Şanlıurfa Yeme İçme Rehberi

0
472
Şanlıurfa

Şimdi rotamızı biraz da kendi ülkemize, güneye çeviriyoruz!

Seyahat denince aklımıza genelde yurt dışı gelse de insanın kendi ülkesinde turist olabileceği alanlara sahip olması çok güzel. Aynı ülke içerisinde bambaşka kültür, mutfak, hatta dillere sahibiz. Birçok bölgede merakla etrafınıza baktığınız ilginç bir tarihi doku ve düzen mevcut. Geniş ve heybetli coğrafyamızdan ötürü iklimin bile hiç alışkın olmadığımız derecelerde seyrettiği bir dolu yer var Türkiye’de.

Bu yazıyı İstanbul ve Bursa arasında yıllardır gidip gelen ve Marmara Bölgesi’ne alışmış biri olarak kaleme alıyorum. Hayatımda ilk defa Nevşehir’in güneyine geçtim. İlk defa Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ne, Şanlıurfa’ya gittim.

Bu yazı 5 günlük Şanlıurfa deneyimimi sizlerle paylaştığım ve lezzetine doyamadığım Şanlıurfa Mutfağından mekân önerilerinde bulunduğum bir içerik olacak.

Bunun yanı sıra elbette Şanlıurfa’ya gitmişken mutlaka görmeniz gereken mekânları da sizlerle paylaşacağım. Bana ilginç gelen noktaları aktaracak, size ufak seyahat ipuçları da vereceğim.

App_indir_banner_mobil

Şanlıurfa’ya Nasıl Gidilir? Şehir İçi Ulaşım İmkânları

Şanlıurfa’ya Nasıl Gidilir? Şehir İçi Ulaşım İmkânları

Öncelikle Şanlıurfa’da bir havalimanı bulunuyor: GAP Havalimanı.

ucakbileti_sorgula (1)

Şanlıurfa Havalimanı

İstanbul’dan direkt uçuşlar mevcut. Birkaç ay önceden aldığınız takdirde gidiş dönüş 300 TL’ye bulabileceğiniz uçuşlar var. Fakat elbette eğer yoğun sezondaysanız ve bilet alma işini biraz geçe bıraktıysanız ortalama 600 Lira’ya gidiş dönüş bilet bulabilirsiniz.

Havalimanına vardığınız zaman şehir merkezi 40 dakika uzaklıkta yer alıyor. Her gün yapılacak uçak seferleri belli olduğundan bu saatlere göre ayarlanmış Havaş seferleri mevcut. Havalimanı girişinde bulunan Havaş otobüsleri 12 TL karşılığında sizi merkeze götürüyor. Biletleri içeriden nakit ödeyerek satın alabilirsiniz.

İstanbul’dan Şanlıurfa’ya otobüs ile seyahat etmek isterseniz de fiyatlar çok daha uygun elbette. Ortalama 150 Lira’ya gidiş biletinizi alabilirsiniz. Fakat otobüs yolculuğunun yaklaşık 20 saat sürdüğünü de ekleyeyim.

Eğer otobüsle gelirseniz otogar şehir merkezine çok daha yakın. Taksi ile 10 dakikada merkeze varabilirsiniz.

Şehir içinde ulaşım yaparken kullanabileceğiniz birçok otobüs hattı bulunuyor. Şanlıurfa şehir merkezi açısından çok büyük bir yer olmasa da otobüsler genelde kısa mesafe gidip aktarma yapıyor. Bu nedenle şehir merkezinde bile birçok aktarma ya da onların sıklıkla kullandığı şekilde ‘toplama’ istasyonları mevcut.

Eğer Şanlıurfa gezinizde özel aracınız yoksa size tavsiyem herhangi bir bayiden Şanlıurfa Kart almanız. Lacivert, yeşil renkleriyle bu bayiler şehrin birçok bölgesinde mevcut. Bu sayede aktarma merkezlerinde çok ucuza aktarma yapabilirsiniz.

Şanlıurfa’da öğrenci bileti 1,25 tam ise 1,75 değerinde. Şehirde metro ve tramvay hattı yok. Fakat otobüsler sizi her yere ulaştırmak konusunda oldukça işlevsel.

Eğer taksi kullanmayı tercih ederseniz de mesafeler birbirine oldukça yakın. Şehir içinde özellikle gezmeniz gereken bölgeler arası maksimum tutar 20 Lira olacaktır.

Şanlıurfa’da Görülmesi Gereken Yerler

Şanlıurfa peygamberler şehri olarak anılıyor. Merkez ilçe Eyyübiye’ye adını veren Eyüp Peygamber de dahil olmak üzere, İbrahim, Şuayip ve İlyas peygamberlerin de geçmişte bu topraklarda yaşadığına inanılıyor. Bu nedenle Şanlıurfa’ya gitmişken gezeceğiniz birçok yer peygamberlerle ilintili.

Fakat daha önemlisi Şanlıurfa tarihin seyrini değiştiren bir olaya ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en eski tapınağı olan Göbeklitepe burada yer alıyor. 2019 yılı da UNESCO tarafından Göbeklitepe yılı olarak kabul edildi. Yani ziyaret etmeniz için muhteşem bir fırsat!

Balıklıgöl

Balıklıgöl, Urfa

otobusbileti_sorgula2

Söz konusu Şanlıurfa olduğu zaman akla ilk gelen adreslerden biri Balıklıgöl. Merkez ilçe Eyyübiye’de bulunuyor.

Balıklıgöl, Urfa

Sahip olduğu hikâye nedeniyle de din turizmi açısından oldukça kıymetli. Anlatılanlara göre Hz. İbrahim Nemrud’un putlarını eline bir balta alıp kırdığı zaman Nemrud çok sinirlenir. Verdiği emirle büyük bir ateş yakılmasını sağlar. Hz. İbrahim’in Balıklıgöl’ün hemen arkasında bulunan ve günümüzde Şanlıurfa Kalesi’nin bulunduğu yerden bir mancınıkla ateşlin içine atılmasını salık verir. O anda ise bir vahiy iner.

“Ey Ateş! İbrahim için serinlik ve esenlik ol!” O anda alevler bir göle, içindeki kütükler ise balıklara dönüşür. İbrahim etrafı güllerle çevrili olan bu cennet bahçesine düşer.

Balıklıgöl, Urfa

Balıklıgöl’ün içerisinde bulunan sazan balıklarının kutsal olduğuna inanılır. 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindeki bu havuz semavi dinler için kutsal kabul edilir ve İbrahim’in makamı olarak da anılır.

Balıklıgöl, Urfa

Balıklıgöl aslında oldukça tarihi bir kompleksin içerisinde yer alıyor. Göl ile bütünleşen Rizvaniye Camii, Mevlidi Halil Külliyesi ve içerisinde birçok kültür sanat aktivitesinin yapıldığı, el işlerinin sergilendiği dergâh bunların başında.

Balıklıgöl, Urfa

Kurak iklimi ve az aldığı yağışlar nedeniyle Şanlıurfa tipik bir Güney doğu Anadolu kenti. Rengi toprak rengi. Fakat ilginç bir şekilde bu bölge şehrin en yeşil bölgesi. Bu durum Balıklıgöl ve etrafını yerel halk için adeta bir cazibe merkezi haline getiriyor. Zaten gezerken göreceksiniz genelde herkes çimlere yayılmış bir halde ya da piknik yapıyorlar.

Aynzeliha Gölü

Aynzeliha Gölü, Urfa

Balıklıgöl’ün hemen yanında yer alan Aynzeliha da yine bir efsaneye konu olmuş bir makam. Anlatılanlara göre Nemrud’un kızı Zeliha Hz. İbrahim’e inanır ve onu severmiş. İbrahim ateşe fırlatılınca üzüntüsünden o da kendisini ateşe atmış. Onun düştüğü yer de Aynzeliha Gölü olmuş.

Aynzeliha Gölü, Urfa

Aynzeliha Gölü etrafında göle kadar uzanan salkım söğütler ve şırıl şırıl akan çeşmesi ile çok huzurlu bir yer.

Aynzeliha Gölü, Urfa

Aynı zamanda alanda sürekli duyacağınız uhrevi bir müzik çalıyor.

Aynzeliha Gölü, Urfa

Göl kenarında bir sürü çay bahçesi mevcut. Şanlıurfa sıcağında yeşillikler altında serin bir yer bulabilmek çok mühim. O nedenle size bol bol çok etkileyici fotoğraflar çekebileceğiniz bu manzarayı ve dinlenme alanını öneriyorum.

Şanlıurfa Kalesi

Şanlıurfa Kalesi

Gelelim her şehrin olmazsa olmazına. Şanlıurfa Kalesi hemen Balıklıgöl’ün arkasında yer alıyor. Yüksek bir tepe üzerine inşa edilmiş.

İlk olarak, MÖ 132 ile MS 244 yılları arasında Mezopotamya’da yaşayan ve tarihte Hıristiyanlığı kabul etmiş ilk devlet olan Osroene imparatorluğu tarafından inşa edildiği düşünülüyor. Kale duvarları ise MS. 814’te Abbasiler tarafından güçlendirilmiş.

Şanlıurfa Kalesi

Aslında kale dediğimiz şeyden geriye pek bir şey kalmamış. Surlar ve iki uzun sütun mevcut. Fakat yüksekliği nedeniyle şehrin panoramik bir manzarasını sunuyor.

Fakat biz gittiğimizde restorasyonda olduğunu söylediler ve kaleye çıkamadık. Aklınızda bulunsun.

Gümrük Han: Mırra ve Menengiç

Gümrük Han: Mırra ve Menengiç

Şimdi yine merkez çarşı içinde yer alan bir yerden bahsedeceğim.

Gümrük Han: Mırra ve Menengiç

Gümrük Han aslında tarihi çarşı, kapalı çarşı diye de adlandırabileceğimiz tarihi bir yerleşkenin içinde yer alıyor. Burası çınar ağaçlarıyla çevrelenmiş bir avlu. Osmanlı mimarisinde sıkça rastladığımız bir yapı olan hanlar çoğu zaman büyük şehirlerde çay bahçesi işlevi görüyor. Gümrük Han da öyle. Eğer Şanlıurfa’nın yerel halkının nerelerde soluklandığını görmek ve bu lokalliği deneyimlemek isterseniz buraya uğrayın.

Gümrük Han’da içebileceğiniz iki önemli şey var. Bunların başında elbette acı Arap kahvesi olarak da tanımlayabileceğimiz ‘mırra’ geliyor. Mırra Gümrük Han’a gittiğimiz zaman bize ikram edildi. Fakat aklınızda bulundurmanız gereken tuhaf bir içme ritüeli var mırranın. Bana söylenene göre mırrayı içtikten sonra size verilen minik fincanı masaya koyarsanız garsona bahşiş vermeniz gerekiyor. Eski dönemlerde bu gelenek damadın düğün masrafını karşılamaya kadar gidiyormuş. Yapmanız gereken fincanı garsona geri vermek.

Mırra birkaç kez demlenerek yapılıyor. Tadı acı ve sert olduğundan dolayı da ufak fincanlarda ‘shot’ şeklinde içiliyor.

Menengiç Kahve, Urfa

Gümrük Han’da mırradan sonra menengiç kahvesi içtik. Bu benim İstanbul’da içtiklerime hiç benzemiyordu. Öğrendiğim kadarıyla farklı bir yöntemleri var hemen sizinle de paylaşayım.
Menengiç aslında bir kahve türü değil. Ona bitki çayı desek daha doğru olur. Fakat hem yapılış yöntemi hem de içine konanlar onu daha kıvamlı bir hale getirip kahve görünümüne sokuyor. Burada da kullandıkları toz menengiç değil macun kıvamında öğütülmüş menengiç imiş. Çarşıda rahatlıkla bulabileceğiniz bu menengiç macununu içine süt tozu koyarak pişiriyorlarmış. Üstüne de bolca Antep fıstığı. Enfes bir tadı var. Beni iki fincan üst üste içirdi.

Şanlıurfa Müzesi

Şanlıurfa Müzesi Gelelim şehrin en etkileyici mekânlarından birine. Şehrin merkezinde, Balıklıgöl’ün tam karşı hizasında bulunan Şanlıurfa Müzesi Türkiye’nin ve hatta Avrupa’nın en büyük müzesi olarak anılıyor. Avrupa konusunda herhangi bir doğrulama yapamam fakat Türkiye’nin en büyük müzesi olduğu konusuna katılıyorum.

Şanlıurfa Müzesi

Dışarıdan bakınca devasa bir binaya sahip olan müze, Haleplibahçe Platosu olarak adlandırılan oldukça geniş bir kompleks içerisinde yer alıyor.

Müzekart ile ziyaret edebileceğiniz müzeye tekli giriş 12 TL değerinde. Bu bilet ile birlikte kompleks içerisinde yer alan ve biraz sonra bahsedeceğim Haleplibahçe Mozaik Müzesi’ne de girebiliyorsunuz.

Şanlıurfa Müzesi

Şanlıurfa bulunduğu yer itibariyle en eski çağlardan günümüze kadar buluntuların keşfedildiği ve titizlikle çıkarıldığı bir yer. Türkiye’nin en çok kazı yapılan bölgelerinin başında geliyor. En son Göbeklitepe kazılarıyla birlikte de M.Ö 1200 yılına kadar uzanıyor bu tarih.

Bir yürüyüş parkuru şeklinde tasarlanmış müzede sırasıyla Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir Çağları’ndan tarihi eserler yer almaktadır.

Müzede erken dönem çağlarına ait canlandırmalar ve bölge yaşantısından sahneler de mevcuttur.

Ardından günümüze daha yakın dönemler olan Helenistik, Roma, Bizans ve İslami döneme ait buluntu ve eserler karşımıza çıkar.

Müze dâhilinde 70.000’den fazla eser mevcut. Bunların içerisinde beni inanılmaz ölçüde etkileyen birçok eser oldu. Örneğin 11.500 yaşındaki ‘Şanlıurfa Adamı’ olarak adlandırılan heykel tarihte bulunan ilk insan heykeli olarak adlandırılmış.

Bir edebiyatsever olduğumdan Akat ve Sümer dillerinde yazılmış tabletlerden derlenen Gılgamış Destanı’nı müzede gördüğüm zaman çok heyecanlandım.

Müze dâhilinde aynı zamanda Göbeklitepe’nin bir canlandırması da bulunuyor. Tabletlerin arasında gezerek çağlar önce yaşanmış bu kült ritüellerinin havasını alıyorsunuz.

Haleplibahçe Mozaik Müzesi

Mozaik Müzesi Ktisis, Urfa

Şanlıurfa Müzesinin hemen yanında yer alan bu etkileyici müze de adeta bir mitoloji şöleni yaşatıyor.

Mozaik Müzesi hizmetkar ve zebra

Bölgede başka bir amaçla yapılan kazılar sonucu tamamen şans eseri bulunan ve M.S 5-6. yüzyıla ait muhteşem mozaikler hem Karadeniz’de yaşadığı düşünülen kadın Amazon savaşçılarının hem de Troya Savaşı kahramanı Akhilleus yani Aşil’in önemli anlarını betimliyor.

Mozaik Müzesi, Urfa

Mozaiklerin büyük bir çoğunluğu şu an müzenin kurulduğu yerde bulunsa da bir kısmı daha geniş bir ölçekte yapılan kazı çalışmaları sonucu keşfedilerek müzeye getirilmiş.

Bu kompleks aynı zamanda dünyada Amazon savaşçılarının betimlendiği tek mozaik olma özelliği taşıyor. Bu nedenle bölümün diğer adı da Amazonlar Villası olarak anılır.

Amazon kadınlarına ait panoda savaşçılar aslan, leopar ve kurt avlamaktadır. Ön plandaki iki Amazon Melanippe ve Penthesileia atlı olarak, geri plandaki iki Amazon Hippolyte ve Thermodosa ise yaya olarak avlanır. Amazon mozaiği dere yatağı üzerindeki bir bölgede bulunduğundan dolayı zaman içerisinde aşınmıştır. Fakat zarar görmeseydi mozaiğin nasıl görüneceğine dair bir betimlemeyi bir sanatçı tasvir etmiştir ve müze duvarında sergilenmektedir.

Elbette Amazonlar dışında en etkileyici betimlemelerden biri de Aşil’in hayatıdır. Sırasıyla Aşil’in bebekliği, topuğundan tutularak kutsal nehre sokulduğu ve ölümsüz olduğu epik sahne, annesiyle vedalaşması, Aşil’in ömür ipliğini büken kader tanrıçaları Moiralar, bilge at adam Kheiron tarafından eğitilmesi ve üzgün bir şekilde savaşa gitmesi bu devasa mozaikte betimlenir.

Bunların yanı sıra müzenin en güzel korunmuş mozaiği Hizmetkar ve zebra mozaği’dir. Kent ve yapıların koruyucusu olan Ktisis’in yine çok güzel korunmuş portre şeklinde bir mozaiği de müzede yer alır.

Salonun çıkışında iki etkileyici mozaik daha yer alır. Hikayesi oldukça ilginç olan, canlı renkleri ve biçimiyle oldukça iyi korunmuş Orpheus mozaiği önce Amerika’ya kaçırılıp Dallas Sanat Müzesinde sergilenmiştir. Ardından sırasıyla İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne ve son olarak Şanlıurfa Müzesi’ne getirtilmiştir.

İsa Mozaiği, Mozaik Müzesi, Urfa

 

Son olarak Anadolu’daki nadide örneklerinden biri olan İsa Mozaiği de ziyaretçilerin ilgisini bir hayli çekmektedir.

Göbeklitepe

Göbeklitepe, Urfa

Şimdi sırada sadece Şanlıurfa’nın değil tüm dünyanın en önemli merkezlerinden biri olan, bildiğimiz tarihi alt üst eden bir yer var: Göbeklitepe.

Göbeklitepe, Urfa

Son yıllarda çok daha sıklıkla duyduğumuz bu yer tarihin ilk tapınağı ve sıfır noktası olarak kabul ediliyor. Neden mi? Çünkü yıllardır bildiğimiz araştırmalara göre topluluklarda dini inançlar yerleşik hayata geçtikten sonra var olmuştur.

Göbeklitepe, Urfa

Avcılık ve toplayıcılıkla uğraşan kabileler korunma ve açlık içgüdüsüyle yerleşik hayata geçmişlerdi. Ardından inançlar ve tarım ortaya çıkmıştı. Fakat Göbeklitepe bizi günümüzden 12.000 yıl önceye götürüyor ve bu bilgi çökmüş oluyor.

Göbeklitepe etraf manzara

Göbeklitepe bir zamanlar tarihin en eski tapınağı olarak bilinen Portekiz’deki Allmendres Cromlech ve İsrail’deki Atlil Yam’den 4000 yıl daha eskidir. İngiltere’deki Stonehenge megalitleri M.Ö 2500 yüzyılında dikilmişken Göbeklitepe için bu tarih M.Ö. 10,000 civarıdır.

Göbeklitepe, Urfa

Şehir merkezinden Göbeklitepe’ye gitmek isterseniz belediyenin koyduğu 0 numaralı otobüslere binebilirsiniz. Bunlar şehir merkezindeki Abide durağından saat 10:00, 13:00 ve 16:00’da hareket etmektedir. Göbeklitepe’den dönüş ise 12:00, 15:00 ve 18:00’dır. Yani tüm kompleksi gezmek için 2 saat yeterlidir.

Göbeklitepe otobüs saatleri

Otobüs biletleri için fiyatlar tam 5 Lira, öğrenci 3 Liradır.

Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık olarak 22 km kuzeydoğusunda yer alan Göbeklitepe’ye otobüs 15 dakikada ulaşıyor.

Alanda irili ufaklı farklı ritüel bölgelerine ayrılmış olan odacıların oluşturduğu açık hava müzesi ziyaret edilecek asıl noktayı oluşturuyor. Burada kült bölgesine kuş bakışı bir şekilde bakabilir ve dev megalitler üzerindeki ilginç hayvan kabartmalarını izleyebilirsiniz.

Alanın girişinde ise hem Göbeklitepe ile ilgili aydınlatıcı bilgiler sunan hem de epey uzun bir dönemi kapsayan bölge tarihiyle ilgili teknolojik bir müze mevcut. Bu alanda aynı zamanda çok etkileyici bir deneyim yaşamanızı sağlayacak nefes kesici bir barkovizyon gösterisi de var. Bu müzeyi ziyaret etmeden Göbeklitepe’nin eksik kalacağına emin olabilirsiniz.

Halfeti

Halfeti, Urfa

Şehir merkezinde birbirine yakın destinasyonlardan sonra Halfeti yollarına düştük. Böyle diyorum çünkü merkeze yaklaşık 1 saat 40 dakika uzaklıkta bir destinasyon Halfeti. Ama gitmeye sonuna kadar değer. Çünkü adeta çölde bir vaha gibi karşılıyor sizi. Güneydoğu Anadolu’dan birden Akdeniz’e uzanıyorsunuz sanki.Halfeti, Urfa

Halfeti’ye gitmek için otogardan Halfeti minibüslerine binmeniz gerekiyor. Minibüs ücreti 22 lira. Gidiş dönüş 44. Her saat minibüs bulunuyor. Fakat Halfeti’den dönerken son minibüs saatini biz biraz erken bulduk. Saat 18:00’de bu güzel mekânı bırakıp gün batımını göremediğimiz için biraz üzgün ayrıldık.

Halfeti, Urfa

Şanlıurfa merkezden Halfeti’ye giderken birçok köye uğruyor minibüs. Bu yolculuğu biraz daha uzatıyor. Çünkü biliyorsunuz ki küçük yerlerde minibüsler aynı zamanda birer kargo firması işlevi de görür. Fakat ilk yolculuğum olduğu için bu durum beni rahatsız etmedi. Yoldaki manzaralar çoğu zaman beni gülümseten veya şaşırtan insan manzaralarıydı.

Halfeti, Urfa

Halfeti’nin hikâyesi de oldukça ilginç ve eskiye dayanıyor. M.Ö. 855 yılında Asur Kralı tarafından kuruluyor. Yıllar içinde sırasıyla Hitit, Asur, Pers, Makedon, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Zengi ve Eyyübiler, Ermeniler, Memlüklüler ve son olarak Osmanlıların eline geçiyor.

Halfeti, Urfa

Bölgenin bu denli arzulanmasının sebebi elbette ki Anadolu’nun bereketli yüzü Fırat Nehri.2000 yılında Birecik Barajı’nın yapılması ise Fırat’ın sularının taşmasına ve yataklarının genişlemesine sebep oluyor. Öyle genişliyor ki nehir kıyısında yer alan kimi köyler sular altında kalıyor. Halfeti de bunlardan biri. Günümüzde su altı dalış sporları ve turizminin de yapıldığı bir bölge. Boşaltılmış köylere sahip. Halfeti’nin ilçe merkezi bu olaydan sonra 15 kilometre uzağa taşınıyor.

Halfeti, Urfa

Su altı şehirlerine merkezden kalkan tekne turlarıyla gidebiliyorsunuz. Tekne turlarının ücreti 15 TL ve yolculuk 1 buçuk saat sürüyor. Lokal müziklerin yanı sıra Türkiye’nin her bölgesinden oynak şarkıların çalındığı bu tekne turlarında şanslıysanız kendi playlistinizi de çaldırabilirsiniz.

Halfeti tekne turu mola yüzen çocuklar Bizim tura çıktığımız tekne yolculuk esnasında bir ailenin işlettiği çay bahçesinde mola verdi. Burada nehrin bir kısmının dubalarla çevrelendiğini ve sıcaktan bunalan çocukların bu mini havuzda yüzerek keyif yaptığını gördüm.

Halfeti tekne turu

Halfeti’ye gitmişken mutlaka görmeniz gereken şeylerden biri de dünya üzerinde bir tek bu bölgede yetişen karagül bahçeleridir. Sadece ilk ve sonbaharda açan bu çiçek türü bölgenin sahip olduğu toprak özelliklerinden dolayı siyah açar. Şanlıurfa’nın birçok hediyelik eşya mağazasında da görebileceğiniz siyah gül kolonyası da bölgeye özgü, alınabilecek şeylerden biridir.

Halfeti yeni şehir merkezi

Halfeti aynı zamanda sahip olduğu özellikler nedeniyle ‘cittaslow’ yani ‘yavaş şehir’ unvanını da kazanmış bir ilçedir.

Halfeti’de Ne Yenir?

Halfeti Aşikar Restoran

Halfeti’ye gitmişken sadece ilçenin bulunduğu Birecik yöresine özgü bir kebap olan Haşhaş Kebabı’nı denemelisiniz. Her mekânda Haşhaş Kebabı bulunuyor. Fakat ismine kanmayın. Kebap haşhaş içermiyor. Etin kırmızı biber, maydanoz ve sarımsak ile karıştırılmasıyla elde ediliyor.

Halfeti Haşhaş Kebabı

Nehrin kıyısına sıra sıra dizilmiş bütün restoranların enfes lezzetler sunduğuna eminim. Biz tercihimizi Aşikâr Kafe ve Restoran’dan yana kullandık ve oldukça memnun kaldık.

Halfeti’ye gitmişken balık severlerin denemesi gereken lezzetlerden biri de sadece Fırat ve Dicle Nehir’lerinde yetişen şabut balığıdır. Tıpkı tavuk şiş gibi servis edilen bu balığın tadı da tavuğa benzediği söyleniyor. Balıkla aram pek iyi olmadığından ben denemedim ama size afiyet olsun!

Şanlıurfa’da Nerede, Ne Yemeli?

Kebap ve Ana Yemekler

Şanlıurfa’ya gitmişken elbette yiyeceğiniz şeylerin başında kebap geliyor. “Acısız olan hangisiydi?” sorusunun karşılığı olan Şanlıurfa Kebap yerinde yenince bir başka.

Ayrıca doğudaki ikram kültürü, sipariş verdiğiniz anda sofraya gelen o mezeler ve salatalar insanın aklını alıyor.

Patlıcanlı Kebap, Urfa

Sadece Şanlıurfa Kebap değil kebabın bin bir türlüsünü burada bulabilirsiniz. Patlıcan kebabı, domates kebabı, Adana kebap, Halfeti’de bahsettiğimiz Haşhaş Kebabı bunlardan sadece birkaçı.

Şehrin kendi ahalisi de sıklıkla kebap tükettiğinden aslında şehir merkezinde gördüğünüz hemen hemen bütün kebapçılar orada tutunabilmeyi becerdiğinden dolayı kendisini ispatlamış. Bunun yanı sıra şehir dışından gelen misafirleri daha güzel ağırlamak ve kültürü de atmosfer ile vermek adına çeşitli restoranlar var. Vali Fuat Caddesi üzerinde yer alan Cevahir Han bu konuda en ünlülerden.

Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan fakat harabe haline gelmiş Cevahir Han’ın restorasyonunun ardından ziyaretçilerle buluşan bu lezzet durağı günümüzde bir Şanlıurfa geleneği olan müzikli, ziyafetli sıra gecelerinin de vazgeçilmez bir adresi. Burada sadece kebap değil yine Şanlıurfa’ya özgü lezzetler olan ekşili dolma, borani ve elbette çiğ köftenin tadına varabilirsiniz.

Piazza AVM, Şanlıurfa

Piazza AVM içerisindeki Ezelhan Kebapçısı da bizi sunumuyla mest etti. Türkiye’de tek şubeye sahip olan Ezelhan’da başka hiçbir yerde tadamayacağınız Göbeklitepe Kebabı’nı deneyebilirsiniz.

Eğer şehir merkezinde yerel halkın da sıklıkla gittiği daha salaş mekânlara gitmek isterseniz de gözünüze kestirdiğiniz herhangi birine girin, pişman çıkmazsınız.

Şanlıurfa’da denenmesi gereken meşhur lezzetlerden biri de ciğer. Karaköprü Ciğerci Kahkey, Arapoğlu ve Aziz Usta bu konuda üç en iyi adres.

Son olarak geleneksel bir lezzet olmasa da son yıllarda hayli meşhurlaşmış olan, komik isimli “terbiyesiz tavuk” da ıskalanmaması gereken bir lezzet. İlk olarak Osmanlı Ocakbaşı’nın menülerine koyduğu ve halen kendisiyle özdeşleşmiş olan bu tavuk yemeğinin farklı sosundan mütevellit lezzeti bir başka. Mekân Emniyet Caddesi üzerinde yer alıyor.

Tatlılar

Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı üzerinde yer alan Çulcuoğlu Baklava ve Restoran da meşhur bir lezzet durağı. Tatlı menüsü de bir hayli zengin.

Şanlıurfa ‘Antep’ fıstığı konusunda biraz kırgın bir şehir. Tarlalar alabildiğine fıstık. Bu fıstığın Antep fıstığı olarak anılmaması gerektiğini düşünüyorlar. Bu nedenle mutfaklarındaki tatlıları da adeta bir fıstık şöleni.

Baklava demişken şehrin meşhur markası Üstüneller Baklava’dan bahsetmemek olmaz. Türkiye’nin birçok farklı bölgesinde şubesi olan bu lezzet durağı da fıstıklı ve cevizli tatlı menüsüyle inanılmaz geniş bir yelpazede hizmet ediyor. Üstüneler Baklava Sarayönü Karakolu Yanı Sokak’ta yer alıyor.

Şıllık Tatlısı, Urfa

Fakat size tatlılardan bahsetmişken iki yöresel ve ilginç isimli lezzetten bahsetmek istiyorum. Bunlardan biri ilk duyan herkesin şaşırdığı ‘şıllık.’ Şıllık aslında krep hamurunun şerbetlenerek dürülmesi ve içinde ceviz dışında fıstık bezenmesi ile yapılıyor.

Diğer bir lezzet de ‘billuriye.’ Bol fıstıklı bir kadayıf türü. Adeta yerken fıstık komasına giriyorsunuz. Size tavsiyem bu tatlıları porsiyon alıp yanınızdakilerle paylaşmanız. Yoksa fazla ağır gelebilir. Bu iki tatlıyı da Emniyet Caddesi üzerinde yer alan Miroğlu Kadayıf’ta denedim. Kullanıcı yorumları da harika olan bu mekândan çok memnun kaldığımı söyleyebilirim.

gümrükhan 1

Şanlıurfa’da içilmesi gereken en önemli iki kahve türünü aslında Gümrükhan’da açıkladım. Mırra ve menengiç.

Fakat acı tatlardan hoşlanıyorsanız Miroğlu Kadayıf’ın hemen yanında yer alan Artukbey Kahvecisi’nde neredeyse kapkara renkteki Süryani kahvesini deneyebilirsiniz. Ben, acı kahve kültürüne pek dayanamadığım için tercihimi yine Türk kahvesinden yana kullandım. İçeride onlarca tür kahve ve çerez de mevcut. Evdekilere hediye götürmek için oldukça mantıklı ikramlar bunlar.

Süryani Kahvesi, Urfa

Fazla kebap yemekten, midelerimiz baharat, acı ve soğanla kavrulurken daha light beslenmemiz gerektiğini anladık ve fresh şeylere yöneldik. Bunun için de genelde soluğu merkezdeki Havaş durağının karşı hizasında yer alan Nobel Kafe’de aldık. Büyük porsiyonlardaki bereketli salataları bizi oldukça memnun etti. Şehirdeki ilk ve son durağımız burası oldu.

Şanlıurfa’dan Ne Almalı?

Şanlıurfa’dan Ne Almalı?

Şanlıurfa bir baharat cenneti. Bunun için yan yana dizilmiş renk renk baharatlarıyla bize fotoğraf şöleni yaşatan baharatçılar çarşısı mevcut. En bilinen ve en ünlüsü Çaycı Murat. Biz de baharatlarımızı oradan aldık. Ben tercihimi isot, sumak, kırmızı pul biberden yana kullandım.

Gümrük Han’da denediğim meşhur macun kıvamındaki menengiç kahvesinden aldım. Heyecanla evde denemeyi bekliyorum. Mırra da hem hazır hem toz halde satılıyor.
Nar ekşisi yine alınabilecek meşhur ve lezzetli şeylerden biri.

Şanlıurfa’dan Ne Almalı?

Hediyelik eşya için bakırcılar çarşısına uğrayabilirsiniz. Yine tarihi çarşı içerisinde gümüşçüler çarşısı da bölgeye özgü şahmeran figürlü kolye tasarımlarıyla dolu.

Şanlıurfa’dan Ne Almalı?

Son olarak müzelerin hediyelik eşya bölümleri her ne kadar pahalı olsa da bölgedeki istihdamı artırmak adına kadın kooperatiflerinin ve köylü kadınların ürettiği el emeği figürler de Göbeklitepe ve Şanlıurfa Müzesi’nde görebildiğiniz birçok ilgi çekici tarihi figürün replikasını size sunuyor.

Alışveriş demişken şehrin alışveriş merkezlerinden de bahsedelim. Şanlıurfa’da genellikle Türkiye’den markalar bulunuyor. Bu nedenle küresel birçok zincir marka bölgedeki alışveriş merkezlerinde yer almıyor. Fakat şehrin merkezi bir konumunda bulunan Piazza AVM hem ferahlığı hem de sahip olduğu mağaza çokluğuyla benim oldukça hoşuma gitti.
Şanlıurfa sahip olduğu, on binlerce yıla yayılan mistik tarihiyle sizin için muhteşem destinasyonlara sahip.

Ama not olarak eklemeliyim ki yaz mevsiminde 50 derecelere varan bu şehir sizi çarpabilir. Şanlıurfa’yı ziyaret etmek için en ideal iki ay var: Nisan ve Ekim.

İyi yolculuklar ve elbette afiyet olsun!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here