetişkinler için kişi başı 25 dolar, geçerli bir kimlik sunabilen öğrenciler için 14 dolar ve 65 yaş üstü için 18 dolar. MET’ten farklı olarak burada 16 yaş altı çocuk kabul ediliyor ve ücret talep edilmiyor.

2019 yılında gezginlerin bu müzeyle ilgili dikkate almaları gereken bir durum var. 16 Haziran’dan başlayıp 20 Ekim’e kadar süren uzun sezon boyunca ne yazık ki müze kapalı tutulacak. Müzenin içinde, tutarı 400 milyon doları bulacak olan dev bir tadilat yapılması planlanıyor. 21 Ekim’de ise büyük açılış var.

American Museum of Natural History (Amerikan Doğal Tarih Müzesi)

American Museum of Natural History (Amerikan Doğal Tarih Müzesi) New York

Tarihe aklınıza gelebilecek her anlamda ışık tutan bu müze, Central Park’ın hemen karşısında yer alan konumuyla New York City gezi listenizin olmazsa olmazlarından biri.

Dinazor iskeletleri, fosiller, mavi balinalar ve Amerikan yerlileri derken aklınızı yitirebilirsiniz. 46 daimi sergi salonundan ve iç içe geçmiş 25 blok halindeki bir binadan söz ediyoruz.

New York’ta bazı müzelerde geçerli olan bağış usulü giriş sistemi, Doğal Tarih Müzesi’nde de geçerli. “Pay what you wish” olarak adlandırılan “istediğin kadar öde” sistemi aslında gerçekten heyecan verici. Yani dilerseniz 1 dolar ödeme yaparak içeri girebiliyorsunuz. Ancak bu seçenek yalnızca gişelerde var.

Web sitesinden bilet satın almak istediğinizde; yetişkinler için 23 dolar, 2-12 yaş aralığındaki çocuklar için 13 dolar, 65 yaş üstü yaşlılar ve öğrenciler için ise 18 dolar ödeme yapıyorsunuz. Eğer özel sergileri gezmek ya da uzay şovuna katılmak isterseniz bu fiyat daha da artıyor.

Solomon R. Guggenheim Müzesi

Solomon R. Guggenheim Müzesi

New York müzelerinin sadece bir kısmını öne çıkarmak büyük haksızlık; ancak biz yine de bir müzeye daha yer vererek bu bölümü sonlandıralım.

Yine de siz ilgi alanınız ya da koleksiyon anlayışınız her neyse, New York sınırlarında mutlaka aratın; çünkü bulmama ihtimaliniz yok denilecek kadar az.

Bahsimize konu olan Guggenheim Müzesi, sadece binasıyla bile öyle enteresan bir mimari sunuyor ki hakkında konuşulmasını sonuna kadar hak ediyor.

Müzenin tasarımı, mimar Frank Lloyd Wright’a ait. Bu bina 1959 yılından bu yana New York’un en güzellerinden biri.

Solomon R. Guggenheim Müzesi

Turistlerin tercihi genellikle en üst kattan başlamak ve döne döne aşağıya inmek.

Dönemsel sergilere göre buranın ambiyansı her an değişiyor.

Giriş ücretleri yetişkinler için kişi başı 25 dolar ve öğrenciler için 18 dolar olan müze, çocuklara ücretsiz. Cumartesi günleri 17.00 ile 20.00 saatleri arasında burada da “pay what you wish” uygulamasından yararlanarak ufak bir bağışla içeriye girebiliyorsunuz.

Tabii tıpkı Cuma günleri Modern Sanat Müzesi’nde yaşanan kalabalık gibi, burada da ekstra kalabalık gruplar sizinle birlikte müzeyi dolaşıyor olacaktır.

New York City Pass kapsamında, toplu bir ödeme yaparak bu müzeyi haftanın her günü ve saati için ücretsiz hale getirmeniz de başka bir seçenek.

Eğlence Merkezleri

Gelelim New York denildiğinde ilk akla gelen kavramlardan biri olan sınırsız ve aralıksız eğlencelere… Bu şehirde gece ve gündüzü ayırmak ışıltı bakımından asla mümkün değil. Hatta gecenin daha aydınlık olduğunu bile rahatlıkla söyleyebiliriz!

“City never sleeps” yani “uyumayan şehir” sıfatı da dünyada en çok New York’a yakışıyor. Dünyanın en ünlü eğlence merkezleri New York’ta ziyaretinizi bekliyor.

Bilet fiyatları gerçek anlamda cep yakabilse de, hayatta bir kere yaşanabilecek deneyimler bunlar.

Dolayısıyla etkinlik takvimlerini kontrol edip rezervasyon yaptırmakta da olabildiğince aceleci olmalısınız.

Broadway

Broadway New York

Tiyatro sanatıyla ilgilenenlerin rüyası ve diğer herkesin yapılacaklar listesinde vazgeçilmez bir parça: Manhattan adasında yer alan Broadway.

Dünya çapında değeri tartışılmayan bir Broadway müzikali ile New York City gezinizi kelimenin tam anlamıyla taçlandırabilirsiniz. Hatta bunu yapmamak; gezinizin değerinden eksilten büyük bir kayıp olabilir.

Broadway New York

Broadway müzikalleri saatlerine ve popülaritelerine göre fiyatlarda değişkenlik gösteriyor. Ancak 60 doların altında bir şeyler beklememek lehinize olur. Müzikaller ve şovlar arasından 150-160 dolarlık seçimler de yapabilirsiniz tabii ki, tamamen size kalmış.

Chicago, The Lion King ya da Phantom of the Opera gibi klasikler; farklı tarihlerde farklı turist grupları ile buluşuyor. Gündüz gösterimleri bir nebze daha uygun fiyata.

Bilet bulamama riskine karşılık, biletlerinizi online olarak tiyatronun resmi web sitesinden alma yoluna gitmelisiniz.

Brooklyn Müzesi

Brooklyn Müzesi New York

Mesai saatleri içinde, ancak okulların toplu ziyaretleriyle renklenen müzelerden sonra; bir müzeyi eğlence merkezi olarak görmek şaşırtıcı değil mi?

Şu kadar söyleyelim; bu müzede tek bir haftanın içinde, farklı gecelerde bir salsa partisi, bir Meksika gecesi ve bir de elektronik müzik partisi düzenlenebiliyor. Tabii bu programın her sezon tamamen değiştiğini de belirtelim.

Etkinlik takvimi halka açık; dolayısıyla programa önceden erişebilirsiniz. Bazı etkinliklerin ücretsiz olması da ayrı bir güzellik.

Dolayısıyla New York seyahatine çıkmadan mutlaka Brooklyn Müzesi’nde ne var ne yok diye kontrol etmelisiniz.

Soho

Soho New York

Eğer İstanbul’a gittiğinizde en çok Nişantaşı’nda takılmayı seviyorsanız; New York’taki adresiniz de Soho demektir.

Burası entellektüel açıdan şehrin en gelişmiş yerlerinden biri. Pahalı butiklerin arasında şık kafe ve restoranlar, şehrin ünlü simalarını ağırlıyor. Gün boyu finans ve borsa gibi geliri yüksek ancak stresi bol işlerde çalışanlar; akşamları buralarda stres atıyor.

Soho New York

Çılgın eğlenceler değil belki ama akşamüstü birasını yudumlamakta olan sanatçılar ve zenginler görmeye hazırlıklı olun.

Burası alışveriş yapmayı sevenler için de gerçek bir cennet.

Chinatown

Chinatown New York

Adından anlaşıldığı gibi Çinlilerin yaşadığı bir mahalle olan Chinatown; size kısa yoldan bir Çin seyahati sunabilir. Amerika’dan sonra bir de Asya gezisi için harcama yapmak zorunda değilsiniz!

Burası asla turist çekmek için yaratılan ucuz bir kopya değil. Mahallede gerçekten Çin’den gelen insanlar yaşıyor ve dünyanın en güzel Çin restoranları da burada bulunuyor.

Gece saatlerinde canlı müzik yapan caz kulüpler, New York’un en ünlüleri arasında.

Williamsburg

Williamsburg Brooklyn New York

Brooklyn ilçesinde yer alan Williamsburg, Almanya’nın Berlin şehrine benzetilen bir yerleşim.

Williamsburg Brooklyn New York

Burada çağdaş sanat adım adım takip ediliyor, daha çok hipster adı verilen kesim gece hayatında Brooklyn Williamsburg’da olmaktan keyif alıyor.

Williamsburg Brooklyn New York

Alternatif müzik yapan grupların sayısı hiç de azımsanacak gibi değil.

Sürekli Manhattan’da olmaktan sıkılanlar ya da ikinci New York seyahatini yapıp yeni yerler görmek isteyenler için burası gayet hoş bir eğlence seçeneği olabilir.

Madison Square Garden

Madison Square Garden New York

Dışarıdan bakıldığında, burası bir turist olarak yanından geçip gidebileceğiniz bir spor kompleksi. Ancak hem devasa büyüklüğü hem de arkasında yatan tarih nedeniyle, hiç değilse uzaktan da olsa dikkatlice bakmanızı hak ediyor. Burası “dünyanın en ünlü arenası” olma iddiasına sahip.

NBA tarihindeki en büyük ikinci salon olan Madison Square Garden; tüm dünyanın heyecanla takip ettiği birçok etkinliğin de ev sahibi.

Michael Jackson ya da John Lennon gibi efsane isimlerin efsane konserleri burada düzenlenmiş. Halen de önemli müzik, sanat, spor ve aile etkinlikleri için burası aynı anda binlerce kişiyi ağırlamaya devam ediyor.

Siz de dünyaca ünlü bir grubun konserini canlı canlı, tam yerinde izlemek isterseniz MSG resmi web sitesinden New York seyahat tarihinize göre bilet satın alabilirsiniz.

Coney Adası

Coney Adası New York

Orijinal adıyla Coney Island, Brooklyn’in bir ucunda plajlarla buluşabileceğiniz bir yer.

Manzaraya aynı zamanda bir lunapark, falcılar, palyaçolar ve çok sayıda mekan da dahil olunca burası bir anda Manhattan’dan yalnızca bir saat mesafede dev bir panayır alanına dönüşüyor.

Özellikle yaz aylarında New York’taysanız bu alternatif eğlenceye bir şans verin ve denizin kokusunu içinize çekerek bol bol eğlenin.

Coney Adası New York

Kış mevsimi Coney için düşük sezon; ancak istisnalar yok değil. Ekim ayına denk gelen Cadılar Bayramı yani Halloween dönemi de kesinlikle burada olmak isteyeceğiniz bir tarih. Yine Noel ve yılbaşı denildiğinde de, şehri dolduran kalabalıklar Coney’e taşıyor.

Adaya gittiğinizde zaman kavramını yitirebilir ve kendinizi 1950’li yılların Amerika’sındaymışsınız gibi hissedebilirsiniz.

Kendinizi ortama uygun hissetmek isterseniz de, burada kovboy şapkalarından bol eteklere kadar kostüm alışverişi de yapmanız muhtemel.

Radio City Music Hall

Radio City Music Hall New York

Rockefeller Center kapsamında yer alan Radio City Music Hall, şehrin en ikonik eğlence merkezlerinden biri. Önemli sanatçılar ve gruplar yine burada da sahne alıyor.

Radio City Music Hall New York

Etkinlik olmayan günlerde ise, içeriyi turlar kapsamında görmek mümkün. Televizyon ekranlarından aşina olduğunuz America’s Got Talent isimli yetenek yarışmasının düzenlendiği adres de yine Radio City.

Eğer yılbaşı ve Noel gibi özel bir dönemde buradaysanız, Rockefeller’ın dev Noel ağacı önünde fotoğrafınızı çektirdikten sonra içeride düzenlenen etkinliklerden birine katılabilirsiniz. Tabii bilet rezervasyonunuzu aylar öncesinden yaptırmış olmak koşuluyla…

Blogger, içerik yazarı, editör, besteci, söz yazarı, gitarist, turizmci, seyahat tutkunu, müzik ve kedilere hasta☺️

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here