Terk Edilmiş 17 Şehir

0
149

Nostaljik hisleri seviyoruz, eskiye dair özlemimizle sürekli geçmişe takılıp gidiyoruz geleceğe doğru. Tek başımıza koltuğumuza oturup elimize kahveyi aldığımız an belki bir kahve kokusunda, belki de sehpanın üzerinde gördüğümüz tozlarda geçmişi arıyoruz. Eski fotoğraflarımıza bakıyoruz ve düşüncelere daldıkça dalıyoruz. Adeta sessiz bir diyaloğa giriyoruz kendimizle ve o diyalog uzuyor, gidiyor… Bu yazımızda sizlere tam da o hissi canlandıracak şehirlerden bahsedeceğiz. O şehirler terk edilmiş, tıpkı hepimizin zamanında bırakmak zorunda kaldığı anılarla dolu şehirler gibi. Ama hepsinin de bir hikayesi var takdir edersiniz ki. Okudukça bizler de gideceğiz geçmişe, belki de o şehirlerin, köylerin ve kasabaların tanıkları olarak. Görelim bakalım, uzun hikayelerin başrolleri olan bu terk edilmiş şehirler neler yaşayıp neler görmüş?

1Beichuan, Çin

2008 yılının mayıs ayıydı; Çin’in Sichuan eyaletindeki yetkililer Beichuan şehrinin komşu bir ilçeye taşınabileceğini ve eski şehrin terk edildiğini açıkladı. Beichuan o ay 50.000’den fazla insanın öldüğü depremle derinden sarsılan yerlerden biriydi ve deprem şehirdeki çoğu binanın yıkılmasına neden olmuştu. Bundan dolayı da şehir insanların yerleşimi için güvensiz kabul edildi.

2Prypiat, Ukrayna

App_indir_banner_mobil

Takvimler 26 Nisan 1986’yı gösteriyordu, Ukrayna’nın o dönemki Sovyet eyaletinde Çernobil’deki nükleer enerji santralinin 4 numaralı reaktöründe bir patlama meydana geldi. Nükleer enerji üretimi tarihindeki en büyük felaketti ve patlama ile yayılan radyasyon 2006 yılına kadar Ukrayna, Rusya ve çevre ülkelerdeki binlerce insanın ölümüyle sonuçlandı. Sovyet yetkilileri tehlikede olanları uyarmak için yeterince hızlı davranmadıkları için eleştirildiler. Nihayetinde şehirler tahliye edildi ve hükümet hizmet dışı bırakılan enerji santralini çevreleyen dışlama bölgesi adı altında neredeyse 29 kilometrelik bir kapalı alanı inşa etti. 44.000 kişinin yaşadığı şehir felaketin yaşandığı alandan sadece 5 kilometreden az bir mesafede bulunuyordu ve 60 saat içinde tahliye edildi.

çernobil dönmedolap

Radyasyon nedeniyle Prypiat’ın yüzlerce yıl boyunca insan yerleşimi için uygun olmayacağı tahmin ediliyor. Birkaç cesur ruh dışlama bölgesindeki tehlikeleri görmezden gelip Prypiat’a girdi, manzaraları kaydedip rapor etti ve hatta bazıları kasabayı yağmaladı. Terk edilmiş şehirde bitki örtüsü gelişmişti, futbol stadyumu yerini bir ormanla değiştirmişti. Zamanın dondurulduğu Prypiat’ta ayılar ve geyikler gibi yaban hayat çöken binaların içinde devam ediyor. Yataklar hala çarşaflarla kaplı, masalar Mayıs kutlamaları için süslerle dolu, eski okul odaları hala dekorasyon içinde. Bir zamanlar yüksek binalar ve eğlence parkına ev sahipliği yapan şehirde bugün dönme dolap hala bulunuyor ve arabalar paslanmış durumda. Bitki örtüsü bir zamanlar beton ve insanlarla kaplanmış alanı yenmiş durumda.

ucakbileti_sorgula (1)

3Humberstone, Şili

Oficina La Palma’nın nitrat madenciliği merkezi olarak 1862 yılında kurulan küçük kasaba 1925 yılında kasabanın zenginliğinin güçlenmesini isteyen İngiliz maden müdürü tarafından Humberstone olarak yeniden adlandırıldı. Hem Humberstone hem de yakınlarındaki Santa Laura paylaşılan nitrat üretimi için bir araya geldi. İki kasaba 1930’larda ve 40’larda bir kombine nitrat madenciliği ve işleme merkezi olmanın heyecanını yaşıyordu. Gübrenin önemli bir bileşeni olan nitrat 30’lu yıllarda ucuz bir sentetik olarak üretildi. Madencilikteki nitrat ihtiyacının azalmasıyla kasabalar inşa ettikleri sanayinin yanı başında 30 yıl sürecek bir düşüşe geçmeye başladı. Bir avuç dolusu insanı desteklemeye devam eden fabrika ofisleri 1961 yılına gelindiğinde tam olarak kapatılmamıştı. Bu iki kasaba son sakinlerinin de terk etmesiyle tamamen hayalet durumuna geçti. Fabrikalarda makinelerin kalıntıları ve işçi evleri günümüzde hala mevcut olsa dahi bir miktar daha aşınmış durumda. Humberstone Oteli’nin yüzme havuzu boşaltıldı ancak dalış panosu hala yerinde duruyor. Terk edilmiş okul ve tiyatro da aynı şekilde. Ancak Humberstone ve Santa Laura bu sefer geniş bir müze olarak yeni bir hayata sahip olacak. Terk edilmelerine rağmen bir zamanlar içinde yaşayan toplumun ruhu unutulmadı. 1970’te Şili hükümetinin bu iki kasabayı da ulusal anıtlar olarak ilan etmesinden sonra 2005 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Alanı ilan edilmeleriyle kasabaların yıkımı engellenmiş ve gelecekte korunmalarının sağlanacağı garanti edilmiş oldu.

4Detroit, Michigan, Amerika Birleşik Devletleri

Bir zamanlar Amerika’nın en büyük 3. şehri olan Detroit, nam-ı diğer Motor Şehri, dünyada otomotiv endüstrisinin kalbinin attığı yer olarak anılıyordu. Henry Ford’un montaj hattının iyileştirilmesi ile 1920’lerde seri otomobil ve kamyon üretimine yönelmesiyle şehir de hızla genişledi. Bölgede istihdam oranı ve gelir düzeyi yüksek olan zengin binalar Detroit’in merkezine yerleşmeye başladı, Ornately şehrin tiyatroların ve ofis binalarının mimarilerini detaylandırdı ve süsledi. Kalabalık bir şehirdi ve binalar da otomobil endüstrisinin zenginliğini ve gücünü temsil ediyordu. 1970’lerde ve 80’lerde Amerikan otomotiv endüstrisinin düşüşe geçmesiyle şehir bu düşüşü yansıtmaya başladı. 1979 yılında araba üretiminin üç büyük firması Ford, General Motors ve Chrysler ABD’de satılan tüm araçların yüzde 90’ını üretmişti, 2005 yılına kadar bu oran yüzde 40’a düştü. Detroit’in ölümüne neden olan sadece yabancı araba üreticilerinin rekabeti değildi. Banliyöleşmenin de payı vardı, insanlar şehir dışına çıkmaya başladıkça paralarını da yanlarında götürdüler. Aynısı otomobil üreticileri için de geçerli, otomobil patlaması devam ettikçe otomotiv fabrikaları da büyüdü. Rağbet görmesiyle araba şirketleri banliyölerde daha yeni ve büyük tesisler açtı.

Detroit eski fabrika

Detroit’in tüm kesimleri terk edilmeye bırakılmışken, bir yandan da çökmeye başlayan binalar zoraki ayakta kalan binaların yanında bomboş duruyordu. Detroit çökmeye başlamıştı, bina sahipleri kiraya veremedikleri ve satamadıkları için yatırımlarını çürümeye bıraktılar. Diğerleri binaları yeniden canlandırmaya ve tekrar inşa etmeye çalıştı. Bazı sahne tiyatroları sinema salonları olarak yeniden açıldılar, sonrasında müşteri eksikliği yüzünden birçok bina terk edilmeye başladı. Yılların otelleri, kiliseleri, ofis binaları, evleri, tiyatroları, fabrikaları ve mağazaları çürümeye başladı. Şimdilerde ise terk edilmiş alanların çoğu, eski binaların üzerine inşa edilen yeni binalar ve otoparklarla dengeleniyor. Ve bu sıra dışı geleneğin kentsel yıkım üzerinde bir etkisi oldu. 1970’lerde vandallar Cadılar Bayramı arifesinde Şeytan Gecesi geleneği ile boş ve işgal edilmiş binaları yaktılar, bu gelenek 1990’lara kadar sürdü. Özellikle 1984 yılında zirveye çıktı ve 30 Ekim’den 1 Kasım’a kadar 800 yangın çıkarıldı.

5Hashima Adası, Nagazaki, Japonya

Nagazaki sahilinde bulunan yaklaşık 15 dönümlük kayalık Hashima Adası küçük olmasına rağmen büyük önem taşıyordu. Japonya için neredeyse yüzyıllık süreçte büyük bir kömür madenciliği merkezi olan ada okyanus tabanına inen bir kömür yatağının üzerinde oturuyor. Mitsubishi Hashima Adası’nı 1890 yılında yerel ailelerden satın aldı ve böylece adanın en parlak günleri başlamış oldu. Şehir merkezine 29 kilometre uzakta olduğu için çalışanlarının her gün adaya feribotla gitmesindense adaya konut inşa etmek Mitsubishi’nin daha çok işine geldi ve apartman blokları birer birer inşa edilmeye başladı. Aileler sıkışık lojmanda mutfakları ve tuvaletleri paylaşarak kullanmaya başladı. Sonrasında sinema, doktor ofisi, oyun salonları, restoranlar ve barlar da eklendi ve ada gelişmeye başlayan mikrokozmos topluluk haline geldi. Tüm bu kompleks yeraltı tünelleriyle bağlandı ve 1959 yılında ada dünyanın en yoğun nüfuslu şehri oldu. 2. Dünya Savaşı sonrası çalışanlar yaşamlarını daha da geliştirdi, radyo, sinema ve televizyon savaş sonrası tanıtıldı. Ne yazık ki Hashima Adası’nın altın çağı da kısa sürdü. 1974’ün Ocak ayında dünyanın tercih edilen enerji kaynağı petrolün takviyesini yapan kömürle Mitsubishi madenin kapanabileceğini açıkladı. Aynı yıl Nisan ayına doğru adanın son sakinleri de feribotla anakaraya götürüldü ve ada kalıcı olarak kapatıldı. Halen doktor ofisinde hala bir X-ray makinesi ve tepe lambalı muayene sandalyesi, kırık çocuk oyuncakları apartman bloklarındaki boş evlerde bulunuyor.

hashima adası japonya

Kenti birbirine bağlayan tüneller şimdilerde grafiti ile süslenmiş durumda. 30 yıldan fazla süren ihmalkarlığı düşünürsek adanın yapıları hala iyi durumda, bazı taş duvarlar kazınmış ve ufalanmış olsa da beton yapılar oldukça sağlam. Kırık pencereler ve apartmanın koridorları boyunca sıralanan korkuluklar tehlikeli görünse de şirket ofislerindeki koridorlar ilginç bir şekilde zarar görmüyor. Japon yetkililer adanın bir Dünya Miras Alanı olması için başvuruda bulundular, kim bilir belki de ileride adayı ziyaret edebilecek konumda oluruz?

6Oradour-sur-Glane, Haute-Vienne, Fransa

Üzerine filmlerin çekildiği Oradour-sur-Glane katliamı, ne yazık ki 2. Dünya Savaşı döneminde yaşanan insanlık ayıbı hikayelerden sadece bir tanesi.

otobusbileti_sorgula2

Oradour-sur-Glane Araba

Özetle anlatmamız gerekirse savaş sırasında katledilen 642 insanın anısı hala yürekleri sızlatıyor. 10 Haziran 1944 günü Alman işgali altında kalan bu Fransız köyünden kaçmayı başarabilen birinin anlattığına göre yavaşça ölmeleri için insanların bacaklarına ateş edilmiş, hareket edemeyecek duruma geldikleri zaman da bir ahıra kapatılmışlar ve ahır ateşe verilmiş, kilisede tutulan kadınlar ve çocuklar kaçmaya çalışırken makineli tüfeklerle öldürülmüş. Sonrasında yıkılan köyün kalıntıları günümüzde ölülerin anıtı ve katliamı hatırlatıcısı olarak duruyor.

7Kolmanskop, Namibya

Luderitz limanından birkaç kilometre iç kısımda kalan küçük Kolmanskop kasabası 1908 yılında Zacharias Lewala’nın çalışırken bir elmas bulup süpervizörüne göstermesiyle parlamaya başlıyor. Alanın elmasla zengin olduğu keşfedilince çalıştıkları Alman şirket harekete geçiyor ve Alman hükümetinin işaretiyle çalışmalara başlanıyor. İlk elmas madencilerinin muazzam zenginliklerinden etkilenen köy sakinleri, köyü bir Alman kasabasının mimari tarzında inşa ediyor ve hastaneden balo salonuna, elektrik santralinden okula, kayak pistinden tiyatro ve spor salonuna kadar birçok kurumun kurulmasına destek oluyor. Sadece bu imkanlarla da sınırlı kalmayıp kumarhane, buz fabrikası, x-ray istasyonu ve Afrika’daki ilk tramvay kuruluyor.

Kolmanskop şehir

Elmas tarlası yavaş yavaş tükenmeye başladığında yani 1. Dünya Savaşı’ndan sonra kasaba tabir-i caizse ölmeye başlıyor. Kasabanın yok oluşunun hızlanmasına neden olan asıl olay ise 1928’de keşfedilen zengin elmas yataklarının keşfi. Kolmanskop’un 270 kilometre güneyindeki sahil teraslarındaki keşifle birlikte kasabadaki sakinlerin çoğu evlerini ve tüm mallarını geride bırakarak bu yeni keşif yerine katılıyor. Tamamen terk edilen Kolmanskop kasabasının şu anki yegane sakinleri kuşlar, sırtlanlar ve diğer hayvanlar. Namib çölündeki kısıtlı alan olarak kalan kasaba günümüzde konumu nedeniyle turistlerin girebilmesi için özel izin şartı koşuyor.

8Ağdam, Azerbaycan

Kardeş ülke Azerbaycan’ın ürkütücü şehri bir zamanlar gelişmekte olan 150.000 kişinin yaşadığı bir yerdi. 1993 yılında Dağlık Karabağ savaşında kaybedilen Ağdam’da tam olarak savaş ortamı olmadıysa bile Ermeniler tarafından işgal edilirken vandalizm kurbanı oldu. Binalar yaldızlı ve boş, sadece duvar yazılarıyla kaplı cami sağlam kalmış. İşgal sırası yerleşim merkezinin tamamen harap edilmesiyle sakinlerinin Azerbaycan’ın içlerine göç etmesinden sonra İran’ın diğer bölgelerine taşınan Ağdam günümüzde hayalet şehir olarak varlığını sürdürüyor.

9Mandu, Madhya Pradesh, Hindistan

400 yıldan fazla bir süredir terk edilmiş durumda olan Mandu zamanında Kuzey Hindistan’da bir Müslüman devletin başkentiydi. Kraliyet sarayı ve cami gibi birçok göz kamaştırıcı kalıntıya ev sahipliği yapan antik kentin Narmada Nehri’nin hemen yukarısındaki büyük bir platoyu ele geçirmesinden sonra Nil Kanth Sarayı Hindu Tanrıçası Shiva için önemli bir hac noktası. Günümüzde Mandu ne durumda? Şehrin şimdiki tek sakinleri tepenin yamacında yaşayan çingene kabileleri.

10Kadykchan, Rusya

Önceki verdiğimiz örneklere göre listemizdeki 10. terk edilmiş yer biraz daha masum kalıyor. Dağılışından sonra terk edilen şehirlerden biri olan Sovyet şehri Kadykchan’ı sakinleri su, eğitim ve sağlık gibi hizmetlere erişebilmek için terk etmek zorunda kaldılar. Devlet iki haftalık bir süre boyunca onları başka kasabalara, yeni evlerine taşınmalarını sağladı. Zamanında 12.000 kişiye ev sahipliği yapan maden kasabası şehri şu an ıssız. Şehirden ayrılmak için aceleyle taşınmaya çalışan sakinler eşyalarını evlerinde bıraktılar ve günümüzde bu boş şehirde yılların eskittiği oyuncaklar, kitaplar, kıyafetler ve daha bir sürü şey bulunuyor.

11Cody, British Columbia, Kanada

Kanada’nın British Columbia eyaletinin hayalet kasabası Cody bir zamanlar çoğunlukla Noble Five Mine tarafından istihdam edilen yaklaşık 250 kişinin yuvasıydı ve Slocan Sovereign, Noble Five, Noonday ve American Boy isimli birkaç eski maden sahası tarafından çevrelenmişti. 1890’larda British Columbia’da gümüş patlaması sırasında “Hayaletler Vadisi” olarak adlandırılan bir bölgede kurulan küçük Cody kasabası gümüş madenci Henry Cody’nin adını aldı. Kasaba sakinleri tarafından diğer daha büyük şehirleri geride bırakacağına inanılan kasaba tüm bu hayalleri suya düşürdü. Başarısının zirvesindeyken sadece 150 kişiye ev sahipliği yapan Cody, daha fazla insanı cazibesine inandıramadığı için 1910 yılında terk edildi.

12Balestrino, Savona, İtalya

Tablomsu manzaralar sunan birçok Orta Çağ İtalyan kasabası gibi Balestrino da çarpıcı tepesiyle değerli bir yer; tabii günümüzde bunun pek bir önemi kalmamış olsa da. Zamanında San Pietro dei Monti’nin Benedictine manastırına ait olan Balestrino, nüfusunu kaybetmeye 19. yüzyılın sonlarında başladı. “Nasıl başladı?” derseniz depremlerin bölgeye ve mülklere zarar vermesinden dolayı nüfusta azalmalar meydana geldi diyebiliriz. 1953 yılında tamamen terk edilen Balestrino kasabasının hiç dokunulmamış kısımları şu anda yeniden yapılanma için planlama sürecinden geçiyor. Böylece bizce kasabanın terk edilmişliği son bulacak, sizce de öyle mi?

13Times Beach, Missouri, Amerika Birleşik Devletleri

Karşınızda dioksin barındırdığı için terk edilen bir kasaba var! Ve barındırması kadar önemli bir nokta daha var ki, o da Times Beach ABD tarihinde en büyük sivil dioksine maruz kalan yer olmuş. Dioksinin toprağa nüfuz etmesi ve su baskınının kasabaya yayılmasıyla yaşayan 2200 insan kasabayı terk etmeye başlamış, kasaba 1983 yılında tamamen tahliye edilmiş ve 1985’te Missouri Eyaleti Times Beach’i resmi olarak feshetmiş. Hayalet kasaba şu an Chicago, Illinois’den Los Angeles, Kaliforniya’ya kadar uzanan ünlü Route 66 otoyolunun anısına 1999 yılında açılan 419 dönümlük devlet parkına ev sahipliği yapıyor. Özetle uzun bir temizlik çalışmasının sonnucunda kasaba Route 66 Eyalet Parkı olarak yeniden doğdu. İlginizi çekerse diye bir film önerisi bırakalım buraya, Ken Friedman’ın yönettiği 1987 yapımı Made in USA filminde Times Beach’e kısmen atıfta bulunuluyor.

14Tyneham, İngiltere

Dünya Savaşı’nda kaybedilen başka bir köyden bahsedeceğiz şimdi. Biz bu tabiri kullandık ancak Tyneham asıl olarak “Dorset’in kaybettiği köy” ismiyle anılıyor. Savaş sırasında bir ordu üssü olarak kullanılmak üzere Savunma Bakanlığı kontrolü altına alınan Purbeck Adası üzerindeki Tyneham’ın vatandaşları, savaş bittikten sonra evlerine kavuşacakları vaat edildiyse bile hiçbir zaman evlerine dönemediler. İşte tam da o dönemden beri hayalet olarak varlığını sürdürmeye başladı, günümüzde okul binasıyla kiliselerin dışındaki kalıntılarda in cin top oynuyor. Şimdi iç sızlatan bir detaya geliyoruz, kilisede bulunan bir işarette tam olarak şu cümleler yazılı: “Lütfen kiliseye ve evlere özen gösterin; insanların özgür kalması için ve savaşın kazanılmasına yardım etmek için çoğumuz nesiller boyu yaşadığı evlerden vazgeçti. Bir gün mutlaka geri döneceğiz, köye nazik davrandığınız için teşekkür ederiz.”

15Kayaköy, Muğla, Türkiye

Evet, turist akınına uğrayan köyümüz Kayaköy, dünya üzerinde terk edilen yerler arasında en iyi korunmayı başaran noktalardan biri aynı zamanda. Osmanlı’nın son dönemlerinde 3.000 kişinin yaşadığı ve gelişmekte olan Rum köyü 1923’te Yunanistan ile yapılan bağımsızlık savaşı sırasında tamamen terk edilmişti. 1957 yılında gerçekleşen Fethiye Depremi yüzünden evleri harabeye dönmüş olsa bile günümüzde canlı müze niteliği taşımasıyla Kayaköy turistlerin büyük ilgisini çekmeye devam ediyor. Gidildiği zaman görülmesi gereken yerleri düşünürsek büyük ve küçük kiliseyi, küçük kilisenin yanında bulunan çömlek atölyesini ve 14 şapeli sayabiliriz.

16Craco, Matera, İtalya

Balestrino’dan sonra yine bir Orta Çağ İtalyan kentini ağırlıyoruz listemizde. Bu sefer rotamız Craco, popüler bir turist destinasyonu ve 2010 yılında World Monuments Fund’ın izleme listesine giren bir kasaba. Terk edilmişliği ve tarihi kimliği Craco’da birçok film çekilmesine ortam sağladı, örneğin 1953 yapımı La Lupa, 1979 yapımı Christ Stopped at Eboli, 1981 yapımı Three Brothers, 1985 yapımı King David, 1986 yapımı Saving Grace, 1990 yapımı The Sun Also Shines at Night, 1996 yapımı The Nymph, 2004 yapımı The Big Question, 2006 yapımı The Nativity Story, 2008 yapımı Quantum of Solace, 2010 yapımı Basilicata coast to coast ve 2013 yapımı Murder in the Dark. Sadece filmler de değil, Craco Alman piyanist Hauschka’ya ilham vererek Craco isminde bir şarkı yazmasına ön ayak olmuş, İtalyan TV dizisi Classe di ferro’nun ve Brezilya dizisi O Rei do Gado’nun çekildiği yer olmuş. Peki Craco neden sanat ve tarihi böylesine birleştirmiş? Neden terk edilmiş? Çünkü Craco bitki örtüsünün olmadığı bir alanda savunma amaçlı olarak dik bir zirve üzerine inşa edilmiş. Yüzyıllar boyunca bir veba, Fransız işgali ve sivil huzursuzluğu atlatmış ancak sakinleri bunlara katlanamamış, 1892 ve 1922 yılları arasında tüm sakinlerini zayıf zirai koşullardan dolayı Amerika’ya kaçmalarıyla kaybetmiş. 60’lı yıllardaki depremler de buna tuz biber olmuş ve Craco’da kalan son sakinler de terk etmeye başlamış.

17Klomino, Szczecin, Polonya

Polonyalı yetkililerin yıllardır kurtulmaya çalıştığı Klomino köyü, Polonya’nın tek resmi hayalet kasabası. Kalan binaların neredeyse çoğu ilgisizlikten dolayı yıkıldı, geriye kalanları da yerlileri tarafından yok edildi. Başlangıçta Westfalenhof ismiyle bilinen ve Alman Wehrmacht’ın büyük bir eğitim alanı olan köy 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Grodek olarak tekrar isimlendirildi. Sovyet ordusunun bir üssü oldu ve uzun yıllar sadece Sovyet askeri haritalarında yer aldı. Kızıl Ordu’nun askeri kuvvetlerini 1993 yılında geri çekmesinden itibaren bomboş kaldı.

Terk Edilmiş Şehirler listemizin son hikayesine de beraber tanıklık ettik, yolculuğumuzu burada bitiriyoruz. Ancak eminiz ki bizde olduğu gibi sizde de büyük etki yarattı bu köyler, kasabalar ve şehirler. Hikayeleri unutulmadı ve unutulmayacak, hafızalarımızda canlanacak.

 

Blogger, içerik yazarı, editör, besteci, söz yazarı, gitarist, turizmci, seyahat tutkunu, müzik ve kedilere hasta☺️

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here