Safranbolu Seyahat Rehberi

0
3333

Türkiye’de bulunan en özel yerleşimlerin bir listesi olsa, müze kent Safranbolu kesinlikle ilk sıralarda altın harflerle yer almayı başarır.

Batı Karadeniz Bölgesi’nin en çekici turistik destinasyonlarından biri olan Safranbolu ilçesi, 1994 yılından bu yana UNESCO’nun da kanatları altında. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin yıldızlarından biri olan Safranbolu’da cami, han, hamam ya da türbe gibi eserlerin neredeyse tümü ilk günkü gibi korunuyor.

Evlerin bölgeye has mimarisine, gelenek ve göreneklerin çeşitliliği de eklenince Safranbolu tam bir kültür hazinesi haline geliyor. Tüm dünyanın ilgisini çeken Safranbolu sokaklarında, koruma altındaki yapıların sayısının bini aştığını söylemek herhalde ilçenin önemini anlatmak için de yeterli olur.

Küçük bir Anadolu ilçesi olmasına rağmen Safranbolu’yu ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin toplam sayısı 300 bini aşıyor; ilçe Amerika Birleşik Devletleri, Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayvan gibi dünyanın bir ucundaki ülkelerden turistleri bile etkisi altına alıyor.

Türkiye’nin en popüler tarihi yerlerinden biri olan Safranbolu’yu ziyaret etmenin yerli ve yabancı turistlere getirdiği birçok ayrıcalık sayılabilir. Müzelerin, evlerin, tarihi ve doğal güzelliklerin yanı sıra, adını safrandan alan bu ilçe lezzet bakımından da son derece geniş bir yelpaze sunuyor. Yolu Safranbolu’ya düşen bir kişinin, geleneksel sunumlarla misafirlere ikram edilen lokumların tadına ve görüntüsüne hayran olmaması mümkün değil. Safranlı etler, pilavlar ve çorbalar da ziyafet sofralarını sarı renkle süslüyor.

App_indir_banner_mobil

Geceleri son derece sakin olan ilçe; bir hafta sonu programına rahat rahat sığabilecek nitelikte. Yıllık izin bile kullanmadan Türkiye’nin cennetten bir köşesini görmek, binlerce yıllık tarihin canlı bir tanığı olmak isterseniz; sizi hemen Safranbolu’ya alalım. Sömestr tatil planlarına, Tabii rotanızı Karadeniz’in başka cennet köşeleriyle birleştirmek isterseniz; Safranbolu’ya araçla geze geze gitmenizde ve yollarda en az bir hafta geçirmenizde de sakınca yok.

Gezinize hazırlanırken sizin için hazırladığımız kapsamlı seyahat rehberinden faydalanmayı ihmal etmeyin. Şimdiden iyi tatiller!

Safranbolu Tarihi

safranbolu karabük (2)

Normal koşullarda bir ilçenin tarihinden bahsedilirken, her şey soyut bir anlatıma dönüşür. Ziyaretçilere de bu tarihi tıpkı bir masal gibi sakince dinlemek kalır. Ancak söz konusu kültür hazinesi Safranbolu olunca, tarihin tüm oyuncularını aynı perdede, canlı canlı karşınızda bulabiliyorsunuz.

ucakbileti_sorgula (1)

Yüzlerce yıllık yapılar, sadece duvarları ve kapılarıyla bile duymasını bilene çok şey anlatıyor. İşin içine bir de Safranbolu’nun misafirperver yaşlıları eklenince, şehir turunun detaylı anlatımını dilerseniz profesyonel bir rehber yerine yerli halktan da alabilirsiniz.

Safranbolu; Türkiye Cumhuriyeti ve Osmanlı İmparatorluğu’nun dışında Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Romalılar, Selçuklular, Çabanoğulları, Candaroğulları ve Helenistik Krallıklar’dan da izler taşıyor.

İlçenin geçmişiyle ilgili en eski izler Milattan Önce 3000 yılını işaret ediyor. Homeros’un İlyada Destanı’nda buradan Paplagonya olarak bahsedildiğine şahit olabilirsiniz. Safranbolu’nun tarihteki diğer adları ise Dadybra, Zalifre ve Zafranbolu olarak sayılabilir.

Kızılırmak ve Filyos Irmağı arasında kalan bölgenin verimli toprakları farklı Türk Beylikleri ve Bizanslılar arasında yıllar boyunca paylaşılamamış desek herhalde hata olmaz.

Türklerin kesin egemenliği Selçuklular dönemine, yaklaşık olarak 1196 yılına rastlıyor. Osmanlılar ise 1354 yılında Şehzade Gazi Süleyman Paşa dönemiyle birlikte Safranbolu ilçesine giriş yapmış durumda.

İlçe en zengin zamanlarını da, İstanbul ile Sinop arasında önemli bir konaklama merkezi olarak 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşamış.

İlçeye damga vuran bir diğer topluluk olan Candaroğulları’ndan kalan han, hamam ve medreseler de bugün hala ayakta duruyor.

safranbolu

Bugün Safranbolu ve çevresindeki bölge tam bir medeniyetler beşiği olarak, tarihteki tüm konuklarının ayak izlerini barındırıyor. Şehrin sokaklarındaki bu katmerli yapı; özellikle tarihe ilgi duyanlar için keşfedilmeyi bekleyen bir mucize gibi.

Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında Zonguldak iline bağlı hale getirilen Safranbolu; Osmanlı döneminde ise Kastamonu sancağına bağlı bir kaza olarak varlığını sürdürmekteydi. 1995 yılında Türkiye Cumhuriyeti vilayet yapısının değişmesiyle, bu kez Karabük Türkiye’nin 78. ili oldu. Safranbolu o tarihten bu yana artık bir Karabük ilçesi.

otobusbileti_sorgula2

Tüm bu organizasyon yapısı; Safranbolu’nun yakın komşularını ve çevre illerle kurduğu son derece kuvvetli bağları da göz önüne seriyor diyebiliriz. İsmiyle bile marka haline gelen ilçede bugün neredeyse 64 bin kişi yaşıyor. İstanbul’a yakın olması sebebiyle Safranbolu haftasonu planlarının gözde tatil rotalarından bir tanesi.

Safranbolu Evleri

13- Safranbolu

Safranbolu’ya seyahat edenlerin aklında kalan en net imgeler arasında tarihi Safranbolu evleri var. Evlerin içi ve dışı günlük geziler sırasında bol bol ziyaret ediliyor; Safranbolu dönüşünde ise ev maketleri hediyelik olarak satın alınıyor. İlçe merkezindeki iki bin geleneksel Türk evinden sekiz yüz kadarı yasal koruma altında.

Safranbolu evlerinin ilçe içinde iki temel gruba ayrıldığını görebilirsiniz. Bunlar, şehir olarak adlandırılan bölgedeki kışlık evler ve yazlık bölümde yer alan bağ evleri olarak sınıflandırılabilir. Kışlık evler birbirine yakın bir biçimde dar sokaklarda; bağ evleri ise daha geniş aralıklarla ve daha yüksekte konumlanıyor.

shutterstock_1212367729

Şehir evleri arasındaki yollar da; evlerin dış cephelerinin bir bölümü de taşlarla kaplı. Hiçbir ev diğerinin manzarasını kapatmıyor ya da güneş almasını engellemiyor. Evlerin her biri, şahane bir işçilik örneği sunuyor. Bugün şehirlerde yaşanan kaosa ve plansızlığa bakıldığında, Safranbolu’nun sahip olduğu nizam daha da etkileyici. Evlere en karakteristik özellikleri ise; beyaz badanalar ve ahşap çatılar veriyor. Bazı konakların içerisinde havuz da bulunuyor.

Yerli halkın yaşayışı hakkında en can alıcı bilgiler de yine evlerin mimarisinde saklı. Komşuya saygının bu kadar ön planda olduğu bir ilçe ile daha önce karşılaşmamış olabilirsiniz. Aynı şekilde, neredeyse her evde misafir odası ve misafir banyosu bulunuyor. Bu da misafirperverliğe gösterilen önemin en büyük işaretlerinden biri.

safranbolu

Evlerin giriş kapısında biri tok ses diğeri ise tiz ses çıkaran irili ufaklı iki tokmak var. Bu sayede erkek konuklar iri tokmağı, kadınlar tiz tokmağı çalarak ev sahibine geldiklerini haber verebiliyor. Kalabalık aile evlerindeki bu uyarı; haremlik selamlık kültürüne de vurgu niteliğinde. Kapı tokmağına düğüm atılması ise; ev sahibinin bir süreliğine evde olmadığını ifade etmenin naif bir yolu. Tek düğüm birkaç saatlik, çoklu düğüm ise birkaç günlük yokluğu gösteriyor.

Safranbolu evlerin zemin katı “hayat” olarak adlandırılıyor. Gündelik yaşam ısı avantajının da etkisiyle daha çok orta katta geçiyor. Tarihi evlerde ısınma daha çok ocaklarla sağlanırken, soba kullanımı ancak evlerin son yıllarına denk geliyor. Evlerin en üst katı ise; genellikle mükemmelliğe varan iç ve dış dekoratif unsurlara sahip.

safranbolu

Ahşap kapı ve tavan süslemeleri kesinlikle görülmeye değer. Safranbolu evleri için zamanında geliştirilen şehir alt yapısı, hala başarıyla çalışmaya devam ediyor.

Her evin ayrı bir hikayesi, her hikayenin de şık bir sunumu var. Safranbolu geziniz süresince, geçmişten bugüne taşınan detaylara hayranlık duymanız kaçınılmaz. Kimi evler restore edilerek ticari amaçla da faaliyet gösteriyor. Mahalle ve sokak kültürünü, özellikle de çocuklu aileler yakından tanımalı. Geleneksel Türk yaşayış biçimlerini yeni nesile aktarmanın en güzel yollarından biri Safranbolu evlerini ziyaret etmek olabilir.

En başından uyaralım: Bol pencereli, geniş avlulu Safranbolu evlerinin tek dezavantajı, geri dönüşte çocukların apartman dairelerini eskisi kadar sevememesi olabilir.

Safranbolu’da Gezilecek Yerler

safranbolu

Safranbolu’ya adımınızı attığınız saniyeden itibaren resmen masallara açılan bir kapıyı da aralıyorsunuz.

İlçede tek bir saniyenizin boş geçmesi mümkün değil. Her köşe başında bir tarih yatıyor; hikayeler dilden dile aktarılıyor; evlerden sokaklara kadar her bir detay fotoğraflanmayı bekliyor.

Bu nedenle Safranbolu yoluna düşmeden önce strese girmenize hiç gerek yok. Yalnızca vaktiniz kısıtlıysa; en verimli şekilde tüm turist noktalarını güne sığdırabilmek için program yapabilirsiniz. Safranbolu gezisi boyunca hem tur şirketleri hem de bireysel olarak seyahat eden gezginler genellikle aynı yolları izliyor.

Müzeler

Safranbolu’dan tüm devlet kaynaklarında “müze kent” olarak bahsediliyor. Gerçekten de burası, giriş ücreti ödemediğiniz dev bir müze gibi. Ancak yine de müze şeklinde dizayn edilen bir yapıyı dolaşmak isterseniz; ziyaret edebileceğiniz farklı adresler var.

Safranbolu Kent Tarihi Müzesi (Eski Hükümet Konağı)

safranbolu

Eski Çarşı mevkiinde yer alan müze, iki katlı görkemli taş bir yapıda yer alıyor. Safranbolu’nun günlük yaşamından örnekler sunan müze; bir nevi etnografya müzesi. Müzede görebileceğiniz gerçekçi canlandırmalar arasında, kunduracı, eczacı, lokumcu, yemenici, sayacı, demirci, kalaycı ve esnaf kahvesi de var.

safranbolu

Binanın geçmişte Hükümet Binası işleviyle kullanıldığı ancak 1976 yılında geçirdiği yangın felaketinden sonra 2006 yılında müze olarak yeniden hizmete açıldığı biliniyor.

Kaymakamlar Gezi Evi

safranbolu

Safranbolu’daki tarih ve kültür hazinesini yakından görmenin bir diğer yolu da Safranbolu Çarşısı içinde yer alan geleneksel Türk evlerini ziyaret etmek. Kaymakamlar Gezi Evi de bu kapsamda müze olarak hizmet veriyor.

Kış döneminde 17.30’a, yaz döneminde ise 19.00’a kadar hizmet veren müze her gün 09.00’da açılıyor.

safranbolu

Tavan süslemelerinden döşemelere, sedirlerden dolaplara ve zemindeki “hayat” bölümünden açılan geniş avluya kadar her şey klasik bir Safranbolu evinde olması gerektiği gibi.

safranbolu

Giysi, aksesuar ve belgelerle tüm yaşayış biçimini detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Evin bahçesinde ise halihazırda Kültür Bakanlığı’na bağlı bir kafeterya hizmet veriyor.

Burası aynı zamanda, tarihi 1980’li yıllara dayanan bir halk eğitim merkezi.

Tarihi Eserler

Kentin tamamı tarihi bir dokuya sahip olmakla birlikte; bazı yapıların inşa edildikleri yıl dudak uçuklatıyor. Kimi eserler ise; Safranbolu’nun her zaman döneminin ne kadar ilerisinde bir medeniyet olduğuyla ilgili sağlam ipuçları veriyor.

Köprülü Mehmet Paşa Camii

Sadrazam olmadan önce bir müddet Safranbolu’da yaşayan Köprülü Mehmet Paşa; kendi adıyla yaptırdığı bu camiyi ilçeye miras bırakmış durumda.

1661 yılından bu yana ilçenin en büyük camii olan yapı, hem iç süslemeleri hem de mimarisi ile dikkat çekici.

Güneş Saati
safranbolu

Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin avlusunda şadırvan ve muvakkithane ile birlikte bir de güneş saati var. Bu saat 06.40 ile 17.20 arasındaki saatleri metal plakasının gölgesine göre gösterebiliyor. Basit tip yatay güneş saatleri sınıfına giren bu eseri yakından görmek isteyebilirsiniz.

İzzet Mehmet Paşa Camii

Safranbolu’daki camilerden bir diğeri 1796 yapımı İzzet Mehmet Paşa Camii. Yine bir sadrazamın ilçeye mirası olan ibadet evi çinko kaplı bir kubbeye ve Akçasu Deresi’nin sakin manzarasına sahip.

Saat Kulesi

safranbolu

Kale üzerindeki konumuyla 1797 yılından kalma bir tarihi eser olan Saat Kulesi turistlerin dikkatini çekiyor.

Kent Tarihi Müzesi kapsamında bu eser görülebilir. 1990’lı yıllarda eserin restorasyon işlemine tabi tutulduğunu hatırlatmakta fayda var.

Anadolu Saat Kuleleri Minyatürleri

Safranbolu’nun turistik değerini artıran bu minyatur saat kuleleri; hemen tarihi Saat Kulesi’nin yanındaki 1 dönümlük alanda konumlanıyor.

Minyatür kuleleri açık hava müzesi tadında ziyaret edebilirsiniz.

Bosta Hersek, Balıkesir ve Erzurum’a kadar birçok yerleşimdeki saat kulelerinin mimarisi hakkında da böylece önden bilgi sahibi olmanız mümkün.

Cinci Hanı ve Hamamı

Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’dan gelen kervanlar için Safranbolu’nun önemli bir konaklama merkezi olduğundan bahsetmiştik.

2 katı ve 62 odası ile Cinci Hanı da bu dönemi en güzel yansıtan tarihi eserlerden biri.

Mekan adını, Cinci Hoca olarak anılan ve Osmanlı’nın Rasputin’i olarak tabir edilen Kazasker Hüseyin Efendi’den alıyor.

Kesme ve moloz taştan oluşan yapı, aynı zamanda bir de hamama sahip. Halihazırda Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kiracısı olarak burada bir hamam işletiliyor. Dilerseniz gece 22.00’ye kadar kadınlar ve erkekler olmak üzere ayrılan hamamdan faydalanabilirsiniz.

Han bölümünde ise bir şeyler yiyip içmek mümkün. Evet, tıpkı eski günlerdeki gibi…

Demirciler Çarşısı

İzzet Mehmet Paşa Camii altından geçen Akçasu deresi; iki yakasında tek bir lonca çarşısını barındırıyor. Bakırcı, kalaycı ve demirci esnafların tümünü burada bulabilir; hediyelik eşya satın alabilirsiniz.

Sıcak ve soğuk demircilik sanatlarıyla ilgili bilgi almak için de; Demirciler Çarşısı tüm Türkiye’de uğrayabileceğiniz en doğru yer olabilir.

Safranbolu Tarihi Cezaevi

Hükümet Konağı’nın bahçesinde yer alan yapı; 1906 yılında inşa edilen bir cezaevi binası. Zamanında azılı suçluları ağırlayan bu yerde şimdi oturup yerel Bağlar Gazozu’ndan içebileceğiniz bir kafe var.

Cezaevi içerisinde küçük bir müze de mevcut. Safranbolu’nun farklı bir yüzünü görmek isterseniz, Tarihi Cezaevi kesinlikle doğru bir adres.

Doğal Güzellikler

Tarihin ve kültürün adeta bir mozaik haline gelen yoğun dokusunun yanı sıra; Safranbolu’da doğa tutkunları için de oldukça heyecan verici detaylar var. Özellikle bahar aylarında Safranbolu; tüm bu doğal güzellikleri cömertçe ziyaretçilerinin önüne seriyor.

Hıdırlık Tepesi

safranbolu

Türklerin Safranbolu’da adım attıkları ilk yer olan bu yeşil tepe; hem doğal bir güzellik hem de tarihi önem taşıyor. Hıdırlık Tepesi yıllar boyunca yağmur duası ve hıdırellez kutlaması gibi törenlere ev sahipliği yapmış durumda. Hasan Paşa Türbesi, anıt mezarı ve namazgahlar da tepede ziyaret edebileceğiniz önemli noktalar olarak sayılabilir.

Yörük Köyü

safranbolu

Kastamonu kara yolu üzerinden, sadece 11 kilometre içerisinde Yörük Köyü’ne ulaşabilirsiniz. Camiler, Çamaşırhane binası ve Sipahioğlu Konağı; köyde turizme açık olan başlıca yapılar arasında.

Özellikle Sipahioğlu Konağı’nın üç yüz yılı aşkın bir geçmişi var. Türkmen köylerine ait gelenekleri yakından görebileceğiniz köyden “minyatür Safranbolu” olarak da söz ediliyor.

Ünlü Türk opera sanatçısı Leyla Gencer’in ailesi Yörük Köyü’nden olduğu için; köydeki sokaklardan biri de sanatçının adını taşıyor.

Safranbolu ile Yörük Köyü arasında yaklaşık iki saat aralıklarla işleyen dolmuş seferleri var. Safranbolu’dan son dolmuş saat 17.00’de, Yörük Köyü’nden ise 18.00’de kalkış yapıyor.

Köy, 1997 yılından bu yana Kültür Bakanlığı’nın koruması altında. Yılda en az otuz bin kişinin Yörük Köyü’nü ziyaret ettiği tahmin ediliyor.

Bulak Mencilis Mağarası

Safranbolu ilçe merkezinden sonra  kilometre mesafede ise Bulak Mencilis Mağarası var. 380 metresi gezilebilen mağara, dünya mağaracılık literatürüne giren özel bir yapı. Mağara içindeki sarkıt ve dikitlere 200 milyon yıllık ömür biçiliyor. Tüm kollarıyla mağaranın uzunluğu 6 kilometreyi geçiyor. Mağara için 150 basamaklık zorlu bir yolculuğu da göz önüne almalısınız.

İncekaya Su Kemeri

safranbolu

Safranbolu’nun yakın çevresi doğanın armağanlarıyla dolu. İlçe merkezinden yalnızca 8 kilometre uzaklaşınca Tokatlı Kanyonu üzerindeki yaptırılan su kemerleriyle karşı karşıya gelebilirsiniz.

Su kaynağından ilçeye su getirme amacı taşıyan İncekaya Su Kemeri; tam 116 metre uzunluğunda.

Kristal Teras

safranbolu

Safranbolu’yu turistik açıdan geliştirmek ve çeşitlendirmek için yakın tarihte hayata geçirilen bu teras; Tokatlı Kanyonu üzerinde yer alıyor.

Kristal teras 75 ton ağırlık taşıma kapasitesiyle son derece etkileyici. Tamamı camdan oluşan terasın verdiği seyir keyfi başka yerde elbette yok.

Yerden yüksekliği 80 metre ve genişliği 11 metre olan cam parçalar;  400 kişiyi taşıma kapasitesine sahip ancak aynı anda yalnızca 30 kişinin terasta bulunmasına izin veriliyor.

Cam terasta zıplamak yasak. Yükseklik korkusu olanların burada bir miktar zorlanacaklarını ise belirtmeye gerek yok.

Karabük’te Gezilecek Yerler

Karabük Batı Karadeniz’de çok geniş yer kaplayan bir il olmadığı için, buranın Safranbolu’dan ibaret olduğunu düşünebilirsiniz. Bu yargı çok yanlış olmasa da, Karabük şehir merkezine kadar gelmişken görmek isteyebileceğiniz birkaç doğal güzellik olabilir.

Özellikle trekking, dağ yürüyüşü ya da yoga türü meditatif aktivetelerden hoşlananların tabiat ile baş başa kalabileceği yerler Karabük merkezine oldukça yakın.

İstanbul’a yakın gezilecek yerlerden biri olan Karabük’te gezilecek yerleri aşağıda bulabilirsiniz:

Yenice Ormanları

safranbolu

Ülkemizde orman örtüsü giderek azalırken burası nefes almanın en kolay olduğu oksijen depolarından biri.

Merkeze sadece 6 kilometre mesafedeki ormanlarda yürüyüş parkurları mevcut. Hayvan ve bitki örtüsündeki çeşitlilik atletik turistleri mutlu edecek bir düzeyde.

Fotoğrafçılık hobileriniz arasındaysa, makinenizi almadan yola çıkmayın. Kamp için hava koşullarından dolayı ya ilkbahar ya da sonbahar tavsiye ediliyor.

Orman yakınlarında butik otellerde konaklama ve sabah orman serinliğine uyanma gibi şanslarınız da var; en baştan belirtmiş olalım.

Eğriova Göleti

Elinizi denklanşörden alamayacağınız bir doğa harikası da Eğriova Göleti. Burası Keltepe mevkiinde, Yenice Ormanları ile aynı rota üzerinde yer alıyor.

Gölet çevresi ormanlara göre daha sessiz sakin; doğa ile başbaşa olmak özellikle yaz aylarında çok keyifli. Akşam saatlerinde burada serin bir piknik organize etmeyi düşünebilirsiniz.

Şeker Kanyonu

Kristal Teras gibi dev yatırımlardan sonra artık Tokatlı Kanyonu kadar meşhur olmasa da, Yenice ilçesinde yer alan Şeker Kanyonu da Karabük’ün en önemli doğal güzelliklerinden biri. Anlaşılacağı gibi, Karabük için “kanyonlar şehri” demek de hata olmaz.

Burası Karabük halkı için mesire yerlerinde dinlenmeye de; kaya tırmanışı yaparak adrenalin peşinde koşmaya da izin veren keyifli bir ortak alan.

Hadrianapolis Antik Kenti

Arkeoloji tutkunları burada mı? Bir şehri keşfetmenin en ideal yollarından olan arkeolojik kazılar, Karabük şehri için Budaklar Köyü’nde yer alıyor.

Kaya mezarları, mahzenler ve su sarnıçları burada sizi karşılayacak tarihi eserler arasında.

Özellikle erken Bizans ve Roma dönemlerine ilginiz varsa, aradığınızdan fazlasını bu küçük Karadeniz köyünde bulabilirsiniz.

Safranbolu’da Gezilecek Diğer Yerler

  • Kazdağlıoğlu Camii
  • Kaçak (Lütfiye) Camii
  • Ulu Camii (Ayastefenos Kilisesi)
  • Yemeniciler Arastası
  • Gümüş ve Göztepe Tümülüsleri
  • Kirkille Çamlığı
  • Beştepeler Piknik Alanı
  • Sarıçiçek Yaylası
  • Ulu Yayla Ormanı
  • Düzce Köyü Kanyonu
  • Dereköy Değirmeni
  • Taşköprü Su Değirmeni
  • Hacılarobası Köyü
  • Yazıköy
  • İncekaya Köyü
  • Üçbölük Köyü
  • Davutobası Köyü
  • Aşağı Güney Köyü Kral Mezarı
  • Hızar Mağarası
  • Ağzıkara Mağarası

Safranbolu’dan Ne Alınır?

safranbolu

Safranbolu’ya gittiğinizi duyan yakın çevreniz hediye beklentisi içine girerse hiç şaşırmayın. Yöreyi daha önceden ziyaret edenler; buranın hem lezzetler hem de el işçiliği yönünden ne kadar bereketli olduğunu da iyi biliyor. Burası o kadar çeşitli lezzetler ve orijinal hediyelikler sunuyor ki, gerçekten de Safranbolu’dan eliniz boş dönmeniz büyük haksızlık olur. Hem başka kimse için olmasa bile, Safranbolu’dan kendi eviniz için bir şeyler satın almak isteyebilirsiniz.

Safranbolu’dan alabileceğiniz en güzel hediyelikler arasında ilk sırada safran var. Hediyenizi verirken, safranla yapılabilecek tariflere ve doğal bakım ürünlerine atıfta bulunmayı ihmal etmeyin. Safran bitkisinin kendi ağırlığının yüz bin katı kadar alanı sarıya boyadığından bahsederek arkadaşlarınızı şaşırtmanız da mümkün. Yöreye biraz reklam geliri kazandırmanızın sakıncası yok, öyle değil mi?

shutterstock_787676419

Safranbolu’dan alınacaklar arasında ikinci ve üçüncü sıralarda, safran lokumu ve gül reçeli var. Kalabalık arkadaş gruplarını uygun fiyata satılan safranlı lokum kutuları ile mutlu edebilirsiniz. Lokumun yanı sıra helva da ağız tatlandıran bir lezzet.

Gül kolonyası, kiraz çiçeği kolonyası, safran kolonyası, safranlı sabun ve safranlı vazelin de güzelliğine düşkün turistler tarafından ilgi görüyor.

safranbolu

Safranbolu evlerinin maketleri, değerlendirebileceğiniz diğer bir hediye seçeneği. Bu maketlerden anahtarlık da yapılıyor; ev içi aydınlatma da. Dolasıyla evinizin iç dekorasyonu için de Safranbolu figürlerini gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.

Yılın her döneminde keyifli tatilinizi hatırlamak isterseniz, Safranbolu magnetlerini de buzdolabınızın üzerinde sergilemek üzere satın alabilirsiniz.

safranbolu

El emeği göz nuru ürünlerden söz açıldığında ise Demirciler Çarşısı ve Yemeniciler Arastası iki favori adres. Demirciler Çarşısı’nın adı demir üzerine ancak buradan bakır mutfak kapları ya da cam işleme ürünler gibi işlevsel sanat eserleri satın alabilirsiniz. Tarihi evlerin kapı tokmakları burada işleniyor; dilerseniz şehirdeki evinize hoş ve espirili bir detay olarak bunlardan taşıyabilirsiniz.

Yemeni kelimesi baş örtüsünü çağrıştırsa da Safranbolu’da çarık anlamında kullanılıyor. Çarşıda bu ayakkabıların yapım tekniğini öğrenebilir ve anı olarak bir çiftini satın alabilirsiniz.

Yemeniciler Arastası’nda bulabileceğiniz güzellikler arasında kokulu taşlar, kokulu sabunlar ve el işlemeli havlular da var. Bezlerin üzerine yerel figürler işlenerek bunlar adeta sanat eseri haline getiriliyor.

Ağaç oymacılığı sanatı ve bundan elde edilen ürünler de yine çarşılarda oldukça yaygın olarak her köşe başında satışta.

Başta erişte olmak üzere; özellikle şehirde yaşayanların arayıp da bulamadığı ev yapımı doğal lezzetler ise, yine Safranbolu kadınlarının hamarat ellerinden çıkarak çarşıdaki tezgahlara yerleşmiş durumda.

Araçla birkaç saatlik mesafede yaşıyorsanız; bükme adı verilen ve gözlemeyi andıran lezzetten de evinize taşıyabilirsiniz.

Safranbolu’da Neler Yapılır?

Safranbolu’da yapılacaklar listesine şöyle bir göz gezdirmek bile, insanda zamana yönelik endişe yaratabiliyor. Hayat kısa ancak Safranbolu’da yapılacakların resmen bir sınırı yok.

Yine de her bir Safranbolu ziyaretinde, bir sonraki geziniz için de bilet aramaya hemen başlayabilirsiniz. Bu sayede Safranbolu’ya yeniden geldiğinizde eksiklerinizin üzerinden geçme şansınız olabilir. Üstelik, Safranbolu her mevsimde ziyarete uygun; burada her mevsimin ayrı bir keyfi var. Yılbaşı tatilleri, sömestr tatilleri ve bayram tatilleri için de ideal.

  • Türklerin Safranbolu’da ilk ayak bastığı yer olan Hıdırlık Tepesi’nden şehri kuş bakışı izleyin.
  • İlçenin ruhunu yaşayabilmek için konaklama tercihinizi mutlaka tarihi Safranbolu evlerinden yana kullanın.
  • Tokatlı Kanyonu ve çevresinde; Kristal Teras ve İncekaya Su Kemeri’ni de içeren keyifli bir doğa yürüyüşü yapın.
  • Çocuklu bir aile olarak seyahat ediyorsanız; kanyonda ata binme ya da paintball gibi aktivitelerin bir parçası olmaktan ailece büyük keyif alabilirsiniz.
  • Safranbolu bükmesini, su böreğini ve Safranbolu baklavasını mutlaka deneyin.
  • Kuyu kebabı, safranlı pilav ve safranlı zerde gibi nefis yöresel tatların dibine vurmaktan çekinmeyin. Kilo hesaplarını dönüşe saklayın.
  • Hava koşulları da izin veriyorsa, dünyaca ünlü Bulak Mencilis Mağarası’nın içinde yürüyün; merdivenleri tırmanarak kalori de yakabilirsiniz.
  • Yemeniciler Arastası ve Demirciler Çarşısı’nda esnafla sohbet edin.
  • Mini araçlarla Safranbolu sokaklarında elektronik rehberli bir tura çıkın. Tur şirketleri tarafından işletilen bu araçlar, golf arabasına benzer bir görüntü sunuyor.
  • Kent Tarihi Müzesi’ni ziyaret ederek; Safranbolu evleri hakkında detaylı bilgi ve tanıtım kitapçığı alın.
  • Kent Tarihi Müzesi kapsamında Saat Kulesi’ni görmeden Safranbolu’dan dönmeyin. Kule özellikle gece ışıklandırması ile görülmeye ve fotoğraflanmaya değer. Saat Kulesi’nin yanında, başka şehirlere ait minyatür kulelerinin olduğu alanı da dolaşabilirsiniz.
  • Safranbolu lokumunun tadına bakın ve sevdikleriniz için tarihi çarşıdan birkaç kutu lokum satın alın.
  • Kampçılık faaliyetlerine ilgi duyuyorsanız; Safranbolu’nun yakın çevresinde yer alan Sarıçiçek Yaylası’nı ve Ulu Yayla Ormanı’nı bu konuda yabana atmayın.
  • Her yıl sonbahar döneminde Altın Safran Belgesel Film Festivali’ne katılan eserleri izleme fırsatı bulabilirsiniz.
  • 1645 yılından kalma tarihi eserler olan Cinci Hanı’nı ve Cinci Hamamı’nı Safranbolu turundaki ziyaret listenize mutlaka ekleyin.
  • Pabucu dama atılmak gibi birçok Türk deyiminin çıkış noktası olan, yıllardan bu yana kalitesiz ürün satmayan Safranbolu Çarşısı’nda uzun uzun zaman geçirin.
  • Çarşıda Türk kahvesi içmenin bile eşsiz bir deneyim olduğunu gözden kaçırmayın. Osmanlı şerbeti, lokum ve damla sakızlı su eşliğinde kahve keyfinizi tamamlayabilirsiniz.
  • Renginden ötürü kutsal sayılan ve gün doğmadan toplanıp kurutularak baharat haline getirilen Safran çiçeğini Safranbolu’da yakından tanıyabilir ve kendiniz için safranlı yemek tariflerinden oluşan derlemeler satın alabilirsiniz.
  • Safranbolu seyahatiniz Temmuz ayına denk geliyorsa; Karabük’te düzenlenen Dede Yaylası Şenlikleri’nin bir parçası olabilir ve festival ruhunu tadabilirsiniz.
  • Safranbolu’ya kadar gelmişken rotanızı Zonguldak, Bartın ve Kastamonu gibi Karadeniz’in güzide rotalarıyla birleştirerek gezinizin süresini biraz daha uzatabilirsiniz.

Safranbolu’da Ne Yenir?

“Safranbolu’da ne yenir?” sorusunun cevabı elbette sürpriz değil. Burada safran baharatının lokumdan kebaba kadar her tür lezzete dahil olduğunu rahatça görebilirsiniz. Öte yandan, Safranbolu mutfağını sadece safrana indirgemek de asla mümkün değil. Hamur işlerinin, tatlıların ve kırmızı et yemeklerinin en güzel versiyonları da yine bu tipik Anadolu ilçesinde bulunabiliyor.

Safranbolu otellerinin büyük çoğunluğu eski konaklardan dönüştürüldüğü için; buralarda kahvaltı yapmak otantik bir atmosfer yaratıyor. Kahvaltılarda ünlü gül reçelinin yanı sıra doğal köy ürünleri servis ediliyor. Üzerine elma çayı ya da safran çayı denemek isteyebilirsiniz.

Kare şeklinde kesilen hamurların; tereyağı, nane ve yoğurtla buluşmasından ortaya çıkan perohi ile Safranbolu’daki gurme turunuza başlayabilirsiniz. Yanında etli yaprak sarma ve cevizli keşli yayım gibi geleneksel ev yemeklerine de şans vermelisiniz. Böyle bir lezzetin üstüne ise en güzeli Safranbolu’nun meşhur ev baklavalarından tüketmek.

Kuyu kebabı; Safranbolu için en ideal akşam yemeği alternatiflerinden biri. Genellikle safranlı pilav eşliğinde servis ediliyor ve etler tabiri caizse lokum yumuşaklığında oluyor. Safranbolu bükmesi, uzun fasülye ve zerde ise daha hızlı geçiştirmek istediğiniz öğünleri boş geçmemek için alternatifiniz olabilir. Safranbolu’nun simidi de meşhur olduğundan aralarda sokak lezzetleriyle de idare etme şansınız var.

Safranbolu’da yetişen meyveler arasında, çavuş üzümü adı verilen üzüm çeşidi meşhur. Bu üzümün koruk haldeyken oluşturduğu ekşi tada yemeklerde de aroma olarak rastlayabilirsiniz.

Safranbolu’da Nerede Kalınır?

Safranbolu’daki konaklama usulü şöyle: Tatile çıkmadan önce, eskinin asilleri gibi koltuğunuza yaslanıyor ve kendinize konaklardan konak beğeniyorsunuz. Birkaç günlüğüne de olsa, zamanında Safranbolu’da yaşamış zengin bir Osmanlı tüccarı gibi hissetmek işte bu kadar basit.

Mehveş Hanım Konağı, özellikle bahçesinin güzelliği nedeniyle en çok tavsiye edilen yerlerden biri. Bahar ve kış koşullarında bahçenin seyir keyfi farklılık gösterse de azalmayacaktır.

Güneş Konak, Gülevi Safranbolu ve Efe Guest House; yine geleneksel tarzdaki döşemeleriyle ön plana çıkan mütevazı konaklama alternatifleri.

Servis neredeyse hiç değişmiyor; tüm otellerde kahvaltı dahil bir hizmet var. Zaten uzun bir kahvaltı keyfinden sonra konukların kendilerini hemen Safranbolu sokaklarına atmaları sık görülen bir durum.

Mutlaka beş yıldız kalitesinde zincir otelde konaklamak isteyenler için Hilton Garden Inn Safranbolu’da hizmet veriyor. Otel 315 yatak kapasitesiyle de ilçenin en büyüğü.

Yatak kapasitesi yönünden kalabalık gruplara hizmet veren diğer büyük oteller; Kadıoğlu Şehzade Konakları, Zalifre Hotel, Bağlar Saray Hotel ve Aygür Hotel olarak sıralanabilir.

Bağlantısı olanlar için uygun fiyatlı bir alternatif olarak, ilçedeki tarihi çarşı bölgesinde üniversiteye ait konuk evleri var.

Yine konak seçimlerinde de tarihi bölgeden şaşmamak en doğrusu. Arif Bey Konağı, Akçe Konakları, Çeşmeli Konak, Leyla Hanım Konağı ve Sarı Konak bu bölgede yer alan alternatiflerden sadece bazıları.

En başta da söylediğimiz gibi, Safranbolu’da alternatifler küçük ve çeşitli olduğu için seyahate çıkmadan önce tüm konaklara şöyle bir göz atacak kadar vakit ayırmak şart.

Şehrin turizm potansiyeli her geçen gün gelişmekte olduğu için otellerin sağladığı konfor bakanlıklar ve belediye seviyesinde de titizlikle takip ediliyor.

Zaman zaman amatör uygulamalarla karşılaşmak mümkün olsa da, Safranbolu’da genellikle karşınıza içten ve misafirperver ev sahipleri çıkıyor.

Safranbolu’ya Nasıl Gidilir?

Safranbolu yurt genelinde günübirlik turların çok rağbet gösterdiği bir ilçe olduğundan, otobüs ve uçak firmalarının da radarında yer alıyor. İlçeye uçakla ulaşmak mümkün değilse de Ankara ya da Kastamonu’daki havalimanları tercih edilebilir. Buralardan Safranbolu transferi için birçok yönlendirme var.

Otobüs seferleri ise Türkiye’nin her yerinden neredeyse haftada her gün düzenleniyor. Karabük iline bağlı Safranbolu ilçesinin bir diğer avantajı da hem Karadeniz’e, hem Marmara’ya hem de İç Anadolu’ya yakın olması. Bu sayede yerli turistler birçok farklı noktadan çıkış yaparak Safranbolu’da buluşabiliyor.

Kara Yolu

Karabük şehir merkezi ile Safranbolu arasında yaklaşık 8 kilometre mesafe var. Bu mesafeyi 10 dakikada almak mümkün; dilerseniz taksi de kullanabilirsiniz.

Safranbolu’ya kara yolu ile üç farklı yönden ulaşılabiliyor. Ankara ile İstanbul arasındaki kara yolunda Bolu’yu geçtikten sonra Karabük tabelalarını takip etmenin yanı sıra, Bartın ve Kastamonu yönleri de birer seçenek.

Safranbolu’nun bazı il merkezlerine kilometre ve zaman cinsinden uzaklıkları ise aşağıdaki gibi:

  • Ankara ile Safranbolu arası 234 kilometre, yaklaşık 2 saat 30 dakika
  • İstanbul ile Safranbolu arası 441 kilometre, yaklaşık 5 saat
  • Kocaeli ile Safranbolu arası 303 kilometre, yaklaşık 3 saat 40 dakika
  • Samsun ile Safranbolu arası 429 kilometre, yaklaşık 5 saat 20 dakika
  • Konya ile Safranbolu arası 485 kilometre, yaklaşık 6 saat 45 dakika
  • İzmir ile Safranbolu arası 747 kilometre, yaklaşık 9 saat
  • Bartın ile Safranbolu arası 79 kilometre, yaklaşık 1 saat 30 dakika
  • Zonguldak ile Safranbolu arası 110 kilometre, yaklaşık 2 saat
  • Kastamonu ile Safranbolu arası 111 kilometre, yaklaşık 2 saat
  • Sinop ile Safranbolu arası 294 kilometre, yaklaşık 5 saat

Bütçenize uygun otobüs biletleri için tıklayınız.

Hava Yolu

Yerli ve yabancı turistler; hareket noktasına göre Ankara Esenboğa Havalimanı, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı ya da Kastamonu Havalimanı arasından tercihlerini yapabilirler.

Kara yolu mesafeleri yukarıda listelendiği gibi en az 2 saat sürüyor; dolayısıyla uçak yolculuğunun hemen arkasından araç kiralamak geçerli bir yöntem.

Safranbolu’ya düzenlenen turlar genellikle otobüslerle organize ediliyor ancak havalimanı transferi konusunda destek veren tur şirketlerinin de mevcut olduğunu belirtebiliriz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here