Ramazan’da İstanbul’da Ziyaret Edilecek 15 Yer

0
258
ramazanda gezilecek yerler

“Oruç; dünyanın albenisinde yitirdiğimiz benliğimizi kimsesizleri hatırlamakta bulduğumuz vuslat zamanı.” demiş Bülent Acun. Daha iyi başka nasıl anlatılabilir ki Ramazan’ın varlığı ve kutsallığı? Böylesine ulvi bir görevi icra ederken de kendini biraz olsun arındırmayı hedefleyen kimselerin kalabalık içine karışmayı ve kutsal mekanlarda bulunmayı istemesi hayli doğal. Ramazan kalabalık sofralar arzu ettiği kadar hoşgörülü ve birbiriyle sevgi, saygı çerçevesinde görüşen insanlara da ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla en kötü duygulardan arındıran, saf duyguları harekete geçiren kutsal yerleri ziyaret etmek Ramazan ayının gerekliliklerinden biri haline geliyor. Bu sebeple kendini İstanbul sokaklarının akışına bırakan nice insan, sayısız kutsal mekânın içinde “nereye gitsem” havuzunda debeleniyor. Dolayısıyla bu durumlarda ihtiyacınız olan tek şey, iyi bir rehber olacaktır. Ramazan ayının en hareketli ve en bereketli noktalarını işaret etmek adına derlediğimiz bu yazıda 15 kutsal mekânın izini bulacaksınız.

Sultanahmet Camii – Sultanahmet, Fatih

6 minaresi bulunan Sultanahmet Camii, en çok turist çeken camilerden biri olarak Ramazan ayında da bu ritüeli bozmayacağa benziyor. Sultan I. Ahmet’in isteği üzerine Mehmet Ağa tarafından yapılan bu cami, İznik çinileriyle bezenmiş bir mimari harika adeta. Sultanahmet Meydanı’nın manzarasının en önemli parçalarından biri olan Sultanahmet Camii ziyaretçileri 2018 yılının Ramazan ayında Asırlık Tatlar ve Sanatlar Çarşısı adı altında düzenlenecek olan etkinliklerle iftarı kalabalıkla beraber yapma fırsatına erişebilir. Zaman zaman ünlü isimlerin dahi konuk olabildiği bu tarz etkinlikler her yıl Sultanahmet Meydanı’nda gerçekleşiyor. Üstelik ilerleyen saatlerde teravih namazını cemaatle beraber kılma şansına erişme imkânınız da var. Bağcılar-Kabataş güzergahı dahilinde ilerleyen T1 hattıyla Sultanahmet İstasyonu’na varınca Sultanahmet Camii, 5 dakikalık yürüme mesafesinde kalıyor.

Süleymaniye Camii – Süleymaniye, Fatih

Kanuni Sultan Süleyman’ın arzusu üzerine 85 yaşına varmış olan Mimar Sinan’ın yaptığı ve daha sonra “kalfalık eserim” diye tanımlayacağı Süleymaniye Camii, Osmanlı mimarisini en iyi yansıtan binalardan biri olarak büyük önem arz ediyor. Medrese, hamam, kütüphane gibi ek hizmetlerin yer aldığı külliyesi de bulunan bu camiye kuş bakışı bakıldığında inanılmaz bir görüntü ziyafeti sunuyor. İnanılmaz bir zekanın ürünü olan camide her bir detay Mimar Sinan tarafından özenle hesaplanmış. Ramazan hazırlıklarına başlayan caminin halıları değiştiriliyor şu sıralar. Zaman zaman külliye kısmında iftar yemekleri de düzenleniyor ama bu yıl için herhangi bir duyuru henüz yapılmadı. Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan Türbelerine çok yakın bir mesafede bulunan Süleymaniye Camii’ne M2 hattı ile gidilebiliyor.

Eyüp Sultan Camii ve Türbesi- Merkez, Eyüp

1459 yılında yapılan Eyüp Sultan Camii ve aynı bahçede yer alan Eyüp Sultan Türbesi, daha çok hicret olduğu zaman Hz. Muhammed’i ağırlama şerefine muktedir olma özelliğiyle öne çıkan Ebu Eyyub El-Ensari Hazretleri olarak anılan zata ait. Özellikle Ramazan ayında sık sık ziyaret edilen Eyüp Sultan Türbesi, sabah namazlarında da dolup taştığı için ayrı bir öneme taşıyor. Üstelik İstanbul’u fethedecek olan kişiyle ilgili Ebu Eyyub El-Ensari’nin öngörüleri çoğu yerde yalanlanıyor ama bu konuda epey nam saldığını söylemeliyiz. Rivayete göre Medineli Müslümanlardan olan Eyüp Sultan, İstanbul’un fethinden önce ashabına önceden bu haberi muştulamış. Bu yüzden de İstanbul’un fethini gerçekleştiren Fatih Sultan Mehmet, Eyüp Sultan’ın mezarının bulunmasını sağlayarak onu yüceltmek adına onun için bir külliyenin yapımına başlanması için çalışmış. Bahçesinde asırlardır yer alan çınar ağacıyla ve suyu kutsal kabul edilen çeşmesiyle öne çıkan ve Haliç tarafında yer alan bu iki kutsal binaya ulaşım için Eyüp güzergahında hareket eden otobüslere binmek mümkün. Her gün gül suyuyla temizlenen cami ve türbe Ramazan ayı boyunca günün her saati misafir kabul ediyor.

Fatih Camii – Ali Kuşçu, Fatih

Özene bezene inşa edilen Fatih Camii’n 1469 yılında ilk yapıldığı zamandan bu yana defalarca restore edilmiş olması, binanın mimari özünü kaybetmesine sebep olmuş ama yine de Fatih Camii bugün hala görkemli bir siluete sahip. Başından onca felaket geçmesinden dolayı sayısız restorasyona maruz kalan Fatih Camii, aslında pek çok önemli olayın merkezlerinden biri olmuş tarihte. Mesela, 1932 yılında ezan ilk kez Türkçe okunması için seçilerek bir yeniliğe ön ayak olmuş. Yapıldığı dönemden itibaren kültürel bir merkez olan bu caminin içinde zamanında hastane dahi varmış. 5 yıl boyunca devam eden onarım çalışmalarının artık son bulması üzerine Fatih Camii, bu Ramazan ayında en az 5 bin kişinin eş zamanlı namaz kılabileceği alana sahip olma özelliğiyle cemaatine hizmet vermeyi planlıyor. Fatih Camii oldukça merkezi bir konumda bulunduğu için ulaşım konusunda hiçbir sıkıntı yaşamayacağınız garanti ediyoruz. İETT otobüsleriyle Malta durağına ulaştığınızda rahatlıkla bu camiye ve külliyesine gidebilirsiniz.

Sokullu Mehmet Paşa Camii – Küçük Ayasofya, Fatih

Mimar Sinan’ın eserlerinden biri olan Sokullu Mehmet Paşa Camii, 1572 yılında Kanuni Sultan Süleyman dahil olmak üzere 3 padişahın sadrazamlığını üstlenen Sokullu Mehmet Paşa’nın eşi ve kızının isteği üzerine yapılmış. İç avlusu bulunan bu cami, bahçesindeki şadırvanla birlikte bir külliyeye dahil edilmiş. Cennet yakutlarından olduğu düşünülen Hacer’ül Esved taşının 4 parçasının sergilendiği bir yer olarak Kabe’ye gitme şansı olmayanların bir nebze olsun gönlünü hoş ediyor. Özel bir el işçiliğinin izlerini taşıyan bu cami, tıpkı Fatih Camii gibi restorasyon için ziyarete kapalıydı. Ancak bu Ramazan’a yetişen çalışmaların ardından yeniden ziyarete açılmış oldu. Küçük Ayasofya Mahallesi’nde konumlanan bu camiye İETT otobüsleri, tramvay gibi toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak mümkün.

Kalenderhane Camii – Kalenderhane, Fatih

Aşağıdaki panelden otobüs ve uçak bileti sorgulayabilirsiniz.

9. yüzyılda Diyakonissa Kilisesi için hizmet veren bina orduda bulunan dervişler için kullanılmaya başlanmasından dolayı “derviş” anlamına gelen “kalender” sözcüğüyle Kalenderhane olarak adlandırılmış. 1972 yılındaki restorasyonunda bugünkü haline kavuşan yapının içinde kabartmalar ve kaplamalar bulunuyor. Kilise için yapılan binada bulunan haç şeklindeki yapı bozularak tuğlalarla örtülmüş. Oldukça görkemli bir yapıya sahip olan Kalenderhane Camii’ne yakın bir kısımda eskiden burada Doğu Roma döneminde yapılmış olan Valens adındaki su kemerinin kalıntılarını görmek mümkün. İETT otobüsleriyle rahatlıkla ulaşılabilen Kalenderhane Camii’ne Ramazan ayında bir ziyaret gerçekleştirebilir ve Fatih Sultan Mehmet’in camide yer alacak kişilere verilmesini istediği ödemelerin yer aldığı belgeyi görebilirsiniz.

Şehzadebaşı Camii – Kalenderhane, Fatih

Mimar Sinan’ın çıraklık eseri olan Şehzadebaşı Camii, altı kapısı bulunan bir avlunun içinde yer alıyor. Kubbe hayranlığı olan Mimar Sinan’ın bu eserinde de bir büyük ve dört tane de küçük kubbe bulunuyor. Şehzade Türbesi ise renkli çinilerle dizayn edilerek oldukça farklı bir yapıya büründürülmüş. Ayrıca dış taraftaki avlunun içinde Destari Mustafa Paşa ile İbrahim Paşa adındaki iki önemli zatın türbelerine de yer veriliyor. Burada yer alan çınar ağacının dibinde namaz sonrası irmik helvası dağıtan Helvai Yakup Efendi’nin bereketli helvalarından ötürü ağacın kutsal kabul edildiği ve muhterem şahsın mezarının bir zamanlar burada olduğu rivayet ediliyor. Bu Ramazan ayında hatimle birlikte teravih namazı kıldırılacak olan Şehzadebaşı Camii’ne ulaşım için İETT otobüslerine binerek Şehzadebaşı durağında inebilirsiniz.

Helvai Yakup Efendi Türbesi – Kalenderhane, Fatih

Helvacı Baba olarak bilinen Helvai Yakup Efendi, 1510 yılında doğan bir halife aslında. Ancak zamanında helva satarak geçimini sağladığı için bu isimle anılan bu mukaddes kişinin Fatih’de bulunan türbesi, her yıl sayısız ziyaretçiyle dolup taşıyor. Üstelik burada ziyaretçiler, dilek diledikten sonra kabul olması adına gerekli olan helva dağıtma ritüelini gerçekleştiriyorlar. Bayrami Pir Ali Aksarayi’nin halifesi olan Yakup Efendi’nin Şehzade Camii’ndeki mezarının Süleymaniye Camii’ne taşındığı söyleniyor.  Tıpkı Helvacı Baba’nın ardından Şehzade Camii’n bahçesindeki çınar ağacının orada helva dağıtımına devam eden kişilerin 1980 yılında yarattığı kalabalığın düzeni bozma gerekçesiyle helva dağıtmasına engel olunması gibi… Yenikapı-Hacıosman güzergahında ilerleyen M2 hattının Vezneciler İstasyonu’nda inildiğinde rahatlıkla türbeye ulaşım sağlanabiliyor.

Oruç Baba Türbesi – Topkapı, Fatih

Fakirlik çeken bir derviş olan Oruç Baba, bu ismini Ramazan aylarında tuttuğu orucu bir kuru ekmek ve sirkeyle açması almış. Oruç Baba ismiyle anılan zat, savaş zamanında da askerlere dağıttığı yiyecekler ve sular konusunda bol gönüllü olmasıyla da bilindiğinden özellikle bu mübarek ayda Oruç Baba Türbesi sıklıkla ziyaret ediliyor. Oruç Baba Türbesi’ni ziyaret edip de ilk iftarını burada yapmayı düşünenler sirke ve ekmekle geliyorlar. Ramazan’ın ilk gününde oruçlarını burada, diğer ziyaretçilerle beraber açanların dualarının kabul olduğuna inanılıyor. Tramvay ile rahatlıkla ulaşım sağlayabileceğiniz Oruç Baba Türbesi’nde Ramazan’ın ilk günü ve son gününde bereketli olduğuna inanılan yiyeceklerin diğer ziyaretçilerle bunları paylaşılması çok önemli. Zira burada paylaşılan sirke, ekmek gibi ürünlerin bereket getireceğine inanılıyor. Çünkü insanlar, ömrünü bu şekilde yaşayarak geçirmiş olan Oruç Baba’nın bereketinden kendilerine az da oysa pay çıkabileceğini umuyorlar.

Bayezid Camii – Beyazıt, Fatih

1505 yılında inşa edilen Bayezid Camii, II. Bayezid’in mezarını bünyesinde bulundurması açısından oldukça önemli bir yere sahip. Hamam, sübyan mektebi, medrese gibi yapıların bulunduğu, zamanın sosyalleşme ve kültür merkezi olan külliyenin bir parçası olan Bayezid Camii’nin mermer yapılı avlusunun içinde bir de şadırvan yer alıyor. Mihraba yakın olan kısımda Yavuz Sultan Selim’in isteği üzerine yapılmış olan türbe de bulunuyor. Bugün Bayezid Külliyesi’nin içinde yer alan kervansaray devlet kütüphane olarak hizmet veriyor. Eğer kitaplara ilgi duyuyorsanız burada bulunan kitaplara göz atabilirsiniz. Ayrıca Bayezid Camii’n en önemli özelliklerinden biri de bu camiden sonra yapılan bütün camilerin kıblesi belirlenirken Kabe’ye bakmasından dolayı bu caminin yönü esas alınmış olması. Şu sıralar restorasyonu devam eden caminin 2019 yılında teravih namazları için hazır olacağı düşünülüyor. Beyazıt otobüs durağında indiğinizde kolayca Bayezid Camii’ne varabilirsiniz.

Ortaköy Camii – Mecidiye, Beşiktaş

Büyük Mecidiye Camii olarak da bilinen ve İstanbul’un Boğaz manzarasına sahip camilerinden biri olan Ortaköy Camii, Beşiktaş’ın en meşhur pozlarından birinin içinde yer alıyor. Ayrıca nice insanın buluşma ve kavuşma mekânı olan Ortaköy Camii, Ramazan aylarında da cemaatin teravih için toplanma alanı oluyor. 1854 yılında inşa edilen bu caminin isyanlar sırasında yıkılmasına rağmen Sultan Abdülmecid’in isteğiyle yeniden bina edilmesi sayesinde varlığı günümüze kadar ulaşabilmiş. Üstelik Abdülmecid’in hat becerisiyle yazdığı Allah, Muhammed gibi kutsal isimler de hala kubbedeki yerini koruyor. Gezinizin bu noktasında iftar saati gelmiş olursa sahilde yer alan restoranlardan birinde orucunuzu açabilirsiniz. Beşiktaş İskelesi’ne oldukça yakın bir mesafede bulunan Ortaköy Camii’ne de uğrayan teknelerden birinde de iftar yapmanız mümkün.

Rüstem Paşa Camii – Rüstem Paşa, Fatih

Hasırcılar Çarşısı’nda konumlanan Rüstem Paşa Camii, kıyafetinde bulunan bit ile ilginç bir şekilde Mihrimah Sultan ile evlenme şansına muktedir olması rivayet edilen Rüstem Paşa’nın isteği üzerine yapılmış. Bu olay Mihrimah Sultan ile evliliğiyle gündeme gelince ortaya atılan cüzzamlı dedikodusu üzerine padişahın hekimbaşısından öğrendiğine göre cüzzamlı kişide bit bulunmayacağını iddia etmesiyle vuku bulmuş. Üstelik Süleymaniye Camii ile yakın bir mesafede bulunuyor olması da bilhassa Rüstem Paşa’nın sadrazamlığa getirildikten sonra padişah ile olan münasebetine bağlanıyor. Ünlü bir profesör olan Prof. Dr. Walter B. Denny tarafından adeta bir çini müzesine benzetilen caminin dışı bu çinili son cemaat yerinin aksine sade olması manidardır. Bu Ramazan ayında ziyaret edebileceğiniz ve belediye otobüsleriyle ulaşım sağlayabileceğiniz Rüstem Paşa Camii’n avlusunda geçtiğimiz yıllarda iftar yemekleri düzenlenmişti.

Aziz Mahmud Hüdayi Efendi Hazretleri Camii Serifi – Aziz Mahmud Hüdayi, Üsküdar

1598 yılında yapımı tamamlanan Aziz Mahmud Hüdayi Efendi Hazretleri Camii Serifi’nde 1628 yılında vefat etmesinin ardından gömülen Aziz Mahmud Hüdai’nin naaşı bulunuyor. Derviş hücreleri, zatın kendisi ile kızlarına ait bölümler gibi kısımlardan oluşan külliyede yer alan cami kızı ve Mihrimah Sultan tarafından yaptırılmış. Sabah 09.00 ila 20.00 saatleri içerisinde ziyarete açık olan Aziz Mahmud Hüdayi Efendi Hazretleri Türbesi de bu külliyeye dahil edilmiş. Celvetiye tarikatına mensup pirlerden biri olan Aziz Mahmud Hüdai’yi ziyaret sırasında okunacak özel bir dua bulunuyor. Özellikle Ramazan ayında sık sık ziyaret edilen Aziz Mahmud Hüdayi Efendi Hazretleri Camii Serifi’nde edilen bu duanın kabul olacağına inanılıyor. Belediye otobüsleriyle ulaşım sağlanabilen bu ibadet alanına en yakın duraklar Ahmediye ve Halk Caddesi oluyor.

Şeyh Selami Ali Efendi Türbesi – Kısıklı, Üsküdar

Şeyh Selami Ali Efendi Türbesi, Celvetiye tarikatına mensup olan Şeyh Selami Ali Efendi’ye ait. Bu zat tarikata kendi adıyla yeni bir kol kazandıran pirlerden biri olmuş. Şeyh Selami Efendi’nin dobra kişiliği yüzünden Bursa’ya sürüldüğü, tarikata mensup kişilerce eleştirildiği ve hakkında çıkan dedikoduların ardı arkası kesilmeyince şeyhlik makamının IV. Mehmet’in isteğiyle kaldırıldığı söyleniyor. Buna rağmen sahip olduğu her şeyi hayır işlerinde kullanmasından ve çeşitli noktalarda bulunduğu yardımlardan dolayı kutsal bir mertebeye ulaştırılan Selami Ali Efendi, öleceğini hissederek cemaatin onu taşımakta zorlanmayacağı bir yere gidip abdest aldıktan sonra ölmesi üzerine ne kadar mukaddes bir kişi olduğu kabul edilmiş. Üstelik ölümüne üç gün kala dağıttığı keşkekler ve para da İstanbul adeti olup çıkmış. Bu sebeple ziyaretçisi oldukça bol olan Şeyh Selami Ali Efendi Türbesi’ne bu Ramazan’da gitmek isterseniz otobüsü kullandığınızda Selami Türbesi Sokak durağında inebilirsiniz. Üsküdar’daki diğer gezilecek görülecek yerler için linke tıklayabilirsiniz.

Zuhurat Baba Türbesi – Ataköy, Bakırköy

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetme çabasının ardında binlerce hikâye var aslında. Bunlardan biri de Zuhurat Baba diye bilinen zatın hikayesi. Zuhurat, kelime olarak aslında “umulmadık, olağan dışı olgular” demek. Çünkü Bizanslılar tarafından Osmanlı askerlerinin kullandıkları su kaynaklarının zehirle sabote edilmesi üzerine Zuhurat Baba mucizevi bir biçimde ortaya çıkmış ve askerlere su kırbasıyla su dağıtmış. İşte bu şekilde askerlere su taşırken savaş alanında ölünce olduğu yere defni sağlanan Zuhurat Baba’nın bugün türbesi sayısız insan tarafından ziyaret ediliyor. Su dağıttığı kırbasından da oluk oluk sularının akması onun kutsal bir zat olarak kabul edilmesine neden olmuş. Ramazan boyunca ziyarete açık olacak olan Zuhurat Baba Türbesi’ne bir uğramayı düşünüyorsanız İETT otobüslerine binerek Yücetarla durağında inebilirsiniz.

Blogger, içerik yazarı, editör, besteci, söz yazarı, gitarist, turizmci, seyahat tutkunu, müzik ve kedilere hasta☺️

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here